Tom Regan – Kafesler Boşalsın (2007)

  • KAFESLER BOŞALSIN, Tom Regan, çeviren: Serpil Çağlayan, İletişim Yayınları, hayvan hakları, 316 sayfa

Tom Regan’ın ‘Kafesler Boşalsın’ı, hayvan haklarına odaklanan bir çalışma. Hayvan hakları hareketinin önde gelen felsefi sözcülerinden biri olarak kabul edilen Regan bu çalışmasında, hayvan haklarının nasıl anlaşıldığı ve aslında nasıl anlaşılması gerektiğini ortaya koymayı amaçlıyor. Tom Regan, hayvan haklarının daha önce, “Asıl soru, ‘Akıl yürütebiliyorlar mı?’, ya da ‘Konuşabiliyorlar mı?’ değil, ‘Acı çekebiliyorlar mı?” cümlesiyle formüle edildiğini, fakat şimdi, asıl önemli olanın, hayvanların bir yaşamın öznesi olup olmadıkları olduğunu vurguluyor.

Ahmet Murat Aytaç – Kitlelerin Ruhu (2011)

  • KİTLELERİN RUHU, Ahmet Murat Aytaç, Dipnot Yayınları, siyaset, 342 sayfa

Ahmet Murat Aytaç ‘Kitlelerin Ruhu’nda, kalabalık ve kitle kavramlarının değişik imge tahayyülleri içindeki tezahürlerini ve bunun yarattığı gerilimleri inceliyor. Aytaç bunu da, siyaset felsefesinde kök salmış, siyasetin epistemolojik analizi yaklaşımıyla değil, siyasal topluluğun varlık koşullarını ele alan ontolojik bir soruşturma yürüterek yapıyor. Yazar burada, kalabalıklar ve siyaset arasındaki ilişkiyi, bir siyasal teknoloji olarak kitle söylemini ve kalabalık ve kitle arasındaki siyasal imgeleri irdeliyor. Kitapta bunun yanı sıra, modern siyasal imgelemin sorunlarına kuramsal yanıtlar da verilmeye çalışılıyor. Sosyal ve siyasal kuramdaki kalabalık tahayyüllerine yönelttiği eleştiriyle öne çıkan çalışma, bunu yaparken, eşitlikçi ve özgürlükçü düşünceyi donatacak yeni imgelerin üretilmesinin zorunlu olduğunu da gösteriyor.

Niyazi Kızılyürek – Glafkos Klerides (2007)

  • GLAFKOS KLERİDES, Niyazi Kızılyürek, İletişim Yayınları, biyografi, 262 sayfa

Niyazi Kızılyürek’in ‘Glafkos Klerides’i, ilk etapta, Kıbrıs’ın Rum kesiminin önemli bir figürü olan Klerides’in biyografisi olarak düşünülse bile, adanın yakın tarihine dair önemli ayrıntıları barındırmasıyla dikkate değer. Kitap, Kızılyürek’in, Kıbrıs’ta Enosis’i gerçekleştirmek için kurulan EOKA örgütünün genç avukatı olarak başladığı siyaseti, önemli görevler üstlenerek devam ettirmiş, en son da, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Cumhurbaşkanı olarak on yıl görev yapmıştı. Kızılyürek’in kitabı, adanın bu önemli aktörüyle tarih, siyaset ve Kıbrıs eksenli sohbetlerden oluşuyor.

Herbert Wrigley Wilson – Zırh Devrinde Deniz Muharebeleri (2007)

  • ZIRH DEVRİNDE DENİZ MUHAREBELERİ, Herbert Wrigley Wilson, çeviren: Lütfü Çekiç, Kitap Yayınevi, tarih, 468 sayfa

‘Zırh Devrinde Deniz Muharebeleri’nin ilk baskısı 1937 yılında, Genelkurmay Başkanlığı IX. Şube’si tarafından yapılmıştı. Yayınevinin ‘Sahaftan Seçmeler’ dizisinden çıkan kitap, çalışmanın birinci cildi olup, deniz muharebelerinin 1850-1914 yılları arasındaki zaman dilimine odaklanıyor. Çalışmanın önemi, daha önce ahşaptan yapılan gemilerin kullanıldığı deniz savaşlarında, zırh sisteminin geliştirilmesiyle gelinen yeni aşamayı inceliyor olması. Yüzyıllardır deniz savaşlarının tek aracı olan ahşap gövdeli, yelkenli, toplarını bordasında taşıyan kalyon, sadece 30 yıl içinde yerini, önce demir, sonra çelikten inşa edilen, buharla hareket eden, toplarını döner taretlerde taşıyan zırhlılara bıraktı. Wilson’ın çalışması, bu yeni zırhlı gemilerin 70 yıl içinde, deniz savaşları tarihini nasıl değiştirdiklerini ayrıntılı olarak anlatıyor.

Immanuel Kant – Eğitim Üzerine (2007)

  • EĞİTİM ÜZERİNE, Immanuel Kant, çeviren: Ahmet Aydoğan, Say Yayınları, felsefe, 135 sayfa

Immanuel Kant’ın ‘Eğitim Üzerine’si, yayınevinin yeni başladığı düşünürün toplu eserleri dizisinin ilk kitabını oluşturuyor. Kant’ın Türkçe yayımı için kuşkusuz sevindirici bir başlangıç olan kitap, ‘Ruhun Eğitimi’, ‘Ahlaki Eğitim’ ve ‘Pratik Eğitim’ başlıklı üç bölümden oluşuyor. “Özgürlük sevgisi doğal olarak insanda o kadar güçtür ki, bir kere özgürlüğe alıştığında, artık her şeyi onun uğruna feda edecektir. Sırf bu sebepten ötürü talim-terbiyenin disiplin kısmı çok erken dönemlerde yerini almalıdır, çünkü bu yapılmadığı zaman, hayatta daha sonra kişiliği değiştirmek kolay olmayacaktır. Disiplinden yoksun insanlar gelip geçici her arzuyu, her hevesi takip etmeye yatkındırlar.” diyen Kant, insanın Rousseaucu anlamda soylu özgürlük duygusuyla dolu olmadığını, henüz gelişmemiş ve dolayısıyla eğitilmek zorunda olan bir “insani tabiata” sahip olduğunu savunuyor.

Fakir Baykurt – Yarım Ekmek (2007)

  • YARIM EKMEK, Fakir Baykurt, Literatür Yayınları, roman, 364 sayfa

‘Yarım Ekmek’, yayınevinin epey bir zamandır yayımlamaya başladığı ‘Fakir Baykurt Kitaplığı’ dizisinin sekizinci kitabı. Baykurt’un bu kurgusu, baş kahramanı Kezik Acar ve ailesi üzerinden, Almanya’daki Türklerin nasıl yaşadıklarını, sorunlarının neler olduğunu hikâye ediyor. Baykurt bu hikâyenin arkaplanına da, Türkiye sol edebiyatının önemli bir ismine yakışır şekilde, 12 Eylül 1980 darbesinin Türkiye’de yarattığı çalkantıları, hiç yoktan verilen ölüm cezalarını, o dönemde yaşanan sosyoekonomik çalkantıları ve sıkıntıları ustaca yerleştiriyor. Demiryolcu Mustafa’yla yaşadıkları aşk sonucunda evlenen Kezik, üç çocuk sahibi olduktan sonra kocasını bir kazada kaybeder. Üç çocuğuyla bir başına kalan Kezik, çareyi Almanya’ya gidip işçi olarak çalışmakta bulur. Kezik’in Almanya’daki zor çalışma şartları, bu zorluklar karşısındaki inadı ve Almanya’yada yeni bir hayat kurması, romanın omurgasını oluşturuyor.

Preserved Smith – Rönesans ve Reform Çağı (2007)

  • RÖNESANS VE REFORM ÇAĞI, Preserved Smith, çeviren: Serpil Çağlayan, İş Kültür Yayınları, tarih, 325 sayfa

Preserved Smith’in ‘Rönesans ve Reform Çağı’, bu dönemin tarihini verirken, yoğun olarak dönemin sosyal arkaplanına odaklanmasıyla dikkat çekiyor. Smith, Rönesans’tan Reform’a uzanan süreci anlatırken odak noktasına insanı ve onun somut, günlük yaşamındaki değişimleri koyuyor. Bu dönemdeki okullar, düşünce akımları, kitaplar, yayıncılık dünyası, eğlence mekânları, mutfakları, fahişeleri, ayyaşları, uşakları ve cadıları, çalışmada okuyucunun karşılaşacağı ilginç bazı ayrıntılar. “Reform tarihine ilişkin yeni bir kitap yazma isteğim, bu hareketin 16. yüzyıldaki ekonomik ve entelektüel devrimlerle olan kendine özgü ilişkisini yerli yerine koyma ihtiyacından kaynaklanmıştır.” diyen Smith’in kitabı, ‘Sosyal Koşullar’, ‘Kapitalist Devrim’, ‘Belli Başlı Düşünce Akımları’, ‘Dönemin Mizacı’ ve ‘Reform Hakkında Yorumlar’ başlıklı bölümlerden oluşuyor.

Arthur Schopenhauer – Parerga ile Paralipomena (2007)

  • PARERGA İLE PARALİPOMENA, Arthur Schopenhauer, çeviren: Levent Özşar, Biblos Yayınları, felsefe, 300 sayfa

‘Parerga ile Paralipomena’ adlı bu kitap dizisi Arthur Schopenhauer’un, 1788-1860 yılları arasındaki metinlerinden oluşuyor. Schopenhauer felsefesinde önemli bir nokta olan metinlerin bu ilk cildi, dizinin özgün yapıtındaki ilk cildinde bulunan denemelerinin dördüne yer veriyor. Denemelerden ilkinin konusu, gerçek ile ideal arasındaki ilişkiyi ele alıyor. Sonraki iki denemenin konusunu da, felsefe tarihindeki önemli kişiler ile akımların değerlendirilmesinden oluşuyor. Schopenhauer’un, dördüncü ve son denemesiyse, eşzamanlılık diye adlandırılan olgulara, yazgı, talih ve iyilik perisi olarak tanımlanan güçleri felsefik bir incelemeye tabi tutuyor.

Ufuk Önen – Ses Kayıt ve Müzik Teknolojileri (2007)

  • SES KAYIT VE MÜZİK TEKNOLOJİLERİ, Ufuk Önen, Çitlembik Yayınları, müzik, 426 sayfa

Kendisi de Ses Kayıt Mühendisi olan Ufuk Önen, aynı zamanda, Hazy Hill grubunda da gitarist, vokalist ve besteci olarak bulunmuş. Dolayısıyla Önen’in bu kitabı, tamamıyla ses ve müzik bilgisine ile deneyimlerine dayanıyor demek abartılı olmaz. Önen’in kitabı, amatör ve profesyonelleri ses ve müzik teknolojileri gibi karmaşık konularda bilgilendirmeyi amaçlıyor. Sinyaller, kablolar, konnektörler, hoparlörler, amplifikatörler, akustik, dijital ses teknolojisi, mikrofonlar, mikser, kayıt cihazı formatları, sinyal işlemciler, kanal kayıt, kayıt teknikleri, midi, senkronizasyon, editing, miks ve görüntü için ses-post prodüksiyonu kitabın ele aldığı başlıca konular.

Ali Birerdinç – Yaz Baba! (2007)

  • YAZ BABA!, Ali Birerdinç, Sosyal Yayınları, anı, 219 sayfa

‘Yaz Baba!’, 1980 yılları öncesi ve sonrasında, Türkiye’nin çalkantılı dönemlerinde muhabirlik yapmış Ali Birerdinç’in anılarından oluşuyor. Muhabirliğe 1976 yılında Dünya gazetesinde başlayan Birerdinç, sırasıyla Günaydın ve Sabah gazetelerinde çalışmış, son olarak da Star’a geçerek, gazetenin Yurt Haberleri Servisini kurmuştu. Birerdinç, bu kitapta daha çok, yaptığı haberlerin izinden giderek anılarını kaleme almış. Kitap bu yönüyle, 12 Eylül darbesi başta olmak üzere, Türkiye’nin yakın tarihine dair önemli ayrıntılar barındırıyor denebilir. Bunun dışında, Birerdinç’in haberlerinin de, özellikle gazetecilik eğitimi alan öğrenciler için de somut örnekler sunduğunu belirtelim.