Özgün Kızıldağ – Çocukları Anlama Kılavuzu (2012)

  • ÇOCUKLARI ANLAMA KILAVUZU, Özgün Kızıldağ, Elma Yayınları, çocuk gelişimi, 243 sayfa

 

Uzman Psikolog Özgün Kızıldağ ‘Çocukları Anlama Kılavuzu’nda, doğumlarından ergenliklerine kadar olan dönemde çocukların gelişiminde karşılaşılan belli başlı sorunları ele alıyor. Anne-babalara, öğretmenlere, psikolog ve psikolojik danışmanlara hitap eden kitap, gerçek vakalardan hareketle, çocukların sıklıkla yaşadıkları sorunları saptıyor ve bunlara ne gibi çözümler getirilebileceğini irdeliyor. Çocuklarda dikkat eksikliği ve hiperaktivite, konuşma-dil gelişimi sorunları, küfür-argo alışkanlığı, tırnak yeme, yalan söyleme, yemek sorunları ve belli başlı psikiyatrik durumlar, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

Osman Çakmakçı – Aşağılık Sanat (2012)

  • AŞAĞILIK SANAT, Osman Çakmakçı, 160. Kilometre Yayınları, eleştiri, 160 sayfa

 

‘Aşağılık Sanat’, şairliğiyle olduğu kadar dergiciliğiyle de bilinen Osman Çakmakçı’nın 1990’dan bugüne yazdığı polemik yazılarını bir araya getiriyor. Çakmakçı burada, şiiri organik-sentetik ve kazıcı-toplayıcı şiir olarak tanımlayıp tartışıyor; 1980’li yılların şiiriyle de hesaplaşmaya girişiyor. Bu dönemin şiirinin, darbelerin boz bulanık gölgesinde yeşerdiğini ve belirli bir kültürel, siyasî ve toplumsal duruş geliştiremediğini söyleyen Çakmakçı, bu nedenle söz konusu dönem şiirinin tasfiyesinin kaçınılmaz olduğunu savunuyor. Yazar ayrıca, kültüre ve kapitalist sisteme karşı şairi, “barbarlığa dönme”ye davet ediyor.

Rohat Alakom – Xoybûn Örgütü ve Ağrı Ayaklanması (2012)

  • XOYBÛN ÖRGÜTÜ VE AĞRI AYAKLANMASI, Rohat Alakom, Avesta Yayınları, tarih, 116 sayfa

 

Rohat Alakom bu kitabında, modern Kürt milliyetçiliğinin en önemli siyasal yapılanmalarından Xoybûn örgütüne odaklanıyor ve örgütün öncülüğünde gelişen Ağrı ayaklanmasını anlatıyor. 1927 yılında kurulup 1946 yıllarına kadar varlığını sürdüren Xoybûn örgütüne dair Türkiye’de yayımlanan ilk kitaplardan birisi olan çalışma, Xoybûn konusunda ileri sürülmüş bazı yanlış savlara açıklık kazandırdığı kadar, örgütteki kadrolaşma, liderlik ve örgüt içi çekişmeler konusunda da okurlarını aydınlatıyor. Ağrı ayaklanmasının öncesi ve sonrasını da ayrı bir bölümde ele alan Alakom, araştırmasını çok sayıda belgeyle de zenginleştirmiş.

Kurt Vonnegut – Kedi Beşiği (2012)

  • KEDİ BEŞİĞİ, Kurt Vonnegut, çeviren: Serkan Göktaş, APRIL Yayıncılık, roman, 255 sayfa

Kurt Vonnegut, ilkin 1963’te yayımlanan ‘Kedi Beşiği’nde, medeniyetlere, dinlere ve dünyanın sonuna dair trajikomik bir hikâye kaleme getiriyor. Romanın başkahramanı, atom bombasının mucitlerinden olan Felix Hoenikker’in, bombayı Hiroşima’ya ilk attığı an neler hissetiğiyle ilgili bir kitap yazmaya karar verir. Bununla, modern insanı ve onun deliliklerini açıklamayı amaçlayan kahramanımız, çalışmalarını yürütürken, kendini Karayip Denizi’ndeki San Lorenzo Cumhuriyeti isimli küçük bir adada bulur. İsimsiz kahramanımız burada, Bokononculuk olarak bilinen, zararsız yalanlardan oluşan bir dinle ve sıradışı tiplerle tanışır.

György Lukacs – Avrupa Edebiyatı ve Varoluşçuluk (2012)

  • AVRUPA EDEBİYATI VE VAROLUŞÇULUK, György Lukacs, çeviren: Vural Yıldırım, Epos Yayınları, inceleme, 279 sayfa

 

Macar filozof, estetikçi ve edebiyat eleştirmeni György Lukacs, elimizdeki çalışmasında, Avrupa edebiyatında eser vermiş önde gelen kimi yazarları değerlendiriyor, devamında da Avrupa edebiyatında ortaya çıkarak dünyaya yayılmış varoluşçu damarı irdeliyor. Yazar burada, Hölderlin, Gorki, Dostoyevski, Goethe, Zola, Novalis, Balzac, Stendhal ve Tolstoy gibi yazarları ve onların üretimlerini, dönemin edebiyat atmosferinden detaylarla zenginleştirerek irdeliyor. Lukacs, devamında da, yakında  burjuva aydınları arasında başat bir felsefi akım olacağını söylediği varoluşçuluğun Avrupa edebiyatındaki izlerine odaklanıyor.

Ayşe Önal – Namus Cinayetleri (2012)

  • NAMUS CİNAYETLERİ, Ayşe Önal, İstanbul Kültür Üniversitesi Yayınları, kadın, 158 sayfa

 

Ayşe Önal ‘Namus Cinayetleri’yle, Türkiye’de kadına yönelik şiddeti konu edinen çalışmalara önemli bir katkıda bulunuyor. Kitabın özgünlüğü, kadına yönelik şiddeti, mağdurların gözüyle değil, birebir faillerin anlatımıyla izlemesi. Cezaevlerinde “namus cinayeti” hükümlüleriyle uzun görüşmeler yapan Önal, okurun tahammülünü ve sinirlerini zorlayan dokuz erkeğin anlatımına yer veriyor. Bu öyküler, annesinin, kardeşinin ya da eşinin gözlerinin içine bakarak “seni öldüreceğim” diyen bir erkeğin ruh dünyasını ve daha da önemlisi bu beyanlar aracılığıyla, ülkedeki kadına dair genel algıyı yansıtmasıyla dikkat çekiyor.

Gregory Jusdanis – Kurgu Hedef Tahtasında: Edebiyatın Savunusu (2012)

  • KURGU HEDEF TAHTASINDA: EDEBİYATIN SAVUNUSU, Gregory Jusdanis, çeviren: Çiçek Öztek, Koç Üniversitesi Yayınları, eleştiri, 203 sayfa

 

Gregory Jusdanis bu kitabında, edebiyatın kaybolduğu, kültürün toplumsal özerkliğinin çöktüğü ve sanatın sıradanlaştığı günümüzde, edebiyatın neden vazgeçilmez olduğuna dair bir savunuya girişiyor. Jusdanis’e göre edebiyat, haz vermenin yanı sıra, toplumsal bir amaca da hizmet ettiğinden çok önemli bir işlev üstleniyor. Yazar, uzun bir tarihi olan, toplum içinde kök salmış ve siyasî mücadelelere, ekonomik düzenlemelere maruz kalmış toplumsal bir kurum olan edebiyatın, kendi içinde bütünlüklü bir kozmos yarattığını ve böylece dünyayı tekrar inşa edebilecek bir hareket alanına sahip olmasının önemine dikkat çekiyor.

Yücel Demirer – Tören, Simge, Siyaset (2012)

  • TÖREN, SİMGE, SİYASET, Yücel Demirer, Dipnot Yayınları, sosyoloji, 304 sayfa

 

Yücel Demirer ‘Tören, Simge, Siyaset’te, Türkiye’de birbiriyle rekabet halinde kutlanan Newroz ve Nevruz kutlamalarının nasıl bir toplumsal ve siyasal gerçekliğe tekabül ettiğini irdeliyor. Araştırmasının merkezine, özellikle 1990’lardan itibaren keskinleşen Nevruz ve Newroz kutlamalarını yerleştiren Demirer, kültür ve geleneksel kültür alanının nasıl siyasal alana paralel bir mücadelenin odağı haline geldiğini tartışıyor. Yazarın karşılaştırdığı örneklerden ilki, Türkiye Cumhuriyeti’nin tekçi, yalnızca Türklük merkezli kutlamaları, ikincisi de, Kürtler nezdinde kimliğin ifade edilme biçimi olarak Newroz kutlamaları.

Saime Yardımcı – Konya Mutfağı (2012)

  • KONYA MUTFAĞI, Saime Yardımcı, İş Kültür Yayınları, yemek, 253 sayfa

 

Konya Meram’da doğan Saime Yardımcı, elimizdeki kitabıyla, ninesi ve annesinden öğrendiği bu bölgenin kendine has lezzetlerini, torunlarına aktarmayı amaçlıyor. Kitapta, ünlü gurme Vedat Milor’un Anadolu mutfağının merkezi olarak tanımladığı Konya’dan, Meram Bağları’ndan çorbalar, et ve sebze yemekleri, pilavlar, börekler, tatlılar, hoşaflar, şerbetler ve reçeller, meyve ve sebze kuruları, şuruplar ve reçeller sunuluyor. Kitabına, Konya yemek kültürü ve Konya’da yemek-içmek üzerine söylenen özlü sözlerle başlayan Yardımcı, tariflerini verdiği yemeklerde kullanılan bitkiler hakkında da aydınlatıcı bilgiler veriyor.

Cicero – Tanrıların Doğası (2012)

  • TANRILARIN DOĞASI, Cicero, çeviren: Çiğdem Menzilcioğlu, Kabalcı Yayınları, felsefe, 491 sayfa

 

Romalı hatip ve düşünür Cicero, Latince adı ‘De Natura Deorum’ olan elimizdeki kitabında, tanrıların doğasını ve onların dünyevi işlere etkisini sorguluyor. Cicero burada asıl olarak, Epicurus, Stoa ve Academia gibi, Eski Yunan dünyasının üç önemli felsefe okulunun belli başlı temsilcilerinin konuya ilişkin yaklaşımlarını toplu halde sunuyor. Tanrıların varlığından şüphe duyan filozoflara karşı bir tavır sergileyerek tanrıların var olduğu görüşünü savunan Cicero, kitabının devamında da, tanrıların nasıl bir doğaya sahip olduklarını, nerede yaşadıklarını ve dünyevi işlerde ne derece etkili olduklarını tartışıyor.