Ali Mezghani – Tamamlanmamış Devlet (2015)

Ali Mezghani, bu ufuk açıcı analizinde, İslam hukukunun tarihsel gelişimi bağlamında Arap ülkelerindeki hukuk sorununu irdeliyor.

Arap ülkelerinde gerçek anlamda çağdaş hukukun ortaya çıkmadığını belirten yazara göre bunda en önemli etken, dinin, devletin ve toplumun temel belirleyicisi olarak korunması.

Kitapta,

  • İslâm’ın fıkıh okullarından başlayarak farklı ülkelerde şer’i hukuk sistemlerinin oluşumu,
  • Bu sistemlerin devlet ve toplumsal hayat üzerindeki etkileri ve bu yapıların günümüze nasıl uzandığı,
  • Ahlâki, ekonomik ve siyasi alanlarda kapsamlı bir kontrol mekanizması olarak dinin, modern hukuku dışlayıp dışlamadığını,
  • Yakın dönemde gelişen Arap Baharı hareketlerini ve bu hareketin başlangıç noktasındaki Tunus’un özgün durumunu,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Mezghani’ye göre, modern devletin temel öğelerinden olan hukuki yapı gelişmedikçe, Arap ülkeleri devletlerinin modernleşme süreçleri sekteye uğrayacaktır.

  • Künye: Ali Mezghani – Tamamlanmamış Devlet: Arap Ülkelerinde Hukuk Sorunu, çeviren: Ahmet Arslan, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 300 sayfa, 2015

Alain Badiou – Fransız Felsefesinin Macerası (2015)

Alan Badiou’dan, bugün artık başlı başına bir felsefe okulu olmuş Fransız felsefesinin 1960’lardan günümüze öznel bir dökümünü sunuyor.

Bu dönemin Fransız felsefesinin tefekkür ve bilgeliğin yerine eylemi tercih etmeyi önerdiğini söyleyen Badiou, Sartre’dan Deleuze’a, Lacan’dan Foucault’ya birçok filozofu derinlikli bir okumaya tabi tutuyor.

Badiou, bunu yaparken 1960’lardan 1980’lere, oradan 1990’ların ortalarına uzanıyor ve Avrupa felsefesine yön vermiş bu isimlerin hem felsefi söylemlerini eleştirel bir bakışla analiz ediyor hem de bu isimlerin kendisindeki karşılıkları üzerine yoğun bir şekilde düşünüyor.

Badiou’nun burada tartıştığı düşünürlerin tam listesi:

Jean-Paul Sartre, Paul Ricœur, Georges Canguilhem, Louis Althusser, Jacques Lacan, Michel Foucault, Gilles Deleuze, Jacques Derrida ve Jacques Rancière.

  • Künye: Alain Badiou – Fransız Felsefesinin Macerası:1960’lardan Günümüze, çeviren: P. Burcu Yalım, Metis Yayınları, felsefe, 176 sayfa, 2015

Recep Memişoğlu – Kivamini Tutturamaduk (2019)

“Deniz her vuruşunda dalgalarını duvara

Aldı haykırışların bir parçasını da

Aldı götürdü

Yaydı Karadeniz’e”

Bu dizeler, kendisi de zamanında Karadeniz’de devrimci faaliyetler içinde yer almış İbrahim Karaca’ya ait.

Recep Memişoğlu’nun kaleme aldığı ‘Kivamini Tutturamaduk’ ise, Rize’deki 1980 öncesinde devrimci duygularla yola çıkmış gençlerin hikâyesini anlatıyor.

Recep Memişoğlu’nun devrimci mücadelesi, Pazar’da Halkevi yönetimine girmesiyle hareketlenir.

Memişoğlu bu dönemde Dev-Genç, Devrimci Yol ile militan düzeyde ilişki kurar.

1981 yılının Ocak ayında Çamlıhemşin Kale köyünden 10 yoldaşıyla birlikte yakalanır.

Örgüt üyeliğinden 15 yıl ceza alan Memişoğlu, normal hayatına ancak 1988’de başladı.

İşte Memişoğlu’nun elimizdeki anıları, bu inişli çıkışlı olayların kapsamlı bir dökümünü sunuyor.

Kitap, Rize bağlamında Karadeniz’de devrimci mücadelenin ilgi çekici bir fotoğrafını çekmesiyle büyük öneme haiz.

Memişoğlu anlatımını, mücadeleye katılmış sıra dışı insanların hikâyeleri ve bu süreçte yaşanan ilginç olaylarla harmanlamış.

Rize’nin devrimci geçmişini aydınlatan bu tanıklık, Rize başta olmak üzere Karadeniz’e bambaşka bir çerçeveden bakmak için çok iyi bir fırsat.

  • Künye: Recep Memişoğlu – Kivamini Tutturamaduk, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 176 sayfa, 2019

Costas Lapavitsas – Üretmeden Kâr Etmek (2019)

Kimileri finansallaşmayı, rantiyenin üretken kapitaliste karşı zaferi olarak tanımlar.

Fakat finansallaşma, ortaya çıktığı son otuz yıl boyunca farklı aşamalardan geçip bugüne geldi ve şimdi, özellikle en büyüğü 2007’de görülen krize bakıldığında, özünde krizlere meyilli bir sistemdir.

İşte Costas Lapavitsas, Marksist bir temele oturttuğu ‘Üretmeden Kâr Etmek’te, hem finans kapitalizmin kendine özgü yapısını açıklıyor hem bunun yarattığı kriz ve tahribatları ortaya koyuyor ve hem de finansı kontrol edebilmek için neler yapabileceğimizi irdeliyor.

Lapavitsas, finansallaşmayı finans-dışı şirketler, bankalar ve hanehalkının davranışlarındaki dönüşümü merkeze alarak irdeliyor ve devamında da:

  • Finans-dışı şirketlerin finansal işlemlere gittikçe daha fazla dâhil olmasının sonuçlarını,
  • Bankaların şirketlere borç vermektense serbest piyasa işlemlerine ve hanehalkıyla girişilen finansal işlemlere yönelmesini ve bunun yansımalarını,
  • Hanehalkının borçlar ve varlıklar bakımından finans sistemine daha fazla dâhil olmasının sonuçlarını,
  • Ve Finansallaşmanın gelişmekte olan ülkeler için nasıl bağımlılıklar yarattığını ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Lapavitsas’ın bunu yaparken Marksist para ve finans teorisini ustaca kullanıyor ve bu bağlamda Marx, Hilferding ve Lenin gibi teorisyenlerin fikirlerine başvuruyor.

  • Künye: Costas Lapavitsas – Üretmeden Kâr Etmek: Finans Hepimizi Nasıl Sömürüyor, çeviren: Yasin Emre Kara, Koç Üniversitesi Yayınları, iktisat, 416 sayfa, 2019

Abram de Swaan – Kitle Katliamları (2019)

Abram de Swaan’ın bu derinlikli kitabının konusu, kitlesel imha eylemlerinin insanlığa ve uygarlığa dair bize neler söyleyebileceğidir.

Swaan burada, katillerin ve kurbanların doğrudan karşı karşıya geldikleri, yakın mesafeden yapılan, büyük çaplı, orantısız şiddet eylemlerinin mevcut nefreti, korkuları ve öfkeyi artırarak nasıl daha fazla şiddete yol açtığını irdeliyor.

Kitapta işlenen yaklaşık yirmi katliamdan bazıları şöyle:

  • Belçika’nın Kongo’da 2 milyon sivilin hayatına mal olan katliamı,
  • Japon işgalcilerin Nanking katliamında yüz binlerce Çinliyi yok edişi,
  • Nazilerin 6 milyon Yahudiyi katledişi,
  • Endonezya’daki askeri darbenin ardından yaklaşık 1 milyon komünistin öldürülmesi,
  • Pakistan ordusunun 1 milyon Bangladeşliyi katletmesi,
  • yüzyılın sonunda Sırp birliklerinin binlerce Boşnak Müslümanı katletmesi,
  • 1995 yılında Ruanda’da Hutu Gücü hareketinin neredeyse 1 milyon Tutsi ve Hutu’yu katletmesi…

Swaan böylesi korkunç katliamları inceliyor, bu cinai cinnetlerin hangi koşullar altında patlak verdiğini ve en önemlisi de sıradan bireylerin bu vakalarda yer almak için sonunda nasıl birer gönüllüye dönüştüklerini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Abram de Swaan – Kitle Katliamları: Cinai Bölmeler, çeviren: Mine Karataş, Ayrıntı Yayınları, siyaset, 336 sayfa, 2019

Kolektif – Cumhuriyetin Müzik Politikaları (2018)

Çoğunluk Türkiye’de müziğin modernleşme sürecini Cumhuriyetle ilişkilendirir.

Bu doğru, fakat eksik bir tanımdır.

Zira “Klasik Batı Müziği” çalışmaları, Osmanlı saltanatının son döneminde zaten başlamıştı,  Cumhuriyet döneminde ise bu çalışmalar daha çok sahiplenilip geliştirildi.

İşte bu kitap, tam da bu konu üzerine, Cumhuriyetin müzik politikaları ve bunun sonuçları üzerine derinlemesine bir sorgulama.

Kitapta şu soruların yanıtları aranıyor:

  • Ulus inşasında müziğin rolü nedir?
  • Ulusal müziğin halk cephesindeki kaynakları nelerdir?
  • O dönemde yoğun şekilde yürütülen derleme çalışmalarının bilimsel niteliği neydi?
  • Köy Enstitüleri ve Halkevleri gibi girişimlerin sonuçları ne oldu?
  • Bu kurumların kapatılması müzikte ufkumuzu açtı mı?
  • “Köçekçe”ye klasik Batı müziği aşısı tuttu mu?
  • “Klasik Türk Musikisi” yasağı ulusal bir müziğin oluşumuna zemin ve zaman kazandırdı mı?
  • Türküleri etnik kimliğinden arındırmak onları ulusal kıldı mı?
  • Bugün dinlediğimiz müzikle bu politikaların ne gibi ilişkisi var?

Kitaptaki makaleler, farklı disiplinlerin verilerinden de yola çıkarak bu ve bunun gibi soruların yanıtlarını arıyor ve bizde müzik adına yapılanları, bunların anlamını ve en önemlisi de bu uygulamaların ne gibi sonuçlar yarattığını derinlemesine sorguluyor.

  • Künye: Kolektif – Cumhuriyetin Müzik Politikaları, derleyen: Fırat Kutluk, h2O Kitap, müzik, 272 sayfa, 2018

Avedis Cebeciyan – Bir Ermeni Subayın Çanakkale ve Doğu Cephesi Günlüğü, 1914-1918 (2015)

Bir yandan cephelerde Osmanlı askerlerine şifa dağıtan, diğer yandan tehcir ve katliam politikalarıyla Antep’ten sürülen ailesinin akıbetini merak eden bir subay.

Avedis Cebeciyan’ın elimizdeki günlüğü, dönemin siyasi atmosferini daha iyi anlamak için nadide bir kaynak.

  • Künye: Avedis Cebeciyan – Bir Ermeni Subayın Çanakkale ve Doğu Cephesi Günlüğü, 1914-1918, çeviren: Takuhi Tomasyan, Aras Yayıncılık

Mehmet Bayrak – Kuşatmayı Yaran Kürt Kadını (2015)

Mehmet Bayrak bu çalışmasında, hem ataerkinin hem devletin baskısına direnmiş Kürt kadınlarının mücadelesini anlatıyor.

Kitapta, Kırım Savaşı’nda büyük başarı göstermiş Kürt amazonu Kara Fatma’dan ilk Kürt kadın gerilla Zarife’ye ve Bêritan’a “kuşatmayı yaran” kadınların hikâyeleri, günümüz kadın gerilla önderlerinin tanıklıklarıyla harmanlanarak sunuluyor.

  • Künye: Mehmet Bayrak – Kuşatmayı Yaran Kürt Kadını, Özge Yayınları

Ufuk Bektaş Karakaya – Bitmeyen Sürgün (2015)

12 Eylül 1980 darbesinden sonra Avrupa’da siyasi mülteci olan sosyalistlerin yaşadıkları, bu kitabın konusu.

Bunlardan biri olan Ufuk Bektaş Karakaya, hem siyasi mültecilerin sürgündeki yoksunluklarını ve sol örgütlerin sekter uygulamalarını samimi bir şekilde dile getiriyor hem de Türkiyeli sosyalist hareketlerin Avrupa’daki örgütlenme çalışmalarını aydınlatıyor.

  • Künye: Ufuk Bektaş Karakaya – Bitmeyen Sürgün, İletişim Yayınları

Ahmet Cevdet Aşkın – Küresel ve Yerel Dezenformasyon (2015)

Kamunun küresel ve yerel boyutta yanlış bilgilendirilmesinin sistematik olarak devreye sokulduğu kimi olayları irdeleyen, dezenformasyonun tehlikelerine karşı okurunu bilinçlendiren bir rehber.

Medyada dezenformasyonun işleyişi, dezenformasyonun küreselleşmesi ve Türkiye’de “çözüm” sürecinde kamuoyunun nasıl manipüle edildiği, kitabın ilgi çekici konuları.

  • Künye: Ahmet Cevdet Aşkın – Küresel ve Yerel Dezenformasyon, Epos Yayınları