Wanda Zembrzuska – Muhabirimiz Çanakkale Cephesinden Bildiriyor! (2019)

Bulgar gazeteci Wanda Zembrzuska, Birinci ve İkinci Dünya Savaşları’nı izleyen tek kadın savaş muhabiri olarak haklı bir üne sahip.

1915 yazında İstanbul’a gelen Zembrzuska’nın en çok istediği şey ise, buradan hararetli çatışmaların yaşandığı Çanakkale Cephesi’ne gitmekti.

Zembrzuska kısa bir süre sonra bu fırsatı nihayet bulabildi ve yabancı üç gazeteci arkadaşıyla birlikte torpidoyla Tekirdağ üzerinden Gelibolu Yarımadası’na vardı.

Bu kitap, o süreci hem bir gazetecinin hem de bir kadının gözünden izlemesiyle, Çanakkale Savaşları ve o savaşın usta kumandanı Mustafa Kemal Atatürk hakkında yeri doldurulamaz bir kaynak.

Zembrzuska, Çanakkale’de kaldığı on gün boyunca, bomba ve havan mermileri yağmuru altında Çanakkale Cephesi’ni bütün yönleriyle anlatıyor.

Zembrzuska bu esnada, daha Sofya’dan bildiği Anafartalar Grubu Komutanı Miralay Mustafa Kemal Bey’i de karargâhında ziyaret ediyor.

Bulgar kadın gazetecinin İstanbul ve Çanakkale Cephesi’nden gazetesine gönderdiği ve eşsiz bir kaynak niteliği taşıyan röportajları yüz yıl sonra, Hüseyin Mevsim’in çeviri, sunuş ve notları eşliğinde Türkçede.

  • Künye: Wanda Zembrzuska – Muhabirimiz Çanakkale Cephesinden Bildiriyor!: Miralay Mustafa Kemal Bey’le Buluşma, Ağustos 1915, çeviren: Hüseyin Mevsim, Kitap Yayınevi, tarih, 80 sayfa, 2019

Yılmaz Dalkanat – Osmanlı İmparatorluğu Garp Ocakları ile ABD Arasındaki Deniz Antlaşmaları (2019)

Bir zamanlar Türk Gölü olan Akdeniz’deki Osmanlı egemenliği, 1795-1824 yılları arasında ABD ile imzalanan antlaşmalarla nasıl etkilendi?

Yılmaz Dalkanat’ın eldeki kapsamlı çalışması, bu konuyu aydınlatmasıyla büyük öneme haiz.

Osmanlı’nın Tunus, Cezayir ve Trablusgarp eyaletlerinin oluşturduğu Garp Ocakları, imparatorluğun Akdeniz’deki egemenliğinde önemli rol oynadı.

Özellikle Osmanlı’nın 17. yüzyılda Akdeniz’e egemen oluşuyla birlikte, Garp Ocakları’nın buradaki etkisi de arttı.

Süreç bu yönde gelişirken Avrupa ülkeleri de, Akdeniz’de gemilerinin güvenliğini sağlamak için çareyi Osmanlı’yla barış yapmakta buldu.

Amerika Birleşik Devletleri’nin de Osmanlı ile böylesi ilişkiler geliştirmesi, tam da bu döneme denk gelir.

Nihayetinde ABD ile Garp Ocakları arasında, bu süreçte yedi tane Barış ve Dostluk antlaşması imzalandı.

İşte, söz konusu antlaşmaların özgün metinlerinin ve tercümelerinin yer aldığı bu çalışma da, o sürecin ve devamında yaşananların dört dörtlük bir fotoğrafını çekmesiyle önemli.

  • Künye: Yılmaz Dalkanat – Osmanlı İmparatorluğu Garp Ocakları ile ABD Arasındaki Deniz Antlaşmaları, İş Kültür Yayınları, tarih, 376 sayfa, 2019

Yavuz Selim Karakışla – Kadınları Çalıştırma Cemiyeti (2015)

Osmanlı İmparatorluğu’nda Birinci Dünya Savaşı yıllarında yaşanan dönüşümü ve seferberlik halinin sürdüğü bu dönemde kadınların iş gücüne katılışını irdeleyen, hem toplumsal cinsiyet hem de emek tarihi alanında önemli bir çalışma.

Kadın işçi taburlarından kadın işçileri evlendirme kampanyalarına ve savaş yetimleri ve kimsesiz çocuklara, dönemin dört dörtlük bir analizi.

Birinci Dünya Savaşı’nın cephe gerisinde yarattığı işgücü kıtlığında, istihdama katılmaya yönlendirilen kadınların hikâyesine daha yakından bakmak isteyenlerin muhakkak edinmesi gereken bir kitap.

  • Künye: Yavuz Selim Karakışla – Osmanlı İmparatorluğu’nda Savaş Yılları ve Çalışan Kadınlar: Kadınları Çalıştırma Cemiyeti (1916-1923), İletişim Yayınları, tarih, 408 sayfa, 2015

Kolektif – Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Siyasal Hayat (2015)

Sınıflar arasındaki çelişki ve mücadeleler ekseninde siyasal hayatın dinamiklerini tartışmaya açan, görsel açıdan da oldukça zengin bir kaynak.

Osmanlı’da üretim ilişkilerinden 1908 Meclis-i Mebusan seçimlerine, Cumhuriyet’in korumacı-devletçi sanayisinden 12 Eylül darbesine ve Özallı yıllara, siyasal tarihimiz hakkında bir başucu kitabı.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’de Siyasal Hayat, hazırlayan: Gökhan Atılgan, Mustafa Şener, Ateş Uslu, Ebru Deniz Ozan, E. Attila Aytekin ve Cenk Saraçoğlu, Yordam Kitap, siyaset, 960 sayfa, 2015

Aytekin Ersal – Şeyh Sait’ten Dersim’e (2015)

Kuruluş yıllarında Cumhuriyet’in Kürt politikası neydi?

Kitap, o dönemdeki egemenlerin Şeyh Sait İsyanı ve Dersim katliamına yaklaşımlarını inceleyerek bu soruyu yanıtlıyor.

Şeyh Sait isyanının tarihi temelleri ve siyasi sonuçları, Dersim katliamına giden süreç ve bu iki gelişmenin günümüze yansımaları konularında aydınlanmak isteyenlere.

  • Künye: Aytekin Ersal – Şeyh Sait’ten Dersim’e, Tarihçi Kitabevi

Julius Fučik – Darağacından Notlar (2015)

Çekoslovakya Komünist Partisi’nin önderlerinden Julius Fučik’in, işkencelerle dolu hapishane günlerinde gizlice tuttuğu, cezaevindeki tutuklulara, gardiyanlara ve SS subaylarına ilişkin notlar.

Nazilerin daha sonra, 1943’te idam edeceği Fučik’in aynı zamanda edebiyat eleştirmeniydi ve kendisinin bu yönü de anlatıyı güçlü kılan hususlardan.

‘Darağacından Notlar’,  bir döneme, o dönemde yaşanan korkunç olaylara daha yakından bakmamız için iyi bir vesile.

  • Künye: Julius Fučik – Darağacından Notlar, çeviren: Celal Üster, Yordam Kitap

Arşaluys Mardiganyan – Parçalanmış Ermenistan (2015)

Ermeni soykırımından mucize eseri kurtulan bir Ermeni kızının hikâyesi.

Amerika’da Ermeni Jan d’Ark’ı olarak anılan Mardiganyan’ın, soykırımın iki yıllık kâbuslarının tüm dehşetini taşıyarak uzun bir süre dolandıktan sonra, 1917’de Erzurum’a, oradan ABD’ye uzanan yolculuğu.

  • Künye: Arşaluys Mardiganyan – Parçalanmış Ermenistan, çeviren: Diran Lokmagözyan, Pencere Yayınları

Demetrius Georgiades – Türkiye’nin İhyası Mümkün mü? (2019)

Abdülhamid rejiminin yılmaz muhaliflerinden olan yayıncı Demetrius Georgiades’in 1909 yılında kaleme aldığı ‘Türkiye’nin İhyası Mümkün mü?’, 1908 devriminden sonra İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin iktidara geçmesinden sonra yaşanan süreç hakkında çok önemli değerlendirmeler barındırıyor.

Yazara göre, 1908 devriminin “Türkiye’nin ihyasına” dair yarattığı umutların hızla berhava olmasının en önemli nedeni bizzat İttihat ve Terakki Cemiyeti’ydi.

Zira Georgiades, İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin sabık istibdat rejiminin tüm baskı mekanizmasını kendi elinde topladığını ve milliyetçi bir rotaya girerek liberal bir meşruti rejimin kurulmasını daha başta sakatladığını söylüyor.

Abdülhamid iktidarı dönemindeki baskı rejiminin başka bir ad altında, fakat aynı şekilde devam ettiğini belirten Georgiades’in kitabı, bu kritik süreç hakkında çok önemli bir politik tanıklık.

  • Künye: Demetrius Georgiades – Türkiye’nin İhyası Mümkün mü?, çeviren: Barış Alp Özden, İstos Yayın, tarih, 152 sayfa, 2019

Michael Kerrigan – Hitler (2019)

Adolf Hitler ve yaşadığı dönem hakkında hem duru bir anlatımla hem de bolca çizim, fotoğraf ve resimle aydınlanmak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

Michael Kerrigan’ın çalışması, Hitler’i yetiştiği çevre, faaliyetleri ve etkileri bağlamında ele alıyor.

Hitler’in Alman toplumuna dair projelerinin kendi ailesiyle ilişkilerinden nasıl beslendiği, Hitler’in sanatla ilgili görüşlerinin Alman mimari anlayışına yansımaları ve propaganda kullanımının Hitler ile ekibi tarafından benzeri görülmemiş şekilde kullanımı gibi birçok ilgi çekici konuyu aydınlatan çalışma, Hitler’in hayatındaki dram ve gerilimi eksiksiz şekilde veriyor diyebiliriz.

Kitabın, o dönemin tarihi olaylarını işlerken ağırlıklı olarak Hitler’in ruhuna inmesiyle benzer çalışmalardan ayrıldığını söylemeliyiz.

Kerrigan, Hitler’in iç dünyası, kadınlarla ilişkisi, sanata olan düşkünlüğü, çocukluğu, aile yaşamı, okul arkadaşları ve öğretmenleri gibi konularda okuruna önemli bilgiler veriyor.

Son olarak, kitabın 180 çizim, fotoğraf ve resimle zenginleştiğini de özellikle belirtelim.

  • Künye: Michael Kerrigan – Hitler: Canavarın Ardındaki Adam, çeviren: Barbaros Uzunköprü, Kronik Kitap, tarih, 224 sayfa, 2019

Halil İnalcık – Devlet-i Aliyye 3 (2015)

Halil İnalcık’ın muazzam çalışmalarından Osmanlı üzerine araştırmalar serisinin üçüncü cildi olan bu kitap, imparatorluğun tarihinde kritik bir rol oynayan Köprülüler devrine odaklanan ufuk açıcı bir inceleme.

Bu cilt, merkezi devlet otoritesinin yeniden kurulduğu Köprülüler dönemini mercek altına alıyor ve aynı zamanda bu dönemde yaşanan mâli krizi Avrupa’da yaşanan Fiyat Devrimi ile ilişkili olarak değerlendiriyor, bunun yanı sıra, Orta-Avrupa’da Habsburglarla süren uzun iktidar mücadelesini irdeliyor.

İnalcık ayrıca, Osmanlı’nın bu dönemdeki mali ve siyasi bunalıma karşı çözüm arayışlarını ve bu çerçevedeki reform hareketlerini mercek altına alıyor.

Çalışmanın bu cildi, Macaristan’daki bir buçuk yüzyıllık Osmanlı hâkimiyetinin sonunu hızlandıran İkinci Viyana Seferi’yle sonlanıyor.

Köprülü Mehmed Paşa dönemi, Sipahi ayaklanması, Venedik donanmasıyla savaş, Erdel ve orta Avrupa sorunları, 1683 Viyana kuşatması, Osmanlı’nın İngiltere ve Hollanda ile yakınlaşması ve daha fazlası…

  • Künye: Halil İnalcık – Devlet-i Aliyye 3, İş Kültür Yayınları, tarih, 480 sayfa, 2015