Georges Haupt – Tarihçi ve Toplumsal Hareket (2012)

  • TARİHÇİ VE TOPLUMSAL HAREKET, Georges Haupt, çeviren: Barış Sennan, Ayrıntı Yayınları, tarih, 280 sayfa

 TARIHCI

Georges Haupt ‘Tarihçi ve Toplumsal Hareket’te, 19. yüzyıl ve 20. yüzyıl başı sosyalist işçi hareketinin kapsamlı bir tarihini anlatıyor. Haupt, bu yazıların merkezine de, sosyalist tarihin birinci momenti olarak Enternasyonal’i yerleştiriyor. Haupt’un yazılarında bir sembol örnek olarak Komün; Marksist ve Marksizm terimlerinin uluslarası sosyalist söz dağarcığına girişinin kökenleri; Lenin, Bolşevikler ve 2. Enternasyonal; Alman sosyal demokrasisinin Güneydoğu Avrupa’da yükselişi; Enternasyonal ve Ağustos 1914’teki “Kutsal Birlik”, Lenin’de savaş ve devrim, işçi hareketinde uluslararası yönetici gruplar ele alınıyor.

Ayşe Başak Kaban – Ben, Kendim ve Bergen (2012)

  • BEN, KENDİM VE BERGEN, Ayşe Başak Kaban, Ayizi Kitap, öykü, 144 sayfa

 BEN

‘Ben, Kendim ve Bergen’, Ayşe Başak Kaban’ın ilk kitabı. Kendisini kutluyoruz. Kaban buradaki öykülerinde, varoluşa, modern bireyin çıkmazlarına odaklandığı kadar, toplumun mağdur kesimlerinin dertlerini de konu ediniyor. Yazar, kitaba adını veren öyküde ise, iki kadının yaşadıkları yoluyla Türkiye’de kadın olmanın zorluklarını trajikomik bir üslupla anlatıyor. “Acıların kadını” Bergen ile anlatıcının esprili diyaloglarıyla ilerleyen öykü, iki kadının, bir yandan televizyon izlerken, öte yandan erkeklerden yana pek şanslı olmayan geçmişleri konusunda dertleşmelerini, yaşadıkları ataerkil toplumla yüzleşmelerini işliyor.

Özlem Kumrular – İslam Korkusu (2012)

  • İSLAM KORKUSU, Özlem Kumrular, Doğan Kitap, tarih, 525 sayfa

 ISLAM

Özlem Kumrular’ın ‘İslam Korkusu’nun merkezinde, başrolünde Türkler ile Arapların bulunduğu, Ortaçağ başından Yeniçağ’a Avrupa’daki İslam korkusu yer alıyor. Konuyu, büyük akımlara başvurmaktan ziyade, Hıristiyan hacıları, elçileri, diplomatları, yazarları, şairleri ve esirleri gibi sıradan insanların hikâyeleri üzerinden izleyen Kumrular, Avrupa’daki engizisyonun Müslümanlara karşı tutumunu; Müslüman toplumların dışarıdan nasıl görüldüklerini; Avrupa’nın İslam’la istemsiz bir şekilde tanışmasının ardından yaşadığı travmayı ve korkuyu; bu korkuyu besleyen ve günümüze değin getiren başlıca faktörleri irdeliyor.

Sharon Smith – Kadınlar ve Sosyalizm (2012)

  • KADINLAR VE SOSYALİZM, Sharon Smith, çeviren: Etkin Bilen Eratalay, Yordam Kitap, feminizm, 192 sayfa

 KADINLAR

Sharon Smith ‘Kadınlar ve Sosyalizm’de, Marksist bir çerçeveden hareketle, feminizmin kuramsal zayıflıklarına işaret ediyor. Sınıflı toplumların yükselişi sırasında kadınlara uygulanan ve süregelen baskı ve eşitsizliklerin kökenlerini inceleyerek çalışmasına başlayan Smith, devamında da, kürtaj hakkı gibi, erkeklerle eşitliğin bir ön koşulu olarak kadınların kendi bedenlerini kontrol edebilme gereksinimlerini ele alıyor. Smith ayrıca, sistem içinde kadın haklarını iyileştirmeyi hedefleyen ana akım feminizmin orta sınıf bağlılıklarını da tartışıyor ve bu bağlamda sosyalist bir kadın hareketinin zorunluluğunu irdeliyor.

Stephen A. Mitchell ve Margaret J. Black – Freud ve Sonrası (2012)

  • FREUD VE SONRASI, Stephen A. Mitchell ve Margaret J. Black, çeviren: Ayhan Eğrilmez, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, psikanaliz, 312 sayfa

 FREUD

İki yazarlı ‘Freud ve Sonrası’, uzmanların yanı sıra, sıradan okurlara da hitap eden kapsamlı bir modern psikanalitik düşünce tarihi. Psikanalizi Freudcu ekolden ibaret saymayan yazarlar, Sigmund Freud’un çalışmalarından başlayarak günümüzde birbiriyle rekabet eden geniş bir yelpazede yer alan ekollere kadar uzanarak, ortaya, psikanalitik fikirler ve düşünceler için nitelikli bir rehber koyuyor. Freud ve klasik psikanalitik geleneğini ele alarak başlayan kitap, Harry Stack Sullivan ve kişilerarası psikanalizi, Melanie Klein ve çağdaş Kleincı kuramı, Erik Erikson ve Heinz Kohut’la temsil edilen kimlik ve kendilik psikolojilerini ve Otto Kernberg ile Jacques Lacan’ın da aralarında bulunduğu çağdaş Freudcu revizyonistlerin çalışmalarını anlatıyor.

Art Spigelman – Maus (2012)

  • MAUS, Art Spigelman, çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu, İletişim Yayınları, çizgiroman, 303 sayfa

 MAUS

‘Maus’, Art Spigelman’a 1992 Pulitzer Ödülü’nü kazandıran bir çizgiroman. Spigelman burada, bir Polonya Yahudisi olan babasının Holokost deneyimini anlatıyor. Spigelman’ın özgün çizgileriyle dikkat çeken çizgiromanda, insanlar farklı hayvanlarla temsil ediliyor. Burada Yahudiler fare, Almanlar kedi ve Polonyalılar da domuz şeklinde tasvir edilmiş. Anı, biyografi, tarih ve kurmacanın bir bireşimi olan eser, Spigelman’ın babasının 2. Dünya Savaşı ve bu dönemde Polonya’daki Yahudi toplumuna dair anlatımlarıyla başlıyor ve ardından, onun Auschwitz Kampı’nda yaşadıkları ve Holokost’a dair deneyimleriyle devam ediyor.

Taylan Altuğ – Son Bakışta Sanat (2012)

  • SON BAKIŞTA SANAT, Taylan Altuğ, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 318 sayfa

 SON

‘Son Bakışta Sanat’ta, halen Ege Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Felsefe Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapmakta olan Taylan Altuğ’un, estetik felsefesini merkeze alarak sanata odaklandığı yazıları yer alıyor. Altuğ, uzmanlar kadar, sanat felsefesine ilgi duyanlara da hitap eden buradaki yazılarında, Schiller’de estetik özgürlük idesini, Hegel estetiğinde karşılaşıldığı şekliyle sanat ve sanat biçimlerini, Heidegger’in sanat eserinin kökeni konusundaki düşüncelerinden hareketle sanat ve hakikat ilişkisini, Adorno’nun “estetik teorisi”nde mimesis kavramını ve estetik nesne olarak sanat eserini değerlendiriyor.

Jerry Brotton – Rönesans (2012)

  • RÖNESANS, Jerry Brotton, çeviren: Hakan Gür, Dost Yayınevi, rehber, 175 sayfa

 RONESANS

Rönesans dönemi ve Rönesans sanatı üzerine dersler veren Jerry Brotton, bu alandaki derin birikimini elimizdeki kitapta bir araya getiriyor. Brotton’un çalışması, eşi görülmemiş bu sürecin yarattığı entelektüel heyecanı ve kültürel deneyimi ortaya koyarken, Rönesans’la atbaşı giden dinsel baskıları, kölelik düzenini ve toplumsal kesimleri birbirinden ayıran büyük eşitsizlikleri de aydınlatıyor. Rönesans’ın sanat, arkeoloji, edebiyat, bilimsel çalışmalar alanlarındaki ürünlerini anlatan Brotton, Rönesans ile yaşadığımız çağ arasında önemli benzerlikler bulunduğunu savunarak 21. yüzyıl Rönesans’ı için bir vizyon da öneriyor.

Kolektif – Türk Sinemasında Sosyal Meseleler (2012)

Birçok yazarın katkıda bulunduğu ‘Türk Sinemasında Sosyal Meseleler’, Türkiye’nin uzun yıllardan beri yaşadığı iç ve dış göç olgusu ile kültürel çatışmalar ve sosyal, ekonomik ve politik değişimlerin Türk sinemasına nasıl yansıdığına odaklanıyor.

Kitaptaki makalelerde, Ömer Lütfi Akad’ın ‘Gelin’, ‘Düğün’ ve ‘Diyet’ filmlerinin politik perspektifi, Türk sinemasında din adamı tiplemesi ve değişen din adamı imajı, ‘Züğürt Ağa’ filminde göç olgusu ve ağalık kurumunun tasfiyesi, Türk sinemasının gecekondu olgusuna bakışı, Türk sinemasında devrimcilik olgusu ve ‘Hababam Sınıfı’nda iktidar/otorite övgüsü gibi ilginç konular ele alınıyor.

  • Künye: Kolektif – Türk Sinemasında Sosyal Meseleler, editör: Ensar Yılmaz, Başka Yerler Yayınları, sinema, 218 sayfa

David Vann – Bir İntihar Efsanesi (2012)

  • BİR İNTİHAR EFSANESİ, David Vann, çeviren: Esra Birkan, Can Yayınları, öykü, 238 sayfa

 BIRINTIHAR

David Vann, bu yıl içinde yayınlanan ‘Caribou Adası’nda, yaşadıkları şehri geride bırakıp Alaska’nın buzul göllerinden birindeki Caribou Adası’nda yaşamaya başlayan bir çiftin, burada geriye dönülemez bir biçimde birbirinden kopuşunu anlatmıştı. Vann’ın yarı otobiyografik öykülerinden oluşan ‘Bir İntihar Efsanesi’ ise, intihar eden babasını ve bunun kendi üzerinde bıraktığı silinmez izleri konu ediniyor. Buradaki öykülerinde, intiharın yanı sıra, ailesinin trajik geçmişini de irdeleyen ve bununla yüzleşen Vann, aynı zamanda, yalnızlık içinde yaşayan, kendini dış dünyadan yalıtmış modern Amerikan bireyinin ruhuna da iniyor.