Claude Lévi-Strauss – Uzaktan Yakından (2018)

Claude Lévi-Strauss’un hayatını ve sistemini kendi ağzından yazar Didier Eribon’a anlattığı “De près et de loin”, nihayet ‘Uzaktan Yakından’ adıyla Türkçeye kazandırıldı.

“İlkel denen halkların düşüncesiyle bizimki arasında bir uçurum olmadığını göstermek istiyordum.” diyen Lévi-Strauss, ilk olarak hayatının dönüm noktalarını ve tanıklıklarını anlatarak söyleşiye başlıyor.

Kitabın devamında ise,

  • Brezilya’da yerli kabileleri arasında yaptığı saha araştırmaları,
  • İkinci Dünya Savaşı başında askere alınması,
  • Yahudi Soykırımı’ndan kurtulması,
  • Fransız gerçeküstücülerle ilişkileri,
  • Amerika zamanları,
  • New York’taki bohem yaşam,
  • Collège de France günleri,
  • Ve Paris’te Yapısalcılığın kuruluşu gibi, düşünürün hayatından pek çok önemli aşama karşımıza çıkıyor.

Çalışmanın devamında ise, karşımıza düşünürün önemli etkiler bırakmış kitapları ve düşünceleri çıkıyor.

Lévi-Strauss’un ırk ve politika, edebiyat, resim, müzik ve seslerle ilgili fikirlerini izlemek ise, oldukça keyifli ve aydınlatıcı.

  • Künye: Claude Lévi-Strauss – Uzaktan Yakından, söyleşi: Didier Eribon, çeviren: Haldun Bayrı, Metis Yayınları, antropoloji, 256 sayfa, 2018

Descartes – Duygular ya da Ruh Halleri (2014)

Descartes’tan duygular üzerine detaylı bir sorgulama.

Filozof, duygularla ilgili genel bilgiler verdikten sonra insanın iç dünyasında meydana gelen olayların sorumlusunun ruh mu, yoksa beden mi olduğunu araştırıyor; temel duygular olan hayret, sevgi, nefret, arzu, sevinç ve kederin sistematik bir sınıflamasını yapıyor.

  • Künye: Descartes – Duygular ya da Ruh Halleri, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları

Wilhelm Schmid – Sakin Olmak (2014)

Hızın, hareketin egemen olduğu çağımız, sükûnete ve dinginliğe izin vermiyor. Wilhelm Schmid, içinde bulunduğumuz bu çıkmazın karşısına, hayatı kolaylaştıran ve zenginleştiren bir kaynak olarak sakinliği koyuyor.

Sakinliği nasıl geri kazanabiliriz ve onu bir erdem olarak görmek ne demektir sorularına yanıt bulmak için bakmakta fayda var.

  • Künye: Wilhelm Schmid – Sakin Olmak, çeviren: Tanıl Bora, İletişim Yayınları

Ernst Cassirer – Dil ve Mit (2018)

Ortaya çıkışlarının ardındaki gizemler henüz tam aydınlatılamamış dil ve mit hakkında sağlam bir tartışma.

Önce dil mi ortaya çıktı, yoksa mit mi?

Dil ve mit ayrı ayrı değil de aslında ortak bir kökten mi türedi?

Ernst Cassirer, bu sorulara yanıt verirken, kültürün ortaya çıkışı, dinsel tasavvurlar; dilin, medeniyetin ve mecazın gelişimi gibi konularda uzun soluklu, sorgulayıcı ve aydınlatıcı bir yolculuğa çıkıyor.

Kitaptan iki alıntı:

“Sözün, ideal bir araç, zihnin bir organonu ve tinsel gerçekliğin inşası ile gelişiminde asli bir işlev olarak anlaşılabilmesi için ilkin mitsel düşünce tarzında tözsel bir varlık ve güç olarak kavranması gerekir.”

“Tıpkı Homeros’un zamanında olduğu gibi bugün de mitoloji vardır, sadece onu algılayamıyoruz, çünkü bizzat kendimiz onun gölgesinin tam da içinde yaşamaktayız ve hepimiz hakikatin öğle ışığından çekiniyoruz.”

  • Künye: Ernst Cassirer – Dil ve Mit, çeviren: Onur Kuzgun, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 120 sayfa, 2018

Hüseyin Gazi Topdemir – Felsefe (2008)

Hüseyin Gazi Topdemir’in anlaşılabilir bir dille kaleme aldığı ‘Felsefe’, bu alanla henüz ilgilenmeye başlayanlar için rehber nitelikte.

Kitabın ilk bölümünde bir disiplin olarak felsefenin kapsamı ve sınırlarını tartışılıyor, temel disiplinleri tanıtılıyor, diğer disiplinlerle ilişkisi anlatılıyor ve sosyal bir bilim olarak önemi ve değeri üzerinde duruluyor.

Kitabın ikinci bölümünde, klasik ve modern felsefe akımları tanıtılıyor, başlıca özellikleri anlatılıyor; üçüncü bölümde, felsefe tarihinin değişik alanlarında etkili olmuş filozofların düşünceleri sunuluyor.

Kitabın son bölümünde ise, felsefe ve eğitim ilişkisi ile felsefenin eğitimdeki yeri ve önemi irdeleniyor.

  • Künye: Hüseyin Gazi Topdemir – Felsefe, Pegem Akademi Yayıncılık, felsefe, 272 sayfa

Seneca – Tanrısal Öngörü (2014)

“Tanrısal öngörü olduğu halde iyi insanların başına birtakım felaketlerin gelmesinin nedeni nedir?”

Lucilius’un yakınma niteliğindeki bu sorusuna Seneca, Stoa felsefesinin ahlak öğretisi ışığında, Tanrı ile insan arasındaki ilişkileri çeşitli yönleriyle ele alarak yanıt veriyor.

Seneca, “Yara almamış bir talih hiçbir darbeye karşı koyamaz.” diyor.

Eser aynı zamanda, hitabet sanatının güzide örneklerinden.

  • Künye: Seneca – Tanrısal Öngörü, çeviren: Çiğdem Dürüşken, Alfa Yayınları

Kolektif – Özgürleşme Makineleri: Deleuze ve Marx (2014)

Tersi yönde eleştirilere rağmen Gilles Deleuze, kendini Marksist olarak tanımlıyordu.

Fakat Deleuze’ün hem bireysel hem de ortak çalışmalarına dadanan bu Marx hayaletiyle hâlâ tamamen hesaplaşılmış değil.

Bu kitaptaki yazarlar ise tam da bunu, yani Deleuze’ün Marx’la ilişkisinin sınırlarını belirliyor.

  • Künye: Kolektif – Özgürleşme Makineleri: Deleuze ve Marx, derleyen: Dhruv Jain, çeviren: Aslı İkizoğlu, Otonom Yayıncılık

Ludwig Wittgenstein – Defterler, 1914-1916 (2017)

Ludwig Wittgenstein’ın defterleri, kendisinin kült eseri ‘Tractatus Logico Philosophicus’un ön hazırlığı hakkında birçok ipucu barındırmasıyla büyük önem arz ediyor.

Witgenstein’ın defter tutma alışkanlığı henüz küçük yaşlarında başlamıştı.

Düşünür, odaklandığı konuları önce sistemsiz bir şekilde cebinde taşıdığı küçük defterine not alır, ardından bunları daha kapsamlı paragraflar haline getirip büyük bir deftere kaydederdi.

‘Tractatus’ da Wittgenstein’ın bu aşamalı çalışma sürecinin bir ürünü olarak ortaya çıkmıştı.

Wittgenstein her ne kadar ‘Tractatus’un önsözünde “burada bildirilen düşüncelerin doğruluğu bana sorgu-sual edilemez ve kesin-kes görünüyor” dese de, kendisinin 1914-1916 arasında yazdığı elimizdeki bu defterlerde, aslında Witgenstein’ın ‘Tractatus’taki düşüncelerinde önceden kimi şüpheler ve akıl yürütmelerinde kimi çatışkılara sahip olduğunu gösteriyor.

Defterlerin bir diğer önemli katkısı da, ‘Tractatus’ta ele alınan konuların daha uzun ve ayrıntılı hallerini barındırması.

  • Künye: Ludwig Wittgenstein – Defterler, 1914-1916, çeviren: Ali Utku, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 176 sayfa, 2017

Zygmunt Bauman ve Stanislaw Obirek – Dünyaya ve Kendimize Dair (2017)

Bir teolog ile sosyolog arasında, iyi ve kötü, parçalanmış benlik, modern çağın karmaşaları, insanın ve medeniyetin geleceği üzerine sağlam bir diyalog.

Birbirinden apayrı alanlarda çalışan iki kişinin karşılaşmasının dönüştürücü gücünü gözler ortaya koyan kitap, inançların ve dünya görüşlerinin dinamikleri, her şeyden çok da ruhani değişim sürecinin bir kez harekete geçtikten sonra duraklatılmasının olanaksızlığını gözler önüne seriyor.

Kitap,

  • İyi ve kötüye dair değişen tanımlarımızı,
  • Parçalanmış toplumların ve bireylerin hangi sorunlarla boğuştuğunu,
  • Seçimlerin sonuçlarıyla nasıl yüzleştiğimizi,
  • İnsan haysiyetini hangi değerleri gözeterek tanımlayabildiğimizi,
  • Arkadaşlık, bellek ve vicdan meselesinde pusulamızın ne olduğunu,
  • İnsanlar arasında sahici diyalog kurabilmenin yollarını,
  • Ve bunun gibi, okurunu çokça düşündürecek konu ve sorunları irdeliyor.

Kitaba, Aleksandra Jasińska-Kania da katkıda bulunmuş.

  • Künye: Stanislaw Obirek ve Zygmunt Bauman – Dünyaya ve Kendimize Dair, çeviren: Burcu Halaç, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 256 sayfa, 2017

Maurizio Lazzarato – Marcel Duchamp ve İşin Reddi (2017)

Zamanı ve dünyayı hakkıyla yaşamak için tembelliği bir araç gibi nasıl kullanabiliriz?

İtalyan düşünür ve sosyolog Maurizio Lazzarato, Marcel Duchamp’ın yeni bir öznelliği yaratmanın ve var olan kapitalist dayatmayı aşmanın bir yolu olarak ortaya koyduğu “işin reddi” ve “tembel eylem” kavramlarını iktisadi ve felsefi birer kategori olarak yeniden yorumluyor.

Lazzaroto bunu yaparken, söz konusu kavramların kapitalist anlamda işin üzerimizde yarattığı baskıyla nefes alamaz hale geldiğimiz bugün için bize ne gibi mücadele imkânları sunabileceğini de irdeliyor. Ki kitabın en önemli katkısı da bu.

“Amaçlanan çalışmama özgürlüğü müdür yoksa çalışarak özgürlüğe kavuşmak mıdır?” sorusunun izini süren Lazzarato, mübadele, mülkiyet ve emek kavramlarının bir sorgulaması eşliğinde, bizi başka bir yaşam biçimi üzerine düşünmeye çağırıyor.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Marcel Duchamp ve İşin Reddi, çeviren: Sercan Çalcı, Kolektif Kitap, siyaset, 80 sayfa, 2017