Mustafa Balcı – Selanik Düştü (2010)

 

Mustafa Balcı ‘Selanik Düştü’de, Balkan Harbi’nde Selanik’in kaybediliş öyküsünü ve Hasan Tahsin Paşa’nın savunmasını anlatıyor.

Kitapta ayrıca, Selanik’teki Sekizinci kolordunun kumandanı olan Hasan Tahsin Paşa’nın hatıratı ‘İzhâr-ı Hakikat’ de yayımlanıyor.

Paşa burada, savaşın öncesi ve başlangıcını, gelişme ve bitiş safhalarını ayrıntılı bir şekilde anlatıyor.

Selanik’in kaybedilişinin sorumlusu olarak görülen Hasan Tahsin Paşa’nın, kendini savunmak için birtakım resmi yazışmaların suretlerini de sunması, hatıratı önemli bir tarihi kaynak haline getiriyor.

Kitabına, 20. yüzyıl başında Selanik’in toplumsal yapısını ve savaş öncesindeki durumunu anlatmakla başlayan Balcı, devamında, Selanik’te bulunan Osmanlı askeri gücünü, savaş esnasında yaşanan gelişmeleri ve savaşın kaybedilmesinin nedenlerini irdeliyor.

  • Künye: Mustafa Balcı – Selanik Düştü, Kesit Yayınları, tarih, 286 sayfa

Andrew Nikiforuk – Mahşerin Dördüncü Atlısı (2018)

Bu aralar bütün dünyayı etkisi altına almış Corona virüsünü daha iyi anlamak konusunda bu kitap birebir.

Andrew Nikiforuk, vebadan frengiye, tüberkülozdan gribe, tifüsten AIDS ve Ebola’ya uzanarak salgın hastalıkların tarihsel macerasını kapsamlı bir bakışla anlatıyor.

Nikiforuk, insanın çevreyle kurduğu yanlış ilişkinin, onun hem sağlığını hem de geleceğini nasıl büyük bir tehlikeye attığını gözler önüne seriyor.

Kitapta,

  • Amerika’nın sömürgeleştirildiği dönemde o zamana değin Yeni Dünya’da bilinmeyen çiçek hastalığının, kıtanın yerlileri olan Kızılderilileri nasıl kırdığı,
  • Feodalizmin sonunun gelişi ve kapitalizmin ortaya çıkışıyla veba arasındaki ilişki,
  • Köle ticaretinin gelişiminde sıtmanın rolünün ne olduğu,
  • Frenginin seksi nasıl tehdide dönüştürdüğü ve peruğun ortaya çıkışına nasıl etki ettiği,
  • Salgın hastalıkların önlenmesi için üretilen antibiyotiklerin mikroorganizmaların direnç geliştirmeleri nedeniyle etkinliklerinin azalması,
  • Antibiyotiklerin insanlar tarafından gereksiz nedenlerle tüketilmesinin neden olduğu büyük tehlikeler,
  • Bakteri direncinin nasıl oluştuğu,
  • Ve bunun gibi pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Nikiforuk’un dikkat çeken tezler de barındıran eseri, okurunu mikroorganizmalar, antibiyotikler ve salgın hastalıklar üzerine yeniden düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: Andrew Nikiforuk – Mahşerin Dördüncü Atlısı: Salgın ve Bulaşıcı Hastalıklar Tarihi, çeviren: Selahattin Erkanlı, İletişim Yayınları, tarih, 286 sayfa, 2018

Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım (2010)

Oğuz Akay ‘Bu Sofrada Ben Varım’da, Atatürk’ün sofra geleneğini, sofrada yaşanan anılar ekseninde anlatıyor.

Atatürk’ün bu sofraları, bazıları tarafından bir eğlence, bir rakı sofrası olarak tanımlanmıştı.

Akay ise, Salih Bozok, Celal Bayar, Falih Rıfkı Atay ve Yakup Kadri Karaosmanoğlu gibi, bizzat o sofrada bulunmuş isimlerin anlatımlarına dayanarak bu teze karşı çıkıyor.

“Bu sofra, bir yeme, içme ve eğlence sofrası değil; bir iradenin ve bir devrimin sofrası idi.” diyen Akay, 1899-1938 yılları arasında kırk yıl boyunca sürmüş sofranın hikâyesini sunuyor.

Kapsamlı bir çalışmanın ürünü olan kitap, Atatürk’e yakın birçok ismin gözlem, değerlendirme ve anılarını bir araya getiriyor; Atatürk’te sofra geleneğinin nasıl oluşup yerleştiğini, sofrada nasıl eğlenildiğini ve burada konuşulan, tartışılan konuları araştırıyor.

  • Künye: Oğuz Akay – Bu Sofrada Ben Varım, Alfa Yayınları, tarih, 716 sayfa

İsmail Hakkı Uzunçarşılı – Osmanlı Tarihinden Portreler (2010)

‘Osmanlı Tarihinden Portreler’, önemli tarihçilerden İsmail Hakkı Uzunçarşılı’nın seçme makalelerinin ilk cildi.

Uzunçarşılı bu makalelerinde, Osmanlı’nın sanat, siyaset, bilim ve kültür dünyasından seçilmiş on altı kişinin portresini veriyor.

Hacı İvaz Paşa, Çandarlı Kara Halil Hayreddin Paşa, Tosyalı Celâlzâde Mustafa Çelebi, Abdülbâki Ârif Efendi, Sadrazâm Halil Hamid Paşa, Hakkı Mehmed Paşa, Cezayirli Gazi Hasan Paşa, Tosyalı Ebubekir Ratib Efendi, Kadı Abdurrahman Paşa ve Halil Edhem Eldem, Uzunçarşılı’nın sunumuyla karşımıza çıkan isimlerden bazıları.

Burada yer alan kişilerin nitelikli tasvir edilişi de, kitabı ilgi çekici kılıyor diyebiliriz.

Yazar, başarılarıyla belli yerlere gelmiş bu kişilerin hayatını anlatırken, onları iyi ve kötü yönleriyle, yani birer insan olarak ele almayı da ihmal etmiyor.

  • Künye: İsmail Hakkı Uzunçarşılı – Osmanlı Tarihinden Portreler, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 611 sayfa

Aslı Niyazioğlu – 17. Yüzyıl İstanbul’unda Rüyalar ve Hayatlar (2020)

Nev’îzâde Atâyî’nin ‘Hadâ’ikü’l-Hakâ’ik’ (Hakikat Bahçeleri) adlı eseri,17. yüzyılda kaleme alınmış en kapsamlı biyografi çalışmalarından biri.

Atâyî’nin eserini sıra dışı kılan asıl husus, yalnızca bini aşkın kişinin özgeçmişini kayda geçirmesi ve haklarında ilginç hikâyeler anlatması değil.

Kitabı, özellikle de elimizdeki çalışma bağlamında ayrıca ilgi çekici kılan özelliği, ulema ve mutasavvıf çevrelerinin paylaştıkları rüyalara da yer vermesi.

İşte, erken modern Osmanlı kültür tarihçisi Aslı Niyazioğlu, Atâyî’nin bu eserini derinlemesine inceleyerek rüyaların penceresinden Osmanlı entelektüel hayatına bakıyor.

Atâyî’nin eserini bir “yaşam anlatısı” olarak ele alan Niyazioğlu, bu kitaptaki rüyalar ve hikâyelerden yola çıkarak o dönemde yaşayanlarla ölülerin dünyaları arasındaki ilişkiler ağını irdeliyor.

  • Künye: Aslı Niyazioğlu – 17. Yüzyıl İstanbul’unda Rüyalar ve Hayatlar, Doğan Kitap, tarih, 193 sayfa, 2020

Tufan Gündüz – Son Kızılbaş: Şah İsmail (2010)

Tufan Gündüz ‘Son Kızılbaş’ta, İran hükümdarı Şah İsmail’i Kızılbaşlık hareketi ekseninde ele alıyor.

Gündüz’ün temel tezi, Safevî Devleti’nin kuruluşunda Türk olmayan İranlıların, yani Taciklerin ön plana çıkarıldığı, oysa devleti kuran gücün bütünüyle Kızılbaş Türkmenlerden oluştuğu şeklinde özetlenebilir.

Şah İsmail kadar, Şeyh Cüneyd ve Şeyh Haydar gibi figürlerin ortaya çıkışının, başlı başına bir Kızılbaş hareketi olduğunu savunan Gündüz, Şah İsmail’in İran’a hâkim olduktan sonra İmamiye Şiası’nı resmî mezhep yaptığını, böylece Kızılbaşlığın hızlı bir şekilde evrilerek Şiiliğe dönüştüğünü, bu yönüyle Şah İsmail’in son Kızılbaş olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Tufan Gündüz – Son Kızılbaş: Şah İsmail, Yeditepe Yayınları, inceleme, 175 sayfa

Kenneth F. Kiple – Gezgin Şölen (2010)

Kenneth F. Kiple ‘Gezgin Şölen’de, tarımın icadıyla başlayan gıda küreselleşmesinin hikâyesini anlatıyor.

On bin yıl önce, Bereketli Hilal bölgesinde toplayıcılıktan çiftçiliğe geçişle başlayan kitap, benzer dönüşümlerin izini Mısır, Sahra altı Afrika, Çin, Güneydoğu Asya, Avrupa ve Amerika’da sürüyor.

Yazar, genetik yapısı değiştirilmiş ürünler (GDO) konusunu da, geniş bir bağlam içinde ele alıyor ve kaçınılmaz gıda küreselleşmesinin muhtemel olumlu ve olumsuz sonuçlarını değerlendiriyor.

Kiple ayrıca, gıdaya daha geniş çapta erişme olgusunun, gıda tüketicilerinin sayısındaki artışla etkisiz hale gelip gelmeyeceğini de tartışıyor.

  • Künye: Kenneth F. Kiple – Gezgin Şölen, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, tarih, 385 sayfa

Ali Kaya – Başlangıcından Günümüze Dersim Tarihi (2010)

Yazar ve eğitimci Ali Kaya, kapsamlı çalışması ‘Başlangıcından Günümüze Dersim’de, adı Dersim isyanından sonra Tunceli olarak değiştirilen bölgenin tarihi, toplumsal ve kültürel özelliklerini ele alıyor.

Kitabına, Dersim’in kökeni ve kültürüyle başlayan Kaya, ardından, Dersim’in tarihi, Osmanlı ile Cumhuriyet dönemlerindeki Dersim’in toplumsal yapısı, Dersim adının anlamı, Dersimliler’in kökenleri, aşiretlerin tarihsel durumları, bugünkü Dersim’in genel konumu ve bölgenin günümüzdeki sorunları gibi konulara odaklanıyor.

Çalışma ayrıca, Cumhuriyet’in gazabına uğrayan Dersim’e karşı yapılan tarihi haksızlıkları da ortaya koyuyor.

  • Künye: Ali Kaya – Başlangıcından Günümüze Dersim Tarihi, Demos Yayınları, tarih, 754 sayfa

Christopher Duggan – İtalya’nın Kısa Tarihi (2020)

Roma İmparatorluğu’nun külleri üzerine inşa olmuş İtalya, Avrupa’nın en özgün ülkelerindendir.

Modern İtalya tarihi konusunda uzun yıllar ders vermiş, özellikle ülkenin 19. ve 20. yüzyıl tarihi konusunda bir otorite olan Christopher Duggan, İtalya’nın siyasi, ekonomik, sosyal ve kültürel tarihi hakkında bu enfes kitabıyla karşımızda.

Duggan, İtalya’nın tarihini Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden günümüze uzanarak ele alıyor ve İtalya’nın iki yüzyıldır ulus devlet olma yolunda karşılaştığı zorlukları gözler önüne seriyor.

İtalya’nın Avrupa’daki yeri nedir?, İklimi, yeraltı kaynakları ve coğrafyası bu ülkenin tarihini nasıl etkiledi?, ülke tarihinde materyalistler ve idealistlerin ulus devlet yaratma programları arasındaki farklar nelerdi? gibi sorulara doyurucu yanıtlar bulmak isteyenlerin muhakkak edinmesi gereken bir kitap.

  • Künye: Christopher Duggan – İtalya’nın Kısa Tarihi, çeviren: Tuna Erkmen, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, tarih, 332 sayfa, 2020

İlknur Örenç – Anadolu’nun Kurtuluş Destanı (2010)

İlknur Örenç ‘Anadolu’nun Kurtuluş Destanı’nda, Kurtuluş Savaşı’nın perde arkasındaki kahramanlardan Kağnı Kolları’na üye kadınların hikâyesini anlatıyor.

Savaş sırasında, demiryollarının eksikliği olanca ağırlığıyla kendini hissettirecekti.

Bu aşamada kadınlardan oluşan Kağnı Kolları, ihtiyaç duyulan silahların, cephane ve malzemelerin cepheye ulaştırılması görevini üstlenmişti.

Tarihsel gelişmelerle ele aldığı konuyu harmanlayan Örenç, bu kadınların muazzam çabalarıyla cephedeki askerlere ne denli büyük yardımlarda bulunduğunu, savaşın kazanılmasındaki paylarını ve onların zorlu mücadelesini ayrıntılı bir şekilde okurlarına sunuyor.

  • Künye: İlknur Örenç – Anadolu’nun Kurtuluş Destanı, Babıali Kültür Yayınları, tarih, 157 sayfa