Alain Vircondelet (haz.) – Balthus’ün Anıları (2012)

  • BALTHUS’ÜN ANILARI, hazırlayan: Alain Vircondelet, çeviren: Orhan Suda, Yapı Kredi Yayınları, anı, 182 sayfa

 

‘Balthus’ün Anıları’, 20. yüzyılın en büyük ressamlarından biri olarak kabul edilen ve asıl adı Balthazar Klossowski de Rola olan Balthus’ün kendi ağzından derlenmiş anılarına yer veriyor. Genelde suskun biri olan Balthus, içini, bu kitabı hazırlayan Alain Vircondelet’ye dökmüş. Bu anılar, Balthus’ün sanat, resim, yaşam ve ölüm üzerine düşüncelerini, gözlemlerini, aykırı ve öfkeli yargılarını okurlara sunmasıyla dikkat çekiyor. Kitapta, Balthus’ün Paris, Roma ve İsviçre’de sürüp giden heyecanlı yaşamı; Artraud’yla, Giacometti’yle ve Picasso’yla dostlukları; resimleri, aşkları ve kızgınlıklarına dair anıları bulunuyor.

Halil Değertekin – Bir Ev… Bir Sokak… Bir Şehir… (2012)

Bu kitapta yer alan anıların çerçevesini ağırlıklı olarak, Halil Değertekin’in hayatının büyük bölümünü geçirdiği Diyarbakır’daki çocukluk ve gençlik yılları oluşturuyor.

Kitapta, Değertekin’in 1950’li yılların başından 1960’lı yılların ortalarına kadar Ulu Cami Mahallesi’ndeki çocukluğundan farklı okullarda sürdürdüğü öğrencilik dönemlerine uzanan tanıklığı yer alıyor.

Yazar, şehrin kendine has mimarisini, gündelik hayattan detayları, şehrin sinemalarını, kaplıcalarını ve pazar yerlerini anlatıyor.

Diyarbakır’da tanık olunan toplumsal ve kültürel değişimlerin de kayda geçirildiği kitap, bu yönüyle bir “yerel tarih” çalışması olarak da okunabilir.

  • Künye: Halil Değertekin – Bir Ev… Bir Sokak… Bir Şehir… (Diyarbakır Anıları), Kanguru Yayınları, anı, 222 sayfa, 2012

Paul Magdalino – Ortaçağda İstanbul (2012)

  • ORTAÇAĞDA İSTANBUL, Paul Magdalino, çeviren: Barış Cezar, Koç Üniversitesi Yayınları, tarih, 216 sayfa

 

Bizans tarihçisi Paul Magdalino, elimizdeki çalışması ‘Ortaçağda İstanbul’da, 6. ve 10. yüzyıllar arasında İstanbul’un kentsel dönüşümüne odaklanıyor. Yazılı kaynaklar, arkeoloji ve mimari gibi alanlardan yararlanan Magdalino, yalnızca tarihle ilgilenenlere değil, yaşadıkları şehrin geçmiş görünümlerini merak eden okurlara da hitap edecek bir kitaba imza atmış. Kitapta, dönemin Bizans’ındaki İuliauns veya Sophia Limanı, fırınlar, canlı hayvan ve et pazarları, Hıristiyan binaları, hayır kurumları, dini kurumlar, halk hamamları ve noterlik binaları gibi yapılar anlatılıyor; şehrin Ortaçağdaki genişlemesi inceleniyor.

Amy Chua – Kaplan Anne’nin Zafer Marşı (2012)

  • KAPLAN ANNE’NİN ZAFER MARŞI, Amy Chua, çeviren: Yeşim Dervişoğlu, Sistem Yayıncılık, çocuk eğitimi, 254 sayfa

 

Hukuk profesörü Amy Chua’nın anılarından oluşan ‘Kaplan Anne’nin Zafer Marşı’, çocukları yetiştirmede başvurulan geleneksel eğitim anlayışına methiye niteliğinde. Çocukların büyütülmesinde katı ve tavizsiz değerlerin savunulmasından yana olan Chua, kocasıyla beraber yetiştirdikleri iki kız çocuğunun hem okulda hem de müzikal kariyerlerlerinde inanılmaz derecede başarılı olduklarını savunuyor. Kitabı boyunca Batılı ve Çinli ebeveynlik modelleri arasındaki farkları da tartışmaya açan Chua, oldukça iddialı bir üslupla, kendi geleneksel ve zorlu yöntemini, modern ebeveynlerin aşırı titizliğine alternatif olarak sunuyor.

David Harvey – Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz (2012)

David Harvey kırk yıldır, Marx’ın ‘Kapital’ine dair dersler vermekte.

Harvey, derslerin verdiği deneyim ve öğrencilerin kendisine yönelttiği sorulardan hareketle ‘Kapital’ için bu kılavuzu hazırlamış.

Kitabı nitelikli kılan hususların başında, Harvey’in ‘Kapital’i, Marx’ın çizdiği çerçeve içinde, onun şartlarıyla okutması ve böylece okuru, kitapla kişisel düzeyde ilişki kurmaya teşvik etmesi.

Harvey bu okumalarında ayrıca, sayfalarında sayısız siyasal iktisatçının, filozofun, antropoloğun, gazetecinin ve siyaset teorisyeninin düşüncelerini barındıran ‘Kapital’in, barındırdığı muazzam kaynak çeşitliliğini ortaya koyuyor.

  • Künye: David Harvey – Marx’ın Kapital’i İçin Kılavuz, çeviren: Bülent O. Doğan, Metis Yayınları, iktisat, 371 sayfa

Kemalettin Kuzucu – Bin Yılın Çayı (2012)

  • BİN YILIN ÇAYI, Kemalettin Kuzucu, Kapı Yayınları, kültür, 602 sayfa

 

Kemalettin Kuzucu ‘Bin Yılın Çayı’nda, Osmanlı’da çay ve çayhane kültürüne odaklanıyor. Kuzucu burada, Osmanlılardan önce Türklerde çay konusundan başlayarak çayın Osmanlı Devleti’ne girişi ve yaygınlaşmasına, gündelik hayatta çayın etkisinden çay hazırlama yöntemlerine ve çayla birlikte ortaya çıkan bir toplumsal mekan olan çayhanelerden çayın edebiyattaki yansımalarına kadar birçok ilgi çekici konuyu ele alıyor. Çay tüketimini biyolojik ihtiyaçlar veya ekonomik kavramlarla açıklamaktan ziyade, çayı siyasî, toplumsal, sembolik ve kültürel yönleriyle işleyen Kuzucu’nun kitabı, iyi bir kültür tarihi araştırması.

Penelope Lively – Ay Kırıkları (2012)

  • AY KIRIKLARI, Penelope Lively, çeviren: Yasemin Akbaş, Everest Yayınları, roman, 274 sayfa

 

Penelope Lively ‘Ay Kırıkları’nda, ölüm döşeğindeki başkahramanı Claudia Hampton’ın geçmişine yaptığı dokunaklı yolculuğu hikâye ediyor. Tarihçi Hampton, hastane yatağında kanserle mücadele ederken, yaşamının bir tarihini bilincinde yazmaya koyulur. Hampton, dünya tarihi olarak tasarladığı kişisel tarihi ekseninde, 2. Dünya Savaşı’nda tanık olduklarını, aşık olduğu Tom’u, bağımlılık derecesinde sevdiği kardeşi Gordon’ı ve annesiyle ilişkisini, deyim yerindeyse, yeni baştan kurmaya koyulur. Lively’nin geri dönüşler ve farklı anlatıcılarla zenginleştirdiği hikâyesi, en çok, güçlü karakteri Hampton’la dikkat çekiyor.

Pamuk Yıldız – O Hep Aklımda (2012)

  • O HEP AKLIMDA, Pamuk Yıldız, Ayizi Kitap, anı, 421 sayfa

 

Pamuk Yıldız, Ankara’da, henüz lise son sınıf öğrencisiyken gözaltına alınıp yaklaşık yedi yıl Mamak Cezaevi’nde tutuklu kaldı. Pamuk ilk baskısı 2001’de yapılan bu kitabında, cezaevindeyken tanık olduğu 12 Eylül cuntasının işkencelerini, yargılamalarını kayda geçiriyor. Kitapta, Yıldız’ın ve arkadaşlarının gördüğü işkenceler, sayfalar boyunca devam ediyor. Zira sistematik olarak artan işkence, cezaevinde yaşadığı yaklaşık yedi yıllık sürenin ayrılmaz parçası haline gelmiş. Yaşadıklarını kaleme dökerek bir anlamda kendi acılarını sağaltmaya çalışan Yıldız’ın kitabı, okurla bir dertleşme çabası olarak düşünülebilir.

Mustafa Sönmez – Kürt Sorunu ve Demokratik Özerklik (2012)

  • KÜRT SORUNU VE DEMOKRATİK ÖZERKLİK, Mustafa Sönmez, Nota Bene Yayınları, siyaset, 405 sayfa

 

‘Kürt Sorunu ve Demokratik Özerklik’, iktisatçı Mustafa Sönmez’in konuya dair yayımlanmış yazılarına olduğu kadar, Kürt sorununa ilişkin yeni tesbit, gözlem ve yorumlarına da yer veriyor. 1990’lardan günümüze Kürt sorunun ekonomi politiğini analiz eden Sönmez’in çalışması, henüz pek işlenmeyen “Demokratik Özerklik” konusunu da geniş bir bölüm şeklinde kitabına eklemiş. Yazar bu konu hakkında BDP eşbaşkanı Gültan Kışanak ile bir söyleşi yapmış; ayrıca burada bir alt başlık halinde İspanya’nın “özerk bölge” deneyimine yer vermiş. Kitabın ilgi çeken bir diğer yanı da, Sosyalist solun Kürt sorununa bakışını analiz etmesi.

Mehmet Ali Birand ve Reyhan Yıldız – Son Darbe: 28 Şubat (2012)

  • SON DARBE: 28 ŞUBAT, Mehmet Ali Birand ve Reyhan Yıldız, Doğan Kitap, siyaset, 374 sayfa

 

28 Şubat 1997’de yaşananlar, kimileri tarafından “balans ayarı” şeklinde, kimileri tarafından da “post-modern darbe” olarak tanımlanmıştı. Ülkenin geleceğini yeni baştan düzenleyen bu darbe, Türkiye demokrasi tarihinde kara bir leke olarak yerini almış bulunmakta. Elimizdeki kitap ise, Mehmet ali Birand ve Reyhan Yıldız’ın 28 Şubat’la ilgili yaptıkları dikkat çekici belgeseli kayda geçiriyor. Belgeselde, darbe mağdurları, demokrasi taraftarları, tanıklarla yapılmış görüşmelere yer veriliyor. Kitabın ayrıca, sürenin kısıtlılığı nedeniyle belgesele alınmayan bazı bilgi ve röportajlara yer verdiğini de belirtelim.