Philip Roth – Shylock Operasyonu (2010)

  • SHYLOCK OPERASYONU, Philip Roth, çeviren: Aysun Babacan, Ayrıntı Yayınları, roman, 403 sayfa

Tekniğiyle, akla Dostoyevski’nin ‘Öteki’ romanını getiren Philip Roth’un ‘Shylock Operasyonu’, biri sahte öbürü gerçek iki karakterin hikâyesini anlatıyor. Romanın ilk karakteri yazar Philip Roth, tanınmış yazar Aharon Appelfeld’le görüşmek için İsrail’e gider. Fakat tam bu esnada, Philip Roth adında ve kendisini yazar olarak tanıtan bir kişi daha ülkeye giriş yapmıştır. Gerçek yazarın ‘Pipik’ adını taktığı bu ikinci kişinin niyeti, pek masumane değildir. Zira ‘Pipik’, İsrail’de karanlık işlerle haşır neşir bir tiptir. Yazarına PEN/Faulkner Ödülü’nü de kazandıran roman, gerçek ile sahte karakterlerin girift ilişkisini tasvir ediyor.

Akın Ural – Medya-Sermaye-Siyaset Üçgeni (2010)

  • MEDYA-SERMAYE-SİYASET ÜÇGENİ, Akın Ural, Siyah Beyaz Yayınları, medya, 368 sayfa

Siyasal iktidarların, toplumsal yapıyı etkilemek için medyayı bir araç olarak kullanmaları, bugün çok iyi bildiğimiz gerçeklerden. Akın Ural elimizdeki nitelikli çalışmasında, bu etkiyi bireyi merkeze alarak araştırıyor; bireylerin çok yönlü manipülasyonlar sonucunda birer “medya mahkumu”na dönüşmelerini mercek altına alıyor. Tarihsel bir akış içinde ilerleyen kitabında Ural, olguyu farklı disiplinlerin ışığında ele alıyor ve gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye’de yüzyıllarca dini söylemin etkisiyle şekillendirilmiş bireyin, şimdilerdeyse sermaye ve teknoloji zengini yeni medyaların etkileriyle nasıl esir alındığını ortaya koyuyor.

Georges Minois – Galileo (2010)

  • GALILEO, Georges Minois, çeviren: Işık Ergüden, Dost Kitabevi, biyografi, 142 sayfa

Georges Minois ‘Galileo’da, fizik, matematik bilimleri, felsefe ve teoloji gibi birçok uzmanlık alanının kavşağında yer almasıyla Avrupa kültür tarihinin merkezi bir kişiliği olan Galileo Galilei’nin biyografisini kaleme getiriyor. Yazarın, Galileo’yu üç ayrı kişiliği ekseninde ele alması ise, kitabın özgün yanlarından biri. Galileo’nun yakın ve aile ilişkileri ve özel yaşamıyla kitabına başlayan Minois, ardından, 20. ciltlik bir yayına imza atan bilgin Galileo’ya odaklanıyor. Kitabın son bölümü ise, Galileo’yu, o zamana dek her şeye kadir olan totaliter bir din karşısında, bilimin özerkliğini savunmanın sembolü olarak tasvir ediyor.

Murat Erdin – Silahsız Kuvvetler: Medya (2010)

  • SİLAHSIZ KUVVETLER: MEDYA, Murat Erdin, Destek Yayınevi, siyaset, 225 sayfa

Murat Erdin ‘Silahsız Kuvvetler: Medya’da, darbelerde basının ayak seslerinin izini sürüyor. Türkiye’de 27 Mayıs 1960’tan bu yana defalarca darbe oldu, muhtıralar verildi ve adına “post-modern darbe” denilen süreçler yaşandı. 20 Ekim 2008’de başlayan tarihi Ergenekon Davası’nda ise, meşru hükümete karşı darbe faaliyeti içinde olduğu belirtilen yüzlerce asker ve sivil yargılanıyor. İşte Erdin’in kitabı, geçmişte medyanın darbe işbirliğini anlatıyor. Türkiye medyasının darbeler ve darbecilerle yaptığı işbirliği çerçevesinde attığı manşetleri ve yapılan haberleri kapsayan kitap, bir ibret belgesi olarak okuyucunun karşısına çıkıyor.

Murat Arslan – İstanbul’un Antikçağ Tarihi: Klasik ve Hellenistik Dönemler (2010)

  • İSTANBUL’UN ANTİKÇAĞ TARİHİ: KLASİK VE HELLENİSTİK DÖNEMLER, Murat Arslan, Odin Yayıncılık, tarih, 595 sayfa

Murat Arslan ‘İstanbul’un Antikçağ Tarihi’ adlı bu kitabında, İstanbul’un Klasik-Hellenistik dönem tarihini, tarihi coğrafyasını ve toplumsal yapısını inceliyor. Kitap, kentin kuruluşu ve İstanbul Boğazı’nın tarihsel coğrafyasına dair bilgilerle başlıyor ve Klasik ve Hellenistik dönemlerin tarihiyle devam ediyor. Çalışmada bunun yanı sıra, Byzantion’un idari, toplumsal ve ekonomik yapısı; kentteki yapılar, surlar, kültler, limanlar ve adalar da ayrıntılı bir şekilde anlatılıyor. Baskı kalitesiyle de dikkat çeken çalışma, İstanbul’un antikçağ tarihi gibi çokça uğraş isteyen bir konuda çalışmak isteyen araştırmacılar için iyi bir kaynak.

Elif Baki – Ulusun İnşası ve Resmi Edebiyat Kanonu (2010)

  • ULUSUN İNŞASI VE RESMİ EDEBİYAT KANONU, Elif Baki, Libra Kitap, inceleme, 187 sayfa

Elif Baki ‘Ulusun İnşası ve Resmi Edebiyat Kanonu’nda, milli eğitim ideolojisinin edebiyat eğitimine bakışını ortaya koyuyor. Baki’nin çalışması, bu ideolojinin, 1930-1980 arasında okutulan lise edebiyat kitaplarına nasıl yansıdığını; edebiyatı kısır birtakım savlarla inşa etme çabasının bu kitaplarda ne şekilde görünürlük kazandığını ve bu yolla öğrencilere ne tür bir edebiyat eğitimi verildiğini gözler önüne sermesiyle dikkat çekiyor. Araştırmasına, Talim Terbiye Kurulu’nun liselerde okutulmasını uygun gördüğü kitapların bir dökümünü yaparak başlayan Baki, ardından, bu metinlerin milli eğitim ideolojisiyle bağlantılarını kuruyor.

Ömer Özer (ed.) – Medyada Şiddet Kültürü (2010)

  • MEDYADA ŞİDDET KÜLTÜRÜ, editör: Ömer Özer, Literatürk Yayıncılık, medya, 576 sayfa

‘Medyada Şiddet Kültürü’, medya-şiddet ilişkisine dikkat çekmeyi amaçlıyor. Medyada sunulan şiddet, ağırlıklı olarak televizyonlara mâledilir. Oysa şiddet tiyatro eserlerinde, romanların dilinde, gazete haberlerinde, çizgi romanda, radyo oyunlarında, sinemada; kısacası akla gelebilecek tüm kitle iletişim araçlarında karşımıza çıkar. Kitapta, söz konusu kitle iletişim araçlarını temsilen birer çalışma bulunuyor. Medyada sunulan şiddetin ekonomisinin de incelendiği çalışmada ayrıca, şiddeti üreten muhabirlerin görüşleri, medya şiddetini inceleyen psikolojik kuramlar ve kadına yönelik şiddette medyanın oynadığı rol konuları da ele alınıyor.

Ulaş Işıklar – Gecenin Çocukları (2010)

  • GECENİN ÇOCUKLARI, Ulaş Işıklar, Avrupa Yakası Yayınları, inceleme, 200 sayfa

Ulaş Işıklar, ilgi çeken kitabı ‘Gecenin Çocukları’nda, son dönem korku sinemasında vampir karakterinin değişimini ve dönüşümünü inceliyor. ışıklar kitabında, vampir karakterlerinin özelliklerini ve bu karakterlerin dönemsel ve kültürel olarak nasıl bir değişim geçirdiklerini örnekler üzerinden değerlendiriyor. Korku kavramını, korkunun ideolojisini ve bir tür olarak korku sinemasını anlatarak çalışmasına başlayan Işıklar, korku sinemasında vampir mitinin, içinde bulunduğu dönemin toplumsal belirleyicileri tarafından yeniden üretildiği ve o dönemde var olan ideolojik ve kültürel anlamların temsil edildiği bir alan olduğunu savunuyor.

Esra Demirci Akyol – Sınırdaki Kimlikler (2010)

  • SINIRDAKİ KİMLİKLER, Esra Demirci Akyol, Libra Kitap, tarih, 177 sayfa

Hatay’da yapılan bir etnografik çalışmaya dayanan ‘Sınırdaki Kimlikler’, kentteki farklı etnik ve dini geçmişten gelen insanların, Hatay’ın Türkiye’ye ilhakını nasıl değerlendirdiğini araştırıyor. Hatay’daki alan araştırması sonuçlarından hareketle, tek bir tarihten bahsetmenin mümkün olmadığını belirten Esra Demirci Akyol, birden fazla tarih anlatımının bulunduğunu; bu anlatımların, kısmen bugünkü yaşam koşullarına bağlı olarak oluşan kimliklerin bir sonucu olduğunu ve her grubun, geçmişi farklı bir biçimde deneyimleyip hafızasına aldığını gösteriyor. Hafıza çalışmalarına katkıda bulunmayı amaçlayan kitap, iyi bir sözlü tarih örneği.

Zeyno Baran – Diğer Müslümanlar (2010)

  • DİĞER MÜSLÜMANLAR, derleyen: Zeyno Baran, çeviren: Handan Saraç, Remzi Kitabevi, din, 304 sayfa

‘Diğer Müslümanlar’, özgürlük ve demokrasiyle İslam’ın uyumluluğunu kabul eden ılımlı ve laik Müslümanların, İslam’ın yolunu saptırarak politik güç kazanmayı ve toplumları yeniden şekillendirmeyi amaçlayan aşırılık yanlısı İslamcılara karşı seslerini bir araya getiriyor. Kitaba katkıda bulunan isimler Avrupa ve ABD’de yaşayan Müslümanlar. İslamcıları ve Batı’da onları destekleyen kesimleri eleştiren yazarlar, İslam’ın Batı’nın demokrasi anlayışıyla tamamen uyumlu olduğu inancında birleşiyor. Kitap, ileriye giden yolun, Batı’daki Müslüman topluluklarla Müslüman olmayanlar arasındaki bağları desteklemekten geçtiğini gözler önüne seriyor.