Michael Walzer – Haklı Savaş Haksız Savaş (2017)

Milliyetçilik, savaş ve ırkçılık üzerine eserler kaleme almış Michael Walzer, ‘Haklı Savaş Haksız Savaş’ta, saldırganlık, tarafsızlık, teslimiyet, siviller, misilleme gibi kavramlar üzerinden savaş ve ahlakın ana meselelerini irdeliyor.

Ele aldığı konuyu, Atinalıların Melos saldırısından ABD’nin Vietnam’daki katliamına kadar birçok örnek üzerinden inceleyen Walzer, savaşların, insanların yüzleşebileceği en ciddi ahlak sınavları olduğunu gözler önüne seriyor.

Yazarın, ele aldığı konuyu özellikle ahlaki bir çerçeveye oturtması ve çağdaş felsefeciler ile ilahiyatçılara sık sık ithafta bulunması, çalışmayı ayrıca sahici kılan unsurlardan.

Kitap, adil savaş fikrine dair modern çalışmaların en önemlilerinden biri.

  • Künye: Michael Walzer – Haklı Savaş Haksız Savaş: Tarihten Örneklerle Desteklenmiş Ahlaki Bir Tez, çeviren: Mehmet Doğan, Alfa Yayınları, siyaset, 440 sayfa, 2017

Evren Balta – Tedirginlik Çağı (2019)

Bu çağda yaşayan bizler, muazzam bilinmezliklere ve tedirginliklere tanık olduk.

Dünyayı sarsacak yeni, büyük bir savaştan bahsediliyor.

Suriye’deki yıkım tamamıyla sona erebilmiş değil.

IŞİD, daha da önemlisi IŞİD’i doğuran sebepler tümüyle ortadan kalkmış değil.

Göçmenlik tüm dünyada giderek artan bir sorun olmaya devam ediyor…

Evren Balta’nın bu nitelikli kitabı ise, belirsizlik çağını öne çıkan nitelikleriyle kayıt altına alıyor ve bu sürecin beraberinde getirdiklerini şiddet, aidiyet ve siyaset çerçevesinde tartışıyor.

Balta burada,

  • Küresel çağın yeni şiddet aktörlerinden biri olarak IŞİD’in bize söyledikleri,
  • Küresel dünyada vatandaşlığın yeni biçimleri,
  • Bugünün büyük göç dalgasının ardındaki etkenler,
  • Popülist hareketlerin güçlenmesinin sebepleri,
  • Yükselen Batı karşıtlığının nedenleri,
  • Küresel sermayenin vergi cennetleri,
  • Sosyal medyanın siyasete etkileri,
  • Türkiye’nin dış politikasındaki çıkmazlar,
  • 15 Temmuz darbe girişimi ve sonrasında yaşananlar,
  • Türkiye’nin otoriter siyasal sisteminin dinamikleri,
  • Ve bunun gibi güncel konuları tartışıyor.

Künye: Evren Balta – Tedirginlik Çağı: Şiddet, Aidiyet ve Siyaset Üzerine, İletişim Yayınları, siyaset, 254 sayfa, 2019

Mustafa Şener – Türkiye Solunda Üç Tarz-ı Siyaset (2010)

Mustafa Şener ‘Türkiye Solunda Üç Tarz-ı Siyaset’te, 1961-1971 döneminde soldaki üç ana akımın, yani Yön Devrim Hareketi’nin (YDH), Milli Demokratik Devrim’in (MDD) ve Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) siyasal strateji konusundaki tezlerini inceliyor; aralarındaki farklılıkların nedenlerini ve sonuçlarını ortaya koyuyor.

Eser, sol hareketin en güçlü olduğu döneme odaklanması ve buradan hareketle solun günümüzde yaşadığı krizin nedenlerini anlamaya çalışmasıyla özellikle dikkat çekiyor diyebiliriz.

Şener, kuramsal ve tarihsel bir arkaplan çizdikten sonra, söz konusu hareketleri inceliyor ve ardından, üç hareketin stratejik tercihlerini, karşılaştırmalı olarak değerlendiriyor.

  • Künye: Mustafa Şener – Türkiye Solunda Üç Tarz-ı Siyaset, Yordam Kitap, tarih, 384 sayfa

Kolektif – Türkiye’de Kesişen-Çatışan Dinsel ve Etnik Kimlikler (2010)

Türkiye’de etnik ve dini kimliklerin toplumsal hareketlere dönüşmelerini ve devletle ilişkilerini inceleyen elimizdeki çalışma, Kürt, Alevi, İslamcı ve ülkücü gibi kimliklerin dünü ve bugününe dair ayrıntılar sunuyor.

Kitabın ikinci bölümünde ise, Türkiye dışında yaşayan Türkiyelilerin kimlik tanım ve taleplerine, Fransa, Almanya, İngiltere, Avusturalya ve İsrail örnekleri üzerinden bakılıyor.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler şöyle: Rasim Özgür Dönmez, Ekin Burak Arıkan, Tahire Erman, Şener Aktürk, Ali Yaman, Çağlar Enneli, Samim Akgönül, Nezahat Altuntaş, Pınar Enneli, Banu Şenay ve Şule Toktaş.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Kesişen-Çatışan Dinsel ve Etnik Kimlikler, editör: Rasim Özgür Dönmez, Pınar Enneli ve Nezahat Altuntaş, Say Yayınları, siyaset, 318 sayfa

Can Şafak – Necmettin: Bir Devrimcinin Hatırası (2019)

Necmettin Giritlioğlu, Yapı İşçileri Sendikası’nın grevinin başladığı sabah, Aliağa Rafinerisi’nin kapısında vurularak öldürüldüğünde henüz 26 yaşındaydı.

Tarih, 22 Ağustos 1970.

Giritlioğlu, Sendika’nın Genel Başkanı’ydı.

Türkiye’nin hızla 12 Mart faşizmine doğru yol aldığı zorlu yıllardı.

Grevler, direnişler, sürüyordu.

Kavel’de, Kozlu’da, Paşabahçe’de,  Singer’de,  Gamak’ta,  Demir Döküm’de…

15-16 Haziran Direnişi yaşanmış, işçi sınıfı ne kadar örgütlü ve güçlü olduğunu göstermişti.

İşte Can Şafak’ın sözlü tarihe ağırlık veren elimizdeki biyografisi, Necmettin Giritlioğlu’nun kısa ama dolu dolu yaşanmış hayatının izini sürüyor.

Yoldaşları, en yakınında bulunmuş dostları ve kardeşleriyle yapılan söyleşilere dayanan kitap, Giritlioğlu’nun hiç bilinmeyen yanlarını, çocukluğunu, ilk gençlik yıllarını ve mücadelesini aydınlatıyor.

Kitap, aynı zamanda çok güzel bir dönem okuması.

Şafak, solun, işçi hareketinin ve devrimci dalganın yükselmeye başladığı 60’lı yılların ve 1970’in sağlam bir fotoğrafını çekiyor.

  • Künye: Can Şafak – Necmettin: Bir Devrimcinin Hatırası, Ayrıntı Yayınları, biyografi, 272 sayfa, 2019

Janet Biehl – Toplumsal Ekoloji Siyaseti (2016)

Bu kitap, anarşist toplum kuramcısı Murray Bookchin’in geliştirdiği özgürlükçü yerel yönetimcilik konusuna harika bir giriş.

Yerel demokrasinin ve ekonominin güçlendirilmesi, devlet ve kentleşme, yurttaşlığın oluşturulması, konfederalizm ve muhalefetin organizasyonu gibi kavramlar hakkında bir başucu kitabı.

Özgürlükçü yerel yönetimcilik, Bookchin’in toplumun insancıl ve akılcı bir biçimde radikal bir dönüşümden geçirilmesinin en iyi ne şekilde sağlanabileceği üzerine hayatı boyunca oluşturduğu düşüncelerin doruk noktası olarak kabul ediliyor.

Özgürlükçü yerel yönetimcilik, mevcut yerel yönetimlerde saklı bulunan demokratik olanakları yeniden canlandırarak onları doğrudan demokrasilere dönüştürmeyi hedefler, ayrıca insani bir ölçeğe sahip olmalarını ve doğal çevrelerine uyum göstermelerini sağlamak maksadıyla bu siyasi toplulukların yetkilerinin dağıtılmasını amaçlar.

Janet Biehl de, özgürlükçü yerel yönetimciliğin içerdiği fikirlerin özlü bir açıklamasını sunuyor.

  • Künye: Janet Biehl – Toplumsal Ekoloji Siyaseti, çeviren: Esra Eren, Sümer Yayıncılık, siyaset, 198 sayfa, 2019

Bülent Batuman – Milletin Mimarisi (2019)

AKP Türkiye’sinde İslam ile siyaset ve yapılı çevre arasındaki ilişki bize neler söyler?

AKP iktidarı döneminde üretilen mimari eserlere bakıldığında siyasal İslamcılığın yapılı çevrenin biçimlendirilmesinde çok etkili rol aldığını görüyoruz.

Bülent Batuman’ın bu anlamda ufuk açıcı bir çalışma olarak okunabilecek elimizdeki eseri, Türkiye’nin son yirmi yıldaki dönüşümü üzerine derinlemesine düşünüyor.

Ana tezinin, AKP iktidarının bir yeniden ulus inşası projesi olduğu ‘Milletin Mimarisi’, AKP iktidarı döneminde Türkiye’de ağırlık kazanan mekânsal anlayışı ve hangi kentsel biçimlerin üretildiğini irdeliyor.

Yapılı çevrenin toplumsalın kurucu unsurlarından olduğu gerçeğinden hareketle Batuman, siyasetin mekânsal inşasının nasıl gerçekleştiğini, kente yerleşik olan çelişki ve mücadeleleri ve mekânsal ile toplumsal arasındaki etkileşimleri tartışıyor.

Batuman’ın burada tartıştığı kimi konular şöyle:

  • İslam ile ulusu uzlaştırmayı amaçlayan cami mimarisinin siyasal niteliği,
  • Ulusal sembol olarak cami,
  • Mimari taklit politikaları,
  • Gündelik hayatın İslamileştirilmesi,
  • Türkiye’de konutun siyasal iktisadı,
  • Varoşun kentsel ekolojisi,
  • İslamcı bir banliyö inşa etmenin özgün bir örneği olarak Başakşehir,
  • İslamcı banliyöde sınıf ayrımı,
  • Osmanlı-Selçuklu üslubunun alımlanması,
  • Post-ulusal neoklasisizm,
  • Gecekonduların tasfiyesi,
  • Yeni İslamcılığa karşı kamusal mekân ve direniş mimarileri,
  • İslamcılığa karşıt bir anlayış olarak Cumhuriyetçi kamusal mekân inşasına örnek olarak Kızılay Meydanı ve Tekel Kampı,
  • Yeni İslamcılığın Taksim Meydanıyla imtihanı,
  • Yeni İslamcılık ve banal siyasallaştırma,
  • Gezi’nin etkileri,
  • İktidar inşasının mekânsal pratikleri…

Künye: Bülent Batuman – Milletin Mimarisi: Yeni İslamcı Ulus İnşasının Kent ve Mekân Siyaseti, çeviren: Şahika Tokel, Metis Yayınları, sosyoloji, 312 sayfa, 2019

Kolektif – İnşaat Ya Resulullah (2016)

Birikim dergisinde yayınlandığında ilgiyle karşılanan “İnşaat Ya Resulullah” başlıklı dosyada yer almış yazılar, bu kitapta bir araya getirilmiş.

İnşaat sektörünün gelişiminin dinamiklerinden Türkiye’de kentsel ranta, kapitalist kentleşme dinamiklerinden gecekondu kulelerine ve İslâmcı neo-liberalizmde inşaat fetişine, Türk muhafazakârlığının inşaat şehvetini gözler önüne seren ilgi çekici pek çok saptama, burada.

Kitaba yazılarıyla katkıda bulunan isimler şöyle: Mehmet Atlı, Osman Balaban, Tuncay Bilecen, Tanıl Bora, Ayşe Çavdar, Erbatur Çavuşoğlu, İhsan Eliaçık, Neşe Gurallar, Sinan T. Gülhan, Mehmet Penbecioğlu, Özgür Taburoğlu ve H. Bahadır Türk.

  • Künye: Kolektif – İnşaat Ya Resulullah, derleyen: Tanıl Bora, Birikim Yayınları

Henry J. Rutz ve Erol M. Balkan – Sınıfın Yeniden Üretimi (2016)

Neoliberal devletin ve piyasanın küreselleşme döneminde yeni orta sınıfları oluşturmasındaki aracılığı hakkında iyi bir inceleme.

Kapsamlı alan çalışmalarına dayanan kitap, Türkiye’de hem ekonomik ve toplumsal yapıda hem de eğitim alanında yaşanan değişimler için sağlam bir kılavuz.

Kapitalizm sınıflar arası geçişe imkân verir, fakat bunun için hiçbir garanti sunmaz.

Çünkü işçi sınıfı işsizlikle boğuşur, orta sınıflar ise her zaman işçi sınıfı saflarına katılma tehdidi ve tehlikesiyle karşı karşıyadır.

Orta sınıf bu tehlikeden kaçmak çocuklarına nitelikli eğitim vermek için çabalar.

Henry Rutz ve Erol Balkan, İstanbul’daki orta sınıf ailelerin, küresel ekonomiyle bütünleşme sürecinde çocuklarına nitelikli eğitim sağlama mücadelesiyle ifade edilen dinamikleri etnografya temelli açıklıyor.

Tanıklıklar ve alan araştırmalarıyla zenginleşen çalışma, devletin ve piyasanın sınıfın biçimlenmesi üzerindeki etkilerinin altını çizerken, ailenin de sınıfın yeniden üretimi ve toplumsal bilincin kilit aktörü olarak önemini vurguluyor.

  • Künye: Henry J. Rutz ve Erol M. Balkan – Sınıfın Yeniden Üretimi: Eğitim, Neoliberalizm ve İstanbul’da Yeni Orta Sınıfın Yükselişi, çeviren: Neşecan Balkan, h2O Kitap, siyaset, 224 sayfa, 2016

Todd May – Şiddetsiz Direniş (2016)

Şiddetsiz direnişin pasif direnişten farkı nedir?

Kendisi de şiddetsiz kampanyalara katılmış olan siyaset felsefecisi Todd May, bu soruya sağlam yanıtlar veriyor ve daha da önemlisi, felsefi bir bakışla şiddetsizlik, şiddetsizliğin hedefleri ve dinamikleri konularında ufuk açıcı bir tartışma sunuyor.

Önemli eseri ‘Postyapısalcı Anarşizmin Siyaset Felsefesi’yle de bildiğimiz May, ABD’nin Güney Amerika’ya yaptığı müdahaleler, Filistin topraklarındaki İsrail işgali, iş sendikalarına karşı sergilenen negatif tutum, ırkçılık, gey, lezbiyen ve transseksüellerin maruz kaldığı baskı gibi çeşitli konularda duyarlılık gösteren şiddetsiz mücadelelerin bir parçası oldu.

May’in şiddetsizlik üzerine bu felsefi tefekkürü, şiddetsizliğin ve şiddetsiz direniş mücadelelerinin nitelikleri üzerine geniş kapsamlı bir inceleme.

Kitabı, siyasal dönüşüm yaratmanın en etkili yollarından birinin tarihsel gelişimini daha yakından görmek isteyenlere özellikle tavsiye ederiz.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Eylemi şiddet içerir hale getiren şey eylemin kendisi değil, neye sebep olduğudur.”

“Kişi, sonunda olmak istediği insan olmalıdır. Daha klişe bir şekilde söyleyecek olursak, olmasını istediğin değişimin kendisi olmalısın.”

“Şiddetsiz protestonun sahip olduğu haysiyetin bir özelliği de, politik eylemi yıkıcı değil, yapıcı bir eylem haline getirmesidir.”

  • Künye: Todd May – Şiddetsiz Direniş, çeviren: Can Kayaş, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 224 sayfa, 2016