Aslı Biçen – Tehdit Mektupları (2011)

  • TEHDİT MEKTUPLARI, Aslı Biçen, Metis Yayınları, roman, 138 sayfa

 

‘Elime Tutun’ ve ‘İnceldiği Yerden’ adlı kitaplarıyla bilinen Aslı Biçen, yeni romanı ‘Tehdit Mektupları’nda, askeri darbenin ertesindeki Türkiye’nin özgün bir panoramasını çiziyor. Bir mahkeme salonunda başlayan roman, sol harekete mesafeli olduğu halde silahlı örgüte yardım etmekten yargılanan bir genci; oğlunu kurtarmak için mücadele eden bir babayı ve davaya bakan ülkücü bir savcıyı karşımıza çıkarıyor. Hikâyesini, mahkeme tutanakları, tehdit mektupları, sanığın günlüğü ve bir sevgiliye yazılmış mektuplar üzerine kuran roman, Türkiye yakın tarihinin sıkıntılı bir döneminde farklı kişilikler üzerinden toplumun vicdanını sorguluyor.

Friedrich Nietzsche – Ahlakın Soykütüğü (2011)

  • AHLAKIN SOYKÜTÜĞÜ, Friedrich Nietzsche, çeviren: Zeynep Alangoya, Kabalcı Yayınları, felsefe, 172 sayfa

 

Friedrich Nietzsche, bir polemik kitabı olarak tasarladığı ‘Ahlakın Soykütüğü’yle, Paul Rée’nin ‘The Origin of The Moral Sensation’ adlı kitabında dile getirdiği ahlakın kökeniyle ilgili tezlerine yanıt veriyor. Düşünür, ahlak felsefesinin önemli kaynaklarından biri olan üç bölümlük kitabında, “iyi”, “iyi olmayan”, “kötü”, “efendi ve köle ahlakı” ve “adalet” gibi kavramları, bu kavramların kökenlerini de sorgulayarak tartışıyor. Buradaki denemeleriyle Nietzsche, kültürün ve ahlakın ebedi gerçeklikler olmaktan çok, insan yapısı kavramlar olduğunu ortaya koyarak, kendisinden sonra da sürecek bir tartışmaya önemli bir katkı sunmuştu.

Zeynep Bursa – Türkiye Solunda Kalkınma Düşüncesi (2011)

  • TÜRKİYE SOLUNDA KALKINMA DÜŞÜNCESİ, Zeynep Bursa, Versus Kitap, inceleme, 258 sayfa

 

Zeynep Bursa, bu nitelikli çalışmasında, 1920’lerden 1970’lere uzanan zaman diliminde Türkiye sol hareketinde kendine ağırlıklı bir yer bulmuş olan kalkınma düşüncesini irdeliyor. Türkiye’de kalkınma konusunda temel sol yaklaşımların, esas olarak 1960’lı yıllarda ortaya çıktığı biliniyor. Fakat söz konusu kalkınmacı vizyon 1974 sonrasında solun geniş kesimleri için artık fazla bir anlam ifade etmeyecekti. Bursa, kalkınmacı anlayışın Türkiye solundaki seyrini, 1920’lerin Türkiye Komünist Partisi’nin (TKP) programından, Türkiye İşçi Partisi’nin (TİP) 1978 Demokratikleşme İçin Plan’ına kadar uzanan geniş bir zaman diliminde araştırıyor.

Mahmut Muhammet Taha – İslam’ın İkinci Mesajı (2011)

  • İSLAM’IN İKİNCİ MESAJI, Mahmut Muhammet Taha, çeviren: Haydar Aslan, Ayrıntı Yayınları, din, 175 sayfa

 

İslam alimi Mahmut Muhammet Taha, ‘İslam’ın İkinci Mesajı’nda, İslamiyet’in özünde eşitlikçi ve insani bir din olduğunu savunarak, dinin daha sonraki yorumunu eleştiriyor. Taha, İslam’ın ilkin, Peygamber’in ırk, cinsiyet ve sosyal köken bağlamında ayrım yapmaksızın tüm erkek ve kadınlar arasında eşitlik ve bireysel sorumluluğu öğütlediği Mekke’de sunulduğunu; fakat Peygamber’in ve ashafının baskı görüp Medine’ye hicret etmesiyle, mesajın bazı yönlerinin değiştiğini savunuyor. İki dönemdeki ayetleri karşılaştıran yazar, Müslümanların günümüzde bildiği tarihsel İslam şeriatı kanununun, ikinci aşamaya ait ayetlere dayandığını belirtiyor.

Victor-Lucien Tapié – Barok (2011)

 

 

Orta Avrupa sanatı üzerine uzmanlaşmış bir isim olan Victor-Lucien Tapié, ‘Barok’ adlı bu çalışmasında, Barok imgelem ve bu sanatsal duyarlılığın önemli karakteristiklerini anlatıyor.

Barok tarzın ortaya çıkış şartlarını irdeleyerek çalışmasına başlayan yazar, bu bölümde, hâlâ temel bir sorun olarak tartışılan Rönesans ile Barok arasındaki bağı ve modern Avrupa toplumlarında Barokun izlediği gelişim seyrini irdeliyor.

Konuya dair derli toplu bir eser olarak düşünülebilecek kitabında Tapié ayrıca, İtalya, Fransa, İspanya, İber Yarımadası ve Tuna boyu ülkelerinin Barok ve Klasisizm deneyimlerini de derli toplu bir şekilde inceliyor.

  • Künye: Victor-Lucien Tapié – Barok , çeviren: Işık Ergüden, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 143 sayfa

Kolektif – Osmanlı ve Balkanlar: Bir Tarihyazımı Tartışması (2011)

 

Alanlarında uzman tarihçilerin incelemelerinden oluşan ‘Osmanlı ve Balkanlar’, Güneydoğu Avrupa tarihinde önem taşıyan konulara eğilerek, Osmanlı İmparatorluğu tarihyazımına hakkında süregelen tartışmalara katkıda bulunuyor.

Kitaptaki makaleler, son dönem Osmanlı tarihyazımında kimlik tanımlamaları ve kalkınma stratejileri; Kemalist dönem tarihyazımında Osmanlı İmparatorluğu; Cumhuriyet Türkiyesi tarihyazımında gayrimüslim azınlıklar; bir tarihyazımı sorunsalı olarak Balkanlar’da İslamlaşma ve 16. yüzyıldan 19. yüzyılın başlarına Osmanlı bölgeleri ve ayan gibi, halen tartışılmakta olan birçok konuyu ele alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler şöyle: Christoph K. Neumann, Klaus-Peter Matschke, Büşra Ersanlı, Herkül Millas, Johann Strauss, Antonina Zhelyazkova, Fikret Adanır, Géza Dávid, Pál Fodor ve Suraiya Faroqhi.

  • Künye: Kolektif – Osmanlı ve Balkanlar, derleyen: Fikret Adanır ve Suraiya Faroqhi, çeviren: Beril İdemen, İletişim Yayınları, tarih, 496 sayfa

Hugh Stevens (yay. haz.) – Gey ve Lezbiyen Yazını (2011)

  • GEY VE LEZBİYEN YAZINI, yayına hazırlayan: Hugh Stevens, çeviren: Kıvanç Tanrıyar, Sel Yayınları, inceleme, 336 sayfa

 

İngiliz Dili alanında uzman bir isim olan Hugh Stevens’ın hazırladığı ve birçok yazarın katılımıyla ortaya çıkan ‘Gey ve Lezbiyen Yazını’, lezbiyen ve gey kültürü ile ilgili bir dizi temayı tartışıyor ve bu temaların edebi metinlerde nasıl ele alındığını gösteriyor. Konu hakkında rehber bir çalışma olarak düşünülebilecek kitapta yer alan bölümler, lezbiyen ve gey araştırmalarının içindeki ses ve yaklaşım çokluğunu olduğu kadar, günümüz queer hayatının farklılıklarını da yansıtıyor ve eşçinselliğe dair soruların sık sık politika ve kültürün diğer yönleriyle çakıştığını gösteriyor. Kitapta, eşcinsellik ve edebiyat; gey kurmacasında normallik ve queerlik; transgender kurmaca ve politika; günümüz lezbiyen ve gey kurmacasında geçmişle karşılaşmak; lezbiyen ve gey aşk şiiri ve AIDS edebiyatı gibi birçok konu irdeleniyor.

Fernando Morais – Coelho: Bir Savaşçının Yaşamı (2011)

  • PAULO COELHO: BİR SAVAŞÇININ YAŞAMI, Fernando Morais, çeviren: Samim Sakacı, Can Yayınları, biyografi, 517 sayfa

 

Fernando Morais’in üç yıl boyunca üzerinde çalıştığı elimizdeki kitabı, başta ‘Simyacı’ olmak üzere, ‘Veronika Ölmek İstiyor’, ‘Brida’, ‘Hac’ ve ‘Elif’ gibi romanlarıyla dünya çapında ün kazanmış Paulo Coelho’nun kapsamlı bir biyografisini sunuyor. Coelho’nun yaşamının ayrıntılarına inen Morais, kitap için Coelho’nun özel ilişkilerinden kullandığı ilaçlara kadar birçok detayı araştırmış. Kitapta, Coelho’nun çocukluk ve gençlik dönemi, Amerika’yı keşfetmesi, kitaplarının yazılma süreci, yayıncılarla ilişkisi ve hayatında hangi insanların yer ettiği gibi birçok konu yer alıyor. Coelho’nun filmlerde rol alması ve öğrencilere tiyatro dersleri vermesi gibi, kendisi hakkında pek bilinmeyen bazı detayların da bulunduğu kitapta, Coelho’nun hayatının farklı dönemlerine ait birçok fotoğrafın yer aldığını da belirtelim.

Barış Andırınlı – Kopoy (2011)

  • KOPOY, Barış Andırınlı, Hayy Kitap, roman, 280 sayfa

 

‘Kopoy’, Barış Andırınlı’nın ilk kitabı. Kendisini kutluyoruz. Andırınlı burada, taşradan kalkıp İstanbul’a gelen Osman isimli karakterinin, bu şehirdeki hayatla ve insanlarla yaşadığı çatışmayı hikâye ediyor. Anadolu’nun taşrasında yaşadığı sıradan hayattan sıkılan Osman, İstanbul’a gelerek burada bir iş hanında yaşamaya başlar. Kahramanımızın yolu burada, çocukluk arkadaşı Kerem ve onun nişanlısı Banu ile kesişecektir. Fakat kısa bir süre sonra Osman, Banu’ya saplantılı bir ilgi duymaya başlar. Şehirde bir türlü başarılı olamaması ve aşırılığa varan bu tutkusu Osman’ı, çok geçmeden hayatın aşırı uçlarına, sınırlara doğru itecektir.

Fatih Tepebaşılı – Fabl ile Eğitim (2011)

  • FABL İLE EĞİTİM, Fatih Tepebaşılı, Çizgi Kitabevi, eğitim, 174 sayfa

 

Fatih Tepebaşılı, ilgi çekici çalışması ‘Fabl ile Eğitim’de, Gotthold Ephrahim Lessing’in fabl teorisini farklı açılardan inceliyor. Aydınlanma döneminde, fabl açısından yaşanmış bazı önemli gelişmeleri irdeleyerek çalışmasına başlayan Tepebaşılı, fabl tarihinde önemli yeri olan Gottsched, Leipniz, Wolff gibi isimlerin görüşlerini irdeliyor. Daha sonra, Lessing’in geliştirdiği fabl tanımını detaylı bir biçimde ele alan Tepebaşılı, Lessing’in görüşleri ışığında, fabllara eğitim alanında nasıl başvurulabileceğini araştırıyor. Fabl karakterlerinin derli toplu bir şekilde ele alındığı kitapta ayrıca, örnek fabl metinlere de yer veriliyor.