Selami Varlık – Paul Ricoeur’de Temellük ve Tahayyül (2021)

Paul Ricoeur felsefesi üzerine sıkı bir inceleme.

Selami Varlık, özellikle Ricoeur’ün hermeneutiğini merkeze alarak bir felsefe metninin okurun dünyasına nasıl indiğini, daha da önemlisi okurun bu metni ne şekilde kendine mal ettiğini tartışıyor.

Çalışma, temelde, “Geçmiş bir döneme ait olan ve bugünün dünyasından kopuk gözüken bir felsefe metni meşru bir şekilde nasıl sahiplenilir?” ve “Bir metnin ‘nesnel’ olarak yorumlanması mümkün müdür, yoksa okur her zaman, üstelik de etkin bir şekilde araya mı girer?” sorularına yanıt arıyor.

Varlık, bu soruların yanıtını da Ricoeur’ün hermeneutiğini işe koşarak yanıtlıyor.

Ricoeur için bir metnin temellük edilmesi, yani okurun onu kendine mal etmesi, tarihsel mesafenin kapatılması sayesinde anlamın, doğrudan okurun dünyasına hitap etmesidir. Düşünür, bir yandan aşırı yorum riskine karşı okuru dönüştüren bir temellük kuramı geliştirirken, diğer yandan okurun dünyasını dışlamamak için semantik yenileşim imkânı sunar.

Her iki durumda da değişimin aracı, tahayyüldür.

Selami Varlık da, Ricoeur’ün felsefi dizgesinde yukarıda özetlenen çıkarsamanın nasıl işlediğini adım adım izliyor, bununla da yetinmeyerek bir felsefeci olarak Ricoeur metinlerini temellük ederek yeni anlam arayışlarına açılıyor.

Künye: Selami Varlık – Paul Ricoeur’de Temellük ve Tahayyül: Yorumlamanın Katettiği Hermeneutik Yay, Alfa Yayınları, felsefe, 352 sayfa, 2021

Galina Petrovna Kovaleva – Rus Felsefesi Tarihi (2021)

Rus coğrafyasında felsefi düşüncenin gelişimine yakından bakmak için çok iyi fırsat.

Galina Petrovna Kovaleva bu çalışmasında, karşımıza Solovyev’den Berdyayev’e, Plehanov’dan Bahtin ve Bakunin’e pek çok düşünürü çıkarıyor.

Rusya’da felsefi düşüncenin oluşumunun başlıca aşamalarını, her aşamada önde gelen felsefecilerin eserlerini ele alarak inceleyen kitap, daha çok, Rus felsefesine veri sağlarken diyalektik ve tarihsel sırayı izlemekle birlikte, iç tutarlılığı da esas alıyor.

Rus felsefe tarihinin karakteristik özelliklerini ortaya koyan çalışma, 11. ve 12. yüzyıllar arasında Rus felsefesinin kurulumu ve gelişimini irdeleyerek açılıyor.

Kitabın devamında ise, 18. yüzyılda ve 19. yüzyılın ilk yarısında Rus felsefesinin gelişimi, 19. yüzyılın ikinci yarısında ve 20. yüzyılın başlarında Rus felsefesi, Sovyet Rusya’sında ve Sovyet sonrası dönemler şeklinde ele alınıyor.

Rus felsefesinin önde gelen filozoflarının temel görüşlerini aydınlatan kitap, konuyla ilgilenen okur için bir başucu kitabı olmaya aday.

  • Künye: Galina Petrovna Kovaleva – Rus Felsefesi Tarihi, çeviren: Kasım Mominov, Çizgi Kitabevi, felsefe, 168 sayfa, 2021

Seneca – Teselliler (2021)

Romalı büyük filozof, devlet adamı ve tragedya yazarı Seneca’dan üç güzide teselli.

Kitap, ilkçağ ahlakçıları ile bu çağın kuralları ve geleneklerini daha iyi kavramak için altın değerinde bir kaynak.

O dönemin özgün bir yazınsal türü olan teselliler, çevrelerinde sevdikleri bir varlığın kaybına üzülen ve tek başına acısının üstesinden gelemeyen insanlara el uzatmanın bir biçimiydi.

Tesellilerinin ilkinde Seneca, Marcia adında Romalı bir kadına sesleniyor.

Öbürü annesi Helvia’ya, üçüncüsü ise İmparator Claudius’un dilekçe yazmanı azatlı Polybius’a sesleniyor.

Filozoflar, özellikle Stoacı filozoflar kendilerini bir tür özel görevli gibi görüyor, bir görevi yerine getirir gibi bu işi yapıyorlardı; içlerinde tam insanlığı barındıran en üst derecede yakınlar ve dostlar da bundan yararlanmalıydılar.

Onlar, söylendiğine göre, vicdanların yönetmeni rolünü oynuyorlardı; aynı zamanda öğütlerini ve azarlarını hemcinslerin olası en büyük çoğunluğuna sunmakla meşguldüler. İşte Seneca’nın kitabı da, bu türün en iyi örneklerinden biri olarak karşımızda duruyor.

  • Künye: Seneca – Teselliler, çeviren: Kenan Sarıalioğlu, Fol Kitap, felsefe, 128 sayfa, 2021

John Rawls – Ahlak Felsefesi Üzerine Dersler (2021)

John Rawls’un etik üzerine Harvard Üniversitesi’nde verdiği ünlü dersleri, nihayet Türkçede.

Bilhassa ahlak felsefesinin tarihi gelişimi hakkında Rawls’un özgün fikirlerine daha yakından bakmak için çok iyi fırsat.

Rawls 1962’den 1991’e kadar, Harvard’da profesör olarak görev yaptığı dönemde, özellikle etik üzerine verdiği lisans dersiyle büyük etki uyandırmıştı.

Rawls bu derslerinde, Aristoteles, Leibniz, Kant, Mill, Hume, Sidgwick ya da Ross’u da içeren çeşitli tarihsel figürler derinlemesine incelemişti.

Düşünürün eğitimini verdiği biçimiyle, ahlak psikolojisi etiğin akademik bir alt alanı değildi, daha çok insan yaşamında ahlakın oynadığı rolün bir çalışmasıydı: ahlaki akıl yürütme, bunun varsaydığı birey kavramı ve ahlakın sosyal rolü organize etmesi.

Rawls’un yayımlanmış çalışmalarında felsefenin onun için oldukça önemli olduğu açıkça görülebilse de, hayatı boyunca yaptığı bu tarih çalışmasının sıra dışı ürünlerinden pek azı biliniyor.

Onun ahlak felsefesinin tarihi üzerine derslerini içeren bu oylumlu kitap ise, bu bilinmezliğin aşılması adına çok önemli katkıda bulunuyor.

  • Künye: John Rawls – Ahlak Felsefesi Üzerine Dersler, çeviren: Gökçe Metin, Nora Kitap, felsefe, 554 sayfa, 2021

Martin Golding ve William Edmundson – Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi (2021)

Hukuk felsefesi ve hukuk teorisi hakkında rehber nitelikte bir çalışma.

Martin Golding ve William Edmundson, alandaki güncel tartışma ve ihtilafları ustaca aktarıyor.

Temel olarak Anglo-Amerikan hukuk dünyasındaki tartışmaları yansıtan kitap, Kıta Avrupası’na ayırdığı iki bölümde ele aldığı tartışma konularının evrenselliği sayesinde yerellikten kurtulmayı da başarıyor.

Çalışma, konu hakkında ele aldığı sorunlarla ilgili önemli bir başvuru metni niteliğinde.

Kitapta konu edilen sorunlar sadece hukukçulara veya hukuk felsefesine ilgi duyanlara değil; ahlak felsefesi, siyaset felsefesi, siyaset bilimi, siyaset teorisi ve kamu yönetimi alanlarındaki felsefi ve kavramsal tartışmaları takip etmek isteyenlere de ziyadesiyle hitap ediyor.

  • Künye: Martin P. Golding ve William A. Edmundson – Hukuk Felsefesi ve Hukuk Teorisi Rehberi, Türkçe editör: Ertuğrul Uzun, çeviren: Kolektif, Islık Yayınları, hukuk, 608 sayfa, 2021

Kolektif – Alacakaranlıkta Hegel’i Düşünmek (2021)

‘Alacakaranlıkta Hegel’i Düşünmek’, Hegel felsefesi ve onun zengin mirası hakkında Türkiye’den yapılmış çok iyi bir katkı.

Kitapta yer alan makaleler, Hegel’in krizleri aşmak adına önerdiği felsefi sistemin, çağımızın politik, kültürel ve toplumsal ayrışmalarına nasıl çare olabileceğini tartışıyor.

Kurtul Gülenç ve Özgür Emrah Gürel’in derlediği çalışma, Hegel’i iki eksende yeniden okuyor ve yorumluyor.

Bunlardan ilki, Hegel’in felsefesi çerçevesinde şekillenen toplumsal ontoloji ile politik düşünce arasındaki bağlantıya ilişkin tartışmaların farklı taraflarını bütünlüklü bir şekilde ortaya koymak.

İkincisi ise, Türkiye’de özgürlük ve adalet mücadelesi veren toplumsal muhalefet çevrelerinde öne çıkan bir politik tutuma –özelde Schmitt-Heidegger ilişkisinden beslenen agnostik anlayışa– alternatif olabilecek entelektüel düzeyde yeni bir felsefi çerçeve önermek.

Çalışma, Hegel’in özgürlük ve otonomi anlayışını, düşünürün politik teorisindeki metafizik boyutu gözden geçirdikten sonra kavrayabilmek ve günümüz dünyasının temel sorunları bağlamında yeniden düşünebilmek adına kaçırılmayacak bir fırsat.

  • Künye: Kolektif – Alacakaranlıkta Hegel’i Düşünmek: Eleştiri, Özgürlük, Toplumsal Ontoloji, derleyen: Kurtul Gülenç ve Özgür Emrah Gürel, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 336 sayfa, 2021

Emmanuel Levinas – Tanrı, Ölüm ve Zaman (2021)

‘Tanrı, Ölüm ve Zaman’, çağdaş fenomenolojiye etik alanında getirdiği yorumla dikkat çekmiş düşünür Emmanuel Levinas’ın 1975-76 akademik yılında Sorbonne Üniversitesi’nde vermiş olduğu; “Tanrı”, “ölüm” ve “zaman”  kavramları etrafında şekillenen derslerinden oluşuyor.

Düşünür bu derslerinde, Aristoteles, Platon, Kant, Hegel, Bergson gibi, felsefe tarihinin önde gelen figürlerini yeni bir okumaya tabi tutuyor.

Fakat dersleri asıl ilgi çekici kılan husus, Heidegger’in ‘Varlık ve Zaman’ adlı yapıtıyla bir hesaplaşmaya girişmesi.

Levinas ilk elden, Heidegger’in, nesnel zaman anlayışına getirdiği eleştiriler ile varoluşun kendine özgü zamansallığını bireyin ölümlülük koşuluyla yakın ilişki içinde ele alışını takdir ediyor.

Öte yandan Levinas, Heidegger’i, varlık, ölüm ve zaman gibi kavramları çözümlerken, temel varlık tasarısı içinde kaldığı için de eleştiriyor.

  • Künye: Emmanuel Levinas – Tanrı, Ölüm ve Zaman, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, felsefe, 238 sayfa, 2021

Slavoj Žižek – Hegel ve Bağlı Beyin (2021)

Beyinlerimizin makinelere doğrudan bağlanacağı post-insan çağında insan olmak ne anlama gelecek?

Slavoj Žižek, Hegel’in gözünden bakarak hızla yaklaşmakta olan bu çağda insan olmanın anlamları üzerine düşünüyor.

Kitap, bağlı bir beyin etkin bir şekilde yaygınlaşırsa, insan ruhunun, öznelliğimizin başına neler geleceği; eğer post-insan çağına fiili olarak giriyorsak, bu olgunun insan-olmanın özünü yeni bir şekilde algılamamıza nasıl izin vereceği ve post-insanın daha üstün bir kusursuzluk aşaması mı yoksa insanlığın anlamsız hale geleceği bir süreç mi olduğu gibi hayati soruları tartışmasıyla dikkat çekiyor.

‘Hegel ve Bağlı Beyin’, sonlu bedensel varoluşumuz ve onun dayattığı sınırlamalar, insanın tinsel başarılarının ne anlama geldiği, yapay zekânın insanlık üzerindeki avantaj ve dezavantajları gibi son zamanların gündemdeki konuları üzerine derinlemesine bir felsefi soruşturmaya girişmek için çok iyi fırsat.

  • Künye: Slavoj Žižek – Hegel ve Bağlı Beyin, çeviren: İrem Taşcıoğlu ve Mehmet Öznur, Encore Yayınları, felsefe, 296 sayfa, 2021

Robert Irwin – İbni Haldun (2021)

 

 

Son yıllarda daha çok ilgi çekmeye başlayan 14. yüzyıl Arap düşünürü İbni Haldun’un yaşamı ve düşüncesi üzerine usta işi bir biyografi.

Ortaçağ Arap kültürü üzerine büyük bir otorite olan Robert Irwin, çalışmasının merkezine, İbni Haldun’un düşüncesinin modern varsayımlarımıza nasıl uyduğunu koyuyor.

İbni Haldun’un geleneksel görüşlerini sorgulayan Irwin, bir yandan da İbni Haldun’un kült yapıtı ‘Mukaddime’yi, çağdaş kaynaklardan yararlanarak inceliyor.

Çalışma, İbni Haldun’un yaşamının ve düşüncesinin ortaçağ İslam teolojisi, felsefesi, siyaseti, edebiyatı, ekonomisi dâhil olmak üzere tarihsel ve entelektüel bağlamını ustaca serimlemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Robert Irwin – İbni Haldun: Entelektüel Bir Biyografi, çeviren: Abdullah Yılmaz, Alfa Yayınları, biyografi, 368 sayfa, 2021

Søren Kierkegaard – Meseller (2021)

Büyük filozof Søren Kierkegaard’ın ‘Meseller’i, her şeyden önce kendisinin usta bir edebiyatçı olduğunun da göstergesi.

Bu kitap, Kierkegaard’ın felsefi yazılarında kullandığı meselleri bir araya getirmesiyle çok önemli.

Batı felsefe geleneğinde, ahlaki ve tinsel iletişimin aracı olarak imgelere sıklıkla yönelinir.

Kierkegaard’ın zihnimize kazıdığı unutulmaz imgelere baktığımızda, kendisinin de bu yöntemi ustaca kullandığını görüyoruz.

Bu kitapta bir araya getirilen ‘Ağustos Tatili’, ‘Cücenin Sekiz Fersahlık Çizmeleri’, ‘Aktörün Kostümü’, ‘Dikiş Diken Kadın’, ‘Dolandırıcı Dul Kadının İki Kuruşu’, ‘Ebedi Öğrenci’, ‘Geri Geri Yürüyen Adam’ ve ‘Gotham’ın Bilge Adamları’ gibi başlıklar taşıyan hikâye ve meseller, bir anlamda Kierkegaard felsefesine giriş niteliğindedir.

  • Künye: Søren Kierkegaard – Meseller, çeviren: Osman Çakmakçı, Fol Kitap, felsefe, 160 sayfa, 2021