Bill François – Dünyanın En Güzel Yemekleri (2024)

Tabaklarımızın bize yaşadığımız dünya hakkında öğretecek bir şeyleri var.

Bill François, kendine özgü mizahi üslubuyla günlük yemeklerimizi oluşturan beklenmedik türleri masamıza getiriyor.

Sebzelerimizi renklendiren ispermeçet balinalarından insanlara uyum sağlayan buğdaya ve elmalı turtanın ardındaki Kazakistan’dan gelen ayılara kadar bizi salatanın botanik bir bahçeye dönüştüğü ve limonlu tartın dünyadaki yaşamın kökenini ortaya çıkardığı doğal bir tadım turuna çıkarıyor.

Bir menü gibi sunulan ve her yemeğin şaşırtıcı kökenlerini ortaya koyan bu hikâyede doğanın gizli yönlerini keşfedecek ve bitki ile hayvan âlemleri arasında bir yolculuğa çıkacaksınız.

‘Dünyanın En Güzel Yemekleri’ bilim, gastronomi ve tarihin buluştuğu eşsiz bir eser.

  • Künye: Bill François – Dünyanın En Güzel Yemekleri: Tabaklarımızdaki Doğa Hikâyeleri, çeviren: Ceylan Özçapkın, Say Yayınları, yemek, 256 sayfa, 2024

Kolektif – Sivas (2024)

14 ciltlik ‘Tarihi Kentler ve Ermeniler’ dizisinin beşinci kitabı ‘Sivas’, yüzyıllar boyunca Ermenilerin yurdu olmuş Sivas bölgesinin tarihine ışık tutuyor.

Ermeni çalışmalarına büyük katkıda bulunan tarihçi Richard G. Hovannisian’ın editörlüğünü yaptığı ‘Sivas’, meşhur kralları, din adamları, misyonerleri, tüccarları, köylüleri ve devrimcileriyle birlikte Sivas’ın MÖ 4. yüzyıldan MS 20. yüzyılda Ermeni nüfusunun yok edilişine kadarki görkemli tarihini ve bereketli yaşamını bugüne taşıyor.

Kitapta,

  • 10-11. yüzyıllarda Sivas bölgesine Ermeni göçü,
  • Sivas Ermeni sanatı ve mimarisi,
  • Sivas hattatlık merkezleri,
  • Sivas Öğretmen koleji,
  • 1915 sürecinde Şebinkarahisar’da Ermeni direnişi,
  • Ve soykırımın ardından Sivas’ın kaderi gibi önemli konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Robert H. Hewsen, Anne Elizabeth Redgate, S. Peter Cowe, Souren E. Kolanjian, Christina Maranci, Bernard Coulie, Frank Andrews Stone, Barbara J. Merguerian, Barlow Der Mugrdechian, Armin Kredian, Murad A. Meneshian, Tamar M. Boyadjian, Rita Vorperian, Helen Sahagian, Simon Payaslian.

  • Künye: Kolektif – Sivas, editör: Richard G. Hovannisian, çeviren: Candan Badem, Aras Yayıncılık, tarih, 480 sayfa, 2024

Kolektif – Michael Haneke (2024)

Michael Haneke’yle seçme söyleşileri bir araya getiren bu kitap, soykırımın damgasını vurduğu yüzyılımızda yönetmenin nasıl ‘duygusal buzullaşma’yı yansıtıp, filmlerinde her zaman ihtimallerle oynadığını ve seyirciye bir sıçrama tahtası sunduğunu gösteriyor.

Özenli, usta işi bir çabanın ürünü olan çalışma, bu büyük yönetmenin dünyasına daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Kolektif – Michael Haneke, derleyen: Roy Grudmmann, Fatima Naqvi, Colin Root, çeviren: Osman Akınhay, Agora Kitaplığı, sinema, 272 sayfa, 2024

Katie Mitchell – Yönetmenlik Zanaatı (2024)

Katie Mitchell, ünlü bir İngiliz tiyatro yönetmeni.

Royal Shakespeare Company, National Theatre, Royal Court, Young Vic ve Donmar Warehouse gibi İngiltere’nin en nitelikli tiyatrolarında ve İngiltere dışında da İsveç Kraliyet Drama Tiyatrosu’unda, Almanya Cologne Schauspielhaus’da, Berlin Schaubühne’de, İtalya Tiyatro Piccolo’da oyunlar yönetti.

İngiltere’deki çağdaş tiyatro dünyasının en önde gelen sanatçılarından biri olduğu gibi, yenilikçi yapımları ve düşünceleriyle Batı tiyatrosunun pek çok eğitim kurumuna ve uygulayıcısına da ilham vermiş bir yönetmendir.

‘Yönetmenlik Zanaatı’, sahne için yönetmenliğe yönelik, adım adım gelişen benzersiz ve kesinlikle vazgeçilmez bir rehberdir.

Katie Mitchell, çalışmalarını geliştirmek için kullandığı temel pratik araçları oyuncularla, yapım ekipleriyle ve metnin kendisiyle paylaşıyor, açıklamalarda bulunuyor.

Her bölümün kritik noktalarının bir özetiyle sonuçlanması, bu kitabı, gelişimlerinin herhangi bir aşamasında hem yönetmenler hem de oyuncular için ideal bir başvuru eseri haline getirmekte…

  • Künye: Katie Mitchell – Yönetmenlik Zanaatı: Tiyatro İçin Elkitabı, çeviren: Yasin Çetin, Mitos Boyut Yayınları, tiyatro, 272 sayfa, 2024

Mark O’Connell – Kıyamet Notları (2024)

En kötü senaryoların gerçekleştiği bir zamanda yaşıyoruz: İklim acayipleşti.

Bir pandemi, küresel topluluğumuzu durma noktasına getirdi.

Her yere baktığınızda bir alamet, finali kıyamet olan kurgular görüyoruz.

Böylesine kasvetli bir geleceğin gölgesinde insan nasıl yaşayabilir?

Mark O’Connell, bu soruya kafa yorarken cevabı bulmak için dünyanın dört bir yanına seyahat ediyor; kâh Güney Dakota’daki sığınakları geziyor kâh medeniyetin çökeceği üzerine bahse giren milyarderlerin gözde kaçış yeri Yeni Zelanda’ya gidiyor.

Mars’a yerleşmek isteyenlerle, kıyamete hazırlık yapanlarla, aşırı-sağcı komplo teorisyenleriyle görüşüyor.

Ve sonuç, elinizde tuttuğunuz “endişeli şimdiki zaman”ımız ve geleceğimizle yüzleşmek hakkında ilgi çekici, komik ve derin kitabın kendisi oluyor.

Dünyanın sonuna dair alaycı ve eğlenceli bir tur.

  • Künye: Mark O’Connell – Kıyamet Notları: Gelecek Endişesine Yolculuk, çeviren: Tuğçe Yücel, Mundi Kitap, inceleme, 184 sayfa, 2024

Thierry Paquot, François Pépin – Larousse Felsefe Sözlüğü (2024)

Larousse Ansiklopedisi’nin felsefe tarihi bölümlerinin gözden geçirilmiş ve güncellenmiş bir versiyonu olan ‘Larousse Felsefe Sözlüğü’, Antik Yunan’dan başlayıp çağdaş felsefeye uzanan geniş bir zaman dilimine ilişkin kapsamlı bir inceleme yürütüyor.

“Felsefi Kavramlar”, “Felsefi Referans Noktaları”, “Büyük Filozoflar” ve “Felsefi Eserler” başlıklı dört ana bölümün altındaki her bir madde, felsefi düşüncenin gelişimindeki dönemlere, akımlara, önemli isim ve kavramlara dair bilgiler sunuyor.

Sözlük aynı zamanda felsefi meselelerle ilgili ödev, rapor, sunum hazırlayacaklar için önerilerde bulunuyor.

Kitaptan bir alıntı:

“Felsefe soru sormakla başlar. Yunanlar şöyle soruyordu: ‘Neden hiçlik değil de bir şey var?’. 2500 yılın ardından, kesin bir yanıta hâlâ sahip değiliz. Bu da felsefe yapmanın müşkülpesent bir güzergâhtan ilerlediğini açıkça ortaya koyar. Düşüncenin aydınlığa götürmesi için aşılması gereken engelleri ısrarla vurgulayan Kierkegaard ‘yol, zor olandır’ diyordu.”

  • Künye: Thierry Paquot, François Pépin – Larousse Felsefe Sözlüğü: Kavramlar, Filozoflar, Eserler, çeviren: Selami Atakan Altınörs, Vakıfbank Kültür Yayınları, felsefe, 452 sayfa, 2024

Nilüfer Öndin, Ali Kayaalp – Kuzey Rönesansı (2024)

Batı sanatı tarihinde Rönesans’tan bahsedildiğinde çoğunlukla akla İtalyan Rönesansı gelir; oysa on beşinci yüzyılda kıta Avrupası’nın kuzeyinde yaşanan dinamik dönüşümler yaşamın her alanında köklü değişimlere neden oluyor, Kuzey Rönesansı’nı şekillendiriyordu.

Köken itibarıyla aynı entelektüel tohumdan yetişse de Kuzey Rönesansı, yirminci yüzyıl kapitalizminin siyasi, ticari, sanatsal hatta dini öncüllerini oluşturan dalları filizlendiriyordu.

İtalyan çağdaşının aksine mistisizme daha çok yönelen ve örtük bir sembolizm geliştiren Kuzey Rönesansı, meslek örgütlenmesinden sanatçı mesenliğine, yaşamın gerçekliğini kavrayıştan bunu fikri ve sanatsal olarak ifade edişe dek pek çok alanda ciddi farklılıklar gösteren bir kültür dünyası inşa ediyordu.

Sanat tarihçisi ve akademisyen Nilüfer Öndin ile Ali Kayaalp’in yazdıkları, Van Eyck Kardeşler, Rogier van der Weyden, Hans Memling, Hieronymus Bosch, Yaşlı Pieter Bruegel, Albrecht Dürer, Matthias Grünewald, Genç Hans Holbein gibi pek çok sanatçının üretimini kapsayan Kuzey Rönesansı, okura bu özgün kültür dünyasının altyapısını sunuyor.

Sanatla ifade bulan bütünlüklü bir dünya görüşünü eserler üzerinden derinlemesine inceliyor. On sekizinci yüzyıl Aydınlanma Çağı’nın temellerinin dayandığı Kuzey Rönesansı’nı ele alan bu kitap, okuru yalnızca sanat tarihsel değil, felsefi, dini hatta ekonomik bakış açısı da sunan uzun soluklu bir yolculuğa çıkarıyor.

  • Künye: Nilüfer Öndin, Ali Kayaalp – Kuzey Rönesansı, Hayalperest Kitap, sanat tarihi, 300 sayfa, 2024

Simon Jenkins – Keltler (2024)

Günümüzden 2.600 yıl önce, Fransa’daki Rhone Nehri kıyısında Yunanlar bir ticaret kolonisi kurdular.

Karşılarına dillerini anlayamadıkları, kendilerinden farklı giyinen, tavırları ve davranışları farklı bir kavimle karşılaştı.

Savaşçı oldukları kadar zenginliklerini gösteren lüks ürünlere ilgili bu sert mizaçlı topluluk, şatafatlı kıyafetler giyen, süslü ziynet eşyaları kullanan şeflerin idaresindeydi.

Bir asır sonra, Yunan coğrafyacı Hecataeus bu halkı Keltoi/Keltler olarak adlandırdı ama üzerlerindeki sır perdesi o günden bugüne hâlâ tam anlamıyla kalkmadı.

  • Kimdi bu Keltler?
  • Hangi dili konuşuyorlardı?
  • Akrabaları kimlerdi?
  • Orta Avrupalı bir halk oldukları halde Britanya Adaları’na ne zaman göçtüler?
  • Sadece sahip oldukları zenginliği göstermeyi seven, sert görünümlü, savaşçı bir insan topluluğu muydu?
  • Yoksa tarihsel bir hayal ürününden mi ibaretler?
  • Peki, bütün bu bilinmezler ve yarım cevaplar arasında günümüzde Kelt mirası nasıl yaşatılıyor?

Ünlü İngiliz tarihçi Simon Jenkins bu kitabında; Keltlerin kökenlerini, inançlarını, sanatlarını ve toplumsal yapılarını derinlemesine inceliyor.

Keltlerin yalnızca savaşçı özelliklerini değil aynı zamanda zengin kültürel mirasını, dillerini ve günlük yaşamlarını kapsamlı bir şekilde inceleyerek okuyucuyu tarihsel bir yolculuğa çıkarıyor.

Avrupa’nın dört bir yanına yayılmış olan Kelt toplumlarının etkisini ve mirasını ele alırken, Keltlerin modern dünyadaki yerini de anlatıyor.

Simon Jenkins, dünya tarihinde hakları yeterince teslim edilmeyen, konumları tartışmalı bir halk olan Keltlerin tarihini güncel verilerin ışığında, ikna edici yorumlarla okurlara sunuyor.

‘Keltler: Antik Çağın Gizemli Halkı’nda Avrupa’nın kadim halklarından Keltlerin sürükleyici ve ilgi çekici hikâyesini bütün yanlış anlamalardan ve tespitlerden sıyrılmış şekilde bulacaksınız.

  • Künye: Simon Jenkins – Keltler: Antik Çağın Gizemli Halkı, çeviren: Bekir Çelikcan, Kronik Kitap, tarih, 296 sayfa, 2024

Georg Bossong – Sefaradlar (2024)

İspanyol Yahudilerinin tarihi ve kültürü, antik çağların derinliklerine uzanan ve sayısız katmanla örülü bir hikayedir.

Georg Bossong’un bu eseri, Sefarad Yahudilerinin renkli ve zengin geçmişini kapsamlı ve akademik bir anlatımla ele almaktadır.

Bossong, İber Yarımadası’ndaki Yahudi varlığının başlangıcından İslam egemenliği altındaki parlak dönemlere ve 1492 yılında yaşanan trajik sürgüne kadar olan süreci ayrıntılı bir şekilde analiz ediyor.

İspanya’dan sürgün edildikten sonra Selanik’te yeni bir yuva bulan Sefarad Yahudileri, bu şehri “Balkanlar’ın Kudüsü” olarak tanımlayacak kadar önemli bir kültürel merkez haline getirmiştir.

Bossong, bu yeniden diriliş ve kültürel zenginleşme sürecini titizlikle incelemekte ve bu topluluğun kültürel ve sosyal dinamiklerini detaylı bir biçimde okuyucuya sunmaktadır.

Tarihin inişli çıkışlı yollarında, savaşlar, sürgünler ve yeniden doğuşlarla dolu bu öykü, her bir sayfasında okuru daha derin bir düşünceye sevk etmektedir.  Sanatlarından mimari yapılarına, edebiyatlarından müziklerine kadar, Sefarad Yahudilerinin kültürel mirası, her döneminde kendine has ve anlamlı bir hikâye sunuyor.

Bossong’un akademik titizlikle kaleme aldığı bu eser, yalnızca tarihi bir doküman değil, aynı zamanda sosyal ve kültürel bir inceleme.

Her sayfasında, tarihsel belgeler ve arkeolojik bulgularla desteklenen analizler, geçmişin izlerinin bugüne nasıl taşındığını daha yakından gözler önüne seriyor.

  • Künye: Georg Bossong – Sefaradlar: İspanyol Yahudilerinin Tarihi ve Kültürü, çeviren: Emre Karatekeli, Runik Kitap, tarih, 128 sayfa, 2024

Bella Habip – Psikanalitik İncelemeler (2024)

‘Psikanalitik İncelemeler’, Bella Habip’in 2018-2023 yılları arasında seminer, konferans, makale, panel vb. vesilelerle kaleme aldığı metinlerden oluşan bir derleme.

Her biri farklı temalara işaret etse de hepsi konusuna psikanalizin klinik bakış açısından yaklaşan 14 makale, “Sanat ve Edebiyat” ve “Toplumsalın Klinikteki İzdüşümleri” adlı iki bölümde toplanmış.

Bella Habip bu makalelerde Freud’un ve Freud sonrası psikanalistlerin psikanaliz kavramlarını çalıştırarak onları klinikte nasıl canlı tuttuğunu gözler önüne seriyor.

Bilinçdışının işleyişini ve yaşamın farklı alanlarındaki çeşitli tezahürlerini ele alan bu metinler klinik bakış açısının sadece hasta başında ya da bir psikanaliz seansında geçerli olmadığını, sanatta, edebiyatta, gündelik hayatta ve toplumsal hayatta da anlam kazandığını göstermeyi hedefliyor.

  • Künye: Bella Habip – Psikanalitik İncelemeler: Resim Sanatı, Edebiyat, Sinema Analizi ve Toplumsalın Klinikteki İzdüşümleri, Yapı Kredi Yayınları, psikanaliz, 192 sayfa, 2024