David Waines – İbn Battûta’nın Destansı Seyahati (2012)

  • İBN BATTÛTA’NIN DESTANSI SEYAHATİ, David Waines, çeviren: Ebru Kılıç, Alfa Yayınları, tarih, 288 sayfa

 

David Waines bu kitabında, 14. yüzyıl gezginlerinden İbn Battûta’nın hayatına ve yaptığı seyahatlere odaklanıyor. İbn Battûta, uzun yıllar süren yolculuklarında, Mısır, Arap Yarımadası, Irak, İran, Anadolu, Bizans, Orta Asya, Hindistan, Maldivler, Çin ve Endülüs gibi coğrafyaları gezmiş ve o ünlü seyahatnamesinde, bu coğrafyaların doğal özelliklerini, devlet ve toplum yapılarını, inanç ve adetlerini anlatmıştı. Waines’in çalışması, söz konusu seyahatleri adım adım izliyor; ayrıca İbn Battûta’nın seyahatnamesinde yer alan misafir ve misafirperverliğe, kutsal yerlere, evliyalara ve mucizelere dair hikâyelere yer veriyor.

Durmuş Akbulut (haz.) – Avrupa Sineması (2012)

  • AVRUPA SİNEMASI, hazırlayan: Durmuş Akbulut, Etik Yayınları, sinema, 167 sayfa

 

Durmuş Akbulut ‘Avrupa Sineması’nda, 1910-1941 arasında Avrupa çapında ortaya konmuş sinema ürünlerini ülkeler ve yönetmenler bağlamında ele alıyor. Kitapta sırasıyla, İngiliz, İtalyan, Kuzey Avrupa ülkeleri, Fransız, Alman ve Sovyet sinemaları inceleniyor. 2. Dünya Savaşı esnasında sıklıkla kullanılan propaganda sinemasını da değerlendiren Akbulut ayrıca, Alfred Hitchcock, Elvira Notari, Victor Sjöström, Benjamin Christensen, Max Linder, Abel Gance, Jean Renoir, Fritz Lang, Sergey Eisenstein, Dzigo Vertov ve Nazi propaganda filmlerini yöneten Leni Liefenstahl gibi yönetmenlerin çalışmalarına da odaklanıyor.

A. Dinç Alada – İktisadın Kayıp Felsefesi (2012)

  • İKTİSADIN KAYIP FELSEFESİ, A. Dinç Alada, Bağlam Yayınları, iktisat, 335 sayfa

 

A. Dinç Alada ‘İktisadın Kayıp Felsefesi’ adlı bu kitabında, “iktisat” bilim dalı adına geliştirilen yaklaşımlara, kuramlara ve özellikle felsefenin ana kalemlerini oluşturan etik felsefesi, epistemoloji ve ontolojinin iktisat alanına getirdiği yorumlara odaklanıyor. Alada bu bağlamda, Karl Popper, Zygmunt Bauman, Cornelius Castoriadis, Norbert Elias ve Amartya Sen gibi düşünürlerin iktisat felsefesi alanını ilgilendiren üretimlerini irdeliyor. Alada, iktisadi düşüncede felsefi tavırlar ile öncü iktisat düşünürlerinin fikirlerini incelerken bu fikirlere yöneltilen belli başlı eleştirileri de okurlarıyla paylaşıyor.

Philippe Blasband – Irina Poignet (2012

  • IRINA POIGNET, Philippe Blasband, çeviren: Mesut Tufan, Sel Yayıncılık, roman, 119 sayfa

 

Philippe Blasband, ilgi çekici romanı ‘Irine Poignet’te, dul bir kadının toplumun değerleriyle hesaplaşmasını hikâye ediyor. Kısa bir süre önce dul kalan Maguy, torununun hastalığı nedeniyle hepten yıkılır. Maguy, bu zor durumdan kurtulabilmek için çalışmak, daha fazla para kazanmak zorundadır. Kadın bunun için de, toplumun “bataklık” olarak tanımladığı bir hayat yaşamaya başlar. Fakat bu “bataklık”, Maguy’in toplumun ikiyüzlülüklerini daha iyi görebilmesi için büyük bir fırsat sunacaktır. Dul kadın, kişinin niyetine bağlı olarak “bataklıkların” normal hayattan çok daha temiz ilişkiler barındırabileceğini görecektir.

Thomas Paine – Akıl Çağı (2012)

Aydınlanma döneminin önde gelen düşünürlerinden Thomas Paine, ‘Akıl Çağı’ adlı bu devrimci kitabında, Tevrat ve İncil’i kıyasıya bir eleştiriye tabi tutuyor.

Paine, 1874’te yayımlanan kitabında, Tanrı’ya inandığının özellikle altını çiziyor ve söz konusu kutsal addedilen kitapların Tanrı yapısı değil, insan yapısı olduğunu savunuyor.

Buna örnek olarak da İncil’de yer almış açık saçık öyküleri, işkenceleri ve acımasızlıkları gösteren Paine, bu kitapların Tanrı’nın sözü değil, bizzat İblis’in sözü olduğunu belirtiyor.

Yayımlandığı dönemde tepkiyle karşılanan kitabın, günümüzde de önemini koruduğunu söyleyebiliriz.

  • Künye: Thomas Paine – Akıl Çağı, çeviren: Ali İhsan Dalgıç, İş Kültür Yayınları, din, 175 sayfa

Lucia Puenzo – Balık Çocuk (2012)

  • BALIK ÇOCUK, Lucia Puenzo, çeviren: Seda Ersavcı, Doğan Kitap, roman, 149 sayfa

 

Lucia Puenzo’nun burjuva yaşamı hedef tahtasına koyduğu ilk romanı ‘Balık Çocuk’, bir adaletsizlik hikâyesi olarak da okunabilir. Roman, zengin bir ailenin genç kızı Lala ile on yedi yaşındaki Paraguaylı hizmetçileri Guayi’nin aşkını hikâye ediyor. Romanın anlatıcısı da, zeki bir köpek olan Serafim’dir. Serafim, iki genç kız arasında yaşanan aşkın ve âşıkların evdeki eşyaları satarak biriktirdikleri parayla Paraguay’a gidip, içinde bir balık çocuğun yaşadığı göl kıyısında bir ev yaptırma planlarından haberdardır. Fakat Serafim’in de tanık olacağı gibi iki âşık, büyük adaletsizliklerle trajik bir şekilde yüzleşecektir.

Saul Bellow – Humboldt’un Armağanı (2012)

  • HUMBOLDT’UN ARMAĞANI, Saul Bellow, çeviren: Osman Yener, İletişim Yayınları, roman, 528 sayfa

 

Saul Bellow, ilkin 1975’te yayımlanan ve bir sene sonra kendisine Pulitzer Ödülü’nü kazandıran romanı ‘Humboldt’un Armağanı’nda, farklı kuşaklardan iki yazar üzerinden, Amerikan toplumunda değişen ilişkileri ve başarı hırsını anlatıyor. Romanın merkezinde, geçmiş günlere özlem duyan usta yazar Von Humboldt Fleisher ile yazdığı oyunlar ile ödül ve ün kazanmış orta yaşlı yazar Charlie Citrine yer alıyor. Amerikan şairi Delmore Schwartz’la arkadaşlığından ilhamla bu hikâyeyi yazan Bellow, iki karakterinin farklı değerlerini izleyerek, paranın ve başarı hırsının sanatı ve sanatçıyı nasıl dönüştürdüğünü konu ediniyor.

Bekir Onur – Çağdaş Müze, Eğitim ve Gelişim (2012)

  • ÇAĞDAŞ MÜZE, EĞİTİM VE GELİŞİM, Bekir Onur, İmge Yayınları, inceleme, 438 sayfa

 

Türkiye’de müzecilik faaliyetlerine getirilen eleştirilerden biri, bu kurumların günlük yaşamın ve eğitimin vazgeçilmez birer parçası olamaması. Bekir Onur da elimizdeki çalışmasında, dünya çapında müzecilik alanında yaşanan dönüşümler ekseninde, “Nasıl bir müze?” sorusunun yanıtını arıyor. Müzenin kısa tarihini vererek kitabına başlayan Onur, müzecilikte yeni yönelimleri, müze ziyaretçi profillerine dair araştırmaları ve müzenin toplumsal işlevlerini ele alıyor. Çocuk ve üniversite müzelerini de inceleyen Onur’un kitabını dikkat çekici kılan bir husus da, müzelerdeki eğitim, öğrenme ve çocuk gelişimi etkinliklerini incelemesi.

Sedat Yurtdaş – Kefaret (2012)

  • KEFARET, Sedat Yurtdaş, Weşanên Lîs, öykü, 96 sayfa

 

Siyasetçi ve yazar Sedat Yurtdaş’ın Kürtçe kaleme aldığı ikinci kitabı olan ‘Kefaret’, yazarın üç öyküsünü bir araya getiriyor. Kürt halkının politik ve toplumsal yaşamından olayları öykülerine konu edinen Yurtdaş, gündelik dilin imkânlarından da olabildiğince yararlanarak dolambaçsız, sahici bir anlatımla okurun karşısına çıkıyor. Yazar, kitaba adını veren öyküsünde de, isimsiz anlatıcısının, Kürt coğrafyasının boğuştuğu yakıcı sorunlarla yüzleşmesini hikâye ediyor. Yaşadığı açmazların kişiliğini parçaladığı anlatıcı, ceza çeker gibi sürdürdüğü bu hayattan kurtulmayı, kendini yeni baştan yaratmayı istemektedir.

Domenico Losurdo – Köktendincilik Nedir? (2012)

  • KÖKTENDİNCİLİK NEDİR?, Domenico Losurdo, çeviren: Selin Dingiloğlu, Yordam Kitap, sosyoloji, 95 sayfa

 

Domenico Losurdo ‘Köktendincilik Nedir?’de, ilk başta akla hemen Yakındoğu ve İslam’ı getiren köktendinciliğin tarihine odaklanıyor. Losurdo, bu kavramın ilk olarak 1. Dünya Savaşı ertesinde ortaya çıkan ve kendini genellikle “köktendinciler” (fundamentalistler) olarak tanımlayan bir hareket için, Amerikan Protestan çevrelerinde kullanıldığını söylüyor. Çalışmasında, yalnızca İslami değil, Yahudi ve Hıristiyan köktendinciliğinin tarihsel, sosyolojik ve siyasal kaynaklarını tartışan Losurdo, ayrıca, köktendinciliğin kapitalist modernleşme ve bağımsızlık hareketleri gibi olgularla ilişkisini de masaya yatırıyor.