Mehmet Murat Baskıcı – Bizans Döneminde Anadolu (2009)

Mehmet Murat Baskıcı ‘Bizans Döneminde Anadolu’ başlıklı elimizdeki çalışmasında, 900-1261 zaman aralığında, Anadolu’nun iktisadi ve sosyal yapısını inceliyor.

İlk iki bölümde, Anadolu’da dönemin coğrafya ve nüfus özellikleri üzerinde duran yazar, üçüncü bölümde, Bizans İmparatorluğu’nun dayandığı üç temel eksen olan Helen kültürünü, Hıristiyanlığı ve Roma devlet geleneğini ele alıyor.

Yazar, kitabın dördüncü bölümünde, Bizans devlet yapısını imparatorluk, ordu, kilise, hukuk sistemi başlıkları altında değerlendiriyor; beşinci bölümde ise, şehirlerdeki ve kırsal alanlardaki iktisadi hayatı anlatıyor.

Kitabın son bölümü ise, Bizans devlet yapısı içinde iktisadı hayata müdahalelere odaklanıyor.

  • Künye: Mehmet Murat Baskıcı – Bizans Döneminde Anadolu, Phoenix Yayınları, tarih, 287 sayfa

Asuman Suner – Hong Kong – İstanbul (2018)

“İnsan yabancı bir şehre dikkatle bakarken, karşısında bir diğer şehrin silueti belirir daima. Kişinin kendi şehridir bu.”

Asuman Suner’in bu özgün çalışması, son otuz yıllık süre zarfında, Asya’nın iki ucunda iki liman kentinin, Hong Kong ve İstanbul’un yaşadığı dönüşümü izliyor.

Ağırlıklı olarak Hong Kong’u irdeleyen ve buradan bakarak İstanbul’u okuyan Suner, bunu yaparken, iki kent arasındaki benzerlikler kadar iki kenti birbirinden ayıran farklılıkları da merkeze alıyor.

  • Hong Kong’un kuruluşundan bu yana geçirdiği dönüşüm,
  • Afyon Savaşları’nın Çin’in yenilgisiyle sonuçlanmasının ardından Britanya İmparatorluğu tarafından sömürgeleştirilen Hong Kong adasının, on dokuzuncu yüzyılın ikinci yarısı boyunca bir “ticaret kolonisi” olarak yapılandırılması,
  • Yirminci yüzyılın ilk yarısında bölgede yaşanan çalkantılı siyasi süreçlerin etkisiyle yaşanan demografik, ekonomik, toplumsal değişim,
  • 1970’lerden itibaren kentin hızlı bir gelişim sürecine girerek önce kapitalist bir metropole, ardından önemli bir finans merkezine dönüşümü,
  • Bugünün Hong Kong’u tanımlayan yapısal sorunlar ve çatışma alanları bağlamında 2014 Şemsiye Hareketi’nin ne anlama geldiği,
  • Georg Simmel ve Walter Benjamin’in modern kent deneyimini kavramsallaştırma şekilleri ışığında yazarın kendi Hong Kong deneyimi,
  • İstanbul’un merkezinde yaşanmakta olan dönüşüm ve İstanbul kültür hayatının 1990’lardan 2010’lara yaşadığı inişli çıkışlı değişim ile Hong Kong kültüründeki dönüşüm arasındaki ilişki…

Suner bu konuları modern kent deneyimi, küresel kent, yabancılık, dikeylik, yoğunluk, tempo, güvenlik, para, tüketim, mesafe ve şehri şahsileştirmek gibi kavramlara başvurarak irdeliyor ve bunu yaparken de “‘Şehrin şahsileşmesi’ ne anlama geliyor?”, “Şehirler insanların kişisel hikâyelerine, hayat maceralarına nasıl giriyor?” ve “Şehir kişiyi nasıl şekillendiriyor?” gibi soruların yanıtlarını arıyor.

  • Künye: Asuman Suner – Hong Kong – İstanbul: Şehri Şahsileştirmek, Metis Yayınları, şehir, 264 sayfa, 2018

Ahmet Azcanlı – Otomobilin Hikâyesi (2009)

Ahmet Azcanlı, alt başlığı ‘Hayatımızı Değiştiren Mucize Araç’ olan ‘Otomobilin Hikâyesi’nde, 20. yüzyılın başından günümüze, insanoğlundan sonra yeryüzündeki ikinci büyük kitleyi oluşturan ve kimileri için büyük bir tutku olan motorlu araçların serüvenini anlatıyor.

Konuyu tarihsel bir perspektifle ele alan Azcanlı, 1880’li yıllarda ortaya çıkan otomobil adlı mekanik icatlardan başlayarak, bu alanda yaşanan büyük teknolojik dönüşümlerin izini sürüyor.

Yazarın, otomobil denilen teknolojik ürünlerin insanlara sundukları keyifleri anlatırken, beraberinde getirdiği ekolojik, sosyal ve psikolojik külfetleri de eleştirel bir gözle değerlendirmesi, kitabı nitelikli hususlardan.

  • Künye: Ahmet Azcanlı – Otomobilin Hikâyesi, Doğan Kitap, inceleme, 289 sayfa

Gaius Iulius Caesar – Notlar: İç Savaş Üzerine (2018)

Güçlü bir hatip, yazar, politikacı ve askeri lider olan Caesar, iktidarının ilk zamanlarında halkçı bir politika izlemişti.

Daha sonra Roma Senatosu ile ilişkileri bozulan Caesar, Pompeius ile savaşa tutuştu.

Bu savaşın neticesi hem trajik hem de çok bilindik oluşuyla öğreticidir.

Caesar, iç savaşı kazanınca acımasız bir diktatöre dönüştü.

İşte bu kitap, bu iç savaşa giden sürece dair muazzam bir tarihi belge.

MÖ 49 yılının başlarında, Roma İmparatorluğu iki büyük devlet adamı olan Caesar ile Gnaeus Pompeius Magnus arasında yaşanacak büyük bir iç savaşın eşiğindedir.

Caesar, bu süreci adeta günü gününe kayıt altına alan notlarında, 49 yılının ilk günlerinde başlayan iç savaşı, 48 yılındaki büyük Pharsalus Muharebesi’ni, savaşta yenilen Pompeius’un Mısır’a kaçışını, Pompeius’un Mısır’da öldürülmesini ve bundan sonra İskenderiye Savaşı’nın başlayışını anlatıyor.

Bu notların bir diğer büyük önemi, yalnızca iki rakip arasında geçiyormuş gibi aktarılan bu çatışmanın Roma toplumundaki kangren halini almış sorunlarla ne denli birebir ilişkili olduğunu ortaya koyması.

Zira bu notlarda da görüleceği gibi, savaşın başlamasından çok daha önce Romalılar büyük sınıfsal çatışmalarla boğuşmakta, toplumda büyük ayrışma ve kutuplaşmalar yaşanmaktaydı.

Dönemin Roma siyasetinin ve toplumunun iyi bir fotoğrafını çeken kitabın elimizdeki baskısı, Latinceden Türkçeye yapılan ilk çeviri olmasıyla da ayrıca önemli.

  • Künye: Gaius Iulius Caesar – Notlar: İç Savaş Üzerine, çeviren: Samet Özgüler, Doğu Batı Yayınları, tarih, 287 sayfa, 2018

Ekrem Akurgal – Hatti ve Hitit Uygarlıkları (2015)

Hatti ve Hitit uygarlıklarının sanat eserlerini, ikonografik analiz bağlamında irdeleyen bir çalışma.

Akurgal’ın uzun yıllara yayılan araştırmalarının bir dökümü.

Yazar, Hitit sanatında egemen olan stilleri, bunların üretildiği çağın özgünlüğünü ve Hitit sanat eserlerinin Hellen sanatına ne gibi etkilerde bulunduğunu ortaya koyuyor.

  • Künye: Ekrem Akurgal – Hatti ve Hitit Uygarlıkları, Phoenix Yayınları

Abdülbaki Gölpınarlı – Sosyal Açıdan İslam Tarihi (2015)

İslam’ın ilk devirlerinin kapsamlı bir incelemesi.

Abdülbaki Gölpınarlı, Hz. Muhammed’in doğduğu ve yaşadığı çevreyi, kendisine ilk vahyin inişini, İslamiyeti yaymak için giriştiği savaşları, dört halife dönemini ve Kerbela’yı anlatıyor.

Kitapta, İslam’ın akıl, insan, eşitlik, özgürlük ve savaş konularına yaklaşımı da açıklanıyor.

  • Künye: Abdülbaki Gölpınarlı – Sosyal Açıdan İslam Tarihi, Kapı Yayınları

Ahmet Özcan – “Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı!” (2018)

Koçero, Hamido, Hekimo…

Ahmet Özcan’ın bu özgün çalışması, Kürt eşkıyalarının “adi” olarak yaftalanan suçlarının özünde ne kadar siyasi nitelik ve vurgular barındırdığını gözler önüne seriyor.

“Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı”, eşkıyalığın hem romantik hem de tarihsel-sosyolojik yönleriyle sağlam bir analizini sunmasıyla dikkat çekiyor.

Çalışma, eşkıyalığın Kürt toplumunun geçirdiği değişimlerin yanı sıra, siyaset, radikalleşme, askerîleşme ve bilhassa bölgesel krizlerle yakından ilgili olduğunu ortaya koyuyor.

  • Yaşar Kemal’in soylu ve sosyal eşkıyaları,
  • Kemal Tahir’in mücrim ve karşı-sosyal eşkıyaları,
  • Türk sinemasında eşkıya romantizmi,
  • Geç Osmanlı ve erken Cumhuriyet dönemlerinde eşkıyalık,
  • Ulusal yazılı basında ve devlet belgelerinde, 1950-1970 arası son Kürt eşkıyalık çağının işlenişi,
  • Demokrat Parti iktidarında Kürt eşkıyalığının yeniden yükselmesinin nedenleri,
  • Komando birlikleri ve askerî operasyonlarla yürütülen, 1960-1970 arası “eşkıya avı”,
  • Kürtlerde son Kürt eşkıyalığının tarihsel bağlamı ve toplumsal yapısı…

Özcan kitabında bütün bu konuları ayrıntılı bir şekilde irdeliyor ve beri yandan Türkiye’deki eşkıyalık araştırmalarının eleştirel bir analizini yapıyor.

  • Künye: Ahmet Özcan – “Ama Eşkıyalık Çağı Kapandı!”: Modern Türkiye’de Son Kürt Eşkıyalık Çağı (1950-1970), İletişim Yayınları, inceleme, 259 sayfa, 2018

Charlie English – Timbuktu’nun Elyazmaları (2018)

Mali’nin efsanevi bölgesi Timbuktu, tarihte önemli bir entelektüel ve ruhsal merkezdi.

Bölgenin bu özelliği, İslam’ın 15. ve 16. yüzyıllarda Afrika’da yayılışına öncü olacak denli belirleyiciydi.

Timbuktu, ortaçağda bir ilim merkeziydi ve çok sayıda kütüphanesi bulunuyordu.

Avrupalı kâşifler de, 18. yüzyılın sonlarından itibaren bu gizemli bölgenin hazinelerini keşfetmek için muazzam çaba göstermeye başladı.

Ve zorlu uğraşlardan sonra, nihayet bu çabaların neticesi alınmaya başlandı.

Timbuktu’nun kütüphaneleri, din, şiir, hukuk, tarih, farmakoloji ve astronomi gibi birçok alandan on binlerce elyazmasıyla dolup taşıyordu.

İşte Charlie English’in bu çalışması, Timbuktu’nun elyazmalarının keşfine giden süreci ve daha sonraki gelişmeleri adım adım izlemesiyle çok önemli.

English, Timbuktu’nun iki yüz yıl gibi uzun bir sürece yayılmış keşfini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitabın önemli bir bölümünü de, Timbuktu mirasının cihatçılar karşısında verdiği ölüm kalım mücadelesi oluşturuyor.

English, 2012’de el-Kaide bağlantılı cihatçıların Mali’ye girişi sonrasında, Timbuktu’daki kütüphaneciler ve arşivcilerin, cihatçılar tarafından yok edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalan paha biçilemez elyazmalarını Timbuktu’dan kaçırma sürecini de kapsamlı bir şekilde anlatıyor.

  • Künye: Charlie English – Timbuktu’nun Elyazmaları: Efsanevi Bir Şehrin Geçmişini Kurtarma Mücadelesi, çeviren: Akın Emre Pilgir, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 312 sayfa, 2018

Grace Ellison – İstanbul’da Bir Konak ve Yeni Kadınlar (2009)

İngiliz gazeteci, yazar ve feminist Grace Ellison, 20. yüzyıl başlarında, Osmanlı coğrafyasına büyük ilgi ve hayranlık duyan yabancılardan.

Ellison elimizdeki kitabında da, 1915 yılında İstanbul’a gelişinde misafir kaldığı konağı ve o dönemin Osmanlı dünyasını anlatıyor.

Yazarın en çok ilgilendiği konular ev hayatı, İslam dini, çok eşlilik, aile ilişkileri, Türk kadın yazarlar şeklinde özetlenebilir.

Sultan Abdülhamid ve huzuruna kabul edildiği Sultan Reşad’ı da anlatan Ellison, Doğu âlemindeki gezisinde siyaset, kadın hakları ve modernleşme gibi konular üzerine de düşünüyor.

  • Künye: Grace Ellison – İstanbul’da Bir Konak ve Yeni Kadınlar: İngiliz Kadın Gazeteci Gözüyle Türk Evi ve Gündelik Hayat, çeviren: Neşe Akın, Dergâh Yayınları, seyahatname, 159 sayfa

Turhan Turgut – Osmanlı İmparatorluğu Posta Tarihi (2018)

Osmanlı İmparatorluğu’nun posta teşkilatı hakkında muhtelif çalışmalar olsa da, bu konuda yeteri kadar araştırma yapıldığı söylenemez.

İşte Turhan Turgut’un Türkçe ve İngilizce yayınlanan bu kitabı, arşiv belgelerinden yola çıkarak Osmanlı posta teşkilatını çok kapsamlı bir bakışla inceliyor.

Görsel zenginliğiyle özellikle göz dolduran çalışma, Osmanlı dönemindeki posta ücret tarifelerini toplu halde gösteriyor.

Kitaptan bu yönüyle, posta tarihiyle uğraşanlar kadar, posta filatelisiyle ilgilenenler de ziyadesiyle yararlanacaktır diyebiliriz.

Çalışma, değişik yerlerde dağınık şekilde yayınlanmış veya arşivlerde unutulup gitmiş bu tarifeleri kaliteli görselleri eşliğinde toplu olarak bir araya getirmiş.

Turhan Turgut, konuyla ilgili harika bir başvuru kaynağına imza atmış.

  • Künye: Turhan Turgut – Osmanlı İmparatorluğu Posta Tarihi: Tarifeler ve Posta Yolları, Alfa Yayınları, inceleme, 865 sayfa, 2018