Emile Burns – Marksizm Nedir? (2009)

Emile Burns, ilk baskısı 1939’da yapılan ‘Marksizm Nedir? ‘de, Marksizm’in temel esaslarını, geniş kitlelerin okurken zorlanmayacağı bir dille anlatıyor.

Bu durumun, İngiliz Marksist Burns’ün çalışmasını, konuya dair rehber eserlerden biri haline getirdiği söylenebilir.

Marksizm’in, toplumların gelişimini bilimsel olarak açıklayan genel bir dünya görüşü olduğunu hatırlatan Burns, kitabında sırasıyla, toplumsal gelişimin yasalarını, kapitalist toplumu, kapitalizmin emperyalist aşamasını, sınıf mücadeleleri ve devlet örgütü arasındaki ilişkiyi, sosyalist toplumu ve tarihin Marksist yorumu gibi konuları, rahat okunabilir bir üslupla okurlara sunuyor.

  • Künye: Emile Burns – Marksizm Nedir?, çeviren: Mehmet Dikmen, Yordam Kitap, siyaset, 112 sayfa

Şebnem Güngeçiren – Büyümüşsün (2015)

Denize, kokulara, renklere ve mevsimlere adanmış şiirler.

“Yüreği parçalarcasına çıkıp / Gökyüzüne kanatlanan bir güvercindir şiir” diyen ve kendine has üslubuyla ilgi çeken Şebnem Güngeçiren, içindeki çocuğu kaybederek pervasızca büyüyenleri, heyecanını hepten yitirenleri, çocukluk masallarını unutanları, şiirin efsunlu dünyasına davet ediyor.

  • Künye: Şebnem Güngeçiren – Büyümüşsün, Delisarmaşık Yayınları

 

Terry Cannon – Kara Panter Partisi’nin Hikâyesi (2018)

1960’ların ortalarında Amerika’da kurulan Kara Panterler, siyahilerin hakları için silahlı mücadele de dâhil olmak üzere yoğun bir mücadele yürütmüş ve hızla ülkenin gündemine oturmuştu.

Yazık ki bizde, Kara Panterler hakkında halen yeteri kadar kaynak bulunmuyor.

İşte, 1968 devrimci hareketinden gelen Terry Cannon’un şimdi Türkçeye kazandırılan elimizdeki kitabı, bu boşluğu doldurmaya aday bir çalışma.

Cannon’un coşkulu bir tarzda kaleme aldığı kitabı, Kara Panterler’in modern devletin ezilen kimliklere uyguladığı baskıya karşı nasıl bir duruş sergilediğini ve bu örgütün hem kurulduğu dönem hem de günümüz açısından ne gibi roller üstlendiğini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

  • Künye: Terry Cannon – Kara Panter Partisi’nin Hikâyesi: Tüm İktidar Halka, çevirmen: Esra Karaoğullarından, Edebi Şeyler Yayınları, siyaset, 96 sayfa, 2018

Can Kozanoğlu ve Mirgün Cabas – Bıçkın ve Ağlak (2018)

‘Yeni Türkiye’nin Hikâyesi’ alt başlığıyla yayınlanan ‘Bıçkın ve Ağlak’, daha önce ‘Cilalı İmaj Devri’, ‘Pop Çağı Ateşi’, ‘İnternet Dolunay Cemaat’ ve ‘Yeni Şehir Notları’ gibi kitaplarında 1990’lar Türkiye’sini anlatmış Can Kozanoğlu’nun AKP iktidarının bütün yönleriyle nüfuz ettiği “yeni Türkiye”de yaşanan kültürel, toplumsal ve siyasi dönüşümü irdeliyor.

Yaklaşık bir yıl önce ‘2001: Eski Türkiye’nin Son Yılı’ adlı kitabı yayınlanan Mirgün Cabas’ın söyleşileriyle ilerleyen kitapta, ANAP’ın iktidara geldiği 1980’lerden başlayarak mafyanın popülerleşmesinden arabeskin yeniden yükselişine, sosyal medyanın önemli bir muhalif güç olarak ortaya çıkışından AKP ve Erdoğan fenomenlerine, Kürt siyasetinden Gezi direnişine, Gülen cemaatinden 15 Temmuz felaketine, akademinin dönüşümünden İstanbul’un ranta kurban edilişine ve yerel mutfaklardan çakma gurmelere pek çok konu tartışılıyor.

Can Kozanoğlu, yukarıda bahsettiğimiz 90’lı yıllar Türkiye’sine dair kitaplarına 2000’li yıllarda ara vermişti.

‘Bıçkın ve Ağlak’, bir anlamda aradaki eksik halkayı tamamlayıcı nitelikte olmasıyla çok önemli.

Dolayısıyla biz de, “Uzun bir aradan sonra, hoş geldin Can Kozanoğlu” diyoruz.

  • Künye: Can Kozanoğlu ve Mirgün Cabas – Bıçkın ve Ağlak, Can Yayınları, kültür, 496 sayfa, 2018

André Green – Yazı ve Ölüm (2018)

Hem analitik hem de kültürel araştırmalar alanında otorite kabul edilen André Green, aynı zamanda tam bir edebiyat tutkunu olarak edebi metinler ve edebiyatçılar üzerine pek çok analiz çalışması da gerçekleştirdi.

Bu kitap ise, edebiyatçı Dominique Eddé’nin Green’le 2000 ve 2001 yılları arasında yapmış olduğu edebiyat ve psikanaliz temalı söyleşilere dayanıyor.

Bir çeşit gidiş gelişin ve serbest çağrışımın söz konusu olduğu bu söyleşilerde, Freud’un üç çağdaşı olan Marcel Proust, Joseph Conrad ve Henry James’in yanı sıra, Jorge Luis Borges ve Shakespeare gibi büyük yazarların yapıtları enine boyuna tartışılıyor.

“Kayıp Zamanın İzinde, unutmanın kaçınılmazlığıdır.” diyen Green, yazmanın yazar üzerinde ne gibi bir etkisinin olduğunu, yazma sürecinin kimi yazarları intihara sürükleyecek kadar güçlü olmasının kökenlerini, yazarın yaratımında tamamlanmamışlığın ne olduğunu, kısacası yazı ve ruhsal yaşam arasında ne tür bir ilişki bulunduğunu kapsamlı bir şekilde irdeliyor.

Edebiyat ve psikanaliz bağlamında iyi bir okuma isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

  • Künye: André Green – Yazı ve Ölüm: Bir Psikanalistin Edebiyat Yolculuğu: Proust, Shakespeare, Conrad, Borges…, söyleşi: Dominique Eddé, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları, psikanaliz, 160 sayfa, 2018

 

Evelyne Bloch-Dano – Sebzelerin Efsanevi Tarihi (2015)

Evelyne Bloch-Dano, dünya kültür tarihinde ihmal edilmiş sebzeye hak ettiği değeri veriyor.

Lahana turşusunun Hollanda denizciliğinin gelişmesine katkısı ve cadılar bayramında balkabağından önce hangi sebzenin yer aldığı benzeri konular kadar, barındırdığı sebze yemekleri tarifleriyle de ilgiyi fazlasıyla hak eden bir kitap.

Kitaptan öğreneceğimiz diğer ilgi çekici konular ise şöyle:

  • Rönesans döneminde enginar, afrodizyak etkilerinden dolayı çok rağbet görüyordu.
  • Avrupalılar yerelması yemeyi Kanada yerlilerinden öğrenmişlerdi.
  • Marcel Proust taze fasulye tutkunuydu.
  • Gregor Mendel kalıtım yasasını bezelyeler üzerinden keşfetmişti.
  • Domatesin adamotuyla karanlık ilişkisi, Avrupalıların uzun süre ondan sakınmalarına sebep olmuştu.
  • Külkedisi balkabağından arabası sayesinde prensesliğe terfi etmiş, başka bir prensesin prenses olduğuysa bir bezelye tanesi sayesinde anlaşılmıştı.
  • Biber gazının ana maddesi olan capsaicine’i en yoğun olarak barındıran biber türlerinden biri Kuzey Hindistan’da keşfedilmişti…

Künye: Evelyne Bloch-Dano – Sebzelerin Efsanevi Tarihi, çeviren: Nihan Özyıldırım, Ruhun Gıdası Kitaplar

C. W. Ceram – Tanrılar, Mezarlar ve Bilginler (2015)

Arkeolojinin insanoğlunun yarattığı ilk uygarlıklara dair keşiflerinin keyifle okunacak bir hikâyesi.

Eski çağın görkemli heykel ve tapınaklarından piramitlerin gizemlerine, Nemrut dağının altındaki saray söylentisinden II. Montezuma’nın hazinesine pek çok ilgi çekici konu, bu meşhur romanın konuları arasında.

  • Künye: C. W. Ceram – Tanrılar, Mezarlar ve Bilginler, çeviren: Hayrullah Örs, Remzi Kitabevi

Kolektif – Ulusal Kültürlerin Sonu mu? (2015)

Disipliner bir yaklaşımla, çağdaş dünyada kültür politikalarının geleceğini tartışan bir çalışma.

Çeşitliliğin fiilen uygulandığı yerel, ulusal pek çok örnek tartışılıyor, küreselleşme sürecinin kültürlere olası etkileri konusundaki farklı görüşler bir araya getiriliyor.

Kitapta,

  • Çokkültürcülük,
  • Çokkültürcü politika ve pratikler,
  • Hoşgörü ve farklılık,
  • Küreselleşmenin yarattığı yerel imgeler ve kültürel kimlikler,
  • Yirmi birinci yüzyılın kültür politikalarında kültürel çeşitliliğin belirginliği,
  • Güncel kültür politikalarının hazırlanmasında politikanın rolü,
  • Temel sermaye olarak toplumsal sermaye,
  • Küreselleşmenin meydan okumaları karşısında kültür politikaları,
  • Ve kültür politikalarının ve kültür endüstrilerinin küreselleşme süreçleri gibi pek çok ilgi çekici konu tartışılıyor.

Künye: Kolektif – Ulusal Kültürlerin Sonu mu?, derleyen: Lluís Bonet ve Emmanuel Négrier, çeviren: Işık Ergüden, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları

Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay – Suriye (2018)

2011’de Suriye’de başlayan savaş, her anlamda korkunç bakiye bıraktı, bırakmaya da devam ediyor.

300.000’den fazla ölü söz konusu.

Bunun yanı sıra, beş ila altı milyonu sürgünde olmak üzere yarısı yer değiştirmek zorunda kalmış bir halk, 11.000’den fazlası feci koşullarda ölmüş olan rejimin hapishanelerinde işkence görmüş yüz binlerce insan, İslâmcı gruplar tarafından dinsel azınlıklara uygulanan zulümler (kaçırılma, mal mülklerinin ellerinden alınması, infazlar), kaçırılmış ya da öldürülmüş onlarca gazeteci ve insani yardım örgütü üyesi.

İşte bu kitabın üç yazarı, Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay, Suriye’de yaşanan bu büyük yıkımın izini sürüyor ve bu savaşın Suriye toplumunun yok edilmesinin ötesinde, Ortadoğu’nun, Sahil’den Afganistan’a kadar yeniden oluşmasında belirleyici bir moment olduğunu gözler önüne seriyor.

Çalışmanın, Suriye’de saha araştırmasını temel almasıyla önem arz ettiğini özellikle belirtmeliyiz.

Kitapta, Suriye’de iç savaşın başlaması, savaşın tarafları ve konumları, ayaklanmanın uluslararası yansımaları, ayaklanmanın parçalanması ve savaşın sosyal sermayede, ekonomide ve kimliklerde yarattığı değişimler gibi konular kapsamlı bir bakışla ele alınıyor.

  • Künye: Adam Baczko, Gilles Dorronsoro ve Arthur Quesnay – Suriye: Bir İç Savaşın Anatomisi, çeviren: Ayşe Meral, İletişim Yayınları, siyaset, 367 sayfa, 2018

Karl Jaspers – Felsefe Konuşmaları (2018)

Karl Jaspers’ın 1950-1951 arasında yaptığı on iki radyo konuşmasını bir araya getiren ‘Felsefe Konuşmaları’, düşünürün, felsefenin genel konularına dair fikirlerini sunuyor.

Jaspers’ın genel olarak zor anlaşılabilir üslubu düşünüldüğünde, biraz da radyo dinleyicisi gözetilerek yapılmış bu konuşmaların, her seviyeden okura hitap ettiğini özellikle vurgulamalıyız.

Çalışmayı, yetkin bir felsefeye giriş kitabı olarak öneriyoruz.

Kitaptan bir alıntı:

Felsefe yapmak, yaşamın doğal gereksinimlerine bağlılıktan bir tür uyanıştır. Bu uyanış eşyaya, göğe, dünyaya belirli bir amaca yönelik olmayan bakışta gerçekleşir. Var olan bunca şey nedir? Bütün bu şeyler neredendir? gibi belirli bir yarara yönelik olmayan, ancak kendi tatminimiz için sorulan bu sorularla uyanış ortaya çıkar… Ölüm, tesadüf, suç ve dünyanın güvenilmezliği gibi sınır durumlar bana yenilgiyi gösterir. Dürüstçe tasarımladığımda anlamaktan kaçamayacağım bu toptan yenilgi karşısında ne yaparım?

  • Künye: Karl Jaspers – Felsefe Konuşmaları: Felsefeye Giriş, çeviren: Abdurrahman Aliy, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 128 sayfa, 2018