Priscilla Mary Işın – Bereketli İmparatorluk (2020)

Osmanlı mutfağının kökenleri ve gelişimi üzerine usta işi bir çalışma.

Daha önce yemek kültürü ve yemek tarihi üzerine yaptığı önemli çalışmalarla bildiğimiz Priscilla Mary Işın, şimdi de Orta Asya Türkleri, Abbasiler, Selçuklular ve Bizanslılar gibi Osmanlı mutfağının temellerini oluşturan gelenekleri çok yönlü bir bakışla ortaya koyduğu bu özgün incelemesiyle karşımızda.

‘Bereketli İmparatorluk’, Osmanlı mutfağının tekdüze olmaktan ziyade, gelişen ve kendini sürekli yenilemeyi başaran bir yemek kültürüne sahip olduğunu gösteriyor.

Kitap, hem bu zengin mutfak kültürünü tanıtıyor hem de Osmanlı yemek kültüründe adab-ı muaşeret kuralları, aşçılar, lokantalar, kanunlar ve gıda ticareti gibi pek çok konuyu aydınlatıyor.

Çok sayıda belgeye dayanmasıyla da büyük önem arz eden ‘Bereketli İmparatorluk’un, tam yüz yirmi renkli görselle zenginleştiğini de ayrıca belirtelim.

Çalışma, Osmanlı mutfak kültürünün, farklı toplumsal kesimlerin birikimini bir araya getirerek sosyal kimliğin inşasına katkı sağladığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Priscilla Mary Işın – Bereketli İmparatorluk: Osmanlı Mutfağı Tarihi, Vakıfbank Kültür Yayınları, tarih, 360 sayfa, 2020

Robert A. Burton – Şüphecinin Zihin Rehberi (2020)

‘Şüphecinin Zihin Rehberi’, zihnin nasıl çalıştığı hakkında bizi bilgilendirdiği kadar zihin üzerine yanlış bilinenler ve efsanelerle de hesaplaşıyor.

Robert Burton, sinirbilim alanında gerçek gelişmeler yaşanmasına rağmen, bu alanda öne sürülen tezlerin önemli bir kısmının da aşırıya kaçtığını, saçma olduğunu ve kimi zaman da felaketle sonuçlandığını belirtiyor.

Yazar, klinik gözlemler, pratik düşünce deneyleri ve kişisel anekdotlarla zenginleşen ‘Şüphecinin Zihin Rehberi’nde ise, nörobilimin bize neler söylediğini ve neler söylemediğini açıklıyor, böylece okurunu beynin gizemlerine ve bizi insan yapan şaşırtıcı şeylere kapsamlı bir yolculuğa davet ediyor.

  • Künye: Robert A. Burton – Şüphecinin Zihin Rehberi, çeviren: Enes Toplanır, Say Yayınları, bilim, 288 sayfa, 2020

Ian Marshall ve Danah Zohar – Kim Korkar Schrödinger’in Kedisinden? (2020)

Kuantum mekaniğinin kaos ve karmaşa teorisi, görelilik, yeni zihin teorileri ve kozmoloji gibi konular hakkında rahat okunabilir kitap arayanlar bu çalışmayı beğenecektir.

Ian Marshall ve Danah Zohar, ‘Kim Korkar Schrödinger’in Kedisinden?’ adlı bu kitaplarında, izafiyet teoremi ve kuantum teoreminin ne olduğu; onların ana kavramları ve ortak noktalarının neler olduğu; kaos ve karmaşıklık teoremleriyle paylaştıkları hususları; yeni zihin bilimi, yeni biyoloji, yeni kozmolojinin ne anlama geldiği ve bunun gibi sorulara aydınlatıcı yanıtlar verirken, bununla da yetinmeyerek yeni bilimsel düşünceyi ve ondan doğan başlıca fikirleri de ayrıntılı bir şekilde ortaya koyuyor.

Yazarlar kitaplarının ilk bölümünde, varlık türlerinden kozmik kubbeye uzanarak yeni bilimlerin bir özetini sunuyor.

Kitabın devamında ise, açık sistemlerden akan zamana, bozonlardan kuasarlara, termodinamikten zamanda yolculuğa ve zihin-beden sorununa, bilim dünyasında ele alınan pek çok meseleyi alfabetik bir tarzda açıklanıyor.

  • Künye: Ian Marshall ve Danah Zohar – Kim Korkar Schrödinger’in Kedisinden?: A’dan Z’ye Yeni Bilimin Rehberi, çeviren: Orhan Düz, Ayrıntı Yayınları, bilim, 400 sayfa, 2020

Harold J. Berman – Hukuk ve Devrim (2020)

 

Batı hukuk geleneğinin sosyal, siyasi ve dini temelleri üzerine muhteşem bir çalışma.

Hukuk kuramcısı ve tarihçisi Harold Berman’ın tam 800 sayfalık bu kitabını benzerlerinden ayıran husus, genellikle modern öncesi döneme ait olduğu düşünülen modern niteliklere atıfta bulunması.

Örneğin Berman, genellikle feodalizm çağı olarak adlandırılan dönemin baskın feodal niteliğini reddediyor ve feodal hukuk ile malikâne hukukunu ticaret hukukunun, kent hukukunun ve krallık hukukunun zıddı olarak değil tamamlayıcısı olarak ele alıyor.

Batı tarihinin geleneksel dönemselleştirmesine itiraz eden ve Batı uygarlığının tarihini tek tek milletlerin tarihi olarak ele almaktansa bir bütün olarak değerlendiren çalışmayı, Batı hukuk geleneği ile ilgilenen herkesin muhakkak okuması gerekiyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Hem Yunan hem de İslam sistemleri Batı Avrupa sistemlerinden daha zengin, daha güçlü ve entelektüel olarak daha karmaşıktır. Batı, Bizans’ın fakir akrabasıdır”

“Kilise’nin tarım uygarlığına tam uyan çileci ideali, onun; önlenemez ve hatta boyun eğmeye zorunlu olduğu ancak asla uzlaşmadığı toplumsal değişimlere şüpheyle yaklaşmasına neden olmuştur.”

“Papalık Devrimi Batı hukuk geleneğini doğuran toptan bir alt üst oluştur.”

“Bir tiranı öldürmek sadece yasal değil, doğru ve adildir de.

Her kim ki, kılıç kuşanırsa kılıçla yok edilmeyi hak eder. Böylece ona kimin kendi küstahlığıyla kılıcı gasp ettiği ve kimin kılıç kullanma yetkisini Tanrı’dan almadığı öğretilir.”

“Kilise’nin yargı yetkisi, bütün büyük Avrupalı ulusal devrimlerin başlıca saldırı nesnelerinden birisiydi; on altıncı yüzyıldaki Alman Reformu’nda, on yedinci yüzyıldaki İngiliz Devrimi, on sekizinci yüzyıldaki Fransız Devrimi ve yirminci yüzyıldaki Rus Devrimi’nde.”

  • Künye: Harold J. Berman – Hukuk ve Devrim: Batı Hukuk Geleneğinin Oluşumu, çeviren: Kıvılcım Turanlı, Pinhan Yayıncılık, hukuk, 800 sayfa, 2020

Patti Smith – Maymun Yılı (2020)

Patti Smith’in kaleminden, birbirinden güzel polaroid fotoğraflarla zenginleştirilmiş, düşler ile gerçeklerin iç içe geçtiği bir kitap.

Smith, San Francisco’nun ünlü konser salonu Fillmore’daki yeni yıl konserlerinin ardından, kendini Santa Cruz sahilinde aylaklık yaparken bulur.

Şimdi önünde, plan yapmak zorunda olmadığı, kendisiyle ve hayatla derinlemesine yüzleşmeye koyulacağı, tek başına dolaşacağı bir yıl vardır.

Elinde bir polaroid kamerasıyla tabelalar vardır yalnızca.

Bir süre sonra Smith, bir dönüm noktası yaşayacak ve kendini yaşamının girdabındaki değişimler ile Amerika’nın kendine has siyasi iklimi içinde bulur.

‘Maymun Yılı’, Smith’in bu süreçte yaşadıklarını çarpıcı bir üslupla anlattığı ve hayaller, acımasız gerçekler, ümitler ve sevgiyle örülü sıra dışı bir metin.

  • Künye: Patti Smith – Maymun Yılı, çeviren: Seda Ersavcı, Domingo Kitap, deneme, 240 sayfa, 2020

Julio Cortázar – Edebiyat Dersleri (2020)

 

Bugünün güzel haberlerinden biri de bu kitap.

Julio Cortázar’ın 1980 sonbaharında, Kaliforniya Üniversitesi’nde verdiği derslerin on üç saatlik dökümünü sunan bu çalışma, her şeyden önce yazarın edebi dehasını ve ilgi alanlarının zenginliğini gözler önüne sermesiyle önemli.

Hem Cortázar’ı daha yakından tanımamıza vesile olacak ve hem de yazma eylemi, Latin Amerika edebiyatı ve dünya edebiyatını kavramak açısından paha biçilmez olan kitap, toplamda sekiz dersten oluşuyor.

Yazar bu derslerinde de, fantastik öyküdeki zaman ve kader unsurlarından gerçekçi öykünün sınırlarına, edebiyattaki müzikaliteden mizaha, oyundan erotizme ve ‘Seksek’ adlı ünlü yapıtına kadar pek çok konuyu ele alıyor.

  • Künye: Julio Cortázar – Edebiyat Dersleri, çeviren: Süleyman Doğru, Everest Yayınları, edebiyat kuramı, 336 sayfa, 2020

Lev Troçki – Komünist Enternasyonalin İlk Beş Yılı (2020)

Komünist Enternasyonal’in tarihi üzerine, tam 928 sayfalık eşsiz bir kaynak.

Lenin ve yoldaşları en büyük başarılarının Enternasyonal’in kurulması olduğunu düşünüyorlardı ve bu yapının temel belgelerini yazma görevini de Troçki’ye vermişlerdi.

İşte şimdiye kadar birçoğu çevrilmemiş belgeleri de kapsayan bu yazılar, nihayet Türkçede.

Komünist Enternasyonal’in dört kongresinde de partinin manifestosunu ve diğer birçok önemli belgesini yazma görevinin verildiği Troçki, bir yandan Rusya’daki iç savaşta cepheyi karış karış dolaşırken, diğer yandan bu kitapta bir araya getirilmiş olan yazıları ve konuşmaları üretmişti.

Siyaset teorisine önemli katkılar sunan çalışma, öncesinde çevrilmemiş birçok Komintern belgesini de barındırmasıyla, tarihçiler için de çok önemli bir kaynak.

  • Künye: Lev Troçki – Komünist Enternasyonalin İlk Beş Yılı, çeviren: Ferit Burak Aydar, Alef Yayınları, siyaset, 928 sayfa, 2020

Herbert Marcuse – Olumsuzlamalar (2020)

Frankfurt Okulu’nun en önemli temsilcilerinden Herbert Marcuse’nin farklı dönemlerde kaleme aldığı usta işi sekiz makale, bu kitapta.

Felsefe tarihinin çok yönlü kavramları ve tartışmalarını kuşatıcı bir biçimde ele alması, tarihsel bir kazı çalışmasıyla yine bu kavramların/tartışmaların izini sürmesi ve bunları kendi çağının problemleriyle ilişkilendirerek hem felsefi hem de politik düzeyde ayrıntılı bir değerlendirmeye tabi tutması ‘Olumsuzlamalar’ın en büyük katkısı.

Marcuse burada, totaliter devlet anlayışının teorik ve tarihsel kökenleri, öz kavramının ontolojik ve epistemolojik belirlenimleri, kültürün olumlayıcı-ideolojik karakteri, felsefe ve eleştirel teori, hedonizm, Max Weber’in çalışmalarında endüstrileşme ve kapitalizm, işçi sınıfının kapitalizmin hedonist metalarıyla nasıl ilişki kurduğu ve ileri endüstri toplumlarında rasyonalite ile saldırganlık arasındaki ilişki gibi pek çok ilgi çekici konuyu tartışıyor.

Buradaki metinlerin çoğu 1930’lu yıllarda yazılmış olsa da, çağımızdaki sorunların kaynağını teşhis etmesiyle güncelliğini halen koruyor.

  • Künye: Herbert Marcuse – Olumsuzlamalar: Eleştirel Teori Denemeleri, çeviren: Akın Karaca, Ayşe Öztürk, F. Betül Tatlı, Ferda Yıldırım, Hatice Turan, Mehmet Çetin ve Tufan Karaağaç, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 246 sayfa, 2020

Meryem Orakçı – Karamanlıca Kaynakların Işığında Türkçe Konuşan Ortodokslar ve Türk – Yunan İlişkileri (2020)

Din, dil ve sosyo-kültürel açıdan Türkçe konuşan Ortodokslar üzerine nitelikli bir çalışma.

Meryem Orakçı bu incelemesinde, Türkçe konuşan Ortodoksların kendi yayın organları üzerinden yaklaşık 35 yıla yaklaşımlarından yola çıkarak daha çok etnik köken tartışmalarıyla ön plana çıkmış bu topluluğu farklı bir perspektifle ele alıyor.

Çalışma bu yönüyle, Karamanlıların inanç dünyası, cemaat ilişkileri ve sorunlarının yanı sıra Türk-Yunan ilişkilerindeki iniş-çıkışlar arasında, kendilerine yer bulmaya çalışırken geçirdikleri dönüşümü gözler önüne sermesiyle önemli.

Karamanlıca yayınlar, 1924 yılı öncesinde Anadolu’nun oldukça özel ve gizemli bir parçası olan Karamanlıların/Türkçe konuşan Ortodoksların dünyasına açılan bir kapıdır.

Bu yayınlar sayesinde, Türkiye’den gönderilmelerine değin, Türk ve Yunan milliyetçiliği arasında sıkışmış bu topluluğun, 19. yüzyılın sonlarından itibaren iki milleti dönüştüren savaşları ve gelişmeleri nasıl değerlendirdikleri öğrenilebiliyor.

Türkçe konuşan Ortodokslar için bir dönüm noktası olan mübadelenin ardından, Yunanistan’da faaliyetine devam eden Karamanlıca basın, yeni vatanlarına alışmaya çalışan mübadillerin sancılı sürecine ve artık eski vatanları olan Türkiye’ye dışarıdan bakışlarına tanık olmamızı da sağlıyor.

İşte Orakçı’nın çalışması da, bütün bu süreci tarihsel ve çok yönlü bir perspektifle ortaya koyuyor.

  • Künye: Meryem Orakçı – Karamanlıca Kaynakların Işığında Türkçe Konuşan Ortodokslar ve Türk – Yunan İlişkileri, Libra Kitap, tarih, 401 sayfa, 2020

Kolektif – Son Gerisayım (2020)

Mültecilik krizi, aynı zamanda buna hazırlıksız, politikasız yakalanan Avrupa solu için de büyük bir kriz anlamına geliyor.

Farklı yazarların katkıda bulunduğu bu derleme ise, tam da bu krizi merkeze alarak evrensel değerlere sahip yeni bir sol siyaseti inşa etmenin yollarıyla daha kapsamlı, yeni bir dayanışmaya duyulan ihtiyaç üzerine derinlemesine düşünüyor.

Kitapta, mültecilik olgusu bağlamında antihümanizmden çıkarılabilecek dersler, Avrupa’nın geleceğinde yer edinecek bir sol yaklaşımın geliştirmesi gereken politika ve değerler, Avrupa’nın sömürgeci geçmişinin günümüze yansımaları ve son terör olaylarının Avrupa’da üzerindeki etkileri gibi pek çok güncel konu ele alınıyor.

Derlemedeki yazıların hepsinin başlangıç noktasını Avrupa’nın güncel gündemi –medyada verilen adla “mülteci krizi”– oluşturuyor, ama yazarlar bu “kriz”in içinde iş gördüğü, daha derin siyasal ve ideolojik çerçeveye dokunup onu eleştirel bir incelemeden geçirmeyi de ihmal etmiyorlar.

Yazarlara göre, bu sorun sadece Avrupa’nın göçmen karşıtı popülizmiyle ilgili değil; sorun aynı zamanda solun kendi siyasal zeminini oluşturma, kendi gündem(ler)ini ifade etme kabiliyetsizliğinde yatıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Jela Krečič, Alenka Zupančič, Boris Groys, Robert Pfaller, Mladen Dolar, Saroj Giri, Boris Buden, Frank Ruda, Jamil Khader, Agon Hamza ve Slavoj Žižek.

  • Künye: Kolektif – Son Gerisayım: Avrupa, Mülteciler ve Sol, hazırlayan: Jela Krečič, çeviren: Barış Engin Aksoy, Metis Yayınları, siyaset, 240 sayfa, 2020