Murray Bookchin – Özgürlüğün Ekolojisi (2019)

Çağdaş özgürlükçü düşüncenin harikulade yapıtlarından biri olan ‘Özgürlüğün Ekolojisi’, aynı zamanda yazarı büyük düşünür Murray Bookchin’in de en önemli çalışmalarındadır.

Kitap, şimdi üçüncü baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Bookchin burada, çağımızın teknokratik çevreciliğine ve mistisizme batmış ekofeministlere sert eleştiriler yöneltmekle kalmıyor, aynı zamanda çevre/ekoloji sorunlarına çözüm üretirken kapitalizmin ekonomist mantığını ısrarla devam ettiren Marksistlere karşı da cephe alıyor.

Bookchin, gezegenimizdeki yoğun ekolojik tahribatın ardında, insanın insan üzerindeki tahakkümünün, insanın doğa üzerinde de hakimiyet kurma isteğine de yol açtığı “tahakküm mirası”nın ve bu isteği tam anlamıyla gerçekliğe dönüştüren rekabetçi kapitalizmin bulunduğunu söylüyor.

Bu tarihsel hakikat ortada iken, bizzat akla, teknolojiye ve bilime saldırmanın ucuz bir gericilik olduğunu düşünen Bookchin, hem toplumsal hem de doğal özgürlüğün, ancak söz konusu tarihsel hakikatle yüzleşilmesiyle sağlanabileceğini belirtiyor.

Buradan yola çıkarak tarihteki çeşitli özgürlük deneyimleri üzerine düşünen Bookchin, “özgürlük mirası” şeklinde kavramsallaştırdığı yaklaşımıyla doğa ile insan toplumunun yeni bir ekolojik duyarlılık içinde nasıl yeniden uzlaşabileceğini derinlemesine irdeliyor.

Bookchin’in burada ele aldığı tarihteki özgürlük deneyimlerinden bazıları ise şöyle:

  • İlksel toplumlarda “indirgenemez asgari”, “eşitsizlerin eşitliği” ve “yararlanma hakkı”,
  • Antik Yunanların sınır ve denge anlayışlarıyla doğrudan demokrasi pratikleri,
  • Hıristiyanlığın evrensel insanlık vurgusu,
  • Ortaçağın konfederasyon ilkesi…

Künye: Murray Bookchin – Özgürlüğün Ekolojisi: Hiyerarşinin Ortaya Çıkışı ve Çözülüşü, çeviren: Mustafa Kemal Coşkun, Sümer Yayıncılık, ekoloji, 484 sayfa, 2019

Mysore Hiriyanna – Hint Felsefesi Tarihi (2019)

Hint felsefesinin orijinal metinlerini ana dillerinden okuyan Mysore Hiriyanna, geleneksel Hint felsefesi konusunda dünya çapında tanınan bir otorite.

Hiriyanna’nın elimizdeki çalışması ise, Vedalar döneminden Budist okullarına, Hint felsefesinin tarihsel gelişimini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Hiriyanna’nın üniversitede verdiği derslere dayanan kitap, Hint felsefesini Vedalar Dönemi, Erken Vedalar Sonrası Dönem ve Sistemler Çağı olarak üç bölümde ele alıyor.

Yazar burada, Upanişadlar, Bhagavadgita, Budizm, Cayinizm,  Materyalizm, Nyâya-Vaişeşika, Sânkhya-Yoga, Pûrva-Mîmâmsa ve Vedanta gibi Hint düşüncesinde etkili olmuş felsefi doktrinlerin tarihsel özetlerini sunuyor.

Hiriyanna bununla da yetinmeyerek, doktrinlerin bilgi kuramını ve ontolojisini uygulamalı örnekler eşliğinde vererek bu konudaki bilgilerimizi daha iyi pekiştirmemize katkıda bulunuyor.

Kitabı çok önemli kılan hususlardan biri de, Hint felsefesini izlerken Batı merkezli kaynaklardan ziyade, esas kaynaklara dayanmasıdır diyebiliriz.

  • Künye: Mysore Hiriyanna – Hint Felsefesi Tarihi, çeviren: Fuat Aydın, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 372 sayfa, 2019

Vladimir İlyiç Lenin – Felsefe Defterleri (2015)

Lenin’in, büyük kısmı 1914-1916 dönemine ait olan felsefe çalışmalarını bir araya getiren bir kitap.

Lenin, emperyalizmin çelişkilerinin Marksist bir çözümlemeye tabi tutuyor, II. Enternasyonal liderlerinin oportünizmini ve sosyal şovenizmini ortaya koyuyor ve sosyalist devrimin imkânlarını sorguluyor.

  • Künye: Vladimir İlyiç Lenin – Felsefe Defterleri, çeviren: Attila Tokatlı, Minör Yayınları

Tim Lewens – Bilimin Anlamı (2019)

Bu kitap, bilim felsefesine iyi bir giriş yapmak isteyen okurların kaçırmak istemeyeceği türden.

Tim Lewens, bilimsel işleyişin önemi hakkında bizi aydınlatıyor ve daha da önemlisi, bilim dediğimizde ne demek istediğimizi ve bizim için bilimin anlamını açıklıyor.

Önde gelen bilim felsefecileri Karl Popper ve Thomas Kuhn’un teorilerinden yola çıkan Lewens, hem bilimi, bilim felsefesinin büyüteci altında inceliyor hem de bilimdeki etik ve ahlâki sorunların izini sürüyor.

Lewens bunu yaparken de,

  • Bilginin çeşitliliği,
  • Bilim ve sözde bilim,
  • Yanlışlanabilirlik,
  • Kuram ve gözlem,
  • Kanıt ve akıllı tasarım,
  • Homeopati ve plasebonun doğası,
  • Bilimsel devrimlerin yapısı,
  • Evrimsel ilerleme,
  • Modellerin çoğulluğu,
  • Eksik belirlenim,
  • Ve bunlar gibi, bilim ve bilim felsefesi alanına giren pek çok konuyu ele alıyor.

Künye: Tim Lewens – Bilimin Anlamı, çeviren: Kerem Kaynar, İletişim Yayınları, bilim, 256 sayfa, 2019

Ernst Mach – Viyana Çevresi (2019)

Viyana Çevresi olarak adlandırılan ekol, yaklaşık yüzyıl önce yayımlanmış bir bildiri ve bu bildiri çevresinde bir araya gelen filozofların, bilim insanlarının ve matematikçilerin katılımıyla ortaya çıktı.

Ardından Viyana Çevresi, Husserl’in kurduğu fenomenolojinin yanında, yüzyılın en önemli felsefi akımlarından biri haline geldi.

İşin en tuhaf tarafı da, bu çevrenin yazıları ülkemiz akademisyenleri tarafından göz ardı edildi ve ısrarla çevirileri de yapılmadı.

İşte, tam da bu boşluğu doldurmasıyla büyük önem arz eden elimizdeki kitap, Viyana Çevresi’nin program yazılarını Türkçeye kazandırıyor.

Kitapta yer alan üç yazı şöyle:

  • Bilimsel Dünya Anlayışı. Viyana Çevresi (1929), Ernst Mach Derneği,
  • Felsefenin Dönümü (1930), Moritz Schlick,
  • Mantıksal Dil Çözümlemesi Karşısında Metafiziğin Yenilgisi (1931), Rudolf Carnap.

Yeniden vurgulamakta fayda var: burada bir araya getirilen metinler, Viyana Çevresi’nin çalışmaları konusunda bizdeki eksikliğin aşılmasına büyük katkıda bulunacak türden.

  • Künye: Ernst Mach – Viyana Çevresi: Program Yazıları, çeviren: Hasanhan Taylan Erkıpçak, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 112 sayfa, 2019

Mehmet Akkaya – Filozofça 2 (2009)

Mehmet Akkaya, DEM televizyonunda ‘Düşünce Kervanı’ isimli programın yapımcısı.

Her hafta farklı konukları ağırlayan Akkaya, felsefe konulu nadir programlardan birine imza atıyor.

Akkaya, ‘Filozofça’ serisinin ikinci kitabında ise, Türkiye’nin düşünce ikliminde yer etmiş isimlerle yaptığı söyleşileri ve bu isimlerle ilgili değerlendirmelerini paylaşıyor.

Kitapta felsefe, sanat, tarih, edebiyat, ahlak, estetik, müzik ve tiyatro gibi konular irdeleniyor.

Kitap için söyleşi yapılan isimler ise şöyle:

Afşar Timuçin, Taner Timur, Ömer Naci Soykan, Betül Çotuksöken, Nihat Behram, Cengiz Gündoğdu, Erkan Oğur, Yıldız Silier, Haşmet Zeybek, Murat Belge, Sevim Gündüz, Sevgi İyi, Eren Omay ve Cengiz Çakmak.

  • Künye: Mehmet Akkaya – Filozofça 2, Belge Yayınları, felsefe, 407 sayfa

Geoff Boucher – İdeolojinin Büyülü Çemberi (2019)

Geoff Boucher’in bu önemli çalışması, Ernesto Laclau, Chantal Mouffe, Slavoj Žižek ve Judith Butler’ın postmarksist söylem teorilerinin eleştirel bir okumasından yola çıkarak radikal demokrasinin politik stratejisiyle tanımlanan postmarksizm eğilimini haritalandırmasıyla önemli.

Postmarksizmin doğuş momenti olarak ‘Hegemonya ve Sosyalist Strateji’ ve ‘Olumsallık, Hegemonya, Evrensellik’ kitaplarını merkeze alan Boucher, özellikle bu oluşum evresi boyunca tarihsel sorunsalın kapsamının Laclau ve Mouffe, Buttler ve Žižek’in görüşlerini tarih ve praksisin dışavurumcu ve bireyci kavramları içerisinde ne şekilde kurduğuyla ilgileniyor.

Kitabın ilk bölümü, postmarksizmi tarihsel bağlamına oturtuyor ve teorinin izafiliğinin, “Marksizmin ötesinde” bir değişimin zorunluluğu konusunda postmarksist anlayışı nasıl belirlediğini açıklıyor.

İkinci bölüm, Laclau ve Mouffe’un çalışmalarındaki postmarksizmin başlıca teorik önermelerine dönüyor ve örtük dışavurumcu bir tarih bütünlüğünün bu iki ismin sorunsalına karşılık geldiğini ortaya koyuyor.

Boucher üçüncü bölümde de, Butler’ın Foucault esinli post-Althusserci ideoloji teorisini eleştirel bir şekilde mercek altına alıyor.

Dördüncü bölümde ise, Žižek’in Lacan esinli post-Althusserci ideoloji yaklaşımındaki teorik tereddütleri, politik tersine çevirmeleri ve etik belirsizlikleri inceliyor.

Yazar burada, Žižek’in Mesihçi bir Marksizm doğrultusunda postmarksizmden kopuşunun, tarihin tek özne-nesnesini yeniden yaratma doğrultusundaki imkânsız bir arzuyla biçimlendiğini öne sürüyor.

  • Künye: Geoff Boucher – İdeolojinin Büyülü Çemberi: Laclau ve Mouffe, Butler ve Žižek’in Eleştirisi, çeviren: Akın Sarı, Doruk Yayınları, siyaset, 360 sayfa, 2019

Marquis de Sade – Yatak Odasında Felsefe (2015)

Tüm zamanların en lanetli yazarı Marquis de Sade, bu metninde genç bir kadına teorik ve pratik libertenlik eğitimini veriyor.

Felsefe, metafizik, ahlak ve tarihin sık sık bir araya geldiği 1795 tarihli yedi diyalogdan oluşan kitap, dönemin düşünce akımlarına ve cinsellik algısına sert eleştiriler yöneltmekte.

Üzerinden uzun yıllar geçmesine rağmen ‘Yatak Odasında Felsefe’, sınırlarımızın ne olduğu konusunda bizi düşündürmeye devam ediyor.

Kitaptan bir alıntı:

❝Her yaştan ve cinsiyetten şehvet düşkünleri, bu eseri sadece sizlere armağan ediyorum: Verilen kurallarla kendinizi geliştiriniz, bu kurallar tutkularınıza destek olacaktır… Bu tatlı tutkulardan başkasına kulak asmayınız. Sizi mutluluğa taşıyacak olan tek şey bu tutkuların sesidir.❞

  • Künye: Marquis de Sade – Yatak Odasında Felsefe, çeviren: S. İpek Ortaer Montanari, İthaki Yayınları, felsefe, 224 sayfa, 2015

William James – Felsefeye Giriş İçin Bir Başlangıç (2019)

William James’in tamamlanmamış yapıtı ‘Felsefeye Giriş’, 1909’un Mart ayında yazılmaya başlandı, fakat yazarın Ağustos 1910’daki ölümü nedeniyle maalesef yarıda kaldı.

James’in amacı, felsefe okurları ve özellikle de metafizik konusuna ilgi duyan yeni felsefe okurlarıydı.

Düşünür burada, metafiziğin temel problemlerini kapsamlı bir bakışla tartışıyor.

Kitap her ne kadar tamamlanmamış olsa da, şu haliyle çok değerli olduğunu söylemeliyiz.

James, hem ele aldığı konuyu kendine has tarzıyla irdeliyor hem de okuruna, felsefenin farklı alanlarıyla köprüler kuracak bir fikir yürütme pratiğinin nasıl olabileceğini gösteriyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

❝Felsefe gözlerini diker ama akıl yürütülmüş bir çözüm getirmez, çünkü, hiçlikten varlığa mantıksal bir köprü yoktur.❞

❝İki bin yıl, insan zihni tarihi denen maceranın büyük hikâyesi içinde muhtemelen yalnızca bir paragrafla ölçülecektir.❞

❝İçinde hiç felsefe olmayan bir insan, tüm olası sosyal eşler arasında en talihsizi ve faydasızıdır.❞

  • Künye: William James – Felsefeye Giriş İçin Bir Başlangıç: Felsefenin Bazı Problemleri, çeviren: Aylin Sarıdere, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 152 sayfa, 2019

Mark Hawthorne – Vegan Etik (2019)

Mark Hawthorne’un bu eseri, hem vegan Etik hem de veganlık ve hayvan hakları konularında ufuk açıcı bir çalışma.

İnsanlara ve diğer canlılara yönelik baskıyı aşmanın yollarından biri olarak şefkati ve saygı duymayı öne çıkaran Hawthorne, şefkatin ve saygının hem bu yöndeki sorunlarımızın çözümü hem de toplumsal adaletin sağlanması konusunda bize yol gösterebileceğini anlatıyor.

Yararlı bir soru-cevap bölümü de sunan kitap, vegan etiği et, yumurta ve süt ürünleri yememenin ötesine taşıyor ve bu etiğin daha kapsamlı sorunlarla birleşerek gerçek anlamda dönüştürücü bir dünya görüşünü nasıl şekillendirebileceğini tartışıyor.

Kitabı, veganlar ve hayvan aktivistleri başta olmak üzere, dünyanın bu adaletsiz gidişatına dur demek isteyen her okura öneriyoruz.

  • Künye: Mark Hawthorne – Vegan Etik: Herkes İçin Şefkatli Bir Yaşama Kucak Açmak, çeviren: Feyyaz Şahin, Pales Yayınları, kültür, 208 sayfa, 2019