Martin van Bruinessen ve Stefano Allievi (der.) – Avrupa’da Müslüman Öznenin Üretimi (2012)

  • AVRUPA’DA MÜSLÜMAN ÖZNENİN ÜRETİMİ, derleyen: Martin van Bruinessen ve Stefano Allievi, çeviren: Attila Tuygan, İletişim Yayınları, sosyoloji, 294 sayfa

 

Önemli sosyolog ve antropologların katkıda bulunduğu ‘Avrupa’da Müslüman Öznenin Üretimi’, Batı Avrupa’daki İslami bilginin üretimini, konuyla ilgili kurumlar, dini otoriteler ve bu coğrafyadaki özgün pratiklerden yola çıkarak irdeliyor. Müslümanlığın Avrupa’daki yaşanma biçimleri konusunda aydınlatıcı bir çalışma olan kitap, buradaki Müslümanların teorik ve uygulamalı İslami bilgiyi nasıl edindiklerini, imam ve âlimlerin Avrupa’da nasıl eğitildiklerini, Müslüman tarikatçılığının farklı toplumlarla ilişki kurma deneyimini, Müslüman taleplerinin dile getirilmesinde Müslüman entelektüellerinin üstlendiği rolü tartışıyor.

E. Xemgin – Mazda İnancı ve Alevilik (2012)

  • MAZDA İNANCI VE ALEVİLİK, E. Xemgin, Berfin Yayınları, inceleme, 372 sayfa

 

E. Xemgin elimizdeki çalışmasında, Kürtler üzerinden Aleviliğin kökeni ve Mazda inancıyla olan ilişkisini irdelerken, bu iki inancın insana ve dünyaya bakışındaki benzerlik ve ayrılıkları karşılaştırıyor. Kürtlerde sosyal hayatın ve inançların evrimiyle kitabına başlayan Xemgin, Alevilik ve Mazda inançlarının felsefe ve öğretileri konusunda okurlarını aydınlatıyor. Kitabın devamında da, Alevilik ile Mazda inancının kendini tanıma, suyun kutsallığı, burçlar, yaşam, akıl, bilgiye verilen önem, kutsal sayılar, insan, cennet ve cehennem, kader anlayışı ve mücadele gibi konu ve kavramlara nasıl yaklaştıkları karşılaştırılıyor.

Thomas Paine – Akıl Çağı (2012)

Aydınlanma döneminin önde gelen düşünürlerinden Thomas Paine, ‘Akıl Çağı’ adlı bu devrimci kitabında, Tevrat ve İncil’i kıyasıya bir eleştiriye tabi tutuyor.

Paine, 1874’te yayımlanan kitabında, Tanrı’ya inandığının özellikle altını çiziyor ve söz konusu kutsal addedilen kitapların Tanrı yapısı değil, insan yapısı olduğunu savunuyor.

Buna örnek olarak da İncil’de yer almış açık saçık öyküleri, işkenceleri ve acımasızlıkları gösteren Paine, bu kitapların Tanrı’nın sözü değil, bizzat İblis’in sözü olduğunu belirtiyor.

Yayımlandığı dönemde tepkiyle karşılanan kitabın, günümüzde de önemini koruduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Thomas Paine – Akıl Çağı, çeviren: Ali İhsan Dalgıç, İş Kültür Yayınları, din, 175 sayfa

Ludwig Feuerbach – Tanrıların Doğuşu (2012)

  • TANRILARIN DOĞUŞU, Ludwig Feuerbach, çeviren: Oğuz Özügül, Say Yayınları, felsefe, 352 sayfa

 

Alman filozof Ludwig Feuerbach, elimizdeki kitabında, klasik, İbrani ve Hıristiyan Antikçağ kaynaklarına dayanarak Tanrı inancının ortaya çıkışını irdeliyor. Tanrı inancının insanın doğasında olmayıp, bir talebin nihayetinde ortaya çıktığını söyleyen Feuerbach, böylece insan zihnindeki Tanrı fikrinin yapay olduğunu belirtiyor. Tanrı’nın, sadece talep edildiği, içten arzu edildiği için tasarlanmış, düşünülmüş ve inanılmış bir varlık olduğunu savunan düşünüre göre, insanoğlu böyle yaparak benliğini yalanlamış, özüne yabancılaşmış ve yoksullaşmıştır. Feuerbach bu düşüncesini, klasik kaynaklara dönerek ispat etmeye çalışıyor.

Cicero – Tanrıların Doğası (2012)

  • TANRILARIN DOĞASI, Cicero, çeviren: Çiğdem Menzilcioğlu, Kabalcı Yayınları, felsefe, 491 sayfa

 

Romalı hatip ve düşünür Cicero, Latince adı ‘De Natura Deorum’ olan elimizdeki kitabında, tanrıların doğasını ve onların dünyevi işlere etkisini sorguluyor. Cicero burada asıl olarak, Epicurus, Stoa ve Academia gibi, Eski Yunan dünyasının üç önemli felsefe okulunun belli başlı temsilcilerinin konuya ilişkin yaklaşımlarını toplu halde sunuyor. Tanrıların varlığından şüphe duyan filozoflara karşı bir tavır sergileyerek tanrıların var olduğu görüşünü savunan Cicero, kitabının devamında da, tanrıların nasıl bir doğaya sahip olduklarını, nerede yaşadıklarını ve dünyevi işlerde ne derece etkili olduklarını tartışıyor.

Roy Jackson – İslam’da 50 Önemli İsim (2012)

  • İSLAM’DA 50 ÖNEMLİ İSİM, Roy Jackson, çeviren: Nurullah Koltaş, Ayrıntı Yayınları, din, 271 sayfa

 

Üniversitelerde din ve felsefe dersleri veren Roy Jackson, ‘İslam’da 50 Önemli İsim’de, İslam tarihinde etkili olmuş aktörlerin izini sürüyor. Jackson, yalnızca bu isimlerin hayatlarını sunmakla yetinmeyerek; bunların düşüncelerini, İslam’ın içinde ve dışında yarattıkları etkiyi ve bunlar hakkında bilgi alınabilecek kaynakları kitabının konusu ediniyor. Batılı bir entelektüelin Doğu ve İslam’ı anlama çabasının ürünü olarak da düşünülebilecek kitap, Hz. Muhammed’ten Ebu Hanife’ye, Muaviye’den Farabi’ye, İbni Sina’dan Mevlana’ya, Seyyid Kutub’dan Ali Şeriati’ye ve Humeyni’den Raşid Gannuşi’ye kadar birçok isme yer veriyor.

Zerdüşt – Avesta (2012)

‘Avesta’, dünyanın en eski vahiy dini olan Zerdüştiliğin kutsal metinlerini bir araya getirmesiyle altın değerinde bir kaynak.

James Darmesteter’in uzun çalışmalarının neticesinde İngilizceye çevirdiği ‘Avesta’, halen pek çok araştırmacının başvurduğu, en yetkin çevirilerden.

Elimizdeki bu Türkçe ‘Avesta’ çevirisi de, Darmesteter çevirisini esas alıyor.

Burada, ‘Vendidad’, ‘Visperad’, ‘Yasna’ ve ‘Khorda Avesta’ gibi bölümler eşliğinde sunulan ‘Avesta’da, Zerdüştlüğün tanımladığı kötücül ruhlar; dini şarkılar; Ahura Mazda ile meleklere sunulan dualar; tapınma ve adaklar anlatılıyor.

Zerdüştlüğün kozmolojisi, etiği ve estetiği üzerine önemli bilgiler içeren kitap, Xanna Omerxalî imzalı Zerdüştlük ve ‘Avesta’ konulu kapsamlı bir girişle de açılıyor.

  • Künye: Zerdüşt – Avesta: Zerdüştilerin Kutsal Metinleri, çeviren: Fahriye Adsay ve İbrahim Bingöl, Avesta Yayınları, din, 479 sayfa, 2012

Gershom Scholem – Sabetay Sevi (2012)

  • SABETAY SEVİ, Gershom Scholem, çeviren: Eşref Bengi Özbilen, Kabalcı Yayınevi, biyografi, 857 sayfa

 

Gershom Scholem elimizdeki kitabında, “mistik mesih” olarak tanımladığı Sabetay Sevi’nin ve onun hareketinin kapsamlı bir öyküsünü kaleme almış. Sabetaycı hareketin, İkinci Tapınak’ın yıkılmasından beri Yahudilikteki en önemli Mesihçi hareket olduğunu savunan Scholem, kitabında, Sabetay Sevi ile onun peygamberi Gazzeli Nathan’ın ölümlerine kadar hareketin kapsamlı bir tarihini sunuyor. Sabetaycı hareketin arka planı, Sabetay Sevi’nin ilk yılları, Filistin’de Sabetaycı hareketin başlaması, Sevi’nin Gelibolu’da hapsedilmesi, Sevi’nin dininden dönme süreci ve hayatının son yılları, kitapta yer alan konulardan birkaçı.

M. Hakan Yavuz – Erbakan’dan Erdoğan’a Laiklik, Demokrasi, Kürt Sorunu ve İslam (2011)

  • ERBAKAN’DAN ERDOĞAN’A LAİKLİK, DEMOKRASİ, KÜRT SORUNU VE İSLAM, M. Hakan Yavuz, çeviren: Leman Adalı, Kitap Yayınevi, siyaset, 352 sayfa

 

Türkiye’de İslam ve modernleşme konusunda yaptığı çalışmalarla bilinen M. Hakan Yavuz elimizdeki çalışmasında, genel olarak, dini nitelikli siyasal hareketlerin demokratikleşmenin ve liberalleşmenin öncüsü olup olamayacağı konusunu tartışıyor. Radikal grupların rekabetçi ve kurallara dayanan katılımcı bir siyasal düzen içerisinde bulunduklarında etkinlik ve ideolojilerini ılımlılaştırdıklarını savunan Yavuz, bu bağlamda, günümüzde Türkiye’de İslamcı hareketlerin görünümündeki dönüşümlerin nasıl ve neden gerçekleştiğini masaya yatırıyor. Yavuz bunu yaparken, dini aktörlerin, kamusal alandaki siyasal davranışlarını da açıklamaya girişiyor.

Mahmut Muhammet Taha – İslam’ın İkinci Mesajı (2011)

  • İSLAM’IN İKİNCİ MESAJI, Mahmut Muhammet Taha, çeviren: Haydar Aslan, Ayrıntı Yayınları, din, 175 sayfa

 

İslam alimi Mahmut Muhammet Taha, ‘İslam’ın İkinci Mesajı’nda, İslamiyet’in özünde eşitlikçi ve insani bir din olduğunu savunarak, dinin daha sonraki yorumunu eleştiriyor. Taha, İslam’ın ilkin, Peygamber’in ırk, cinsiyet ve sosyal köken bağlamında ayrım yapmaksızın tüm erkek ve kadınlar arasında eşitlik ve bireysel sorumluluğu öğütlediği Mekke’de sunulduğunu; fakat Peygamber’in ve ashafının baskı görüp Medine’ye hicret etmesiyle, mesajın bazı yönlerinin değiştiğini savunuyor. İki dönemdeki ayetleri karşılaştıran yazar, Müslümanların günümüzde bildiği tarihsel İslam şeriatı kanununun, ikinci aşamaya ait ayetlere dayandığını belirtiyor.