Abdülhak Şinasi Hisar – Geçmiş Zaman Fıkraları (2006)

  • GEÇMİŞ ZAMAN FIKRALARI, Abdülhak Şinasi Hisar, Yapı Kredi Yayınları, mizah, 176 sayfa

Abdülhak Şinasi Hisar, Cumhuriyet dönemi yazarı olmasına rağmen, dil ve üslup bakımından Meşrutiyet kuşağına bağlı kalmasıyla ve bütün yapıtlarının esas olarak “hatıra”ya dayalı olmasıyla bilinir. ‘Geçmiş Zaman Fıkraları’, yine “hatıra”ya dayalı olan ve Türk edebiyatının bu önemli isminin karakteristik üslubuyla bezenmiş bir eser. Bir çeşit sosyal tarih araştırması olarak da düşünülebilecek bu kitap, 3. Selim döneminden Meşrutiyet yıllarına kadar, üç bölüm halinde, tarihte iz bırakmış kişilere ilişkin çok sayıda fıkra ve anekdot içeriyor. Hisar’ın genel olarak mizaha meyilli kalemi, bu kitabın ana çerçevesi olduğundan, kendini daha bir hissettiriyor.

Yukichi Fukuzawa – Yukichi Fukuzawa’nın Özyaşam Öyküsü (2006)

 

  • YUKICHI FUKUZAWA’NIN ÖZYAŞAM ÖYKÜSÜ, Yukichi Fukuzawa, çeviren: Esra Üstündağ Selamoğlu, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, otobiyografi, 345 sayfa

 

Yukichi Fukuzawa, Japon modernleşmesinin önemli isimlerinden. 1901 yılında ölen Fukuzawa, Japonya’da çok önemli değişimlerin yaşandığı ‘Meiji Dönemi’nde yaşadı. Ulusal bağımsızlığın, bireysel bağımsızlığa bağlı olduğunu savunan Fukuzawa, hayatı boyunca çok sayıda makale ve kitap kaleme almış, birçok öğrenci yetiştirmiş ve halkı aydınlatmak amacıyla gazete basmış, her fırsatta halka ulaşmaya çalışmış bir isim. Fukuzawa bu yönüyle, modernleşme söz konusu olduğunda, bu konuda önemli pratikler gerçekleştirmiş kişilerin başında gelir. Kitap, bu uğraşların birinci elden anlatımıyla dikkate değer diyebiliriz.

Carl Sagan – Milyarlarca Milyarlarca (2006)

  • MİLYARLARCA VE MİLYARLARCA, Carl Sagan, çeviren: Füsun Baytok, TÜBİTAK Yayınları, bilim, 282 sayfa

Amerikalı gökbilimci, biyolog ve eğitimci Carl Sagan’ın ‘Milyarlarca ve Milyarlarca’sı, dünyaya ilişkin temel konulardan insandaki avlanma içgüdüsüne, çocukluğunun oyuncak trenindeki transformatörün kokusundan küresel ısınmaya, kürtajdan Mars’ta yaşama kadar birçok konuya odaklanan denemelerden oluşuyor. 1996 yılında ölen  ve gelecek yüzyıllarda karşılaşılacak sorunların ancak bilim ve duygunun birleştirilmesiyle çözülebileceğini savunan Sagan, asıl olarak bilimin alanına giren konuları da, hem akıl, hem de duyguyla ele alıyor. Sagan’ın, popüler bilim kitaplarının yanı sıra, sinemaya uyarlanan ‘Temas’ isimli bir romanı da bulunuyor.

Eric Hobsbawm – Kısa 20. Yüzyıl Tarihi (2006)

  • KISA 20. YÜZYIL TARİHİ, Eric Hobsbawm, çeviren: Yavuz Alogan, Everest Yayınları, tarih, 788 sayfa

Eric Hobsbawm, ‘Kısa 20. Yüzyıl Tarihi’nde, 1914-1991 tarihleri arasındaki tarihi olayları irdeliyor. I. Dünya Savaşı’nın başlangıcından, SSCB’nin çöküşüne kadar olan dönem, bu tarihi aralığın içinde yer alıyor. Kitap, “Felaket Çağı”, “Altın Çağ” ve “Toprak Kayması” şeklinde üç bölüme ayrılıyor. Geçen yüzyılın başında doğan Hobsbawm, “20. yüzyılın tarihini hiç kimse bir başka dönemin tarihini yazdığı gibi yazamaz. Benim hayatım bu kitapta ele alınan dönemin büyük bir bölümüyle çakışıyor” diyerek hayatıyla koşut geçen bu tarihe atıfta bulunuyor. Kitap, tarihi olayları irdelemesinin yanı sıra, bu olayların edebiyat, sanat, mimari ve bilimdeki yansımalarına da değiniyor.

Kenan Sarıalioğlu ve Murat Batmankaya (haz.) – Nietzsche (2006)

  • NIETZSCHE, Yayına hazırlayan: Kenan Sarıalioğlu ve Murat Batmankaya, Say Yayınları, felsefe, 479 sayfa

Bir edisyon çalışma olan ‘Nietzsche’ iki bölümden oluşuyor. Birinci bölüm, farklı yazarların kaleme aldığı ve Nietzsche’nin deliliğinden ahlak anlayışına kadar, filozofun düşün dünyasını anlatmayı, açıklamayı amaçlayan otuzu aşkın yazıdan oluşuyor. Burada Ahmet İnam tarafından kaleme alınan önsözü de unutmamak lazım. Kitabın ikinci bölümüyse, Nietzsche’nin eserlerinden bir seçmeyi içeriyor. ‘Böyle Buyurdu Zerdüşt’, ‘İyinin ve Kötünün Ötesinde’, ‘Ahlakın Soykütüğü Üstüne’, ‘Tan Kızıllığı’, ‘İnsanca, Pek İnsanca’, ‘Tan Kızıllığı’, ‘Putların Alacakaranlığı’, Ecce Homo’, ‘Deccal’ ve ‘Eğitimci Olarak Schopenhauer’ bu bölümde yer alan kitaplar.

Franz Kafka – Amerika (Kayıp) (2006)

  • AMERİKA (KAYIP), Franz Kafka, çeviren: Şükrü Çorlu, İthaki Yayınları, roman, 286 sayfa

Franz Kafka’nın ‘Amerika’sı, Amerika’da yaşamak zorunda kalan Karl Rossmann’ı hikâye ediyor. Kafka’nın okuyucuyu nereye götüreceği belli olmayan tarzı, ‘Amerika’ için de geçerli. Roman, hizmetçi bir kızdan çocuk peydahladığı için ailesi tarafından Amerika’ya gönderilen Rossmann’ın içinde bulunduğu geminin New York limanına yanaşmasıyla başlar ve Kafka’nın tarzıyla, Amerika’nın, gemilerin, otellerin ve yazarın sonu gelmez ayrıntılarının garip anlatımıyla devam eder. Baş kahramanın yanında, Rossmann’ın dayısı Jacob, Pollunder, Schubal, Ateşçi, Klara, Delamarche ve Robinson, okuyucuyu karşılayan isimlerden birkaçı ve olay örgüsünün kendisi kadar garip olan kahramanlar.

John Godolphin Bennett – Tanık: Bir Arayışın Hikâyesi (2006)

  • TANIK:  BİR ARAYIŞIN HİKÂYESİ, John Godolphin Bennett, çeviren: Çiçek Öztek, Yapı Kredi Yayınları, otobiyografi, 529 sayfa

Tanık, Atatürk’e Samsun için vize veren John Godolphin Bennett’in (1897-1974) otobiyografisi. Bennett, Asya dilleri ve dinleri üzerine yaptığı incelemeleri ve ayrıca matematikçi ve düşünür yönleriyle bilinir. Atatürk’le vize münasebeti de, Bennett’in İngiliz işgal kuvvetlerinde istihbarat subayı olarak çalıştığı döneme rastlar. Orta Asya’dan Güney Afrika’ya pek çok bölge ve ülke gezen Bennett, bu yolculuklarında, içlerinde Türk mutasavvıflarının da yer aldığı, az tanınan ama önemli manevi önderlerle ve ayrıca 1920’lerde Gürciyev ve Uspenski’yle tanıştı. Kitap, bu önemli ismin Doğu’dan nasıl etkilendiğinin de iyi bir göstergesi.

Shahrzad Mojab ve Nahla Adbo (der.) – Namus Adına Şiddet (2006)

  • NAMUS ADINA ŞİDDET, derleyenler: Shahrzad Mojab ve Nahla Adbo, çeviren: Güneş Kömürcüler, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 266 sayfa

‘Namus Adına Şiddet’, kadına yönelen şiddete odaklanıyor. Kitap, İstanbul’da 2003 yılında düzenlenen ve aktivistlerin, akademisyenlerin bir araya geldiği “Namus Adına Uygulanan Şiddet” adlı uluslararası toplantının bir sonucu olarak ortaya çıkmış. Sözkonusu seminerin amacı, “namus cinayetlerini yeniden düşünmek” ve “kadınlara karşı şiddetle savaşırken küresel bir eylem stratejisi geliştirmek” olarak belirlenmişti. Kitabın bu yönüyle, “namus adına işlenen cinayetler”in işlendiği Türkiye için büyük bir öneme haiz olduğu âşikar. Shahrzad Mojab, Nükhet Sirman, Nahla Abdo, Asa Elden, Nicole Pope, Nebahat Akkoç, Leyla Pervizat, Dilşa Demirbağ-Sten, Riyadh Al-Baldawi, Niklas Kelemen, Yakın Ertürk, Christina Curry, Lisa Bergh, Kickis Ahre Algamo ve Javeria Rizvi çalışmada makaleleri bulunan isimler.

Mehmet Bayrak – İçtoroslar’da Alevi-Kürt Aşiretleri (2006)

  • İÇTOROSLAR’DA ALEVİ-KÜRT AŞİRETLER, Mehmet Bayrak, Özge Yayınları, inceleme, 688 sayfa

Mehmet Bayrak’ın ‘İçtoroslar’da Alevi-Kürt Aşiretleri’, bir araştırma kitabı olmasının yanında, antoloji özellikleriyle de dikkat çekiyor. Kitabın birinci bölümü tarihi, coğrafyası, etnolojisi, sosyolojisi ve inanç sistemiyle İçtoroslar’daki Alevi-Kürt aşiretleri incelemeyi amaçlıyor. Kitabın antoloji tarzındaki ikinci bölümündeyse, bu aşiretlerden yetişen yüz dolayında şair, âşık ve halk ozanı yer alıyor. “İçtoroslar’da Alevi-Kürt Aşiretleri”, “Batılı Seyahatnamelerde İçtoros Aşiretleri”, “Yazılı ve Sözlü Kaynaklarda İçtoros Aşiretleri ve Edebiyat”, “Fırat Havzası’ndan İçtoroslar’a Alevilik”, “İçtoroslar’da Alevi Halk Şairleri, Âşıkları ve Ozanları” ve “İçtoros Aşiretleri Üstüne Bir Kaynakça Denemesi” başlıklarından oluşan ve iyi bir yerel araştırma örneği olarak gösterilebilecek bu çalışma, kapsadığı çok sayıda görsel malzemeyle de ilgi çekiyor.

Mark Neocleous – Toplumsal Düzenin İnşası (2006)

  • TOPLUMSAL DÜZENİN İNŞASI, Mark Neocleous, çeviren: Ahmet Bekmen, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, siyaset, 217 sayfa

‘Polis Erkinin Eleştirel Teorisi’ alt başlığını taşıyan ‘Toplumsal Düzenin İnşası’, sistemin oluşturulması ve işleyişinde polisin ne gibi roller üstlendiğini sorguluyor. Neocleous polis, devlet erki ve düzen sorunu arasındaki ilişkileri kısaca ele aldıktan sonra, 18. yüzyıl liberalizminin, polis kavramını nasıl rafineleştirdiğini ve bunun sermaye erki ile daha geniş toplumsal kontrol meselelerinin üstünü nasıl örttüğünü açıklamayı amaçlıyor. Neocleous, bununla hedeflediğinin, “Zaptetmeyi, basitçe, suç ve kanun devleti bağlamında ele alan ve yanıltıcı geçerliliğini halen sürdüren liberal yaklaşımı mahkum etmek” olduğunu belirtiyor. Yazar buna ek olarak, daha genişletilmiş bir polis kavramını da öneriyor. Kendisine göre, bu kurumlar sadece düzenin korunmasıyla değil, özellikle de ücretli emek üzerine şekillenen düzenin inşası ile de ilgilenmektedir.