Michael Pearson – Aşk ve Devrim (2010)

  • AŞK VE DEVRİM, Michael Pearson, çeviren: Ceren Şanlıdağ, Karşı Yayınları, biyografi, 323 sayfa

Michael Pearson ‘Aşk ve Devrim’de, Rus devriminin lideri Vladimir Lenin’in sevgilisi İnessa Armand’ın biyografisini sunuyor. Pearson, Armand’ı ilk kez, Lenin’in 1917 tarihli ‘Mühürlü Tren – Devrime Yolculuk’ adlı kitabını araştırırken keşfetmiş. Kitaptan, bir devrimci olan Armand’ın beş çocuğa sahip evli bir kadın olduğunu, zengin bir adamla evlendiğini ve Lenin ve karısıyla üçlü bir hayat sürdüğünün iddia edildiğini öğreniyoruz. Yazar Armand’ı, yalnızca Lenin’in sevgilisi olarak değil, Lenin için bir arabulucu, dert ortağı, organizatör, çevirmen ve konferanslarda onun yerine konuşacak kadar önemli devrimci bir figür olarak ele alıyor.

Selçuk Polat – 78: Sokak Özgür Fakat Kanlıydı (2011)

  • 78: SOKAK ÖZGÜR FAKAT KANLIYDI, Selçuk Polat, Apollon Yayıncılık, anı, 368 sayfa

Selçuk Polat, 68 kuşağından bir isim. Neredeyse 68’in tüm işgal ve boykotlarında ve anti-faşist eylemlerinde bulunan Polat, THKP-C’nin kuruluşunda da yer aldı. Elimizdeki kitap ise, Polat’ın bu döneme dair anılarından hareketle, 1974 affıyla cezaevlerinden çıkan 68’lilerin 78 kuşağını ortaya çıkarması sürecini anlatıyor. Kendisi de 1972-74 dönemini cezaevinde geçiren Polat, hapishaneden çıktıktan sonra devrimci hareketin örgütlenmesine girişmişti. Bu girişim, daha sonra büyük bedeller ödeyecek olan 78 kuşağının yaratılmasıyla sonuçlandı. Kitap, bu sürecin ayrıntılarının yanı sıra, sol örgütlerdeki çelişkiler ve ayrışmaları da işliyor.

Christoph Wulf – Eğitim Bilimi (2011)

  • EĞİTİM BİLİMİ, Christoph Wulf, çeviren: Hasan Hüseyin Aksoy, Hatice Özden Aras ve Aygülen Kayahan, Dipnot Kitabevi, eğitim, 192 sayfa

Christoph Wulf, ‘Eğitim Bilimi’nde, eğitim biliminin Almanya’da ortaya çıkışı ve gelişimi ekseninde, Yorumsamacı Yöntem, Görgül Araştırma ve Eleştirel Teori gibi, alanın öne çıkan üç ekolünü değerlendiriyor. Pedagoji üzerinde derin etkiler yaratmış bu teorilerin ve bunlara yönelik süregelen tartışma ve eleştirilerin ayrı ayrı bölümler halinde incelendiği çalışmanın, bilhassa eğitim alanında çalışanların ilgisini çekeceğini söyleyebiliriz. Wulf’un çalışmasında bunun yanı sıra, eğitim biliminin anlaşılmasına katkıda bulunması amacıyla, sosyal bilimler alanında ortaya konmuş teorik konular da, rahat okunabilir bir yaklaşımla irdeleniyor.

Michael Thoss ve Patrick Boussignac – Yeni Başlayanlar İçin Brecht (2011)

  • YENİ BAŞLAYANLAR İÇİN BRECHT, Michael Thoss ve Patrick Boussignac, çeviren: Tuvana Gülcan, Habitus Kitap, tiyatro, 188 sayfa

Michael Thoss ve Patrick Boussignac imzalı ‘Yeni Başlayanlar İçin Brecht’, Alman şair, oyun yazarı ve tiyatro yönetmeni Bertolt Brecht’in hayatını ve tiyatrosunu çizimler, karikatürler, fotoğraflar ve kolajlar aracılığıyla ele alıyor. Thoss ve Boussignac, hem bir biyografi hem de bir sanat incelemesi olarak tanımlanabilecek kitaplarında, Brecht’in kişisel hikâyesini, yaşadığı çevrenin üzerinde bıraktığı etkileri ve sanatının ortaya çıktığı toplumsal ve siyasî atmosferi kaleme getiriyor. Eğlenceli çizimleri ve keyifli üslubuyla da dikkat çeken çalışma, Brecht’e yeni başlayanların yanı sıra, O’nu bilenlere de hitap edecek nitelikte.

Ufuk Çakmak – Elit Bir Fahişenin Öyküsü (2011)

  • ELİT BİR FAHİŞENİN ÖYKÜSÜ, Ufuk Çakmak, Pan Yayınları, inceleme, 160 sayfa

Ufuk Çakmak ‘Elit Bir Fahişenin Öyküsü’nde, Guiseppe Verdi’nin ‘La Traviata’ operasının iyi yürekli fahişesi Violetta’yı inceliyor. Hatırlanacağı gibi birinci perdede Violetta karakteri, eğlence ve arzu düşkünü olarak tasvir edilecek, ikinci perdede sevdiği uğruna kendini feda edecek, üçüncü perdede ise, geç de olsa asil seçimi anlaşılacak ve sonunda trajik bir şekilde ölecektir. Çakmak, Violetta’nın öyküsünü merkeze alarak eseri perde perde inceliyor ve bunu yaparken de, bir opera bestecisi olarak Verdi’nin portresini sunuyor. Kitap, klasik müzik bilgisini derinleştirmek isteyen veya eser analizi arayan okurlar için iyi bir fırsat.

Suzan Samancı – Reçine Kokuyordu Hêlîn (2011)

  • REÇİNE KOKUYORDU HÊLÎN, Suzan Samancı, Sel Yayıncılık, öykü, 125 sayfa

Suzan Samancı’nın, ilk kez 1993’te yayımlanan ‘Reçine Kokuyordu Hêlîn’i, on beş kısa öyküden oluşuyor. Buradaki öykülerde Kürt coğrafyası sesiyle, rengiyle ve kuşkusuz acısıyla karşımıza çıkıyor. Öyküleri ilgi çekici kılan bir diğer husus ise, yazarın bölgenin kokularına, ilginç ayrıntılar eşliğinde, kendine özgü bir açıdan bakmasıdır diyebiliriz. Samancı, acılara ağıt yakmadan, onları gerçekçi bir bakışla işliyor; militanca sözler ve sloganlar yerine, karakterlerini kanlı canlı bireyler olarak resmediyor. Buradaki öykülerin içinde yer alan ‘Halepçe’den Gelen Sevgili’ ise, Samancı’nın daha sonra yazacağı bir romana da adını verdi.

Murathan Mungan – Stüdyo Kayıtları (2011)

  • STÜDYO KAYITLARI, Murathan Mungan, Metis Yayınları, deneme, 285 sayfa

Murathan Mungan’ın denemelerinden oluşan ‘Stüdyo Kayıtları’, yazarın daha önce yayımladığı aynı türdeki kitaplarından farklı özelliklere sahip. Daha kişisel bir tonla kaleme alınan denemelerde, Mungan’ın yazdığı şiir, öykü ve oyunlara ilişkin kimi ipuçları yer alıyor. Kitabı için “Yazı’mın kendimce ışıklandırabildiğim art alanlarını okura açmak, ön çalışma ve tasarımlara ilişkin bazı fazladan bilgileri onunla paylaşmak, bu vesileyle de kendi üstüme yüksek sesle düşünme isteği denebilir en fazla.” diyen Mungan, yazı atölyesini ve mutfağını okurlarına açıyor; yazı konusundaki hassasiyetlerini, ölçülerini ve meraklarını kaleme getiriyor.

Oktar Türel – Geç Barbarlık Çağı (2010)

GEÇ BARBARLIK ÇAĞI 1, Oktar Türel, Yordam Kitap, İktisat, 300 sayfa

Tamamı iki cilt olan ‘Geç Barbarlık Çağı’, Oktar Türel’in otuz yılı aşkın bir zaman diliminde (1979-2010) kaleme aldığı makalelerinden yapılmış bir seçki. Bunların ilkini oluşturan, ‘Dünya ve Türkiye’ alt başlıklı elimizdeki kitap, ağırlıklı olarak dünya ve Türkiye ekonomisine odaklanıyor. Türkiye-AB ilişkileri, AB’nin genişleme süreci ve tarihsel süreç içinde Türkiye, Dünya Bankası ve IMF ilişkileri, kitapta bu bağlamda ele alınan konulardan birkaçı. Türel bunun yanı sıra, 1980’lerin başındaki Latin Amerika ülkelerini zora sokan borç krizlerini ve geçmiş çeyrek yüzyılda (1975-2010), dünyadaki sanayileşme deneyimini de masaya yatırıyor.


 

 

Kemal Sümer – 73 Söz (2011)

  • 73 SÖZ, Kemal Sümer, Y Yayıncılık, aforizma, 77 sayfa

’64 Söz’, Kemal Sümer’in geçen yıl yayımlanan bir kitabıydı. Söz konusu kitabında, “Fizik ve matematik yaşadığımız sistemin sınırlarını belirler, yani oyunun kurallarını. Felsefe ve sanat ise bizi çıldırmaktan alıkoyar; birincisi düşünce, ikincisi sezgi yoluyla.” diyen Sümer, düşünceyi, bilgiyi, insanı ve zamanı yorumladığı aforizmalarıyla okurun karşısına çıkmıştı. İşte Sümer, yukarıdaki kitabın devamı diyebileceğimiz ’73 Söz’ ile, aforizma oluşturmaya, kaldığı yerden devam ediyor. Sümer bir aforizmasında, “Günün nasıl başladığından çok nasıl bittiği önemlidir; yaşanacak bir gün daha varsa ikisi de yeterince önemli değildir.” diyor.

Kenan Mortan ve Önder Küçükerman – Çarşı, Pazar, Ticaret ve Kapalıçarşı (2010)

  • ÇARŞI, PAZAR, TİCARET VE KAPALIÇARŞI, Kenan Mortan ve Önder Küçükerman, İş Kültür Yayınları, tarih, 382 sayfa

‘Çarşı, Pazar, Ticaret ve Kapalıçarşı’, ilk olarak ‘Kapalıçarşı’ adıyla 2007’de yayımlanmıştı. Kenan Mortan ve Önder Küçükerman’ın tümüyle yenilediği ve bazı bölümler ekledikleri kitap, bedestenin bir kapalıçarşı içindeki işlevini irdeleyerek başlıyor. Yazarlar devamında, İstanbul çarşıları konusunu ele alarak, çok sayıda çarşı, han, arasta ve pasajda geleneksel ticaretin nasıl gerçekleştiğini ortaya koyuyor. Asur ticaret kolonilerinin Anadolu’da kurduğu karumlar kolonisine değin uzanan çalışma, ilk çarşılardan günümüze kadar çarşı kültürünün geçirdiği dönüşümleri kapsamlı bir bakışla değerlendirmesiyle, önemli bir boşluğu dolduruyor.