Orhan Koloğlu – Osmanlı Döneminde Basın Teknikleri ve Araçları (2010)

Orhan Koloğlu elimizdeki çalışmasında, basın teknikleri ve araçlarının geçirdiği muazzam gelişimi Osmanlı İmparatorluğu’ndan günümüze uzanarak irdeliyor.

Kitapta, matbaanın Osmanlı’da karşılaştığı zorluklardan kuruluş ve gelişmesine; devletin haber ağından haberleşmenin ajans kuruluşuna geçişine; fotoğraf ve klişeyle resimli yayına geçişten basın fotoğrafçılığı dalına; günlük gazeteye geçme sürecinden dağıtım mekanizmalarının oluşturulmasına ve ilandan reklama kadar birçok konu yer alıyor.

Çalışma, basın tekniklerinin Batı toplumlarındaki gelişim süreciyle bizdekini karşılaştırma adına, önemli bir boşluğu dolduruyor.

  • Künye: Orhan Koloğlu – Osmanlı Döneminde Basın Teknikleri ve Araçları, İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi Yayınları, medya, 214 sayfa

Stéphane Hénaut ve Jeni Mitchell – Lezzetli Fransa Tarihi (2020)

Yemek kültürü siyasetin, ekonominin ve kültürün kesişiminde olduğundan bir ülke ve insanı hakkında çok fazla şeyi ortaya koyar.

Stéphane Hénaut ve Jeni Mitchell de bu olguyu Fransa bağlamında izledikleri güzel bir çalışmayla karşımızda.

Fransa’nın yemek kültürünü ilk günlerinden itibaren keşfe çıkan kitap, bu mutfağın dünya sahnesinde yükselişini açıklayan bazı kalıcı özelliklerinin yanı sıra en acı dolu düşüşlerini, en korkunç çatışmalarını ve en muhteşem yeniliklerini ortaya koyuyor.

Kitap, devrimlere yol açan kıtlıklardan mutfağa yeni unsurlar getiren savaş ve fetihlere veya milyonların yeme alışkanlıklarını değiştiren radikal dini ve felsefi değişimlere dek Fransa’nın mutfağını, ülkenin Roma döneminden modern zamanlara uzanan inişli çıkışlı tarihi ekseninde izlemesiyle önemli.

Pasteur ve Appert gibi isimlerin yemek alışkanlıkları, Fransız café’lerinde gelişen modern çağın en etkili siyaset felsefeleri, insanlık tarihinde dönüştürücü etkiye sahip olmuş kimi yeniliklerin Fransız mutfağına etkileri ve küresel düzeni dönüştürmüş ve dünyanın her köşesinde büyük acılara neden olmuş Avrupa emperyalizminin gıda ve tarımı nasıl sömürdüğü, kitapta ele alınan diğer dikkat çekici konular.

  • Künye: Stéphane Hénaut ve Jeni Mitchell – Lezzetli Fransa Tarihi: Devrim, Savaş ve Aydınlanma Üzerine Gastronomi Hikâyeleri, çeviren: Gül Tonak, Say Yayınları, yemek tarihi, 432 sayfa, 2020

Kolektif – Sözde Masum Milliyetçilik (2010)

‘Sözde Masum Milliyetçilik’, milliyetçiliğin pek fark edilmeyen bir yanına ışık tutuyor.

Burada “sözde masum”la kastedilen, her yere sinmiş olan, günlük yaşamın bir parçasına dönüşen ve bazı akademisyenlerin “banal milliyetçilik” dedikleri terimle aynı anlama geliyor.

Türk ve Yunanlı yazarların metinlerini bir araya getiren ve eleştirel yaklaşımın egemen olduğu kitap, masum ve sıradan sayılan bazı uygulamaların milliyetçiliğin ne denli tehlikeli bir biçimi olduklarını gösteriyor.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar şöyle: Herkül Millas, Tuğçe Saklıca Rigatos, Şerife Çam, Ilias Rubanis, Kerem Öktem, Ilias Kanelis, Tanıl Bora, Emre Gökalp, L. Doğan Tılıç, Hristina Batra, Manolis Vasilakis ve Arzu Öztürkmen.

  • Künye: Kolektif – Sözde Masum Milliyetçilik, editör: Herkül Milas, Kitap Yayınevi, siyaset, 293 sayfa

Hamdi Özdiş – Osmanlı Mizah Basınında Batılılaşma ve Siyaset (2010)

Hamdi Özdiş ‘Osmanlı Mizah Basınında Batılılaşma ve Siyaset’te, Diyojen, Çaylak, Hayal, Çıngıraklı Tatar ve Kahkaha gibi dergiler aracılığıyla, imparatorluğun içinde bulunduğu dönüşüme karikatüristlerin ve yazarların nasıl baktığını irdeliyor.

Çalışma, 1870-1877 dönemi Osmanlı mizah basınında ağırlıklı yer tutan doğu meselesi, kapitülasyonlar, ilk milletvekili seçimleri, Kanun-ı Esasi, moda, kadın ve batılılaşma gibi temalara, karikatür ve mizahın nasıl yer verdiğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor.

Osmanlı basınında mizah, yeni yeni araştırılmaya ve değerlendirilmeye başlanan konulardan. Oysa mizah ve mizah basını, tarih araştırmaları açısından büyük öneme haiz.

Bu alanın yetkin örneklerinden diyebileceğimiz Özdiş’in çalışması, yazıları ve karikatürleriyle bir dönemi resmeden isimler aracılığıyla, Osmanlı’yı daha iyi anlamamızı sağlıyor.

  • Künye: Hamdi Özdiş – Osmanlı Mizah Basınında Batılılaşma ve Siyaset (1870-1877), Libra Kitap, inceleme, 262 sayfa

Sina Akşin – İç Savaş ve Sevr’de Ölüm (2010)

‘İç Savaş ve Sevr’de Ölüm’, Sina Akşin’in ‘İstanbul Hükumetleri ve Milli Mücadele’ adlı eserinin üçüncü ve son cildi.

Akşin bu ciltte, Dördüncü Damat Ferit hükümetinin kuruluşundan Sevr Antlaşması’nın imzalanmasına kadar uzanan zaman dilimini ele alıyor.

“Bence Sevr geciktirilmiş bir ölümdü. Yalnızca askeri ve mali hükümlere dikkatle bakmak, bu gerçeği bize anlatmaya yeter” diyen Akşin, bu süreçte Anadolu ve Rumeli’deki kurtuluş hareketleri sürecinde ortaya çıkan iç savaş durumunu ve emperyalist güçlerin Osmanlı’ya yönelik büyük hesaplarını ortaya koyuyor.

Akşin ayrıca, padişah Vahdettin ile Damat Ferit’in, Atatürk öncülüğündeki kurtuluş mücadelesine karşı yaptıkları ittifakın ayrıntılarını da sunuyor.

  • Künye: Sina Akşin – İç Savaş ve Sevr’de Ölüm, İş Kültür Yayınları, tarih, 442 sayfa

Diren Çakmak – Forum Dergisi (2010)

Yakın zamanda, Soğuk Savaş yılları gerginliğinin yoğun bir biçimde hissedildiği bir dönemde yayın hayatına başlayan Forum Dergisi’ne dair bir çalışmaya bu sayfada yer vermiştik.

Diren Çakmak imzalı elimizdeki eser de, Doğu-Batı kutuplaşmasında Türkiye’nin yerinin Batı bloğu içinde olduğunu savunan, farklı görüşlerden aydınları bir araya getiren Forum Dergisi’ni inceliyor.

Derginin kuruluşu ve genel yapısıyla çalışmasına başlayan Çakmak, ardından, derginin birey-toplum, ulus-temsil, devlet-iktidar, iktidarın denetlenmesi, ekonomi politikaları ve dış politika gibi konularda ne gibi fikirler öne sürdüğünü, dönemin siyasî ve toplumsal şartlarını gözeterek ortaya koyuyor.

  • Künye: Diren Çakmak – Forum Dergisi: 1954-1960, Libra Kitap, inceleme, 623 sayfa

Yüksel Akkaya – Cumhuriyet’in Hamalları: İşçiler (2010)

 

Yüksel Akkaya ‘Cumhuriyet’in Hamalları’nda, Türkiye emekçilerinin dününe ve bugününe odaklanıyor.

On dokuzuncu yüzyıl sonunda Çukurova’da ve Selanik’te sanayileşme ve ücretli emek; kuruluş yıllarında Türkiye’de işçi sınıfı ve grevler; Demokrat Parti döneminde grevler; Türkiye’de 1946-1960 zaman aralığındaki erken dönem sendikal basın hareketi; 1923’ten 1980’e, cumhuriyet döneminde belediyelerde işçi hareketleri, Akkaya’nın bu nitelikli çalışmasında karşımıza çıkan konulardan birkaçı.

İşçi sınıfının sınıf kimliğine kavuşma sürecinin önemli göstergelerinden olan DİSK’in evrimine odaklanan bir yazının da bulunduğu kitap, Cumhuriyet’in hamallarının yaşadıklarını gözler önüne seriyor.

  • Künye: Yüksel Akkaya – Cumhuriyet’in Hamalları: İşçiler, Yordam Kitap, siyaset, 240 sayfa

Jan Devletoğlu – İngiliz Arşivlerinde 12 Eylül’ün Ayak Sesleri (2010)

Jan Devletoğlu’nun, bir gazetede yazı dizisi olarak başlayan ‘İngiliz Arşivlerinde 12 Eylül’ün Ayak Sesleri’ adlı çalışması, Türkiye’nin darbeli yıllarını Birleşik Krallık Devlet Arşivleri’nde kendine nasıl yer bulduğunu izliyor.

Kitap, İngiliz devlet arşivlerinde bulunan belgelerdeki darbe olasılığıyla ilgili ilginç gözlem ve yorumları sunmasıyla dikkat çekiyor.

Kitapta yer alan ve Devletoğlu’nun “12 Eylül’ün arşivlerdeki ayak sesleri” dediği belgeler, Cumhuriyet tarihinin son açık darbesinin 1975 yılından başlayarak ağır ağır nasıl yaklaştığını, şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya koyuyor.

  • Künye: Jan Devletoğlu – İngiliz Arşivlerinde 12 Eylül’ün Ayak Sesleri, Doğan Kitap, inceleme, 306 sayfa

Kolektif – Tarih Nasıl Öğretilir? (2010)

Ele aldığı konuyla olduğu kadar kapsamıyla da dikkat çeken ‘Tarih Nasıl Öğretilir?’, tarih öğretmenleri için özel öğretim yöntemleri barındırıyor.

Türkiye’nin geçmişle, dolayısıyla tarihle kurduğu sıkıntılı ilişki, bilindiği gibi, en çok tarih eğitiminde kendini gösteriyor.

Tarih alanında birçok ismin katkılarıyla oluşan elimizdeki kitap, tarihin ne olduğundan, tarih öğretiminin amaçlarına kadar geniş bir yelpazede teorik tartışmaları ele alırken, aynı zamanda tarihin nasıl öğretileceği, öğretmenin kurduğu mikro iktidarın etkisinin azaltılarak doğrudan demokrasinin sınıf ortamında nasıl yaratılacağı gibi uygulamaya yönelik bakış açıları da geliştiriyor.

  • Künye: Kolektif – Tarih Nasıl Öğretilir?, editör: Mustafa Safran, Yeni İnsan Yayınevi, eğitim, 384 sayfa

Tony Judt – Kusurlu Geçmiş (2020)

İkinci Dünya Savaşı’nın hemen sonrasındaki Fransız fikir hayatı üzerine, her ne kadar anti-komünistliğiyle de meşhur bir yazarın kaleminden çıkmış olsa da, önemli bir inceleme.

Tony Judt burada, İkinci Dünya Savaşı sonrasında Fransız entelektüellerinin Avrupa kültürel ve siyasal yaşamı içindeki seçkin rolünü çok yönlü bir bakışla irdeliyor.

Fransa’nın 1944’te işgalden kurtuluşunu izleyen yaklaşık on iki yıllık döneminde daha çok Fransız entelektüel, yazar ve sanatçı kuşağının çatışmalarını merkeze alarak ilerleyen Judt, komünizmin bu kesim tarafından nasıl değerlendirildiğini, Stalin’e ilişkin karmaşık tutumların bu kuşağın siyasi ve felsefi tavrına nasıl yön verdiğini ve Doğu Avrupa’da yeni kurulan sosyalist devletlerin bu kuşakta nasıl karşılık bulduğunu tartışıyor.

Judt bunu yaparken de Jean-Paul Sartre, Albert Camus ve Simone de Beauvoir gibi önde gelen isimler kadar Katolik felsefeciler, bağımsız gazeteciler, komünist ve komünist olmayan edebiyat eleştirmenleri ve şairler gibi geniş bir entelektüel kesimin tutumuna da bakıyor.

  • Künye: Tony Judt – Kusurlu Geçmiş: Fransız Entelektüelleri, 1944-1956, çeviren: Nurettin Elhüseyni, Yapı Kredi Yayınları, 320 sayfa, 2020