Jürgen Habermas – Söylem Etiği (2020)

Jürgen Habermas’ın kavramsallaştırdığı şekliyle söylem etiği, evrenselci ve yararcı ahlak anlayışlarına karşı bireylerin kendi aralarında tartışmaları sonucu elde ettikleri normatif bir alandır.

Söylem etiği, bir konuşmada tarafların geçerlilik iddiaları ortaya koydukları ve makul gerekçelerle uzlaşıma varmaya çalıştıkları, söylem merkezli etik kuramdır.

Başka bir deyişle, söyleme katılmakla, söylemin kuralları kabul edilmiştir.

Bu kitap ise, söylem etiğinin ne demek olduğunu ve hangi ahlaki sezgileri kavramsallaştırdığını kapsamlı bir şekilde irdelemesiyle önemli.

Kantçı ahlak teorisini yeniden yorumlayan Habermas burada, Hegel’in, Kantçı etiğin biçimciliğine yönelik itirazını, bir yaşam biçimini rasyonel yapan unsurları, bireyin ahlaki gelişimini, pratik aklın etik ve ahlaki kullanımını tartışıyor.

  • Künye: Jürgen Habermas – Söylem Etiği, çeviren: Seyit Coşkun, Fol Kitap, felsefe, 258 sayfa, 2020

Jesse J. Prinz – İçteki Ses (2020)

Duygularımız hayati derecede önemlidir.

Öyle ki, akıl yürütme, eylem ve amaçlarımıza yön verirler.

Jesse Prinz, kapsamıyla da dikkat çeken bu çalışmasında, özgün bir duygu kuramıyla karşımızda.

Prinz’in duygu kuramını benzerlerinden farklı kılan asıl husus, bilişsel ve bilişsel olmayan kuramlar ile biyolojik indirgemeci ve sosyal inşacı kuramlar arasındaki boşluğu kapatması.

Duyguların ahlak ve bunun gibi yüce alanları kavrayışımızda merkezi konumda olduklarını söyleyen kitap, içimizdeki çarpıntıların, sızıların ve sancıların nasıl bu türden roller oynayabildiklerini aydınlatmasıyla bilhassa öne çıkıyor.

Kitapta, duygu ve bilişten temsiller olarak duygulara, duyguya özgü fizyolojiden duyguların içsel sebeplerine, duygular ve doğadan duygular ve yetişmeye ve duygusal bilinçten duyuşsal durumların tipolojisine pek çok konu tartışılıyor.

  • Künye: Jesse J. Prinz – İçteki Ses: Algısal Bir Duygu Kuramı, çeviren: Berk Yaylım, Fol Kitap, felsefe, 406 sayfa, 2020

Brent Adkins – Arzu ve Ölüm (2020)

 

“Yaram benden önce vardı;

Ben onu cisimleştirmek için doğdum.” –Joë Bousquet

Bu kitap, Hegel, Heidegger ve Deleuze felsefesinde “arzu” ve “ölüm”ün tuttuğu yeri irdeleyen, en önemlisi de bunu yaparken yaşam üzerine derinlemesine düşünen bir çalışma.

Hegel, çağdaş Fransız felsefesi ve özellikle de Deleuze ile Guattari felsefesi üzerine birçok yayını bulunan Brent Adkins, yalnızca Hegel, Heidegger ve Deleuze’ün ‘arzu’, ‘eksiklik’ ve ‘yas’a ilişkin fikirlerini aydınlatmakla kalmıyor, aynı zamanda bu isimlerin Freud, Lacan ve Žižek’le kesiştikleri ve ayrıştıkları noktaları açığa çıkararak bir anlamda sıkı bir felsefe tarihi okuması gerçekleştiriyor.

Adkins, Heidegger’in ölüme yaklaşımını, eksiklik ve melankoli bağlantısı ekseninde irdeliyor.

Hegel’in ‘Tinin Fenomenolojisi’nden yola çıkarak yas, bilincin gelişimi ve olumsuzlama arasındaki bağıntıyı inceliyor.

Ve nihayet, Deleuze’ün ‘üretkenlik olarak arzu’ yaklaşımını da Freudcu ‘ölüm arzusu’ yorumu bağlamında tartışıyor.

  • Künye: Brent Adkins – Arzu ve Ölüm: Hegel, Heidegger, Deleuze, çeviren: A. Kadir Gülen, Fol Kitap, 296 sayfa, 2020

Jean-Jacques Rousseau – Dağdan Yazılmış Mektuplar (2020)

Jean-Jacques Rousseau’nun polemik türünün dikkate değer örnekleri arasında yer alan ‘Dağdan Yazılmış Mektuplar’ı, düşünürün siyaset, tarih, hukuk, düşünce ve ifade özgürlüğü, sivil din, dinin sivil toplumdaki yeri ve önemi ve dinde reform üzerine yaptığı çarpıcı değerlendirmelerle dikkat çekiyor.

Fransa’da Rousseau’nun eserleri infial yaratır ve yöneticiler de Rousseau’nun eserlerinin yakılması ve yasaklanması emrini verirler.

Rousseau da, tüm bu olup bitenlere cevaben bu kitabı kaleme alır.

Kitap aynı zamanda, düşünürün sivil din ve din felsefesi hakkındaki görüşleri bakımından da önemli bir kaynaktır.

Rousseau’nun ‘Emile’ ve ‘Toplum Sözleşmesi’ eserlerinin tamamlayıcısı olarak okunabilecek bu mektupların, Mustafa Kemal Atatürk’ün Yahya Kemal’e Paris’ten özel olarak getirttiği eserler arasında yer aldığını da ayrıca belirtelim.

  • Künye: Jean-Jacques Rousseau – Dağdan Yazılmış Mektuplar, çeviren: Adnan Akan, Fol Kitap, mektup, 260 sayfa, 2020

Bertrand Russell – Felsefi Gelişimim (2020)

Bertrand Russell’dan büyüleyici bir felsefi otobiyografi.

Russell burada, yetmiş yılı aşkın felsefi çalışmalarının samimi bir dökümünü yapıyor ve Hegelci döneminden öğrencisi ve dostu Wittgenstein’ın çalışmalarının kendisini nasıl etkilediğine uzanarak bize adeta felsefi bir şölen sunuyor.

Düşünür burada idealizmi neden ve nasıl terk ettiği, Peano’nun matematiksel mantığı üzerine kurulan mantığı benimseyişi, matematikte mantıksal yönler, bilgi kuramı, bilinç ve deneyim, dil, “doğruluğun” tanımı, kesin olmayan çıkarım, mantık ve ontoloji, zihin ve William James felsefesi gibi pek çok ilgi çekici konuyu da ele alıyor.

Kitabın, Alan Wood imzalı, “Russell’ın Felsefesi ve Gelişimi Üzerine Bir İnceleme” başlıklı oldukça aydınlatıcı bir yazıyla açıldığını da belirtelim.

Russell’ın yapıtları o kadar çok farklı konuyu kapsamaktadır ki uygun bir yorum yapmak bazen zorlaşabiliyor.

Wood’un kapsamlı yazısı ise, bu çalışmaların usta işi bir çözümlemesi ve değerlendirmesini yapmasıyla çok önemli.

  • Künye: Bertrand Russell – Felsefi Gelişimim: Entelektüel Bir Otobiyografi, çeviren: Halil Kayıkçı, Fol Kitap, felsefe, 312 sayfa, 2020

Mirian Goldenberg – Özgürlük ve Mutluluk İçin Salla Gitsin (2020)

Mirian Goldberg, başarılı TEDx konuşmacılarından biri olarak dünya çapında yankı uyandırmıştı.

Goldberg bu ünlü konuşmasında, erkek ve kadın dünyasından alıntılardan yola çıkarak birçok soru soruyor ve bunları cevaplıyordu.

İşte bu konuşma ve daha fazlası, şimdi elimizdeki kitapta bir araya getirilmiş.

Bir nevi “mutluluk antropolojisi” olarak okunabilecek kitap, pek çok hayati sorudan yola çıkarak zorlukların üstesinden gelebilme, daha özgür ve daha mutlu bir hayat kurabilme cesaretini anlatıyor.

“Mutluluk nedir?”, “Hayatın anlamı nedir?”, “Hayır dersem nasıl tepki alırım?”, “Nasıl daha anlamlı bir hayat yaşarım”, “Toplumun değer yargıları özgürlüğümün önünde neden engel?”…

‘Özgürlük ve Mutluluk İçin Salla Gitsin’, bu ve bunun gibi pek çok sorunun yanıtını arayan okurlara, yani hepimize hitap ediyor.

  • Künye: Mirian Goldenberg – Özgürlük ve Mutluluk İçin Salla Gitsin, çeviren: Nuray Önoğlu, Fol Kitap, deneme, 128 sayfa, 2020

Gary Gutting – İmkânsızı Düşünmek (2020)

1960 sonrasında büyük atılım gerçekleştiren Fransız felsefesi üzerine harika bir inceleme.

Gary Gutting, söz konusu dönemde Fransız felsefesinin üç önde gelen filozofu olan Foucault, Deleuze ve Derrida’yı merkeze alarak, Fransız felsefesinin hemen hemen aynı zamanda filizlenen analitik felsefeden nasıl farklılaştığını irdeliyor.

Yazar aynı zamanda, Hegel ve Heidegger’in bu dönüşümdeki paylarını ve bunun yanı sıra yeni kuşağın idolü Sartre’ın bu filozoflarla kurduğu gerilimli ilişkiyi de tartışıyor.

Foucault, Derrida ve Deleuze’ün felsefi yapılarındaki Nietzsche okumaları ve hesaplaşmaları ve 1980’ler ile 90’larda ‘etiğe dönüş’ün kurucu isimlerinden Levinas’ın bu filozoflarla ilişkisi ve Alain Badiou ontolojisinin ve fenomenolojinin ‘imkânsızı düşünme projesi’ndeki konumu da, kitapta ele alınan diğer ilgi çekici konular.

  • Künye: Gary Gutting – İmkânsızı Düşünmek: 1960 Sonrası Fransız Felsefesi, çeviren: Mukadder Erkan, Fol Kitap, felsefe, 344 sayfa, 2020

James Robert Brown – Bilim Felsefesi (2020)

Bilim felsefesinin uzun ve ilham dolu tarihi üzerine harikulade bir çalışma.

Alana yeni ilgi duymaya başlayan okurlar kadar felsefecilerin, bilim insanlarının ve uzmanların da seveceği kitap, yüzyıllar boyu pek çok düşünürün bilim felsefesine ne gibi katkılar sunduğunu özlü bir biçimde ortaya koyuyor.

James Robert Brown, Türkçe baskıya özel bir önsözle yayımlanan bu çevirisinde, Mill’den Gazali’ye, Poincare ve Reichenbach’tan Viyana Çevresi’nin kıdemli üyeleri Schlick ve Carnap’a, Hempel ve Popper’dan Kuhn ve Feyerabend’a pek çok ismin fikirlerine yer veriyor.

Kitap bunu yaparken de, yalnızca bilim felsefesi değil çağdaş bilim sosyolojisi tartışmalarından feminist eleştirel kuramlara kadar geniş bir alanda geziniyor.

  • Künye: James Robert Brown – Bilim Felsefesi, çeviren: Dilek Kadıoğlu, Ebubekir Demir, Gülben Salman, Halil Rahman Açar, Hüsnü Özer ve Mehmet Ali Sarı, Fol Kitap, bilim, 368 sayfa, 2020

John Dewey – Eğitimde Ahlak İlkeleri (2020)

Ahlak ve eğitim arasındaki ilişki nedir?

Daha da önemlisi, ahlaki eğitimin mahiyeti nedir?

John Dewey’in bu klasik yapıtı, bu sorulara doyurucu yanıtlar veren, ahlak ve eğitim konusunda eşsiz bir yapıt.

Çalışma, hem ahlakla ilgili yoğun bir tartışma yürütmesi hem de pratik felsefenin nitelikli bireysel, toplumsal ve eğitim için neden kaçınılmaz olduğunu gözler önüne sermesiyle özellikle önemli.

Kitabın bu çevirisini dikkat çekici kılan bir diğer husus ise, Dewey’in bu eserinin daha kolay anlaşılmasına katkıda bulunacak, 1930 yılında Paris’te yapmış olduğu ve yoğun tartışmalara neden olan ”Ahlakta Üç Bağımsız Unsur” konuşması ile Elizabeth Anderson’ın “John Dewey’in Ahlak Felsefesi” adlı makalesini de barındırması.

  • Künye: John Dewey – Eğitimde Ahlak İlkeleri, çeviren: Süleyman Aydın, Fol Kitap, eğitim felsefesi, 96 sayfa, 2020

Henri Bergson – Madde ve Bellek (2020)

“Tin, maddeden algıları ödünç alır ve besinini bu algılardan çıkartır ve onlara hareket biçiminde geri verir; bu hareketleri özgürlüğüyle damgalar.”

Henri Bergson’dan tin ile madde/beden arasındaki ilişki üzerine eşsiz bir sorgulama.

Bergon’un temel yapıtı olarak kabul edilen kitapta, tinin gerçekliği ile maddenin gerçekliği, tin ile maddenin ilişkisi, beyin ile algı, süre ve zaman arasındaki ilişki gibi pek çok ilgi çekici konu tartışılıyor.

Düşünür bütün bu tartışma boyunca indirgemecilik karşıtı tavrından da taviz vermiyor.

  • Künye: Henri Bergson – Madde ve Bellek: Beden-Tin İlişkisi Üzerine Deneme, çeviren: Işık Ergüden, Fol Kitap, felsefe, 240 sayfa, 2020