İhsan Güneş – Meşrutiyet’ten Cumhuriyet’e Türkiye’de Hükümetler (2012)

  • MEŞRUTİYET’TEN CUMHURİYET’E TÜRKİYE’DE HÜKÜMETLER, İhsan Güneş, İş Kültür Yayınları, tarih, 387 sayfa

 

Tarihçi İhsan Güneş’in uzun soluklu araştırmalarının neticesi olan elimizdeki çalışması, 1908-1923 zaman aralığında Türkiye’deki hükümetleri, hükümetlerin programlarını ve bunların meclisteki yankılarını irdeliyor. Kökleri Osmanlı dönemine uzanan Türkiye parlamenter geleneği konusunda önemli bir boşluğu dolduran çalışma, Divan-ı Humayun’dan Kabine Sistemi’ne geçiş sürecinin genel hatlarıyla analiz edildiği bir giriş bölümüyle başlıyor. Üç bölümden oluşan kitabın ilerleyen sayfalarında da, sırasıyla 1908-1918, 1918-1922 ve 1920-1923 yılları arasında varlık göstermiş hükümetler ile bunların programlarına yer veriliyor.

Muzaffer Denli – Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) (2012)

  • GENETİĞİ DEĞİŞTİRİLMİŞ ORGANİZMALAR (GDO), Muzaffer Denli, İstanbul Ticaret Odası (İTO) Yayınları, sağlık, 197 sayfa

 

Genetiği Değiştirilmiş Organizmalar (GDO) konusu, bayağı bir süredir Türkiye’nin de gündeminde. GDO’lu ürünlerin insan sağlığı üzerindeki etkileri yoğun bir şekilde tartışılmaya devam edilirken, Muzaffer Denli de elimizdeki çalışmasıyla, konuyu farklı yönleriyle değerlendirmeye alıyor. Denli’nin kitabında GDO’nun tanımı ve tarihçesi hakkında bilgiler sunuluyor; GDO’lu ürünlerin dünyadaki mevcut durumu, ekim, üretim ve kullanım alanları, olası yararları ile insan ve çevre sağlığına verdiği zararlar ve bu ürünlere ilişkin hazırlanmış ve uygulanmakta olan kanun, yönetmelik ve mevzuatlar hakkında okur aydınlatılıyor.

Öznur Oğuz, Ercüment Akdeniz ve İskender Bayhan (haz.) – Gençliğin Mücadelesi ve Örgütlenmesi Üzerine (2012)

  • GENÇLİĞİN MÜCADELESİ VE ÖRGÜTLENMESİ ÜZERİNE, hazırlayan: Öznur Oğuz, Ercüment Akdeniz ve İskender Bayhan, Evrensel Yayınları, siyaset, 488 sayfa

Bir dergide yayımlanmış makalelerden yapılan bir seçkiye dayanan elimizdeki kitap, Türkiye’de iktidarlar tarafından sürekli düşman ilan edilmiş gençliğin, güçlü bir politik özne oluşu gerçeğini yeniden hatırlatıyor. Gençlik mücadelesinin dünü ve bugününe ilişkin değerlendirmeler ile tartışmaların yer aldığı kitap, gençlik hareketinin uzak ve yakın tarihini irdeliyor ve bundan sonuçlar çıkaran bir bölümle başlıyor. Kitapta ayrıca, gençliğin politik, akademik, mesleki, sendikal ve kitle örgütlenmesinin nasıl olması gerektiği tartışılıyor ve Emek Partisi (EMEP) çatısı altında bir araya gelmiş gençlerin deneyimleri sunuluyor.

Pierre Dardot ve Christian Laval – Dünyanın Yeni Aklı (2012)

  • DÜNYANIN YENİ AKLI, Pierre Dardot ve Christian Laval, çeviren: Işık Ergüden, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 462 sayfa

 

Bütünlüklü bir neoliberalizm eleştirisini yürüten ‘Dünyanın Yeni Aklı’, neoliberalizmin iktisadi bir ideoloji değil, genel bir rasyonalite, diğer bir deyişle bireylerin kendileriyle kurduğu ilişkileri belirleyen bir “varoluş kuralı” olduğunu gösteriyor. İki yazarın öne çıkan tezi, neoliberalizmin temel olarak bir akılsallık olduğu ve bu sıfatla, yalnızca yönetenlerin eylemini yapılandırmaya ve örgütlemeye yönelmekle kalmayıp, yönetilenlerin de tutumlarını yapılandırıp örgütlediğidir. Yazarlar, bu yeni akılla öznelliğin kurulması arasındaki ilişkiyi de, Michel Foucault’nun “yönetimsellik” kavramıyla açıklamaya koyuluyorlar.

Güngör Aydın – Vali (2012)

  • VALİ, Güngör Aydın, İmge Kitabevi, anı, 270 sayfa

 

Güngör Aydın, yetmiş yılı aşkın yaşamı içinde kaymakamlık ve valilik gibi yönetsel görevlerin yanı sıra, Mülkiyeliler Birliği, Halkevleri ve İnsan Hakları Derneği gibi sivil toplum kuruluşlarında, Demokrasi Kurultayı, Anayasa Kurultayı ve Aydınlar Dilekçesi gibi aydın girişimlerinde demokrasi ve insan hakları savaşımı vermiş bir isim. Güngör, 1978’de Elazığ valiliği yaptığı sırada, Alevileri katletmeye hazırlanan gerici kitleyi, yetkilerini zorlayarak engellemiş ve büyük bir katliamın yaşanmasının da önüne geçmişti. Onun anılarından oluşan eldeki kitap, bu mücadeleci kişiliğin hikâyesini ilk ağızdan vermesiyle önemli.

Zafer Yılmaz – Yoksulları Ne Yapmalı? (2012)

  • YOKSULLARI NE YAPMALI?, Zafer Yılmaz, Dipnot Yayınları, siyaset, 420 sayfa

 

Zafer Yılmaz elimizdeki nitelikli çalışmasında, on dokuzuncu yüzyıldan bu yana sosyal bilimlerin önemli araştırma konularından biri olan yoksullar ve yoksulluğa odaklanıyor. Bu alanda yapılan çalışmaların çoğunda görüldüğü gibi, yoksulluğun, ekonomi ve sosyoloji çerçevesinden ziyade siyasal bir bakış açısıyla incelendiği kitap, belirsizlik, güvencesizlik, risk gibi kavramların yoksulluğa ilişkin sorunsalı nasıl ve niçin belirlediğini, bu kavramlar aracılığıyla yoksullarla nasıl mücadele edildiğini ve çalışma ilişkilerini belirsizleştirici süreçlerin günümüzde nasıl ve niçin yaygınlaştırıldığını araştırmasıyla ilgi çekiyor.

Eric Dacheux (der.) – Kamusal Alan (2012)

  • KAMUSAL ALAN, derleyen: Eric Dacheux, çeviren: Hüseyin Köse, Ayrıntı Yayınları, sosyoloji, 94 sayfa

 

İletişim bilimleri dergisi CNRS Hermes’te yayımlanmış “Kamusal alan”la ilgili makalelerin derlendiği elimizdeki kitap, politik toplumun ve demokratik yaşamın normatif kavramsallaştırması olarak kamusal alanı değerlendiriyor. Kamusal alan kavramının kökeni; kamusal alan üzerine yürütülen güncel çalışmalar; medyatik kamusal alanın çelişkileri; kamusal alan ve medya; bir kamusal mekan olarak kahvehane; kamusal alan ve ekonomi ilişkileri ve topluluk ve kamusal alan, çalışmada irdelenen bazı konular. Kitaba katkıda bulunan yazarlar ise şöyle: Peter Dahlgren, Bernard Floris, Tierry Paqout, Etienne Tassin ve Dominique Wolton.

August H. Nimtz – Demokrasi Savaşçıları Olarak Marx ve Engels (2012)

  • DEMOKRASİ SAVAŞÇILARI OLARAK MARX VE ENGELS, August H. Nimtz, çeviren: Can Saday, Yordam Kitap, siyaset, 446 sayfa

 

August H. Nimtz elimizdeki kitabında, 20. yüzyılın sonunda dile getirilen, Karl Marx ve Friedrich Engels’in gelecek tasarımları ile siyasî demokrasinin bağdaşmadığı varsayımına cepheden meydan okuyor. Marx ve Engels’in, insanlığın kadim demokrasi mücadelesinde sıçrama dönemi olan 19. yüzyılda demokratik hareketin başkahramanları olduğunu savunan Nimtz, iki ismin, sırf “düşünür” değil, her şeyden önce siyasî eylemci olduğunu ve devrimci bir ortaklık kurduklarını belirtiyor. Nimtz, Marx ve Engels’in 1848-1849 devrimci ayaklanmalarına aktif şekilde katılmalarının, onların demokrasi kavgasına katkıda bulunduğunu da söylüyor.

Serpil Çelenk Güvenç – Darağacına Mektuplar (2012)

  • DARAĞACINA MEKTUPLAR, Serpil Çelenk Güvenç, İmge Kitabevi, siyaset, 406 sayfa

 

Serpil Çelenk Güvenç ‘Darağacına Mektuplar’da, 1971’den itibaren, 12 Mart muhtırası, idam ve infazlarının basında yankılanışını, yani 12 Mart’ta gerçekleşen idam ve katliamların, yerli ve yabancı basındaki yansımalarını sunuyor. Kitap, bir toplumsal bellek çalışması olduğu kadar, basının darbe karşısındaki ibretlik tavrını gözler önüne sermesiyle de dikkat çekiyor diyebiliriz. Zira buradaki belgeler, sağ yayın organları ve yazarlarının tümünün, 12 Mart askeri cuntasından yana tavır aldıkları, Deniz Gezmiş, Yusuf Arslan ve Hüseyin İnan’ın idamlarını olumladıkları, idam kararı veren mahkemelere alkış tuttukları görülüyor.

Kolektif – İstanbul Rumları (2012)

 

Bir konferansa sunulan tebliğlerden oluşan ‘İstanbul Rumları’, günümüzde Rumların yaşamakta olduğu sorunları saptıyor ve bunlara ne gibi çözümler getirilebileceğini irdeliyor.

Çalışmayı nitelikli kılan hususlardan biri, Rumları “nostalji” penceresinden veya “geçmiş güzel günler” söylemi üzerinden değerlendirmesi değil, onların bugünkü aktüel meselelerinden hareket etmesi.

İstanbul Rumlarının eğitim sorunları; İstanbul Rum Ortodoks azınlığın tabi olduğu hukuki rejim; Türkiye’de Rum mülkleri sorunu; İstanbul Rumlarının mimari mirası ve Türkiye’de Rum vakıflarının tarihsel ve güncel sorunları, kitapta ele alınan kimi önemli konular.

  • Künye: Kolektif – İstanbul Rumları, hazırlayan: Foti Benlisoy, Anna Maria Aslanoğlu ve Haris Rigas, İstos Yayın, inceleme, 272 sayfa