Lea Nocera – “Manikürlü Eller Almanya’da Elektrik Bobini Saracak” (2018)

Şimdiye kadar Türkiye ve Almanya arasında imzalanan işgücü anlaşması hakkında yapılmış pek çok çalışma bulunuyor.

Bu konu öylesine zengin açılımlar sağlıyor ki, gelecekte de bu yönde çalışmaların devam edeceği açık.

Lea Nocera’nın bu dikkat çekici çalışması ise, bu göç hikâyesine çok özgün bir pencereden, toplumsal cinsiyet perspektifinden bakıyor.

Nocera, elli dört yıl önce imzalanmış anlaşma gereği ilk kez Almanya’ya çalışmaya giden kadın işçilerin dünyasına iniyor.

Nocera’ya göre, Alman fabrikalarında “elektrik bobini sarmak” için ülkesinden ayrılan kadın işçiler, büyük şehirlerden yetişmiş, iyi eğitim almış, fakat Almanya’da işçi olmayı kaçırılmayacak bir fırsat olarak gören kadınlardı.

Kitap, göçü toplumsal cinsiyet perspektifinden irdelediği gibi, göçün kuşaklararası ilişkiler üzerine etkileri, göç ve kültürel üretim, göçün aile üzerindeki yansımaları, göçün bir sonucu olarak kuşak ve kültür çatışması ve göç için yapılan zorunlu evlilikler gibi ilgi çekici konuları ele alıyor.

Hem sözlü kaynaklardan hem de Türk basınından zengin kaynaklara dayanan çalışma, bu kadınların deneyimlerini aydınlattığı gibi, bu kadınlar üzerinden Türk kadınına ilişkin simgelerin Almanya ve Avrupa’da nasıl biçimlendiğini de gözler önüne seriyor.

  • Künye: Lea Nocera – “Manikürlü Eller Almanya’da Elektrik Bobini Saracak”: Toplumsal Cinsiyet Perspektifinden Batı Almanya’ya Türk Göçü (1961-1984), çeviren: Fazıla Mat, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 324 sayfa, 2018

Sibel Özbudun – Marksizm ve Kadın (2015)

Marksist yaklaşımın kadın sorununun çözümüne dair perspektifi nedir?

Sibel Özbudun bu soruya yanıt ararken Marx ile Engels’in özel dünyalarına ve kadın, aşk ve aile konusundaki düşüncelerine odaklanıyor.

Bolşevik Devrimi’nde kadının rolü ve neoliberal kapitalizmin kadınlar açısından yol açtığı küresel boyutlu sorunlar, kitabın diğer tartışma konuları.

  • Künye: Sibel Özbudun – Marksizm ve Kadın, Tekin Yayınevi

Melek Özlem Sezer – Masallar ve Toplumsal Cinsiyet (2018)

Hepimiz masallarla büyürüz, ama ne yazık ki hiçbirimizin aklına masallardaki akıl almaz cinsiyetçiliği sorgulamak pek gelmez.

Örnek vermek gerekirse:

Bir ölü olan Pamuk Prenses, öpülür…

Hansel ve Gretel’de çocuklar ormana atılır ve bu yetmezmiş gibi masal haneye tecavüz, yamyamlık, cinayet ve hırsızlıkla devam eder…

Peri kızlarının kanatları çalınınca evlenmeye mecbur kalırlar…

Yine Pamuk Prenses masalında, elmanın yalnızca kırmızı tarafı zehirler…

Kırmızı pabuç giydiği için ayakları kesilen Karin, Kırmızı Başlıklı Kız’ın başına gelenler ve bunun gibi, masallarda kırmızının çoğunlukla belalı bir renk olarak yer alışı…

Melek Özlem Sezer, daha önce yayınlanan bu ödüllü çalışmasında, masallarda sıklıkla karşı karşıya kaldığımız bu ve bunun gibi simgelerin izini sürüyor.

Sezer’in çalışmasının en önemli katkılarından biri de, masallarda işlenen kodların yetişkin yaşamımızda bizi nasıl etkilediğini ve en önemlisi de bu kodların toplumsal cinsiyet algımızı nasıl şekillendirdiğini gözler önüne sermesi.

  • Künye: Melek Özlem Sezer – Masallar ve Toplumsal Cinsiyet, Kor Kitap, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 240 sayfa, 2018

Yakın Ertürk – Sınır Tanımayan Şiddet (2015)

Kadına yönelik şiddet, sadece kadınları ilgilendiren bir mesele değildir: bütün toplumu terörize eder, özgür olanı cezalandırır.

Peki kadına yönelik şiddet, günümüzde genel olarak yaygınlaşan şiddet olgusundan bağımsız mıdır?

Yakın Ertürk, bu sorunu yapısal eşitsizlik ilişkileri çerçevesinde bir insan hakkı ihlali olarak kavramsallaştırıyor ve hem cinsiyet eşitsizliğine ilişkin paradigma ve politikaları irdeliyor hem de küresel kadın hareketinin yakın tarihinin bir panoramasını sunuyor.

Uzun yıllar Birleşmiş Milletler Kadına Yönelik Şiddet Özel Raportörlüğü görevinde bulunan Ertürk, farklı ülkelerdeki saha tecrübesinden yola çıkarak bugün sınır tanımaksızın küresel bir olgu haline gelmiş kadına yönelik şiddetin geniş kapsamlı bir analizini yapıyor.

Dünya kadınlarının küresel bir güce dönüşen hak mücadelelerinin nasıl uluslararası bir kadın hakları hukuku oluşturduğunu da irdeleyen Ertürk, uygulamalarda neyin başarılıp neyin başarılamadığını, kazanımları ve eksiklikleri, süregiden kuramsal tartışmaları ele alıyor, bunun yanı sıra var olan sorunları da saptayarak hem yeni kuşak feministlerin mücadelesi için, hem sosyal bilimciler için eşsiz bir kaynak çalışmaya imza atmış.

  • Künye: Yakın Ertürk – Sınır Tanımayan Şiddet, Metis Yayınları

Ceren Lordoğlu – İstanbul’da Bekâr Kadın Olmak (2018)

Türkiye’nin herhangi bir şehrinde herhangi bir kadın, gece vakti korkmadan, ürkmeden evine dönemez.

Kadınlar bu konuda ne hissediyor?

Peki, yine aynı kadınlar buna karşı ne gibi direnme yöntemleri ortaya koyuyor?

Sosyal dışlanma, sosyal mesafe ve sosyal sınır gibi konularla ilgilenenler için önemli saptamalar barındıran bu özenli çalışma, bekâr kadınların mekânla ilişkili görünür hale gelen sosyal dışlanma deneyimlerini kapsamlı bir bakışla inceliyor.

Ceren Lordoğlu, İstanbul’da birbirinden farklı sınıfsal ve kültürel özelliklere sahip bekâr kadınların mekânla ilişkili yaşadıkları sınırlılıkları ve aynı zamanda bunlarla baş etme, direnme yöntemlerini ve güçlenmelerini, birebir görüşmelere dayanarak görünür kılıyor.

Çalışma, mekânla toplumsal cinsiyet arasındaki karşılıklı ilişkinin takibini ayrıntılı bir bakışla ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Ceren Lordoğlu – İstanbul’da Bekâr Kadın Olmak, İletişim Yayınları, sosyoloji, 248 sayfa, 2018

Kolektif – Kadın Sesleri (2015)

Kadına yönelik onca şiddete, tacize, tecavüze ve cinayete karşı yükselerek adeta bir çığlığa dönüşen kadın sesleri.

Kitaba katılan otuz iki kadın, kadınların öfkelerini, erkek aklın egemen olduğu topluma yönelik eleştirilerini ve daha adil, mutlu, özgür, barışçı yarınlara duydukları umudu ve özlemi dile getirmekte.

  • Künye: Kolektif – Kadın Sesleri, editör: Halil Gökhan, Kafe Kültür Yayıncılık

Kolektif – Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar (2009)

‘Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar’, ‘Feminist Yaklaşımlar’ isimli sitede paylaşılan konuları bir araya getiriyor.

Seçkide öne çıkan konuların başında militarizm geliyor.

Buradaki yazılar, militarizmi annelik üzerinden anlamaya çalışırken, militarizmin feminist bir eleştirisini de yapıyorlar.

Seçkide ele alınan bir diğer konu da başörtüsü.

Bu bölümde, başörtülü kadınların deneyimleri sunuluyor; başörtüsü feminist bir bakış açısıyla yorumlanıyor.

Seçkide ayrıca, seks işçileriyle ilgili röportaj ve makaleler de yer alıyor.

Çalışmaya, yazı ve röportajlarıyla katılan isimler şöyle: Nancy Scheper-Hughes, Sara Ruddick, Rela Mazali, Özlem Aslan, Joan Wallach Scott, Afsaneh Najmabadi, Fatma Benli, Ayla Kerimoğlu, Aslı Zengin, Ayşe Tükrükçü, Selma James, Bejan Matur, Jale Parla ve Karin Karakaşlı.

  • Künye: Kolektif – Kültür ve Siyasette Feminist Yaklaşımlar, yayına hazırlayan: Ayça Günaydın, Fahriye Dinçer, Özlem Aslan ve Zeynep Kutluata, Bgst Yayınları, feminizm, 240 sayfa

Fatih Erdoğan – Annem Bıyık Bıraktı (2015)

Erkeklerin gölgesinde yaşamaya mahkûm edilmiş Merve, günün birinde aldığı radikal bir kararla, toplumsal cinsiyet algılarını alaşağı eder.

İşyerinde sırf erkek diye Merve’nin yerine beceriksiz bir adam terfi ettirilmiştir.

Merve’nin hem buna hem de evdeki adaletsiz işbölümüne tepkisi ise, en görkemlisinden bir pala bıyığı edinmektir.

  • Künye: Fatih Erdoğan – Annem Bıyık Bıraktı, Mavi Bulut Yayınları

Sonya O. Rose – Toplumsal Cinsiyet Tarihçiliği Nedir? (2018)

Toplumsal cinsiyet tarihçiliğinin temelindeki anafikir şudur: Kadın veya erkek olarak tanımlanmanın ne anlama geldiğinin bir tarihi vardır.

Toplumsal cinsiyet tarihçileri kadınlar ile erkekler arasındaki algılanan farklarla, ilişkilerinin yapısıyla, kadınların ve erkeklerin toplumsal cinsiyetli varlıklar olarak kendi iç ilişkilerinin doğası bağlamında zaman içindeki değişikliklerle ve tek bir toplumun geçmişteki belli bir dönemde sergilediği çeşitliliklerle ilgilenirler.

Sonya Rose da bu kitabında, toplumsal cinsiyet tarihçilerinin neler yaptıklarını araştırıyor.

Toplumsal cinsiyetin bir tarihi olmaktan ziyade, alandaki yaklaşımları ve bunların gelişimlerini konu alan ve toplumsal cinsiyet tarihçilerinin ilgi gösterdiği kimi tarihsel konuları masaya yatıran kitabın ilk bölümü, “toplumsal cinsiyet”, “tarih” ve “feminist tarih” terimlerinin temel tanımlarını sunuyor ve toplumsal cinsiyet tarihçiliğinin kadın tarihçiliğinden başlayan gelişiminin izini sürüp akademik dünya üzerindeki eşitsiz etkisini ele alıyor.

İkinci bölüm, cinsiyet ile toplumsal cinsiyet arasındaki ayrımı ayrıntılandırıp beden ve cinsellik tarihlerini masaya yatırıyor.

Üçüncü bölüm, toplumsal cinsiyetin ırk ve sınıfla kesiştiği noktaları başta kölelik ve sömürgecilik olmak üzere diğer konulardan örneklerle ele alıyor.

Dördüncü bölüm, okuru erkek ve erillik çalışmalarıyla tanıştırıyor, konuya farklı yaklaşımları ele alıyor ve hem belirli bir tarihsel dönemde anlaşıldığı ve pratiğe döküldüğü çeşitli şekilleri hem de zaman içinde değişen erkeklik kavrayışlarını vurguluyor.

Beşinci bölüm, toplumsal cinsiyet tarihçilerinin, genel olarak tarihçiler için temel nitelikte olan sorunlara nasıl katkılar sunduğunu örneklendiriyor.

Özellikle de sömürge fetihleri, devrimler, milliyetçilik ve savaş konularına odaklanıyor ve 17. yüzyıldan 20. yüzyıla uzanan örnekleri masaya yatırıyor.

Altıncı bölüm ise, tarihte toplumsal cinsiyet araştırmalarına yaklaşımlardaki bazı ihtilafları inceliyor ve okuru yeni yönelimlerden bazılarıyla (öznelliğe psikanalitik ve diğer yaklaşımlar ile ulus ötesi ya da küresel tarihler gibi) tanıştırıyor.

  • Künye: Sonya O. Rose – Toplumsal Cinsiyet Tarihçiliği Nedir?, çeviren: Ferit Burak Aydar, Can Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 200 sayfa, 2018

Kolektif – Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları (2018)

Kitabın ilk baskısındaki kapak tasarımı. Güncel kapak, yazının sonundadır.

 

İlk olarak 2010’da yayınlanmış ‘Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları’, aynı adla düzenlenen bir konferansa sunulan bildirilerin bir kısmı ile konferansa sunulmamış farklı çalışmalardan oluşuyor.

Toplumsal cinsiyet olgusunu hukuktan felsefeye, sosyolojiden ekonomiye farklı disiplinlerin bakış açılarıyla inceleyen makaleleri bir araya getiren kitabın, çarpıcı bilgi ve belgeler barındırmasıyla dikkat çektiğini söyleyebiliriz.

Kitapta,

  • Türkiye’de kadın ve eğitim
  • Felsefenin kadına bakışı,
  • Simone de Beauvoir’e göre abjeksiyon ve eros etiği,
  • İkinci dalga Fransız feminizmi,
  • Osmanlı kadın hareketi,
  • Bir yeni sosyal hareket olarak Türkiye’de 1980 sonrası feminist hareket,
  • 2000’li yıllarda kadın kotası tartışmaları,
  • Uluslararası insan hakları hukuku merceğinden kadının siyasal hayata katılımı ve bazı kota uygulamaları,
  • Kadınların mekânsal davranışlarının siyasal niteliği,
  • CEDAW örneği bağlamında Kadınların insan haklarında ulusalüstü standartlar ve denetim,
  • Anayasa’da kadın sorunsalı,
  • Ceza Muhakemesi hukukunda müdahillik ve suçtan zarar gören kavramı,
  • Yargıtay kararları bağlamında, medeni hukukta kadının cinsel ve ekonomik kimliği,
  • İstihdamda cinsiyetler arası eşitlik ve iş mevzuatında yapılması gereken değişiklikler,
  • Eğitimde toplumsal cinsiyet eşitsizliği,
  • Türkiye’de kırsal kadının toplumsal konumu,
  • Novamed grevi bağlamında küresel sermayeye karşı küresel kadın dayanışması,
  • Sosyal politika reformu çerçevesinde kadınlar ve vatandaşlık,
  • Ve Türkiye’de fuhuş sektöründe çalışan göçmen kadınların çalışma koşulları gibi önemli konular tartışılıyor.

Çalışmaya makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Çiğdem Kağıtçıbaşı, Zeynep Direk, Hülya Durudoğan, Serpil Çakır, Feyda Sayan Cengiz, Ayşe Güneş-Ayata, Özlem Gölgelioğlu, Zeynep Oya Usal, Elif Ekin Akşit, Feride Acar, Fatoş Gökşen, Deniz Yükseker, Bertil Emrah Oder, Nur Centel, Filiz Kerestecioğlu, Kadriye Bakırcı, Bruce H. Rankin, Işık A. Aytaç, Ayşe Gündüz Hoşgör, Ayça Kurtoğlu, Tore Fougner, Azer Kılıç ve Aslıcan Kalfa.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Toplumsal Cinsiyet Çalışmaları: Eşitsizlikler Mücadeleler Kazanımlar, derleyen: Hülya Şimga, Fatoş Gökşen, Bertil Emrah Oder ve Deniz Yükseker, Koç Üniversitesi Yayınları, toplumsal cinsiyet çalışmaları, 360 sayfa, 2018