İsmail Gezgin – Homo Narrans (2020)

Neden hikâye anlatırız?

Daha doğrusu, neden hikâye anlatma ihtiyacı duyarız?

İsmail Gezgin bu güzel çalışmasında, mitler ve masalları merkeze alarak bin yılları bulan hikâye anlatma merakımızın izini sürüyor.

Mitoloji, insanın doğayla kurduğu iletişimin dilsel ifadesidir, yani mitolojinin neden ortaya çıktığı ve nasıl geliştiğini iyi kavrayabilirsek, insanı da daha iyi anlarız.

İşte “İnsan, hem yaşamına hem de katlanamadığı ölüme anlam yükleme çabasıyla dilin ipine sarılarak kendini anlatıların kör kuyularına bırakmıştır,” diyen Gezgin de, mitleri, insanın kendini inşasında kullandığı, kendisi tarafından yaratılan yapı taşları olarak ele alıyor ve mitlerin insanın bedeni, dünyası, yaşamı ve kültürü üzerine bize neler söyleyebileceğini irdeliyor.

Gezgin, hem evren kuran ve kültür kuran mitler gibi konuları detaylı bir şekilde açıklıyor hem de masal, hikâye ve mitolojiyi anlatının ideolojisi ve şiddeti normalleştiren anlatılar gibi eleştirel bir perspektiften tartışıyor.

Homo sapiens’e, hikâye anlatan bir insan, yani Homo narrans olarak yeniden bakan; antropoloji, arkeoloji, doğa tarihi ve evrim gibi konulara dâhil edebileceğimiz, usta işi bir çalışma.

  • Künye: İsmail Gezgin – Homo Narrans: İnsan Niçin Anlatır? (Mit, Masal ve Hikâyenin Arkeolojisi), Redingot Kitap, mitoloji, 232 sayfa, 2020

Onur Gezer – Osmanlılarda Esrar ve Esrarkeşler (2020)

 

Bugün adı anıldığında çoğunlukla ahlâki ve yasadışı çağrışımlar uyandıran esrar, tarih boyunca çok az maddenin tattığı bir şöhrete sahip.

Onur Gezer’in bu harikulade çalışması da, esrarın eşsiz bir lütuftan uyuşturucu zehre seyreden ilginç serüvenini Osmanlı İmparatorluğu bağlamında izliyor.

Kitap, bu topraklarda esrarla ilk ne zaman tanışıldığı; kimler tarafından ne amaçla, nasıl, nerelerde ve ne şekillerde kullanılıp ne gibi sonuçlara ulaşıldığı; ilmi, dinî, hukuki ve edebi boyutları hakkında ne söylenilip ne yazıldığı ve esrarla nasıl mücadele edildiği sorularına yanıt arıyor.

Esrarın, toplumun her kesiminden kişiler arasına nasıl sokulduğu ve kültürel izleri üzerine çok iyi bir çalışma.

  • Künye: Onur Gezer – Osmanlılarda Esrar ve Esrarkeşler: Hayaller Sancağının Kuru Sarhoşları, İletişim Yayınları, tarih, 183 sayfa, 2020

Arda Denkel – İlkçağ’da Doğa Felsefeleri (2020)

Arda Denkel’in ilkçağ felsefesini günümüz düşüncesiyle ilişkilendirdiği, aynı zamanda ilkçağ felsefesini eleştirel bir tutumla irdelediği kitabı, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Kimi varlıkbilim sorunları gibi o çağın odaktaki tartışmalarını merkeze alan bir İlkçağ felsefesi tarihi sunan Denkel, felsefenin ilk üç yüz yılı içinde fiziksel varlığın doğasına ilişkin kavrayışın ne denli büyük bir derinliğe götürebildiğini betimliyor.

Kitap değişen varlık, karşıtların birliği, görünüş ve gerçek, nesnenin çözümlenmesi, varlığın sonsuz bölünebilirliği, algının değeri ve us, var olmayanın varlığı, boşluğun varlığı, atom, nitelikler, tikeller ve uzay, tözsel değişim, nesneler ve doğa, salt özdek, yüklem ve öz gibi o dönem felsefesinde ele alınmış konuları; Miletos, Parmenides, Aristoteles ve Platon gibi filozofların nasıl yaklaştığını çok yönlü bir bakışla ortaya koyuyor.

  • Künye: Arda Denkel – İlkçağ’da Doğa Felsefeleri, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 302 sayfa, 2020

Uluslararası Af Örgütü – Adil Yargılanma Kılavuzu (2020)

Adil yargılanma hakkı, insan hakları savunucularının hem Türkiye’de hem de dünyada en zorlu çalışma alanlarından biridir.

Günümüzde, özellikle siyasi nitelikteki duruşmaların, hak ihlallerine zemin hazırlamasının bu kadar yaygınlaştığı, bunun tüm dünyada görülen bir sorun olmaya başladığı bir ortamda, bu hakkın detaylarıyla bilinmesi ve bu yolla gerçekleştirilen savunuculuk faaliyeti insan hakları mücadelesinin en önemli ayaklarından birini oluşturuyor.

Uluslararası adil yargılanma ölçütleri uluslararası toplumda, hükümetlerin en ağır suçlardan en hafif suçlara kadar şüpheli, sanık ve hükümlülere nasıl davranılması gerektiğine ilişkin ortak bir anlayış geliştirmiştir.

İşte Uluslararası Af Örgütü tarafından hazırlanan bu el kitabı da, söz konusu ölçütler için rehber niteliği taşımasıyla çok önemli.

Kitap, bir ceza yargılamasının veya hukuk sisteminin adil yargılanma ilkelerine nasıl en iyi şekilde karşılayabileceğini araştıran herkese ilgili insan hakları standartlarını anlatmak üzere pratik bir rehber olmayı amaçlıyor.

Bir davanın adil olup olmadığını inceleyen dava gözlemcilerinin ve diğer kimselerin ve yine bir ülkenin ceza adaleti sistemindeki güvencelerin uluslararası adil yargılanma ölçütlerine uygunluğunu değerlendirmeye çalışan herkesin kullanımını amaçlayan çalışma, aynı zamanda yasa yapıcılar, hâkimler, savcılar ve ceza avukatları için bir kılavuz veya eğitim aracı olarak da işlev görecektir.

  • Künye: Uluslararası Af Örgütü – Adil Yargılanma Kılavuzu, çeviren: Evrim Durmaz, Ayrıntı Yayınları, hukuk, 272 sayfa, 2020

Don Mitchell – Kent Hakkı (2020)

Kamusal alan konusu, 20. yüzyılın akışı boyunca alevlenen bir tartışma, daha doğrusu, süregiden bir sosyal mücadele alanıdır.

Bu kitap ise, kamusallık, kent ve sosyal adalet üzerine yeniden düşünmek için çok iyi fırsat.

Don Mitchell, 20. yüzyılın başındaki işçi hareketlerinden 1968 isyanı ve People’s Park mücadelesine, oradan yetkililerin evsizleri kamusal alandan uzaklaştırma hamlelerinden 11 Eylül sonrası şehirleri rehin alan güvenlikçi yaklaşımlara kadar uzanıyor.

Yazar bunu yaparken, kent hakkına ve kentin kamusal alanlarına kimin sahip olduğu sorusu başta olmak üzere şu hayati soruların yanıtlarını arıyor.

  • Bu hak hem yasalar karşısında hem de sokakların ta kendisinde nasıl belirleniyor?
  • Bu hakkın güvenliği nasıl sağlanıyor, nasıl meşru kılınıyor veya baltalanıyor?
  • Ve bu hak -ki genelde sınırlıdır, doğası gereği tartışmaya açıktır– kentteki sosyal adalete (veya adaletsizliğe) nasıl biçim veriyor?

Mitchell bu soruların yanıtlarını ararken, kent hakkı kavramına sosyal adalet perspektifinden yeni katkılar sunuyor ve bu kavramı toplumun en dezavantajlılarının lehine, onların anlatısına ve hislerine yer vererek yeniden yorumluyor.

  • Künye: Don Mitchell – Kent Hakkı: Sosyal Adalet ve Kamusal Alan Mücadelesi, çeviren: Aydın Çavdar, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 368 sayfa, 2020

James Robert Brown – Bilim Felsefesi (2020)

Bilim felsefesinin uzun ve ilham dolu tarihi üzerine harikulade bir çalışma.

Alana yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar felsefecilerin, bilim insanlarının ve uzmanların da seveceği kitap, yüzyıllar boyu pek çok düşünürün bilim felsefesine ne gibi katkılar sunduğunu özlü bir biçimde ortaya koyuyor.

James Robert Brown, Türkçe baskıya özel bir önsözle yayımlanan bu çevirisinde, Mill’den Gazali’ye, Poincare ve Reichenbach’tan Viyana Çevresi’nin kıdemli üyeleri Schlick ve Carnap’a, Hempel ve Popper’dan Kuhn ve Feyerabend’a pek çok ismin fikirlerine yer veriyor.

Kitap bunu yaparken de, yalnızca bilim felsefesi değil çağdaş bilim sosyolojisi tartışmalarından feminist eleştirel kuramlara kadar geniş bir alanda geziniyor.

  • Künye: James Robert Brown – Bilim Felsefesi, çeviren: Dilek Kadıoğlu, Ebubekir Demir, Gülben Salman, Halil Rahman Açar, Hüsnü Özer ve Mehmet Ali Sarı, Fol Kitap, bilim, 368 sayfa, 2020

Kolektif – Salgın (2020)

Covid-19 bütün dünyayı tedbirsiz yakaladı.

Artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.

Bugün salgın nedeniyle yüz binlerce insan hayatını, işini kaybetti, bunun yanı sıra, salgının sosyo-politik bedelleri de inanılmaz boyutlara ulaştı.

Şimdi asıl görmemiz, asıl kabullenmemiz gereken gerçek, salgının bireysel bir sorundan ziyade küresel bağlamı olan büyük bir felaket olduğudur.

İşte bu derleme de, salgın olgusunu bilimden ekonomiye, siyasetten tarihe, ekolojiden toplumsal cinsiyete, sosyolojiden psikolojiye, halk sağlığından tıp tarihine, felsefeden edebiyata, medyadan kültüre ve sanata uzanan geniş bir perspektiften irdeliyor.

Kitaptaki makaleler okuru, düne, bugüne ve geleceğe yeni bir pencereden bakmaya davet ediyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Bekir Ağırdır, Onur Akgül, Fatih Artvinli, Paul Auster, Evren Balta, Foti Benlisoy, Yenal Bilgici, Selva Demiralp, Önder Ergönül, Emre Gönen, Melek Göregenli, Ioanna Kuçuradi, Gülcan Özer, Görgün Taner, Ayşen Uysal, Nükhet Varlık, Melda Yaman ve Mine Yıldırım.

  • Künye: Kolektif – Salgın: Tükeniş Çağında Dünyayı Yeniden Düşünmek, derleyen: Didem Bayındır, Tellekt Kitap, bilim, 432 sayfa, 2020

John H. Holland – Karmaşıklık (2020)

“Karmaşıklık” kuramının temel unsurları ve kavramsal çerçevesi hakkında usta işi bir çalışma.

Büyük bilim insanı Stephen Hawking, karmaşıklık kuramını 21. yüzyılın bilimi olarak nitelemişti.

Karmaşıklık biliminde genetik algoritma araştırmalarına öncülük etmiş John Holland da, karmaşıklık biliminin altında yatan bilimsel ve matematiksel ilkeleri ayrıntılı bir bakışla açıklıyor.

Holland bununla da yetinmeyerek, doğadaki pek çok sürecin karmaşıklık kullanılarak anlaşılabileceğini gözler önüne seriyor.

Böylece kitap, akışkan akımı ve hava tahminlerinin zorluğu gibi karmaşık fiziksel sistemlerden yağmur ormanlarının çok çeşitli ve birbirine bağlı ekosistemleri gibi karmaşık uyarlanım sistemlerine kadar uzanıyor.

Holland bunu yaparken, Adam Smith’in toplu iğne fabrikası, Darwin’in kuyrukluyıldız orkidesi ve Herbert Simon’ın “saatçi”si gibi basit, iyi bilinen örnekleri karmaşıklık kuramının yaklaşımlarına ilişkin anlatıyla da birleştiriyor.

  • Künye: John H. Holland – Karmaşıklık: Karmaşık Sistemlere Kısa Bir Giriş, çeviren: Ozan Karakaş, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 100 sayfa, 2020

Rüya Kılıç – Hasta, Doktor ve Devlet (2020)

Osmanlı’da modern tıbbın tarihi üzerine harika bir eser.

Rüya Kılıç, Batı tıbbının 19. yüzyılda Osmanlı topraklarına girdiği, yani Osmanlı tıbbının modernleşme sürecini hasta, doktor ve devlet üzerinden izliyor.

Bir hastalık veya kronolojik kurum tarihi olmaktan çok bireyin deneyimlerine dayanmasıyla dikkat çeken çalışma, Osmanlı’nın söz konusu döneminde doktor hasta ilişkisini, kadın ve erkeklerinin hastalıkla baş etme çabalarını, bu dönemin hasta rolü ve hastalık stratejilerini çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Kılıç ayrıca, doktorların yeni dönemde sadece hastalıkla değil cehaletle de mücadele rolünü üstlenirken meslek etiği ve uygulamadaki güçlüklerle nasıl baş ettiklerini ve yöneticilerin iktidar stratejileri doğrultusunda hastalara karşı sergiledikleri hayırseverlik, iş verimliliği, ekonomik çıkarların gözetilmesi ve bunların güç ve statü kazanımına dair içerdiği anlamları da sorguluyor.

Yazar, bu çok yönlü ilişkiler ağını da, merhamet, itibar, minnet, hak ediş, sorumluluk ve meşruiyet gibi, şimdiye kadar üzerinde durulmamış daha geniş bir alana taşıyor ve böylece Osmanlı’nın modern tıp tarihine oldukça farklı bir yönden bakıyor.

  • Künye: Rüya Kılıç – Hasta, Doktor ve Devlet: Osmanlı Modern Tıbbında Hastalıkla Mücadelenin Bitmemiş Hikâyeleri, Kitap Yayınevi, tarih, 188 sayfa, 2020

Peter Crane – Ginkgo: Zamanın Unuttuğu Ağaç (2020)

Botanik üzerine okunabilecek en güzel kitaplardan biri olan bu çalışma, Dünya’daki en eski ağaç olan ginkgo biloba’nın 250 milyon yıllık tarihini adım adım keşfediyor.

Botanik dünyasının önde gelen isimlerinden olan Peter Crane, ginkgonun gizemli bir şekilde ortaya çıkışından yayılmasına uzanan süreci izlediği gibi, bu ağacın kültürel ve sosyal önemini, tıbbi ve beslenme amaçlı kullanımını, sanatta ve dinde bir esin kaynağı olma özelliğini ve dünyanın en popüler sokak ağaçlarından biri olarak neden önemli olduğunu açıklıyor.

Ginkgo, büyük buzul çağlarından sadece Çin’de bir kalıntı halinde ve dinozorların çağından günümüze canlı bir bağlantı olarak sağ çıkabilmeyi başarmıştı.

Ancak bin yıl kadar önce insanlar ginkgonun faydalarını keşfetmeye başladıklarında feraha kavuşan bu ağaç, günümüzde yapraklarının zarafetine hayranlık duyulan, yenebilir fındıksı meyveleri için değer verilen, uzun yaşamı nedeniyle saygı duyulan bir ağaçtır.

İşte bu kitap da, insanlar tarafından nesli tükenmekten kurtarılan, dünyanın en yaşlı ağacının zengin ve merak uyandıran öyküsünü anlatıyor.

Ginkgo’nun kültürel önemine, buraya ve bugüne nasıl geldiğine, üreme biyolojisine, ekonomik kullanımına veya filogenetik konumuna daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

  • Künye: Peter Crane –Ginkgo: Zamanın Unuttuğu Ağaç, çeviren: Şule Ölez, Ginko Bilim Yayınları, botanik, 346 sayfa, 2020