Nathan Andersen – Gölge Felsefe (2019)

Nathan Andersen’in bu güzel kitabı, sinema üzerinden felsefenin kimi sorunlarını özgün bir bakışla izlemesiyle dikkat çekici.

Andersen, Stanley Kubrick’in en ünlü filmlerinden olan Otomatik Portakal’ı ile Platon’un ‘Devlet’ini diyaloga sokuyor ve deneyim, anlamın doğası, özgürlük, adalet, ahlak, görünüş ve gerçeklik, sanatın önemi ve görüntülerin etkileri gibi temalar üzerine derinlemesine düşünüyor.

Akademik yaklaşımdan ziyade her seviyeden okura hitap eden tarzda yazılmış çalışma, tarihsel olarak birbirinden bu kadar uzak iki eserin, nasıl olup da bir yerde evrensel olana ulaşmak konusunda ortaklaştığını gözler önüne sermesiyle önemli.

Andersen’in kitabı hem sinema hem felsefe tutkunlarının, fakat en çok da bu ikisinin bireşiminin ortaya çıkardığı zengin okumaları sevenlerin ilgiyle okuyacakları bir metin.

  • Künye: Nathan Andersen – Gölge Felsefe: Platon’un Mağarası ve Sinema, çeviren: Nalan Kurunç, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 208 sayfa, 2019

Ludwig Wittgenstein – Kesinlik Üstüne + Kültür ve Değer (2009)

Elimizdeki eser, Ludwig Wittgenstein’ın iki kitabını bir araya getiriyor.

‘Kesinlik Üstüne’, Wittgenstein’ın hayatının son iki yılında, ölümünden birkaç gün öncesine kadar tuttuğu notlardan derlenmiş.

Filozof burada, G. E. Moore’un bazı düşünceleri üzerinden, bilmek, inanmak, şüphe duymak, emin olmak gibi konuları irdeliyor.

‘Kültür ve Değer’ ise, Wittgenstein’ın geride bıraktığı elyazması notlardan derlenmiş.

Bu eser de, filozofun felsefe, sanat ve kültür konularındaki fikirlerini okurlara sunuyor.

Burada bir araya getirilen iki kitap da, bize, 20. yüzyılın bu en önemli filozoflardan birini daha yakından tanıma fırsatı veriyor.

  • Künye: Ludwig Wittgenstein – Kesinlik Üstüne + Kültür ve Değer, çeviren: Doğan Şahiner, Metis Yayınları, felsefe, 258 sayfa

Walter Benjamin – Estetize Edilmiş Yaşam (2015)

Faşizm kuramını daha iyi kavramak açısından özgün bir bakış açısı sunan metinler.

Düşünür, faşizm ve modern toplumların kültür yaşamı arasındaki ilişkiyi irdelediği gibi, tarih felsefesinin sınırlarını da tartışıyor.

Benjamin, yaşadığımız tarihsel sürecin olumsuzlukları karşısında neler yapacağımızı, özgürleşmek ve tarihin akışına etkide bulunabilmek için neler yapılabileceğini irdeliyor ve bunu yaparken de Alman faşizminin kuramlarındaki “Faşizm” olgusunu açıklığa kavuşturmaya çalışıyor.

Benjamin’e göre, faşizmin oluşumu da, topluma kendini kabul ettirebilmesi de, modern toplumların kültür yaşamının kendi işleyişinden ve işlevlerinden yararlanarak olmaktadır.

Kitabın diğer zenginliği de Ünsal Oskay hocamızın kapsamlı giriş yazısı barındırması.

  • Künye: Walter Benjamin – Estetize Edilmiş Yaşam, derleyen ve çeviren: Ünsal Oskay, İnkılap Kitabevi, siyaset, 176 sayfa, 2015

Kolektif – Siyasetteki Gölge: Korku (2019)

Korku, bireyi, toplumu ve siyaseti nasıl esir alır?

Elimizdeki derlemede, farklı alanlardan gelen sosyal bilimciler hem bu sorunun yanıtını arıyor hem de korkunun bireyi, toplumu ve dolayısıyla siyaseti esir almaması için neler yapılabileceğine kafa yoruyor.

  • Korkunun siyasetteki rolünün ne olduğu,
  • Siyaset felsefesinde korkunun yeri,
  • Gündelik hayatta deneyimlenen korkunun göçmen karşıtlığına evrilmesinin altındaki başlıca dinamikler,
  • Korkunun egemenliğini besleyen faktörler olarak terör ve faşizm olguları ile popülist söylemlerin korkuyu üretmedeki etkileri,
  • Kadın düşmanlığıyla kadın korkusu arasındaki ilişki,
  • Akademik dünyada kaygı, korku ve sansür,
  • Korkuyla yüzleşme ve onu aşmanın yolları,
  • Ve bunun gibi konular tartışılıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Erdoğan Altun, Hacı Çevik, Kadir Dede, Tuğçe Erçetin, Özgür Olgun Erden, Emre Erdoğan, Utku Özmakas ve Pınar Uyan Semerci.

  • Künye: Kolektif – Siyasetteki Gölge: Korku, editör: Pınar Uyan Semerci ve Emre Erdoğan, İthaki Yayınları, siyaset, 256 sayfa, 2019

Platon – Yasalar (2019)

Platon’un ‘Yasalar’ı (Nomoi), başlı başına çok önemli bir eser olmasının yanı sıra, filozofun ideal yönetim biçimi sorguladığı ‘Devlet’ (Politeia) adlı kült yapıtının bir anlamda devamı olmasıyla da vazgeçilmezdir.

Şimdi ‘Yasalar’, gözden geçirilmiş yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Platon bu yapıtında, insana yaraşır bir toplum düzeninin imkânlarını sorguluyor ve bu bağlamda,

  • Adaletin ne olduğu,
  • Adaletin doğru ve adil bir şekilde nasıl sağlanabileceği,
  • Devleti ayakta tutacak yasaların neler olduğunu,
  • Yasaları aklın ışığında çıkaracak olan yasakoyucunun ne denli büyük bir sorumluluk taşıdığını tartışıyor.

12 kitaptan oluşan ‘Yasalar’, eğitim, sanat, ahlak, hukuk, din, ekonomi, toprağın paylaşılması, ticaret, yasama, ceza, ceza yasası, aile, evlilik, askerlik ve hatta spor gibi, neredeyse toplum düzeniyle ilgili hemen her konu üzerine derinlemesine düşünüyor.

  • Künye: Platon – Yasalar, çeviren: Candan Şentuna ve Saffet Babür, Pharmakon Kitap, felsefe, 440 sayfa, 2019

Raymond Geuss – Sokrates’ten Adorno’ya Felsefe (2019)

Bizde ‘Kamusal Şeyler, Özel Şeyler’ ve ‘Eleştirel Teori’ adlı kitapları da çevrilmiş bulunan Raymond Geuss, şimdi de felsefenin tarihini en eski çağlardan bugüne izlediği bu rehber kitapla karşımızda.

Guess’in kitabını diğer felsefe tarihi çalışmalarından ayıran ve dolayısıyla kitabı daha etkili kılan asıl husus, kapsamı geniş tutmak yerine konusunu on iki filozofla sınırlaması.

Guess ele aldığı filozofların düşüncelerinden yola çıkarak, felsefenin başından beri yanıt aradığı soruların izini sürüyor, bunun yanı sıra felsefenin bireysel ve toplumsal sorunların aşılması konusunda ne gibi perspektifler sunabileceğini tartışıyor.

Kitap, Batı tarihinin en yenilikçi ve en önemli bazı filozoflarını yetkin bir yaklaşımla anlatırken, yine bu filozofların tutumundan yola çıkarak felsefenin nasıl yapılması gerektiğini ortaya koyuyor.

  • Künye: Raymond Geuss – Sokrates’ten Adorno’ya Felsefe, çeviren: İbrahim Yıldız, Dipnot Yayınları, felsefe, 302 sayfa, 2019

Kolektif – Felsefenin İhmal Edilmiş On Klasiği (2019)

Her alanda olduğu gibi, felsefede de ihmal edilmiş yapıtlar vardır.

Bazı kitaplar, hak etmedikleri halde fazla görünür olurken, bazı kitaplar ne akademik dünyada ne de okurun gözünde olması gerektiği yeri bir türlü bulamaz.

İşte bu kitap, tam da bu gayeden yola çıkarak felsefenin ihmal edilmiş on kitabını kapsamlı bir bakışla okura açıklıyor.

Kitaba katılan yazarlar, söz konusu eserlerin anlam ve önemini açıklamakla kalmıyor, aynı zamanda bugün profesyonel felsefenin dışlama kalıplarını gözler önüne seriyor ve ayrıca, bu klasik yapıtlardan hareketle güncel felsefenin nasıl yenilenebileceği üzerine derinlemesine düşünüyor.

Kitapta ele alınan on eser şöyle:

  • Gorgias’ın ‘Helen’e Övgü’sü,
  • Fénelon’un ‘Telemakhos’u,
  • Thomas Paine’in ‘Tarımsal Adalet ve Sosyal Sigortanın Kökenleri’i,
  • Hermann Lotze’un ‘Mikrokosmus’u,
  • F. H. Bradley’in ‘Görünüş ve Gerçeklik’i,
  • Jane Addams’ın ‘Kadınlar ve Kamusal Ev İdaresi’,
  • Ernst Cassirer’ın ‘Substanzbegriff und Funktionsbegriff’i,
  • Edith Stein’ın eserleri,
  • E. B. Du Bois’nın ‘Şimde Nereye ve Neden’i,
  • Ve Jonathan Bennett’in ‘Rasyonalite’si.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Rachel Barney, Ryan Patrick Hanley, Elizabeth Anderson, Frederick Beiser, Michael Della Rocca, Sally Haslanger, Alan W. Richardson, Kris McDaniel, Chike Jeffers ve Daniel Dennett.

  • Künye: Kolektif – Felsefenin İhmal Edilmiş On Klasiği, editör: Eric Schliesser, çeviren: İlker Aksu ve Onur İşci, Heretik Yayıncılık, felsefe, 286 sayfa, 2019

Taner Timur – İslam, Laiklik ve Aydınlanma Savaşı (2019)

AKP iktidarında din ve laiklik konuları sıklıkla tartışılıyor.

Fakat bunlar klişe tartışmalardan öteye gidemiyor.

Zira bu tartışmalar, dinin, bilim, felsefe ve toplumsal ilerlemeyle ilişkisinin ne olduğu ve ne olabileceğini irdelemiyor.

İşte Taner Timur’un elimizdeki çalışması, İslam, akılcılık, toplumsal devrim ve karşıdevrim sorununu çok yönlü bir bakışla tartışıyor.

Kitap, uzun bir girişi takip eden dört kısımdan oluşuyor.

İlk kısımda, İslam’ın 7. yüzyılda, Mekke’de, hangi toplumsal ve düşünsel dönüşüm koşulları içinde doğduğunu inceliyor.

Burada, Abbasiler döneminde eski Yunan felsefesi ve akılcılık ile buluşarak Ortaçağ’da ilk aydınlanma kıvılcımlarının çakılışı, fakat bir süre sonra bu ilk aydınlanma sürecinin bir karşıdevrimle nasıl bastırıldığı ele alınıyor.

Timur izleyen dönemde de, Sünni İslam’ın üç boyutlu (fıkıh, kelam ve tasavvuf) gelişme çerçevesinde rasyonalizmden nasıl koptuğunu ve Batı Avrupa, Farabi, İbn Sina, İbn Rüşd gibi çağlarının ilerisinde düşünürleri de özümseyerek Ortaçağ’ı aşarken, İslam’ın akıldan gittikçe uzaklaşarak nasıl karanlığa gömüldüğünü gözler önüne seriyor.

Timur, bu hazin gelişmenin, Müslüman dünyanın neden daha sonra sömürge statüsüne dönüştüğünün anahtarını verdiğini belirtiyor.

Yazar çalışmasının ikinci kısmında ise, bu tartışmayı Cemaleddin Afgani’nin kozmopolit “anti-kolonyalist” kavgası ile Hindistan’da Seyit Ahmet Han’ın  “işbirlikçi reformizmi” bağlamında izliyor.

Bu sorunu Osmanlı ve Türkiye örnekleri üzerinden de izleyen Timur, din, toplum ve siyaset ilişkisi alanında tezleriyle etkili olmuş üç ismin, yani Namık Kemal, Mehmed Akif ve Necip Fazıl’ın düşünceleri çerçevesinde inceliyor.

  • Künye: Taner Timur – İslam, Laiklik ve Aydınlanma Savaşı, Yordam Kitap, siyaset, 270 sayfa, 2019

Slavoj Žižek – Matrix ya da Sapkınlığın İki Yüzü (2009)

Slavoj Žižek’in bu kitabının ilk versiyonu, 1999 tarihinde, yani Matrix’in devam filmleri henüz ortada yokken, Karlsruhe’de yapılan ‘Inside the Matrix’ sempozyumuna sunulmuştu.

Devam filmlerinin ardından Žižek’in yaptığı değişiklikler ise elimizdeki versiyonda yer alıyor.

Matrix’in ideal seyircisini budala olarak tanımlayan Žižek, filmi Lacancı bir analize tabi tutuyor.

Filmi metaforları, anlam ve yan anlamlarıyla irdeleyen Žižek’e göre, Matrix’in entelektüel cazibesi, Platon’un ‘Devlet’inde tasvir ettiği mağara düzenini tekrar etmesinden ibaret.

  • Künye: Slavoj Žižek – Matrix ya da Sapkınlığın İki Yüzü, çeviren: Bahadır Turan, Encore Yayınları, felsefe, 103 sayfa

August Thalheimer – Diyalektik Materyalizme Giriş (2009)

‘Diyalektik Materyalizme Giriş’, August Thalheimer’ın “Modern Dünya Görüşü” başlığıyla 1927 baharında Moskova’da Sun-Yat-Sen Üniversitesi’nin öğrencilerine verdiği derslerden oluşuyor.

Öğrencilere, karşılarına çıkan başlıca felsefi dünya görüşleri arasında yollarını bağımsız olarak bulmalarını kolaylaştırmayı amaçlayan dersler, tarihsel bir sunumla verilmiş. Thalheimer bu rehber kitabında din, Yunan materyalizmi, Yunan idealizmi, Hindistan materyalizmi, Hegel ile Feuerbach, diyalektik, diyalektik materyalizm, diyalektik metaryalizmin tarih teorisi, materyalist bilgi kuramı, eski Çin felsefesi ve pragmatizm konularını anlatıyor.

  • Künye: August Thalheimer – Diyalektik Materyalizme Giriş, çeviren: Sevinç Altınçekiç, Yordam Kitap, felsefe, 192 sayfa