Haluk Yurtsever – Yükseliş ve Düşüş: Türkiye Solu 1960 – 1980 (2008)

Haluk Yurtsever’in, Türkiye’nin sol hareketini eleştirel bir gözle değerlendirdiği ‘Yükseliş ve Düşüş’ü, Türkiye solunu, güçlü olduğu ve düşüşe geçtiği yirmi yıllık zaman diliminde inceliyor.

Türkiye solunun gücünün doruğunda olduğu 1960-1980 arasına odaklanan Yurtsever, bu dönemin karakteristik özelliklerini; Türkiye’nin içinde bulunduğu toplumsal, siyasal ve ekonomik durumu analiz ediyor.

Solun o dönemde kaydettiği gelişmelerin kalıcı izler bıraktığını söyleyen Yurtsever’in çalışması, sıkıntılı bir dönem yaşayan Türkiye soluna, hareketin geçmişte kaydettiği başarıları aktardığı kadar, yanlış yapılanlar ve yapılmaması gerekenler konusunda da bir çerçeve sunuyor.

  • Künye: Haluk Yurtsever – Yükseliş ve Düşüş: Türkiye Solu 1960-1980, Yordam Kitap, siyaset, 332 sayfa

Adelheid Mayer ve Elmar Samsinger – Mayer Mağazaları (2018)

1830’lara, Bratislava’da bir Yahudi gettosuna dayanan ve küçük bir kumaş dükkânı olarak başlayan Mayer firmasının temelleri seyyar satıcı Salomon Mayer tarafından atılmıştı.

Asıl büyük gelişimini Mısır’da faaliyet gösterdiği yıllarda sağlayan firma, 1882 yılında İstanbul’da Mısır Çarşısının yanında ilk dükkânlarını açmış. Bunun peşi sıra Beyoğlu ve Karaköy mağazaları açılmış.

Mayer firmasının Türkiye’deki macerası, 100 yıla yakın, ailenin üçüncü kuşağından Georg Mayer’in yönetimi altında 1971 yılına kadar sürüyor.

Böylece firma, II. Abdülhamit’ten başlayarak Sultan Mehmed Reşad ve Sultan Mehmed Vahideddin gibi Osmanlı padişahları ile Cumhuriyet yönetimi altında Mustafa Kemal Atatürk, İsmet İnönü, Celal Bayar, Cemal Gürsel ve Cevdet Sunay dönemlerini de görmüş oldu.

İşte elimizdeki nitelikli kitap da, zamanında İstanbul’un üst ve orta sınıfı arasında moda haline gelmiş bu mağazaların macerasını, ülke tarihinden gelişmelerle harmanlayarak anlatmasıyla önemli bir kaynak.

Kitaba, otuz beş yılını İstanbul’da geçirmiş, tam bir İstanbul tutkunu olan Georg Mayer’in tanıklıkları ve yine İstanbul’a dair hatıralarına dayanan 28 kısa öyküsü de eşlik ediyor.

  • Künye: Adelheid Mayer ve Elmar Samsinger – Mayer Mağazaları: İstanbul’un Gözde Hazır Giyim Mekânları 1882-1971, çeviren: S. Türkis Noyan, Kitap Yayınevi, tarih, 272 sayfa, 2018

Paul Blackledge – Marksist Tarih Kuramı Üzerine (2017)

Karl Marx, kapitalizmin kalıcı olmadığını, kendisinden önceki köleci ve feodal toplumlar gibi tarihsel bir sürecin olduğunu ve misyonunu üstlenince tarih sahnesinden çekileceğini öngörmüştü.

Paul Blackdale de, bu şekilde özetlenebilecek Marksist tarih anlayışına, yeni siyasal ve toplumsal gelişmelerle değerlendirerek katkıda bulunuyor.

Blackdale, tarihin incelemesini amaçlayan Marksist yaklaşımı anlatmakla kalmıyor, aynı zamanda Marx ve Engels’in ölümünden sonra başta Lenin, Troçki ve Lukács olmak üzere, Marksist kuramcıların bu yaklaşıma getirdikleri özgün bakış açılarını da kapsamlı bir biçimde ortaya koyuyor.

Yazar bununla da yetinmeyerek tarihin hareketinde yapı ve öznenin etkinliği sorununa dair Sartre ve Althusser arasında geçen tartışmadan günümüzün dönemleştirilmesi konusunda Marksistlerin yürüttüğü güncel yaklaşımlara kadar uzanıyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Marx, Engels ve tarihsel maddecilik,
  • Kautsky, Plehanov, Lenin, Troçki, Lukács ve Boris Hessen’in Marksist tarihçiliğe katkıları,
  • Üretim tarzları ve toplumsal geçişler,
  • Sartre’ın mekanik maddeciliğe karşı varoluşçu isyanı,
  • Edward Thompson’da etkin öznenin yeniden vurgulanması,
  • MacIntyre ve Callinicos’ta etkin öznenin sentezi,
  • Postmodern süreçte Marksizm…

Tarih meraklılarının yanı sıra, siyaset bilimine ilgi duyanların ve genel olarak da tüm kapitalizm karşıtlarının muhakkak okuması gereken bir eser.

  • Künye: Paul Blackledge – Marksist Tarih Kuramı Üzerine, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, tarih, 336 sayfa, 2017

Kevork Garbisyan ve Sarkis Gregoryan – Gökyüzünü Kaybeden Kartal (2015)

1895 katliamından ve 1915 soykırımından kurtulan, fakat 1938 Dersim katliamında kırıma uğrayan Dersimli bir ailenin, Hozatlı Gregoryan’ların trajik hikâyesi.

Bu kitapta anlatımlarına yer verilen, Gregoryan ailesinden Kevork Garbisyan ve Sarkis Gregoryan (Hıdır Yıldız) amcalar, yaklaşık yüz yıla yakın süredir etkisinden hiçbir şey kaybetmeyen bir acının yıkıcı etkilerini ilk günkü gibi hatırlıyor.

  • Künye: Kevork Garbisyan ve Sarkis Gregoryan – Gökyüzünü Kaybeden Kartal: Dersimli Gregoryan Ailesinin Anıları, hazırlayan: Murat Kahraman, İletişim Yayınları

Mehmet Beşikçi – Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Seferberliği (2014)

Birinci Dünya Savaşı’ndaki seferberlik sürecinin Osmanlı’yı nasıl daha merkezi, otoriter ve milliyetçi bir çizgiye ittiğini ortaya koyan nitelikli bir çalışma.

Beşikçi, sürekli ve büyük ölçekli seferberlik tecrübesinin devleti, yerel düzeydeki gücünü artırmaya ve taşraya daha derinlemesine nüfuz etmeye zorladığını belirtiyor.

  • Künye: Mehmet Beşikçi – Birinci Dünya Savaşı’nda Osmanlı Seferberliği, İş Kültür Yayınları

Emile Témime ve Pierre Broué – İspanya’da Devrim ve İç Savaş (2018)

Üç yıldan fazla sürmüş, yalnızca İspanya’ya değil tüm Avrupa’ya yıkım getirmiş İspanya İç Savaşı hakkında, tanıklıklarla desteklenmiş çok iyi bir kitap.

Savaş olduğunda on yaşlarında olan Emile Témime ve Pierre Broué, henüz genç yaşlarında bu savaşın sebep olduğu sonuçlarla yakından ilgilenmiş.

İki bölümden oluşan kapsamlı kitapta, bu savaşta İkinci Dünya Savaşı’nın unutulmuş, biçim değiştirmiş başlangıcını; tanınmaz duruma getirilmiş, ihanete uğramış, boğulmuş bir işçi ve köylü devrimi görüyoruz.

Savaştan sağ kalan tanıklar ya da bu savaşta rol almış kişilerle birebir görüşen yazarlar, Devrimin ve İspanya iç savaşının 1936-1939 yılları arasındaki tarihinin sağlam bir dökümünü ortaya koyuyorlar.

İspanya’yı olduğu kadar dönemin Avrupa’sını merak eden her okura önerebileceğimiz kitap, başından sonuna bir savaşın hikâyesini anlatmakla yetinmiyor, aynı zamanda 20. yüzyılda topraksız ve yoksul, açlığın sınırında yaşayan, yitirilecek hiçbir şeyleri olmadığı ve kazanılacak çok şeyleri bulunduğu için kolayca savaşa atılan köylü ve yoksul yığınlarının dehşetli hikâyesini de anlatıyor.

Kaçırılmaması gereken bir kitap.

  • Künye: Emile Témime ve Pierre Broué – İspanya’da Devrim ve İç Savaş, çeviren: Aydın Emeç, Ayrıntı Yayınları, tarih, 448 sayfa, 2018

Susan Wise Bauer – Rönesans Dünyası (2015)

Rönesans’ı 12. yüzyıldaki temellerinden İstanbul’un fethine değin izleyen bir araştırma.

Susan Wise Bauer, 11. yüzyılda Kilise hiyerarşisi ile Aristoteles mantığı arasındaki mücadelenin ortaya çıkışına, Konstantinopolis’in fethiyle Roma rüyasının nihai sonunun gelişine ve bu süreçten sonra Rönesans’ın başka alanlara yayılışına odaklanıyor.

  • Künye: Susan Wise Bauer – Rönesans Dünyası, çeviren: Mehmet Moralı, Alfa Yayınları

Brenda Schaffer – Sınırlar ve Kardeşler (2008)

Brenda Schaffer ‘Sınırlar ve Kardeşler’de, Azerbaycanlı kimliğini tarihten günümüze uzanan bir süreçte, köken, kültür, din, dil, siyaset ve nüfus dağılımı çerçevesinde inceliyor; siyasi, edebi süreli yayınlar ile radyo ve televizyon yayınlarından da örnekler vererek, Azerbaycanlı kimliği konusundaki tartışmalara katkıda bulunuyor.

Schaffer, İran İslam Devrimi’ni, Sovyetlerin dağılmasını ve Azerbaycan Cumhuriyeti’nin ilk on yılının büyük çoğunluğunu kapsayan, 1979-2000 arasında Azerbaycanlı ortak kimliğindeki eğilimleri irdeliyor, ayrıca bu iki toplumun karşılıklı ilişkisini ve etkileşimini ele alıyor.

  • Künye: Brenda Schaffer – Sınırlar ve Kardeşler, çeviren: Ali Gara ve Vüsal Kerimov, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, tarih, 296 sayfa

Ali Karatay – Demir Çelik Karabük: Bir İşçi Kentinin Hikâyesi (2018)

Çeliğe can verenlerin ülkesi Karabük hakkında çok güzel bir çalışma.

Ali Karatay, Türkiye’nin ilk ağır sanayi merkezi olan Karabük’ün siyasal ve sosyal/sınıfsal evrimini ve bu evrimin ardındaki etkenleri kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Kitapta,

  • Cumhuriyet’in Karabük ve Karabük Demir Çelik Fabrikası’nda cisimleşen ekonomi-politiği,
  • Fabrika işçilerinin yaşam koşulları,
  • Karabük burjuvazisinin doğuşu,
  • Karabük’te işçilerin sendikayla tanışması,
  • 1950’li yılların Karabük’ünde siyaset,
  • 1960-1981 arasında Karabük işçi sınıfının durumu ve işçi hareketi,
  • Karabük’ün ve Karabük işçisinin darbeyle imtihanı,
  • Siyasi cephede Karabük ve 12 Eylül,
  • Karabük’ün çelik işçisinin sağcılığı, solculuğu, köylülüğü ve muhafazakârlığı,
  • Ve Karabük işçisinin sağcılığının temel nedenleri gibi konular ele alınıyor.

Ali Karatay’ın çalışmasının çerçevesini, bir işçi kenti olarak Karabük’ün siyasi duruşunun ve sınıf mücadelesinin yakın tarihi süreç içindeki evrimi oluşturuyor.

Dolayısıyla kitap, Karabük’ün bu kimliğiyle uyumlu siyasi-sınıfsal eğilimleri ve refleksleri neden göstermediğini tartışmasıyla da önemli bir boşluğu dolduruyor.

  • Künye: Ali Karatay – Demir Çelik Karabük: Bir İşçi Kentinin Hikâyesi, İletişim Yayınları, şehir, 464 sayfa, 2018

Gabriel Piterberg – Bir Osmanlı Trajedisi: Tarihyazımının Tarihle Oyunu (2018)

UCLA Tarih Bölümü’nde profesör olan Gabriel Piterberg elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, 1622’de önce tahttan indirilen, ardından genç yaşta katledilen II. Osman olayını ayrıntılı bir bakışla irdeliyor.

Kitabın asıl özgün katkısı ise, bu trajik olayı, olayın farklı temsilleri üzerinden kapsamlı bir perspektifle izleyerek devlet kuramı üzerine katmanlı bir bakış sunması.

Piterberg, o süreci ele alan bu çelişkili ve siyasi yönü ağır basan tarihyazımı anlayışının, aynı zamanda Osmanlı tarihinin yadsınamaz bir gerçeği olduğunu savunuyor.

Kitapta,

  • Osmanlı tarihyazımının oluşumu ve çalışmaları,
  • Tûği’nin Hâile-i Osmaniye temsili,
  • Alternatif anlatıların oluşumu,
  • Devlet anlatısı kavramı,
  • Erken modern dönem Osmanlı devleti,
  • Bir söylemsel çekişme alanı olarak Osmanlı devleti,
  • Ve Osmanlı tarihyazımının şiirselliği gibi, ilgi çekici konular irdeleniyor.

Kitap, yaşanmış tarih ile yazılmış tarih arasındaki bariz uçurumu görmek ve Osmanlı tarihçiliğindeki yöntem ve gündemleri kavramak için şahane bir vesile.

  • Künye: Gabriel Piterberg – Bir Osmanlı Trajedisi: Tarihyazımının Tarihle Oyunu, çeviren: Uygar Abacı, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 261 sayfa, 2018