Ahmet İnsel ve Michel Marian – Ermeni Tabusu Üzerine Diyalog (2010)

‘Ermeni Tabusu Üzerine Diyalog’, İttihat ve Terakki yönetiminin yaptıklarını soykırım olarak tanımlayan Michel Marian ile bunu insanlığa karşı işlenmiş bir suç olarak niteleyen Ahmet İnsel’in diyaloğundan oluşuyor.

Marian ve İnsel, ailelerinin hikâyelerini birbirine anlatıyor.

Bu hikâyeler aslında, imparatorluğun iki zıt ucunda yaşayan ve 20. yüzyıl başlangıcının hummaları ve karışıklıklarının ortasında kalmış, biri Ermeni diğeri Türk iki ailenin yaşadığı gerçekler olmalarıyla dikkat çekiyor.

Kitap, bu topraklarda yakın tarihte yaşanmış en büyük insanlık dramlarından biriyle yüzleşmeye, acıları paylaşmaya davet ediyor.

  • Künye: Ahmet İnsel ve Michel Marian – Ermeni Tabusu Üzerine Diyalog, yayına hazırlayan: Ariane Bonzon, İletişim Yayınları, siyaset, 165 sayfa

Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı – Hiçbir Şey Aynı Olmayacak (2019)

12 Eylül darbesinin militarist baskıları ve korkunç işkenceleri, birçok insanın doğup büyüdüğü ülkelerini terk etmesine neden oldu.

‘Hiçbir Şey Aynı Olmayacak’ da, o dönemde Türkiye’den gitmek zorunda kalmış olanların muhasebelerine yer vermesiyle hem çok iyi bir sözlü tarih çalışması hem de önemli bir tanıklık.

Yaklaşık beş yıl süren bir çalışmanın ürünü olan kitap, iki yazarın daha önce yayımlanan ve burada da yer verdiğimiz ‘Keşke Bir Öpüp Koklasaydım’ ile başlayan 12 Eylül 1980 Darbesi hafıza çalışmalarının devamı niteliğinde.

Darbe döneminde ülkeyi terk etmek zorunda bırakılmış siyasi mültecileri konu edinen araştırmanın çatısını Almanya, Hollanda, İsviçre, İsveç, Belçika, Fransa, Danimarka, Kanada ve Amerika Birleşik Devletleri’nde siyasi mülteci olarak yaşayan veya bir dönem yaşamış mücadele insanlarıyla yapılmış sözlü tarih görüşmeleri oluşturuyor.

Kırkı aşan görüşmenin içinden yirmi iki tanesi bu kitapta yer alıyor.

Buradaki tanıklıkları ilginç kılan başka bir boyut daha var:

Bu hikâyeler, her bireyin izlediği yolun, o yolları kat ederken aldığı kararların, tecrübe ettiği yeni yaşamların ve bugün durdukları yerden geçmişe bakışın neden toptancı analizlere kurban edilemeyeceğinin de ipuçlarına gösteriyor.

  • Künye: Eylem Delikanlı ve Özlem Delikanlı – Hiçbir Şey Aynı Olmayacak: Siyasi Mülteciler 12 Eylül Darbesi’ni Anlatıyor, Ayrıntı Yayınları, belgesel, 544 sayfa, 2019

Cazim Gürbüz – Kartal Gözüyle Laiklik (2010)

Cazim Gürbüz ‘Kartal Gözüyle Laiklik’te, Atatürk laikliğine dair görüşlerini anlatıyor.

Gürbüz kartal kelimesiyle, yükseklerden, neredeyse yerdeki tüm ayrıntıları görebilecek bir göze sahip olan kartal gözünü kastediyor.

Türkiye’de tartışılan en önemli konulardan olan laiklik konusuna, Kemalist düşünceyi referans alarak bakan yazar, laiklik kavramı ve tanımı; laikliğin tarihsel gelişimi; Türkiye Cumhuriyeti’nde laiklik; din-devlet ve din-dünya işleri tartışmaları; islam, akılcılık ve laiklik; Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kaldırılıp kaldırılmaması; laik ülkede din dersinin olup olmayacağı; milliyetin oluşumunda dinin rolü ve eğitim sisteminde laiklik gibi konuları irdeliyor.

  • Künye: Cazim Gürbüz – Kartal Gözüyle Laiklik, Berfin Yayınları, siyaset, 218 sayfa

Bekir Aşba – Üşüyorum (2010)

Ağustos 1992’de Abhazya ile Gürcistan arasında başlayan savaş, özellikle Türkiye’de yaşayan Çerkesler arasında büyük yankı uyandırmıştı.

Savaşın başlamasıyla, Türkiye’den otuz yedi genç, gönüllü olarak Abhazya’ya, Gürcü faşizmine karşı savaşmaya gitmişti.

İşte bu grupta yer alan Bekir Aşba, elimizdeki kitabında o süreçte yaşadıklarını anlatıyor.

Yola çıkış sancıları, Abhazya’da yaşanan sıcak savaş, kurulan dostluklar, buradaki anıların çerçevesini oluşturuyor.

Savaşın dehşetine tanık olan Aşba, bir arkadaşının ölüme yaklaşırken “üşüyorum” diye fısıldayışını, bu dehşetin en büyük göstergesi olarak metninin merkezine yerleştiriyor. Aşba’nın birebir tanıklığıyla kaleme aldığı kitap, yakın tarihe ışık tutacak nitelikte.

  • Künye: Bekir Aşba – Üşüyorum, Chiviyazıları Yayınevi, anı, 223 sayfa

Kolektif – Günümüzde Şiddet (2010)

Yılda bir kere yayımlanan Socialist Register, 2009 sayısında şiddet konusuna eğilmişti.

‘Ya Sosyalizm Ya Barbarlık’ alt başlığını taşıyan ‘Günümüzde Şiddet’, bu sayıda yer alan makaleleri bir araya getiriyor.

Makaleler, şiddetin günümüzdeki durumu; Irak işgali üzerinden Amerikan militarizmi ve egemen siyasi yapısı; Amerikan görsel kültüründe şiddet; ırk ayrımı; hapishaneler ve savaş üçgeninde ABD’nin şiddet tarihinden sahneler ve toplumsal cinsiyet bağlamında şiddetin kurbanları gibi şiddetin birbirinden farklı veçhelerini irdeliyor.

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Henry Bernstein, Colin Leys, Leo Panitch, Vivek Chibber, Philip Green, Joe Sim, Steve Tombs, Lynne Segal, Barbara Harriss-White, Achin Vanaik, Tania Murray Li, Sofiri Joab-Peterside, Dennis Rodgers, Michael Brie, Samir Amin ve John Berger.

  • Künye: Kolektif – Günümüzde Şiddet, hazırlayan: Leo Panitch ve Colin Leys, çeviren: Umut Haskan, Yordam Kitap, siyaset, 288 sayfa

Ahu Tunçel – Bir Siyaset Felsefesi: Cumhuriyetçi Özgürlük (2010)

Ahu Tunçel ‘Bir Siyaset Felsefesi’nde, cumhuriyetçi düşünce geleneğini, çağdaş siyasal tartışmalar bağlamında ele alıyor.

Yazar ilk olarak, cumhuriyetçiliğin düşünsel akrabaları olan demokrasi ve liberal gelenekler ile ilişkilerini gözden geçiriyor ve bunlar arasında varsayılan farkları ve benzerlikleri tartışıyor.

Yazar ardından, çağdaş cumhuriyetçilerin tarihsel öncülerinin izlerini sürerken, cumhuriyetçiliğin liberal etkisi altında yapılan egemen okumalarına alternatif bir okumayı ortaya koyuyor ve nihayet, çağdaş cumhuriyetçiliğin bakış açısını, siyaset felsefesi bağlamında yeniden ortaya koyan düşünürlerin görüşlerini tartışıyor.

  • Künye: Ahu Tunçel – Bir Siyaset Felsefesi: Cumhuriyetçi Özgürlük, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 382 sayfa

Kemal Çiftçi – Türk Dış Politikası (2010)

Kemal Çiftçi ‘Türk Dış Politikası’nda, eleştirel kuramın teorik katkılarından yararlanarak Cumhuriyet’in kuruluşundan günümüze Türk dış politikasını irdeliyor.

Üç bölümden oluşan kitabında Çifti, ilk olarak, toplumsal bilimlerin bakış açısından yola çıkarak “kimlik”, “ulusal güvenlik” ve “ulusal çıkar” kavramlarına odaklanıyor.

Yazar çalışmasının ikinci bölümünde, Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran aktörlerin kimliklerinin oluşum süreçlerini, Osmanlı Devleti’nin çöküş sürecinde yaşanan olaylar bağlamında ele alıyor.

Çiftçi kitabının son bölümünde ise, kurucu kişilerin siyasal kimliklerinin, Türk ulusunun inşa süreci içerisinde toplumsal bellek haline dönüştürülmeye çalışıldığını ve bir nevi kurucuların siyasal kimliğinin Türk ulusal kimliği ve devlet kimliği ile özdeşleşmiş olduğunu iddia ediyor.

  • Künye: Kemal Çiftçi – Türk Dış Politikası, Siyasal Kitabevi, siyaset, 356 sayfa

Stokely Carmichael – Siyah İktidarı (2019)

Kısa sayılabilecek hayatını, kesintisiz bir arayış hali ve kendini baştan yaratma çabası içinde geçirmiş bir devrimci olan Stokely Carmichael ve onun kült yapıtı ‘Siyah İktidarı’, ırkçılık ve beyaz iktidarı hakkında muazzam bir kaynak.

Bu kitaptaki metinler, Carmichael’ın yazı ve konuşmalarından oluşan ‘Stokely Speaks’ ve Charles V. Hamilton’la birlikte yazdığı ‘Black Power’ adlı kitaplarından derlenmiş.

Bu metinlerde, medeni haklar mücadelesi; Siyahların güçlenmesi; Panafrikanizm; Siyahların öz-gururu, öz-sevgisi ve öz-saygısı; Siyahların beden dili; siyah müziği, siyah sineması ve edebiyatı; siyahların eyleyiş ve düşünüş biçimleri gibi pek çok konu ele alınıyor.

Kitap, bizde de beğeniyle okunmuş Steve Biko’nun ‘Siyah Bilinci’nin devamı olarak okunsa da bundan çok daha fazlasıdır.

Çünkü tarihsel olarak Carmichael ve ‘Siyah İktidarı’ hareketi, Biko ve ‘Siyah Bilinci’ hareketinden önce gelir.

Daha ‘Siyah Bilinci’ hareketi ortaya çıkmadan önce, ‘Black Power’ Güney Afrikalı devrimcilerin de başucu kitabıydı.

  • Künye: Stokely Carmichael – Siyah İktidarı, çeviren: Galip Doğduaslan, Dipnot Yayınları, siyaset, 190 sayfa, 2019

Cemal Dindar – Darbeci (2010)

Cemal Dindar ‘Darbeci’de, 12 Eylül 1980 darbesini gerçekleştiren ekibin başındaki Kenan Evren’e ve onun Türkiye’nin siyasî ve toplumsal hayatına bıraktığı mirasa odaklanıyor.

12 Eylül’ün üzerlerine muazzam bir şiddeti boca ettiği 78 Kuşağı’nın kendi deneyimleriyle ilgili anlattıkları, Dindar’ın çalışmasının omurgasını oluşturuyor.

“Kenan Evren’den beri tek başına ‘iktidar olmuş’ her lider, Kenan Evren’in hayaletini de kendisiyle birlikte taşımıştır. Hepsi kendi uğurlu sayısını toplumun bahtı haline getirmeye çalışıyor.” diyen Dindar, o tarihten bu yana Türkiye’de tanık olunan büyük çürümeyi gözler önüne seriyor ve bu dönemin mirası olarak değerlendirdiği Turgut Özal’ı, Recep Tayyip Erdoğan’ı ve “Kenan Evren’in sevgili oğulları” olarak tanımladığı Recep İvedikler’i anlatıyor.

12 darbesini 24 Ocak Kararları ile birlikte düşünmeyi öneren Dindar, bu iki anın toplum ruhsallığındaki belirleyiciliği üzerine de düşünüyor.

Dindar bunu yaparken de, Freud’un toplum üzerine yazdıkları ve Lacancı temel tezlerle Türkiye’nin yakın tarihine bakıyor.

Yeni Türkiye’nin önce cezaevlerinde kurulduğunu söyleyen Dindar, Recep İvedik karakteri ile 12 Eylül zindanlarındaki işkenceci profili arasında dolaysız bağlar olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Cemal Dindar – Darbeci, Destek Yayınları, siyaset, 160 sayfa

Georges Corm – Yeni Küresel Ekonomik Düzensizlik (2010)

Georges Corm elimizdeki çalışmasında, Soğuk Savaş sonrası kapitalizmi belirleyen ve dünyanın iktisadi geleceği için tehdit oluşturan düzensizliklerden söz ediyor.

Temel sorunu, “evrensel düzeyde küreselleşmiş bir tüketici modelinin oluşması” şeklinde ifade eden Corm, bu modelin devletlerin düzenleyici ve koruyucu rolünü gerilettiğini, birkaç kişinin elinde zenginliği yoğunlaştırdığını, orta sınıfları fakirleştirdiğini, hak edilmemiş finansal rantlar yarattığını ve korkunç derecede israflara neden olduğunu söylüyor.

Yazar neoliberal öğretinin zararlı sonuçlarının aşılması için de, sosyalist öğreti dışında bir seçenek geliştirmeye çalışıyor.

  • Künye: Georges Corm – Yeni Küresel Ekonomik Düzensizlik, çeviren: İsmail Kılınç, Phoenix Yayınları, ekonomi, 173 sayfa