Derek Bickerton – Âdem’in Dili (2012)

  • ÂDEM’İN DİLİ, Derek Bickerton, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, dil, 283 sayfa

 

Dilbilimci Derek Bickerton ‘Âdem’in Dili’nde, dilin nasıl evrimleştiğini araştırarak, insan olmanın anlamı konusunda lisanın neden kilit öğe konumunda olduğunu irdeliyor. Dilin, dik yürümek ve kavrayıcı başparmaklar gibi evrimsel bir adaptasyon olduğunu söyleyen Bickerton, çalışmasının merkezine, burada ne tür bir evrimin söz konusu olduğu sorusunu yerleştiriyor. Yazar, dilin, çevresel şartları kendi gereksinimlerimize uydurmamazın bir parçası olduğunu belirtiyor ve yaklaşık iki milyon yıl geriye giderek, insanı vahşi doğada bir araya getirip onu güçlü kılan özgül bir iletişim sisteminin nasıl inşa edildiğini araştırıyor.

Kolektif – Komünizm Fikri (2012)

2010 Berlin Konferansı’na sunulan makalelerden oluşan ‘Komünizm Fikri’, komünist eylem ve pratiğinde gerçleştirilmesi gereken reformlardan küresel kapitalizme karşı mücadele etmek isteyenler açısından komünizmin bugün ne anlama gelebileceğine kadar pek çok konu tartışılıyor.

Konunun felsefi, siyasi, sosyolojik çerçevelerden analiz edildiği kitapta, komünizm kelimesinin anlam ve kullanımları, reel hareket olarak komünizm, bir komünist örgütlenme pratiği olarak Polonya’daki Solidarnosc girişimi, komünizm fikrinde topluluk ve eşitlik ayrımlarından hangisinin öncelikli olacağı ve komünizminin geçmişten nasıl dersler çıkarabileceği tartışılıyor.

Kitap, Alain Badiou, Glyn Daly, Saroj Giri, Kuba Majmurek, Kuba Mikurda, Janek Sowa, Gernot Kamecke, Henning Teschke, Janne Kurki, Artemi Magun, Antonio Negri, Frank Ruda, Jan Völker, Bülent Somay, G. M. Tamás, Cécile Winter ve Slavoj Žižek’in katkılarıyla ortaya çıkmış.

  • Künye: Kolektif – Komünizm Fikri, hazırlayan: Alain Badiou ve Slavoj Žižek, çeviren: Okan Doğan, Savaş Kılıç ve Haluk Barışcan, Metis Yayınları, siyaset, 277 sayfa

David Graeber – Anarşist Bir Antropolojiden Parçalar (2012)

  • ANARŞİST BİR ANTROPOLOJİDEN PARÇALAR, David Graeber, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 102 sayfa

 

David Graeber ‘Anarşist Bir Antropolojiden Parçalar’da, anarşist bir sosyal teorinin ana hatlarını ortaya koymaya çalışıyor. Anarşizmin dünden bugüne bir analiziyle çalışmasına başlayan Graeber, ardından Graves, Brown, Mauss ve Sorel gibi, alanda fikir üretmiş isimleri eleştirel bir gözle yeniden yorumluyor. Halihazırdaki anarşist antropolojinin belli başlı sorunları ile bunların nasıl aşılabileceği konusunda çözüm önerilerini tartışmaya açan Graeber’e göre, Marksizmin devrimci strateji hakkında kuramsal ya da analitik bir söylem olmaya meyilliyken, anarşizmin devrimci pratik hakkında etik bir söylem olmaya meyillidir.

Robert Edgar-Hunt, John Marland ve James Richards – Senaryo Yazımı (2012)

  • SENARYO YAZIMI, Robert Edgar-Hunt, John Marland ve James Richards, çeviren: Gülengül Altıntaş, Literatür Yayıncılık, rehber, 208 sayfa

 

Üç yazarlı ‘Senaryo Yazımı’, film yapımının temelini oluşturan en önemli öğelerden senaryo yazım sanatının ve zanaatının inceliklerini gösteriyor. Kitap boyunca, yazarın senaryosuna şekil vermesine ve zorlu kısımları yaratıcı çözümlerle aşmasına yardımcı olacak alıştırmalar, sektörden profesyonellerin verdiği taktik ve tavsiyeler gibi bazı pratik bilgiler de sunuluyor. Senaryo türleri, fikir bulmak, hikâye anlatımı, spotlar, tretman, sunum, karakter oluşturma, bir dünya yaratmak, mizansen, aksiyon, diyalogların yazılması gibi konuların yer aldığı kitap, tatmin edici senaryolar yazmak konusunda sağlam öneriler sunuyor.

Fernando Pessoa – Pessoa Pessoa’yı Anlatıyor (2012)

  • PESSOA PESSOA’YI ANLATIYOR, Fernando Pessoa, çeviren: Işık Ergüden, Kırmızı Kedi Yayınevi, otobiyografi, 279 sayfa

 

‘Pessoa Pessoa’yı Anlatıyor’, sayısız denebilecek isim ve kişilik altında eserler yaratmış Portekiz’li yazar Fernando Pessoa’nın günlüklerinden, notlarından, hayali ve gerçek mektuplarından hareketle, yazarın kapsamlı bir otobiyografisini örüyor. Söz konusu yazılı materyallerin derlenip toplanmasıyla bir araya gelen elimizdeki seçki, yazara dair bir biyografi çalışması olduğu kadar, Pessoa’nın kişiliği, yaşamı, iç dünyası konusunda oldukça aydınlatıcı bir eser. Metinler, Pessoa’nın krizlerle örülü ergenliğine, özgün kişiliğinin oluşumunu sağlayan etkenlere ve olgunluk döneminin pek çok bilinmeyenine ışık tutar nitelikte.

Ayşe Zarakol – Yenilgiden Sonra (2012)

  • YENİLGİDEN SONRA, Ayşe Zarakol, çeviren: Barış Cezar, Koç Üniversitesi Yayınları, inceleme, 355 sayfa

 

Ayşe Zarakol ‘Yenilgiden Sonra’da, 1. Dünya Savaşı sonrası Türkiye, 2. Dünya Savaşı sonrası Japonya ve Soğuk Savaş sonrası Rusya örnekleri üzerinden, Batı tarafından mağlup edilmiş ülkelerin, yenilgiden sonra edindikleri kaygılar ile yenilgi sonucunda geliştirdikleri dış politikaları arasındaki benzerlikleri araştırıyor. Bunun için, Norbert Elias’ın Avrupa devletler toplumu ile Avrupalı olmayan devletler arasındaki ilişkinin ana hatlarını çizdiği yerleşik-dışarıdaki kavramı ile Erving Goffman’ın “leke” kavramına başvuran Zarakol, yukarıdaki üç ülkenin, Batı denen şeye verdikleri benzer tepkinin nedenlerini saptıyor.

Robert Bresson – Sinematograf Üzerine Notlar (2012)

  • SİNEMATOGRAF ÜZERİNE NOTLAR, Robert Bresson, çeviren: Nilüfer Göngörmüş, Küre Yayınları, sinema, 72 sayfa

 

‘Sinematograf Üzerine Notlar’, ‘Bir Köy Papazı’nın Günlüğü’, ‘Lancelot’, ‘Jeanne d’Arc’ ve ‘Para’ gibi filmlerin yönetmeni Robert Bresson’un 1950-1974 arasında aldığı sinema konulu notlarından oluşuyor. Tarkovsky’nin beğendiği yönetmenlerden olan Bresson, yavaş bir tempoyla yol alan filmlerinde, insanın içsel sorgulamalarının ve onun evrensel sorunlarının izini sürmüştü. Notlar, yönetmenin sinemayla ilgili fikirlerini yansıtırken, onun sinemasının gelişim rotaları konusunda da okura fikir veriyor. Bresson, “Sinema, herkesin kullandığı kaynaktan beslenir. Sinematografsa, bilinmeyen bir gezegende keşfe çıkar.” diyor.

Robert Edgar-Hunt, John Marland ve Steven Rawle – Film Dili (2012)

  • FİLM DİLİ, Robert Edgar-Hunt, John Marland ve Steven Rawle, çeviren: Senem Aytaç, Literatür Yayıncılık, sinema, 192 sayfa

 

Üç yazarlı ‘Film Dili’, sinemanın kendine özgü dilini çok sayıda kavram ile sinema tarihine geçmiş kimi filmlerden hareketle açıklamaya koyuluyor. Altı bölümden oluşan kitapta ilkin, film göstergebilimi bağlamında, sinemasal metinlere atfedilen anlamların oluşturulmasında görsel ve işitsel öğelerin nasıl bir işlevi olduğu inceleniyor. Çalışmanın devamında da, filmde kusursuz bir anlatının ne şekilde inşa edileceği, filmlerdeki metinlerarasılık, ideolojik boyutun filmde nasıl ortaya çıktığı, kadraj ve görüntü kullanımlarının olmazsa olmazları ve filmde anlamın hangi göstergelerle yaratıldığı gibi konular ele alınıyor.

Russel Re Manning (ed.) – 30 Saniyede Dünya Dinleri (2012)

  • 30 SANİYEDE DÜNYA DİNLERİ, editör: Russel Re Manning, çeviren: Zeliha Babayiğit, Caretta Yayınları, din, 160 sayfa

 

Farklı yazarların katkıda bulunduğu elimizdeki kitap, belli başlı elli dini öğretiyi açık bir dille özetliyor. Her dini öğretinin önemli inanışları ve ayırt edici özelliklerinin ele alındığı kitapta, dünyanın en eski dinlerini içeren yerel dinler, Doğu dinleri, Semavi dinler, Orta Asya’da kök salan ve Hz. İbrahim’le aynı soydan gelen ortak gelenekler, Avrupa ve Avrupa dışı Hıristiyanlıkları anlatılıyor. Zerdüştlük, Hinduizm, Budizm, Konfüçyüsçülük, tasavvuf, Kalvinizm, Sünni ve Şii İslam, Mormonlar, Yehova Şahitleri, Kopt Hıristiyanlığı, Baptistler, Moon Tarikatı ve Rastafaryan Hareketi, söz konusu dinlerden birkaçı.

Marc Abélès – Devletin Antropolojisi (2012)

  • DEVLETİN ANTROPOLOJİSİ, Marc Abélès, çeviren: Nazlı Ökten, Dipnot Yayınları, antropoloji, 221 sayfa

 

Marc Abélès, elimizdeki siyasal antropoloji çalışmasında, devleti oluşumundan bugüne, antropolojik bir çerçeveden analiz ediyor. Devletin oluşumunun kökenleriyle çalışmasına başlayan Abélès, burada, ataerkil iktidarın oluşumunu, doğal hukukun bunda nasıl bir rol üstlendiğini ve tohum halindeki devletin ortaya çıkışını irdeliyor. Yazar ardından, devlet tasarımına olanak sağlayan siyasal sistemleri, iktidar düzeneklerini, iktidar ve siyasal temsiliyeti, iktidara meşruiyet getirmeyi hedefleyen araçları ele alıyor. Abélès, çalışmasının son bölümünde ise, devleti, bir temsiliyet biçimi olarak farklı yönleriyle değerlendiriyor.