Ilan Pappé – Modern Ortadoğu (2019)

Şu ana kadar Ortadoğu’nun modern tarihi konusunda yazılan kitaplar, insanlardan, halklardan, kadınlardan ve kültürlerden ziyade, genel olarak bölgenin geçirdiği siyasal ve ekonomik dönüşümlerle ilgilenmişti.

Bizde daha önce ‘İsrail Hakkında On Mit’ adlı aydınlatıcı kitabı da yayımlanmış Ilan Pappé ise, bu nitelikli eserinin merkezine işçileri, köylüleri, kadınları ve kültürü (edebiyat, şiir, tiyatro ve sinema dâhil) yerleştiriyor.

Başka bir deyişle ‘Modern Ortadoğu’, politika ve ekonomiyi arka plana atarak seçkin olmayan grupların tarihinin izini sürüyor.

Siyasi anlaşmazlıklar ve ekonomik krizler yüzünden kalbura dönmüş Ortadoğu modern çağını kısaca ele alarak çalışmasına başlayan Pappé, devamında da,

  • Ortadoğu’nun 20. yüzyıl kırsal ve kent tarihi,
  • Müzik, dans ve sanatın Ortadoğu’nun popüler kültür dünyasındaki yeri,
  • Yazınsal yapıtların tarihi,
  • İlk romanlar,
  • Necip Mahfuz’un Ortadoğu edebiyatındaki yeri,
  • Şiir sanatı,
  • Ortadoğulu kadınların tarihi,
  • Milliyetçilik ve feminizm,
  • Kadınlar ve siyasal İslam,
  • Ekonomik değişim ve kadınların konumu,
  • Entelektüel bir söylem olarak siyasal İslam,
  • İslami geleneklerin kişisel alanı,
  • Modern Ortadoğu’da Hıristiyanlık,
  • Elektronik medyanın, uydu televizyonunun ve internet devriminin Ortadoğu’ya yansımaları,
  • Ortadoğu’da aşırı kentleşmenin tehlikeleri,
  • Arap Baharı’nın Ortadoğu’ya etkileri,
  • Ve bunun gibi daha pek çok ilgi çekici konuyu ele alıyor.

Çalışma, Ortadoğu insanının, Batı ve Amerikan medyasından, çeşitli politikacıların sözlerinden ve algılayışlarından çıkan yüzeysel ve çoğunlukla vahşi imajının tersine, inançları, müziği, gelenekleri ve âdetleriyle özgün bir dünyaya sahip olduğunu gözler önüne sermesiyle özellikle dikkat çekiyor.

  • Künye: Ilan Pappé – Modern Ortadoğu: Toplumsal ve Kültürel Bir Tarih, çeviren: Gül Atmaca, İletişim Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2019

Kolektif – Radikal Demokrasi (2016)

Kendi kendine organize olup demokratik katılım sağlayan Arap Baharı, İspanyol Indignados, Yunan Aganaktismenoi ve Occupy gibi hareketleri post-Marksizmin analitik araçlarını kullanarak mercek altına alan, onların demokratik potansiyellerini tartışan sağlam bir çalışma.

Kitap, bu hareketler bağlamında, son dönemdeki eylemler etrafında gelişen yenilikçi pratikleri ve fikirleri detaylı bir şekilde inceleyip bunların demokrasiyi yeniden canlandırma potansiyellerini tartışıyor.

Kitapta,

  • Günümüzde radikal demokrasi ve kolektif hareketlerin karakteristik özellikleri,
  • Olağan post-Marksist paradigmanın dışında siyaset yapmanın dinamikleri,
  • Occupy’da temsil olunan özerk siyasi yaşam,
  • Genelleştirilmiş karşıtlık ve Laclau ile Negri arasındaki tartışmada siyasal ontoloji,
  • Laclau’da ve Hardt ve Negri’de temsil ve siyasal mekân,
  • Ve bunun gibi konular ele alınıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alexandros Kioupkiolis, Giorgos Katsambekis, Benjamin Arditi, Richard J.F. Day, Nick Montgomery, Jodi Dean, Saul Newman, Yannis Stavrakakis, Paul Rekret, Andy Knott, Marina Prentoulis ve Lasse Thomassen.

  • Künye: Kolektif – Radikal Demokrasi: Kitlenin Biyopolitikası, Halkın Hegemonyası, derleyen: Alexandros Kioupkiolis ve Giorgos Katsambekis, çeviren: Hayrullah Doğan, Koç Üniversitesi Yayınları, siyaset, 356 sayfa, 2016

Rona Aybay – İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve Türkiye (2016)

İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin (İHEB) hazırlanışı ve hem Birleşmiş Milletler Genel Kurul’unda hem de TBMM’de hangi aşamalardan geçerek kabul edildiğini kapsamlı bir şekilde ele alan bir çalışma.

Rona Aybay burada,

  • İHEB’in hazırlık çalışmalarını,
  • İHEB için Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yapılan görüşmeleri,
  • Bildirinin oylanması ve kabul ediliş sürecini,
  • İHEB için Türkiye’de yapılan hazırlık çalışmalarını,
  • İHEB’in Resmi Gazete’de yayınlanmasını,
  • İHEB’in Türk hukukuna etkilerini,
  • Ve bunun gibi önemli konuları ele alıyor.

Kitap aynı zamanda, 1945-1948 arası dönemde; Birleşmiş Milletler Antlaşması’nın onaylanması konusunda TBMM’de yapılan görüşmeler, Demokrat Parti’nin kuruluşu ve Tan Matbaasının basılması gibi Türkiye yakın tarihinin önemli olaylarını da irdeliyor.

Kitabın ekler bölümünde de, İnsan Hakları Evrensel Bildirisi’nin üç değişik Türkçe çevirisi ile İngilizce ve Fransızca metinleri de yer alıyor.

Kitabın yazarı, değerli hukukçumuz Rona Aybay’ın tüm akademik yaşamı insan hakları uğruna mücadele ile geçmiş.

Aybay, Bosna-Hersek İnsan Hakları Mahkemesinde yedi yıl boyunca Avrupa Konseyi tarafından seçilen uluslararası yargıçlar arasında görev yapmış, bunun yanı sıra, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin etkinliğini arttırmak için Avrupa Konseyi tarafından seçilen 11 kişilik “Akil Kişiler Grubu” üyeliğinde de bulunmuş.

  • Künye: Rona Aybay – İnsan Hakları Evrensel Bildirisi ve Türkiye (1945-1948), İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, hukuk, 148 sayfa, 2016

Pierre Bourdieu – Televizyon Üzerine (2019)

“Yabancı düşmanlığı ve milliyetçilik patlamalarındaki yeniliğin özü, belki de modern iletişim araçlarının, bugün, bu ilkel tutkuları sonuna kadar sömürme imkânlarını sağlamalarında yatmaktadır.”

Pierre Bourdieu’nün 1996’da Fransa’da yayımlandığında büyük bir gürültü koparan ‘Televizyon Üzerine’ adlı bu yapıtı, medyayı, eşitlikçi ve özgürlükçü bir siyasal düzen için en büyük tehlike haline getiren mekanizmayı, bu mekanizmanın oluşumunu ve etkilerini gözler önüne seriyor.

Bourdieu, medyanın, liberal Batı demokrasisini, yeryüzünde gelmiş geçmiş en mutlak totalitarizm haline getiren bir katalizör olarak işlediğini gösteriyor ve bu anlamda biz Türkiyeli okurların da ülkemizde yaşananlarla pek çok benzerlik bulabileceği çarpıcı saptamalarda bulunuyor.

  • Künye: Pierre Bourdieu – Televizyon Üzerine, çeviren: Alper Bakım, Sel Yayıncılık, sosyoloji, 102 sayfa, 2019

Étienne Balibar – Demokrasiyi Demokratikleştirmek: Özgür Konuşma (2019)

Kolektif ifade özgürlüğü ve onunla yakından ilişkili olan bireysel “özgür konuşma” meseleleri, tartışılmaz bir biçimde evrenseldir.

Étienne Balibar da bu şahane kitabında, ifade özgürlüğü üzerine derinlemesine düşünüyor.

Kitapta, Balibar’ın üç metni yer alıyor:

İlk metin, 17 Aralık 2018 tarihinde Boğaziçi Üniversitesi’nde, “Hrant Dink İnsan Hakları ve İfade Özgürlüğü Konferansı”nda yapılan konuşmadan oluşuyor.

İkincisi, ifade özgürlüğü ve kutsala küfür meselesi üzerine, New York Columbia Üniversitesi’nde 2015 yılında verdiği bir seminer için kaleme alınmış.

Üçüncü metin ise, Balibar’ın 1 Haziran 2016’da Paris-Est Créteil Üniversitesi’ndeki “Michel Foucalt ve Öznelleşme” başlıklı çalıştay kapsamında yaptığı sunuşa dayanıyor.

Balibar burada, ifade özgürlüğünün tam anlamıyla (Hannah Arendt’in kullandığı anlamla) bir haklara sahip olma hakkı oluşturduğunu ve aktif yurttaşlık olarak demokratik yurttaşlığın da buna dayandığını belirtiyor.

Düşünüre göre, ifade özgürlüğünün temelinde, bireylerin devlet gücüne ve toplumsal uzlaşıyla oluşturulan normlara karşı olarak kullanabilecekleri bir nesnel hak bulunuyor olsa da, bu özgürlük aynı zamanda bir kamusal mal olarak kabul edilmeli, bu nedenle de en geniş biçimde paylaşılmasının ve çoğaltılmasının koşulları yaratılmalıdır.

Balibar bunun yanı sıra, Yunanların parrhesia, “hakikat cesareti” olarak adlandırdıkları kavramın anlamına ve güncel kapsamına dair Michel Foucault’nun hayatının son yıllarında verdiği ders ve konferansları da, bu bağlamda yeniden yorumluyor.

Balibar kitabını, Barış İçin Akademisyenler’e ithaf etmiş.

  • Künye: Étienne Balibar – Demokrasiyi Demokratikleştirmek: Özgür Konuşma, çeviren: Bediz Yıldız, İletişim Yayınları, siyaset, 94 sayfa, 2019

Orhan Gazi Ertekin – Yargı ve İktidar Oyunları (2016)

Yargı sorununu Türkiye’nin asli bir sorunu olarak gören ve bu bağlamda 17-25 Aralık 2013’ten itibaren başlayan yargı krizini ve 2014 HSYK seçimlerine kadar uzanan dönemi ele alan sağlam bir inceleme.

Çalışma, hâkim ve savcıların iktidar ve politik gruplarla ilişkisini ve onların demokrasiden ne anladığını gözler önüne sermekte.

  • Künye: Orhan Gazi Ertekin – Yargı ve İktidar Oyunları, Tekin Yayınevi

Vahdet Mesut Ayan – AKP Devrinde Medya Âlemi (2019)

AKP’nin iktidara gelişi, medyayı olduğu kadar Türkiye toplumunun tüm parçalarını olağanüstü şekilde dönüştürdü.

Vahdet Mesut Ayan da, bu süreçte iktidar-medya ilişkilerinde yaşanan dönüşümün kapsamlı bir incelemesini sunuyor.

Ayan’ın kitabının en önemli katkısı, medya alanında yaşanan fırtınayı toplumun diğer parçalarında yaşananları kapsayacak şekilde resmetmesi.

AKP’nin iktidara geldiği 2002 yılından 2018’e uzanan çalışma, AKP’nin özgün hegemonya-tahakküm stratejilerinin iktidarın medya politikalarının oluşumuna nasıl yansıdığı ve medyanın bahsi geçen stratejilere nasıl katkı sağladığını gözler önüne seriyor.

Ayan’ın bunu yaparken literatüre sağladığı en önemli katkı da, iktidarın medya politikalarıyla, medyanın bu politikalara ve AKP iktidarının sürdürülmesine verdiği destek arasındaki diyalektik ilişkiyi açığa çıkarması.

Kitap, 2002-2018 yılları arasında iktidar-medya-sermaye ilişkilerini ve Türkiye medyasının bu ilişkiler içindeki dönüşümünü Gramsci’nin “tarihsel blok” yaklaşımından yola çıkarak çözümlüyor.

  • Künye: Vahdet Mesut Ayan – AKP Devrinde Medya Âlemi, Yordam Kitap, siyaset, 319 sayfa, 2019

Kolektif – Milliyetçiliği Yeniden Düşünmek (2010)

‘Milliyetçiliği Yeniden Düşünmek’, milliyetçilik konusundaki kuram ve uygulamaları geniş bir perspektifle, Avrupa’nın tarihsel ve güncel eleştirisi ekseninde masaya yatırıyor.

Birçok bölümden oluşan çalışma, konuya dair güncel ve nitelikli bir eser olmasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz.

Yazarlar burada,

  • Milliyetçilik kuramlarının tarihi ve kaynakları,
  • Milliyetçilik ve çokkültürlülük,
  • Siyasal milliyetçilik ve kültürel milliyetçilik,
  • Uluslararası ilişkilerde milliyetçilik ve şiddet,
  • Milliyetçilik, demokrasi ve din,
  • Dil milliyetçiliğinin başarıları ve başarısızlıkları,
  • Ulusal kimlikler ve sınırlar,
  • Küreselleşen dünyada milliyetçiliğin direnişi,
  • Kozmopolitizm ve milliyetçilik,
  • Milliyetçiliğin farklı topraklardaki tezahürler,
  • Ve bunun gibi önemli konuları irdeliyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Alain Dieckhoff, Christophe Jaffrelot, Pierre Birnbaum, Daniel Sabbagh, Anne-Marie Thiesse, Astrid von Busekist, Paul Zawadzk, Guy Hermet, Pierre Hassner, Jean-Marc Ferry ve Philip Resnick.

  • Künye: Kolektif – Milliyetçiliği Yeniden Düşünmek, yayına hazırlayan: Alain Dieckhoff ve Christophe Jaffrelot, çeviren: Devrim Çetinkasap, İletişim Yayınları, siyaset, 372 sayfa

H. Erdem Çıpa – Yavuz’u Yaratmak (2019)

Erdem Çıpa, daha önce yayımlanan ‘Yavuz’un Kavgası’nda, Osmanlı tahtına benzersiz ve tartışmalı bir şekilde geçen I. Selim’in saltanat mücadelesini irdelemişti.

Yazarın elimizdeki kitabı da, tartışmaya kaldığı yerden devam ediyor ve bunu daha da genişleterek Yavuz’un tarihsel imajının 16. ve 17. yüzyıllar boyunca tarih metinlerinde nasıl yeniden ve yeniden yaratıldığını izliyor.

Selim, Osmanlı tahtına tartışmalı biçimde çıkmış, ayrıca iktidarı süresince de zorbaca bir yönetime başvurmuştu.

Çıpa da çalışmasında, ilk olarak Selim’in sosyal, siyasi ve askeri şahıs ve toplulukları harekete geçirmek için uyguladığı stratejileri ve Selim’e saltanat mücadelesinde destek olanların toplumsal bileşimini irdeleyerek 15. ve 16. yüzyıllarda İslami ilke ve söylemlere dayalı bir siyasi oluşum olan Osmanlı Devleti’nde bir hükümdarın saltanatının nasıl teşekkül ettiğini ortaya koyuyor.

Ardından Osmanlı tarihyazımını oluşturan çok sayıda edebi-tarihi metne odaklanan Çıpa, eserlerini bilhassa 16. ve 17. yüzyıllarda kaleme almış Osmanlı tarihçilerinin müdahaleleri sonucunda ortaya çıkan baskın üst-anlatıda, Selim’in meşru biçimde tahta çıkmış, ölümünden sonra idealleştirilmiş ve ilahi takdirle iktidar olmuş bir hükümdar olarak betimlenmesinin aşamaları üzerinde duruyor.

Yazar böylece, bir yandan Selim’e atfedilen çeşitli kişilikler ve nitelikleri gözler önüne seriyor, öte yandan da erken modern Osmanlı yazarlarının siyasi beklentileri ve kültürel ideallerine ışık tutuyor.

  • Künye: H. Erdem Çıpa – Yavuz’u Yaratmak: Osmanlı Dünyasında Saltanat Veraseti Meşruiyet ve Tarihi Hafıza, çeviren: Zeynep Rona, Kitap Yayınevi, tarih, 365 sayfa, 2019

Eric Hobsbawm – Sıra Dışı İnsanlar (2010)

‘Sıra Dışı İnsanlar’, Eric Hobsbawm’ın 1950-1980 arasında yazdığı emek ve toplumsal protestolar tarihi hakkında birbirinden güzel 26 makaleden oluşuyor.

Thomas Paine, makine kırıcılar, işçilerin 1 Mayıs’ın tatil olması için verdiği mücadele, köylüler ve siyaset ilişkisi, köylülerin toprak işgalleri, Vietnam ve gerilla savaşının dinamikleri, Mayıs 1968 olayları, şiddetin kuralları, devrim ve seks ilişkisi, Caz’ın Avrupa’ya gelişi ve bu müziğin en ünlü isimlerinden Billy Holiday, bu kitapta yer alan ve herbiri keyifli bir okuma vaat eden makalelerin irdelediği kimi konulor.

Sadece emek tarihinde yer etmiş aktörleri unutulmaktan kurtarmayı amaçlamadığını belirten Hobsbawm, 20. yüzyılda tarihi yönlendiren, kültürü değiştiren ve genelde “halk” olarak bilinen bu alelade isimlerin, sıradışı ve harikulade yönlerini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Eric Hobsbawm – Sıra Dışı İnsanlar: Direniş, İsyan ve Caz, çeviren: Işıtan Gündüz, editör: Oya Köymen, Yordam Kitap, tarih, 351 sayfa