Erling Kagge – Gürültü Çağında Sessizlik (2020)

Sessizlik nedir?

Sessizliğe nasıl ulaşabiliriz?

Norveçli kâşif Erling Kagge, sessizlik üzerine büyüleyici bir anlatıyla karşımızda.

‘Gürültü Çağında Sessizlik’, şehrin gürültüsünden, kalabalıklardan, teknolojiyle çevrelenmiş hayatlarımızdan ve yorulmak nedir bilmeyen zihinlerimizden sıyrılıp sessizliğe nasıl sığınabileceğimizi anlatıyor.

Kitabında “Sessizlik nedir?”, “Nerede, nasıl bulunur?” ve “Neden önemlidir?” gibi soruların yanıtlarını arayan Kagge, bizzat kendi deneyimlerinden yola çıkarak bizlere dünyaya dışarıda bırakmanın keyfine nasıl varabileceğimizi, sessizliğin gücünü nasıl hissedebileceğimizi açıklıyor.

Kagge, “Gürültü hayat kalitesini azaltan bir huzursuzluk kaynağıdır ve böyle kalmaya devam edecektir.” diyor.

Kitaptan bir alıntı daha:

“Bütün insanlığın mutsuzluğunun kaynağı yalnızca tek bir şeyde yatmaktadır ki bu, insanın bir odada kendi kendine, sakin bir şekilde oturmayı becerememesidir.” – Blaise Pascal

  • Künye: Erling Kagge – Gürültü Çağında Sessizlik: Dünyayı Dışarıda Bırakmanın Keyfi, çeviren: Nezihat Bakar Langeland, Alfa Yayınları, anlatı, 124 sayfa, 2020

Kolektif – Dinler Kitabı (2014)

Yazarlarının çoğunluğunu din görevlileri ile İbrani, Yahudi, Tevrat ve dinsel araştırmalar alanlarında çalışanların oluşturduğu bu çalışma, ilk inançlardan modern dinlere din olgusunun gelişimini irdeliyor.

Kitapta, erken toplumlarda animizm, M. Ö. 3000’lerden itibaren ortaya çıkmış kadim ve klasik inançlarda iyi ile kötü arasındaki mücadele, Hinduizm’de fiziksel ve zihinsel dönüşüm, Budizm’de ritüel ve tekrar, Musevilik’te mistisizm ve Kabala, İslamiyet’te imanın temel amelleri ve tamamen eşitlikçi olan; ırk, sınıf ya da cinsiyet ayrımcılığından kurtulmuş Sihizm’in davranış kodları gibi ilgi çekici konular ele alıyor.

  • Künye: Kolektif – Dinler Kitabı, proje editörleri: Gareth Jones ve Georgina Palffy, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Alfa Yayınları, din, 352 sayfa

Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım (2010)

Oğuz Akay ‘Bu Sofrada Ben Varım’da, Atatürk’ün sofra geleneğini, sofrada yaşanan anılar ekseninde anlatıyor.

Atatürk’ün bu sofraları, bazıları tarafından bir eğlence, bir rakı sofrası olarak tanımlanmıştı.

Akay ise, Salih Bozok, Celal Bayar, Falih Rıfkı Atay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi, bizzat o sofrada bulunmuş isimlerin anlatımlarına dayanarak bu teze karşı çıkıyor.

“Bu sofra, bir yeme, içme ve eğlence sofrası değil; bir iradenin ve bir devrimin sofrası idi.” diyen Akay, 1899-1938 yılları arasında kırk yıl boyunca sürmüş sofranın hikâyesini sunuyor.

Kapsamlı bir çalışmanın ürünü olan kitap, Atatürk’e yakın birçok ismin gözlem, değerlendirme ve anılarını bir araya getiriyor; Atatürk’te sofra geleneğinin nasıl oluşup yerleştiğini, sofrada nasıl eğlenildiğini ve burada konuşulan, tartışılan konuları araştırıyor.

  • Künye: Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım, Alfa Yayınları, tarih, 716 sayfa

Jonathan Harris – Konstantinopolis (2020)

Bizans dönemi İstanbul’u üzerine çok iyi bir çalışma.

Ağırlıklı olarak Bizans tarihi üzerine yaptığı çalışmalarla bildiğimiz Jonathan Harris, var olduğu dönemde Avrupa’nın en büyük şehri olan Konstantinopolis’i çok yönlü bir şekilde izliyor.

Bizans döneminde İstanbul’un ilahî bir şekilde atanmış kutsal bir imparator tarafından kurulduğu; Roma ile Kudüs kadar kutsal olduğu sorgusuz kabul ediliyordu.

Bizans imparatorları da şehrin etrafında oluşmuş olan bu manevî atmosferi artırmak için ellerinden geleni yaptılar.

Konstantinopolis’in ve imparatorluğun bin yıldan fazla bir süre ayakta kalmasında bu efsanenin yeri önemlidir.

İşte Harris de, İstanbul’u bu yönüyle işleyen ilk tarih çalışmasına imza atmış.

Kitap, dönemin Konstantinopolis’ini, manevi unsurlar ile siyasi unsurlar, efsane ile gerçek arasında vücut bulan bu etkileyici ilişkiyi merkeze alarak inceliyor.

  • Künye: Jonathan Harris – Konstantinopolis: Bizans’ın Başkenti, çeviren: Tevabil Alkaç, Alfa Yayınları, tarih, 424 sayfa, 2020

Charles Darwin – Solucanlar (2020)

Darwin’in evrim kuramı kadar, daha önceki alışkanlıklarımızı ve kanaatlerimizi köklü bir şekilde dönüştüren bilimsel bir devrim yoktur.

Darwin’in, ufuk açıcı değerlendirmelerde bulunduğu ‘Solucanlar’ adlı bu çalışması ise, evrim olgusunu bu sefer solucanların oluşumu, yaşamları ve alışkanlıklarını merkeze alarak izliyor.

Darwin’in son bilimsel kitabı olan ve ‘İnsanın Türeyişi ve Cinsel Seçilim’ adlı çalışmasından on yıl sonra, yani 1881’de yayımlanan kitap, ele aldığı konuyu çok özgün bir şekilde ortaya koyduğu gibi, Darwinci kuramın nasıl üstün bir açıklama gücüne sahip olduğunu ve açıklamasındaki ekonomikliğin ne denli olağanüstü olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor.

  • Künye: Charles Darwin – Solucanlar: Bitkisel Humus Oluşumunda Solucanların Etkileri ve Solucan Alışkanlıklarına Dair Gözlemler, çeviren: Mehmet Doğan, Alfa Yayınları, bilim, 190 sayfa, 2020

Carter V. Findley – Kalemiyeden Mülkiyeye (2020)

Osmanlı İmparatorluğu’nda, 18 yüzyıl ortalarından Cumhuriyet’e kadar geçen süre reformlar dönemi olarak tanımlanır.

Peki, bu dönemdeki reformlar, memurların toplumsal ve kültürel temellerini nasıl etkiledi?

Carter Findley, bizde yeni baskısı yapılan bu özgün incelemesinde, Osmanlı’daki idari reformlar sonucunda mülkiye memuriyetinin gelişmesinin, bizzat devletin yetkililerinin dönüşümünü merkeze alarak araştırıyor.

Findley, bu dönemde Osmanlı memurunun eğitiminin nasıl dönüştüğünü ve dönemin kültürel gerilimlerinin memur üzerindeki yansımalarını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Osmanlı devletinin iyi hizmeti ödüllendirip ödüllendirmediği ve değişen ekonomik koşullara karşı memurlarını korumayı başarıp başarmadığı da, kitapta irdelenen diğer ilgi çekici konu.

Nezaretler ve diğer dairelerdeki “sicill-i ahval”lerden yola çıkarak memurların kökenlerine inen yazar, modernleşme çabaları içerisinde, geleneksel kalemiyenin mülkiyeye, kalem efendisinin mülkiye memuruna doğru geçirdiği evrimin öyküsünü sunuyor.

Findley çalışmasını, dönemin kimi adı bilinen memurların ayrıntılı hikâyeleriyle de zenginleştiriyor.

  • Künye: Carter V. Findley – Kalemiyeden Mülkiyeye: Osmanlı Memurlarının Toplumsal Tarihi, çeviren: Gül Çağalı Güven, Alfa Yayınları, tarih, 536 sayfa, 2020

Gerard ‘t Hooft – Maddenin Son Yapıtaşları (2020)

Parçacık fiziği konusunda rehber bir çalışma arayanlara, bizde yeni baskısı yapılan bu güzel kitabı, ‘Maddenin Son Yapıtaşları’nı muhakkak öneriyoruz.

Nobel Fizik Ödülü sahibi Gerard ‘t Hooft’u, aynı zamanda parçacık fiziğine yaptığı muazzam katkılarla da biliyoruz.

Hooft, hem konunun uzmanlarının hem de her seviyeden okurun rahatlıkla anlayabileceği bir üslupla, doğayı adeta yapboz gibi bir araya getiren, her seferinde eksik bir parçayı tamamlayan parçacık fiziğinin elli yılı aşkın bir süredir maddenin en küçük parçaları üzerine yaptığı araştırmaların neticelerini sunuyor.

Kitap, moleküller, atomlar ve atomların dünyası üzerine sahip olduğumuz bilgilerin bir özetini sunarak başlıyor.

Yazar ilerleyen bölümlerde de, hem parçacık fiziğinin kaydettiği olağanüstü dönüşümleri ortaya koyuyor hem de gelecekte bu alanda neler olacağına dair öngörülerini bizimle paylaşıyor.

  • Künye: Gerard ‘t Hooft – Maddenin Son Yapıtaşları: En Küçükleri Arayış Serüveni, çeviren: Mustafa Özen, Alfa Yayınları, fizik, 272 sayfa, 2020

Rüştü Erata – Türkçe Konuşmanın Püf Noktaları (2010)

Rüştü Erata, TRT kökenli bir haber spikeri. Erata’nın, Türkçenin güncel sorunlarına odaklanmış, ‘Sachmalama Türkçe de Neymiş?’ adlı bir kitabı daha bulunuyor.

Yazar elimizdeki çalışmasında ise, daha etkili iletişim kurmak, daha iyi ve güzel konuşmak isteyenlere, kapsamlı bir Türkçe konuşma kılavuzu sunuyor.

Konuşmaya nasıl başlayıp nasıl sürdürüleceği; reklamlarda dil; televizyonların çeviri ve seslendirme dili; başlıca dil terimleri; Türkçenin temel özellikleri ve A’dan Z’ye tüm sözcüklerin söyleyiş kaynakları, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

Kitap, Türkçeyi ustalıkla kullanmak isteyen her okura hitap ediyor, fakat özellikle sunucular, spikerler, seslendirmeciler ve haberciler gibi, basın-yayın alanında çalışanlar için iyi bir kaynak.

  • Künye: Rüştü Erata – Türkçe Konuşmanın Püf Noktaları, Alfa Yayınları, dil, 511 sayfa

John Lloyd ve John Mitchinson – Nasıl Bilirdiniz? (2018)

John Lloyd ve John Mitchinson isimlerine, ‘Cahillikler Kitabı’yla aşinayız.

Yazarlar, ‘Nasıl Bilirdiniz?’de ise, tarihsel şahsiyetlerin sıra dışı özelliklerini anlatıyor.

Altmış sekiz ünlü ismi bir araya getiren kitapta, hayata kötü başlayan, gamsız, doyumsuz, hırs küpü, uçkuruna düşkün, bahtsızlığı sineye çeken, maymun besleyen, başka kimliklere bürünen ve öldükten sonra hayat bulan altmış sekiz bilinen ismin hikâyesi yer alıyor.

Kitap, Leonarda da Vinci, Nikola Tesla, Sigmund Freud, Karl Marx, Frida Kahlo, Epikür ve Giacomo Casanova gibi çok sayıda ismin başından geçen ilginç olayları, onların pek bilinmeyen öykülerini okurlarına sunuyor.

  • Künye: John Lloyd ve John Mitchinson – Nasıl Bilirdiniz?: Tarihsel Şahsiyetlerin Sıra Dışı Özellikleri, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Alfa Yayınları, portre, 400 sayfa, 2018

Kolektif – Estetik Üzerine Yazılar (2019)

Hem çeviri hem de telif yazıları bir araya getiren bu güzel derleme, estetik konusunda Türkçe felsefe literatürüne katkı sunacak türden.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, Baumgarten’dan postmodern döneme uzanarak öznenin estetik kavrayışı üzerine çeşitli düşünürleri ve kavramlarını yorumluyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Hegel’de özne-nesne birliği arayışında sanatın rolü,
  • Hume’un estetiğinde beğeninin ölçütü,
  • Fichte ve Alman romantisizmi,
  • Nietzsche’nin perspektifinden ‘güzel’in ölçütü olarak “güç istemi”,
  • Sanatta postmodern obje kavrayışı,
  • Baumgarten’dan Kant’a estetikteki dönüşüm…

Çalışmanın bir diğer önemli özgünlüğü ise, çağımızdaki haliyle estetiği daha iyi kavramak için estetik alanına giren kavramların tarihsel bağlamını aydınlatması.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alexander Gottlieb Baumgarten, Gamze Keskin, Nurten Öztanrıkulu Özel, Friedrich Schiller, Nil Avcı, Berk Özcangiller, B. Utkan Atbakan ve Oktay Taftalı.

  • Künye: Kolektif – Estetik Üzerine Yazılar: Baumgarten’dan Postmodernizme, editör: Gamze Keskin, Alfa Yayınları, estetik, 276 sayfa, 2019