Epiktetos – Kılavuz Kitap (2009)

Özgün adı ‘Enchiridion’ olan ‘Kılavuz Kitap’, Epiktetos’un öğrencilerinden biri olan Arrian tarafından, ‘Söylevler’in ahlaka ilişkin pasajlarından derlenmiş bir düşünce kitapçığı.

İç huzura kavuşma yollarını irdeleyen eser, Stoa felsefesinin en büyük isimlerinden Epiktetos’un hem Hıristiyanlar hem de Grek paganları tarafından saygın bir filozof, hatta yer yer bir aziz olarak görülmesine vesile olmuş.

“Dünyaya, davetli olduğun bir ziyafet sofrası gibi davran. Yemekler ayağına kadar getirildiği vakit elini incelikle uzat ve sana yetecek kadarını al” diyen Epiktetos, felsefesinde düşünceden çok eyleme ağırlık vermiş ve eserlerini de bu şekilde oluşturmuş bir filozof olarak bilinir.

Epiktetos, kişiye düşünce vermekten çok, onu düşünmeye ve doğruyu bulmaya teşvik etmeye çalışır.

Kitabın bu yönüyle, bir günlük yaşam kılavuzu niteliğinde olduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Epiktetos – Kılavuz Kitap, çeviren: Birdal Akar, Şule Yayınları, felsefe, 110 sayfa

Gaston Bachelard – Rasyonalist Bağlanma (2015)

Akla saldırganlık işlevini geri vermek hevesiyle yola çıkan Gaston Bachalerd’dan, rasyonalist geleneğe sıkı eleştiriler…

Rasyonalizmin doğasına ilişkin kimi kanıtlar sunan, bilimsel batıl inançlarla hesaplaşan düşünür, kendi rasyonalizmini ayırt etmek için “rasyonalistüstücülük” terimini icat ediyor.

  • Künye: Gaston Bachelard – Rasyonalist Bağlanma, çeviren: Alp Tümertekin, İthaki Yayınları

Georges Canguihem – Normal ve Patolojik (2019)

Georges Canguilhem, ilk kez 1966 yılında yayımlanan bu kitabıyla, 19. yüzyılda bir bilim olarak ortaya çıkıp hızla gelişen biyolojiyi ortaya çıkaran koşulların derinlikli bir analizini yapıyor.

Canguilhem’in bunu yaparken, biyolojinin yükselişiyle paralel biçimde ortaya çıkan sağlık ve hastalığın tanımlandığı yeni algıyı analiz ediyor ve buradan yola çıkarak normal ve patolojik kategorilerinin objektif, bilimsel kavramlar olmadığını gözler önüne seriyor.

Canguilhem’e göre yaşam mekanik ya da kimyasal süreçlerde değil canlının ortamı ile kurduğu karşılıklı yaratıcı ilişkide aranmalıdır.

Başka bir deyişle, yaşam, yaşayandan hareketle anlaşılmalıdır.

Kitap, Modern biyoloji ve tıbbın epistemolojik temellerinin politik, ekonomik ve teknolojik yapıyla nasıl iç içe geçtiğini göstermesiyle de dikkat çekiyor.

Canguilhem’in, özellikle de yeni bilgi alanlarının ortaya çıkışı konusunda burada ortaya koyduğu yaklaşımın, Michel Foucault ve Louis Althusser’in düşüncesi üzerinde etkili olacaktı.

Kitaptan bir alıntı:

Hastaların olduğu bir dünyada hasta olmamak zamanla bir rahatsızlık doğurur….Böylece normal insanda normal kalmakla ilgili bir endişe doğar, sağlığın sınanması için yani onun kanıtı olarak duyulan hastalık ihtiyacı; bilinçdışı bir hastalık arayışı, hastalığı kışkırtma doğar. Normal insanın hastalığı, kendisine duyduğu biyolojik güvende bir yarığın belirmesidir.

  • Künye: Georges Canguihem – Normal ve Patolojik, çeviren: Perge Akgün, MonoKL Yayınları, psikanaliz, 264 sayfa, 2019

Jiddu Krishnamurti – Şiddetin Ötesi (2015)

Antep’te, Suruç’ta, Ankara’daki ve gerek dünyanın gerek Türkiye’nin farklı yerlerinde tanık olduğumuz katliamlar, diğer pek çok örnek gibi, bize şiddetin acımasız yüzünü bir kez daha gösterdi.

Şiddet tarih boyunca nasıl yıkımlar getirdi?

Birey, şiddetin aşılması konusunda kişisel olarak neler yapabilir?

Bu soruların yanıtlarını arayan Jiddu Krishnamurti, bizi daha tedbirli olmaya çağırıyor.

  • Künye: Jiddu Krishnamurti – Şiddetin Ötesi, çeviren: Mustafa Aygün, Ganj Yayınları

Platon – Diyaloglar (2009)

Platon’un ‘Diyaloglar’ı, daha önce iki cilt halinde yayımlanmıştı.

Şimdi tek ciltte toplanan ‘Diyaloglar’, Platon’un Sokratesçi döneminden en iyi örnekleri bir araya getiriyor.

Platon bu diyaloglarında, söylev sanatı, erdemin öğretilebilirliği, dil, şiir, ödev, bilgelik, cesaret, dostluk, sofistler, bilgi ve varlık konularını kendine has tarzıyla irdelerken, felsefenin doruğu olan idea kuramının da ilk dayanaklarını ortaya koyuyor.

Kendisinden önceki Yunan felsefecilerinden, sistematik bir yapıya sahip olması ve felsefesini tüm hayatı boyunca sürekli düzelterek olgunlaştırmasıyla ayrılan Platon’un diyalogları, hem felsefi hem de edebi başyapıtlardan.

  • Künye: Platon – Diyaloglar, çeviren: kolektif, Remzi Kitabevi, felsefe, 637 sayfa

Emil Michel Cioran – Yeni Tanrılar (2019)

Emil Michel Cioran, bütün maharetinin yanı sıra, Nietzsche ile birlikte aforizma türünün de ustasıdır.

Cioran’ın ‘Yeni Tanrıları’ da, başka birçok şeyin yanı sıra, bu maharetin en iyi ürünlerini barındırmasıyla göz dolduruyor.

Cioran tabiri caizse, zehir dillidir.

Onun bu acımasız eleştirilerinden hemen her şey nasibini alır.

Çelişkileri ustaca kullanır ki, tarzındaki belki de asıl çarpıcılık budur.

Bu kitap da, tüm bu saydıklarımızın vücut bulmuş hali olarak karşımızda duruyor.

‘Yeni Tanrılar’ insanı, onun yarattıklarını temelden reddeden, bunu yaparken de hiçbir teselli vermeyen, Cioran’a yakışır sert bir metin.

Kitaptan birkaç alıntı şöyle:

Hepimiz, her anı bir mucize olan bir cehennemin dibindeyiz.

Delilik belki de artık değişim geçirmeyen bir acıdan başka bir şey değildir.

Hangi eski yazarda okudum üzüntünün kanın yavaşlamasından ileri geldiğini? Tam da budur üzüntü: Durgunlaşan kan.

Bilgelik yaralarımızın kılığına bürünür, bize nasıl gizlice kanayacağımızı öğretir.

  • Künye: Emil Michel Cioran – Yeni Tanrılar, çeviren: Murat Erşen, Redingot Kitap, felsefe, 136 sayfa, 2019

Hannah Arendt – Kant’ın Siyaset Felsefesi Üzerine Dersler (2019)

Kant’ta yargılama, kendisini “öğretilemeyen fakat sadece icra edilebilen hususi bir yetenek” olarak gösterir.

Hannah Arendt de, 1970 güz döneminde New School For Social Research’te verdiği ve bu kitapta bir araya getirilen derslerinde, zor bir konu olan Kant’ın siyaset felsefesini ustaca yaklaşımıyla soruşturuyor.

Arendt bu derslerinde, Kant’ın ‘Yargı Yetisinin Eleştirisi’ eserine odaklanıyor ve buradan yola çıkarak kendi siyaset felsefesini geliştiriyor.

Düşünür bunu yaparken de,

  • İnsan yaşamına anlam ve değer verenin ne olduğu,
  • Metafizik hakikatlerden yoksun oluşumuzun sonuçları,
  • Eleştirel düşüncenin neden vazgeçilmez olduğu,
  • İnsan onurunun ne demek olduğu,
  • Tarihsel düşünümün doğası,
  • İlerleme fikri ile bireyin otonomisi arasındaki gerilim,
  • Evrensel ile tikel arasındaki ilişki,
  • Ve yargı yetisinin kurtarıcı rolü gibi, önemli konuları tartışıyor.

Kitabın, Ronald Beiner’in açıklayıcı yorumları ve kitabın Türkçe baskısı için kaleme aldığı aydınlatıcı bir önsözle yayımlandığını da özellikle belirtelim.

  • Künye: Hannah Arendt – Kant’ın Siyaset Felsefesi Üzerine Dersler, derleyen: Ronald Beiner, çeviren: Devrim Sezer ve İsmail Ilgar, İletişim Yayınları, siyaset, 264 sayfa, 2019

M. Ertan Kardeş – Yönsüzleşmiş Savaşlar (2019)

Günümüzde savaşlar bile kanıksanmıştır.

Bu uzun zamandır bilinen bir olgu.

Fakat bugünün savaşlarını daha öncekilerden ayıran asıl yön, bu savaşların daha yıkıcı, daha hak hukuk tanımayan nitelikler arz etmesi.

Peki, insan uygarlığının bu denli geliştiğinin savunulduğu bir çağda, bu nasıl mümkün oluyor?

Ertan Kardeş’in elimizdeki kitabının konusu, yönsüzleşmiş savaş ve bunun korkunç bir gerçek olarak karşımızda durduğu.

Bugünün savaşlarını “politik felsefenin bir sınır meselesi” olarak tanımlayan Kardeş, felsefenin tanınma, kriz, çatışma gibi güncel konu ve kavramlarını savaş hakkındaki verili kavrayışımızdan yola çıkarak yeniden tartışmaya açıyor.

Bilhassa, savaşların kendisini şiddet olarak yeniden üretme biçimlerini derinlemesine analiz etmesiyle dikkat çeken ‘Yönsüzleşmiş Savaş’, bu sorunu tartışırken Hobbes, Rousseau, Hegel, Clausewitz, Schmitt ve Aron’un isimlerin katkılarını çok yönlü bir bakışla izliyor.

Çalışmayı, dünyanın yeni bir karanlık çağa girdiği bugün, savaşların toplumları ve geleceğimizi nasıl etkilediği üzerine derinleşmek isteyenlere şiddetle tavsiye ediyoruz.

Kitaptan birkaç alıntı:

Dron, liberal devletin ideolojisiyle çelişmeden ürettiği savaşın adıdır: Savaş yapılır ama fedakârlık yapılmadan.

Kazanmak için öldürülür ancak öldürmek için kazanmaya çalışan insandan daha zalimi yoktur.

Kazanılmayan savaşları sürdüren dokunulmaz bir iktidarın paradoksu şudur: Sürekli savaşlara doğru yol almak.

Dronun, işleyeceği bir savaş suçu faili açısından belirsizdir. Sonuçta fiil dron tarafından icra edilmektedir ancak sorumluluğun pilotta mı, generalde mi yoksa ülkenin başkanında mı olduğu muammadır. Dron ‘sorumsuzluk fabrikası’nın tipik bir dispozitifidir.

  • Künye: M. Ertan Kardeş – Yönsüzleşmiş Savaşlar: Politik Felsefenin Bir Sınır Meselesi olarak Savaşa Dair, Pinhan Yayıncılık, inceleme, 192 sayfa, 2019

Wolfram Eilenberger – Küçük İnsanlar, Büyük Sorular (2019)

Wolfram Eilenberger, felsefi düşüncelerin, politika, kültür ya da spor gibi alanlara uygulanmasını ve böylece gündelik yaşamımız ile felsefe arasında sıkı ilişkiler kurulmasını tutkuyla savunan isimlerden.

Yazarın elimizdeki kitabı, tam da böylesi bir nitelik arz etmesiyle önemli.

Eilenberger burada, yirmi felsefi hikâye aracılığıyla hayata dair kendimize sıklıkla sorduğumuz sorulara yanıt veriyor.

Kitapta yanıtı aranan kimi sorular şöyle:

  • Oğlan olamaz mıydım?
  • Benim aynen böyle, olduğum gibi olmamı sağlayan nitelikler nelerdir?
  • Tanrı şu anda bize bakıyor mu?
  • Taşlar acı duyar mı?
  • Köpekler neden konuşamaz?
  • Neden özür dilemeliyim?
  • İnsan sözünü tutmak zorunda mıdır?
  • Büyükbabam şimdi nerede?

Eilenberger bu sorulara, felsefeden ve somut yaşamdan yola çıkarak tatmin edici yanıtlar veriyor.

  • Künye: Wolfram Eilenberger – Küçük İnsanlar, Büyük Sorular: Yarının ve Bugünün Büyükleri İçin 20 Felsefi Hikâye, çeviren: Süreyya Turhan, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 160 sayfa, 2019

Jiddu Krishnamurti – Bilinenden Kurtulmak (2009)

‘Bilinenden Kurtulmak’, Jiddu Krishnamurti’nin, yaptığı konuşmalardan derlenmiş.

1895’te Hindistan’ın Madanapalle kentinde doğan Krishnamurti, yazıları ve konuşmalarıyla, dünya çapında ün kazanmış isimlerden.

Bireyin ancak farkındalıkla ve yaşamla bütünleşerek gerçeğe/hakikate ulaşabileceğini savunan Krishnamurti, hakikatin, “yolları olmayan bir ülke” olduğunu söyler.

Elimizdeki kitap, ölümle yaşamın tekliğine ve yaşamanın durağan olmadığına inanan Krishamurti’nin, korku, özgürlük, şiddet, doğa ve çevre konularındaki fikirlerini sunuyor.

  • Künye: Jiddu Krishnamurti – Bilinenden Kurtulmak, çeviren: Ayşegül Korkmaz, Omega Yayınları, felsefe, 160 sayfa