Vladimir Jankélévitch – İroni (2020)

Fransız filozof ve müzikolog Vladimir Jankélévitch’in, tıpkı sanat gibi boş zamanın kızı olarak tanımladığı ironi üzerine klasikleşmiş yapıtı, Türkçede.

Kitap, ironinin ne olduğundan Batı felsefesiyle ne gibi bir ilişkisi olduğuna, Sokrates’te ironinin işlevinin ne olduğundan edebiyatta ve sanatta nasıl kullanıldığına pek çok konuyu irdeliyor.

“Hiç kuşku yok ki ironi, sahiden komik olamayacak kadar acımasız olduğu gibi, gerçekten sanatsal olamayacak kadar da ahlakidir.” diyen Jankélévitch, bilincin bilinci ya da farkındalık olarak kavradığı ironiyi müziğe özel göndermelerle de zenginleştirerek bütün yönleriyle ele alıyor.

Kitap, felsefe, edebiyat ve düşünce tarihinin iyi bir karışımı olarak muhakkak okunmayı hak ediyor.

  • Künye: Vladimir Jankélévitch – İroni, çeviren: Yunus Çetin, Metis Yayınları, felsefe, 192 sayfa, 2020

Priscus – Attila ve Bizans Tarihi (2020)

Priscus, Attila’yı gören tek yazardı.

Sadece bu bile, elimizdeki kitabı eşsiz kılmaya yeter.

Priscus’un bu çalışması, Avrupa Hun tarihinin yazılı kaynakları arasında en önemli yeri işgal ediyor.

Kitabın Türk tarihi ve tarihçiliği açısından önemi her tür tartışmanın ötesindedir.

Priscus bir elçilik heyeti dahilinde Hunlar arasında bir süre bulunmuş ve daha da önemlisi Attila’nın sofrasında da yer almıştı.

Dolayısıyla Priscus’un anlattıkları birinci el gözlemlere dayanmasıyla istisnaidir.

Burada yer alan Attila ve sarayı üzerine yazdığı uzun bölüm ise, Priscus’un bir anlatı ustası kılıyor.

Önde gelen tarihçilerden John Bagnell Bury’nin, ‘History of the Later Roman Empire’ adlı eserinde, Priscus’u, Ammianus Marcellinus ile Procopius arasındaki en yetenekli tarihçi olarak tanımladığını da belirtelim.

  • Künye: Priscus – Attila ve Bizans Tarihi, çeviren: Turhan Kaçar, Alfa Yayınları, tarih, 368 sayfa, 2020

Gavin Francis – Metamorfoz (2020)

Gavin Francis’i, 2017’de Türkçeye kazandırılan ve doğanın yarattığı olağanüstü makinelerden biri olarak insan vücudunu anlattığı ‘İnsan Vücuduna Seyahat’ ile biliyoruz.

Yazar bu sefer de, sürekli bir değişim halinde olan insan vücudunun hikâyesini anlatıyor.

Francis bunu yaparken de, bizzat hekimlik hayatı boyunca yaşadığı deneyimlerden yola çıkıyor.

‘Metamorfoz’da Francis, klinik tecrübelerinden edindiği vakaları, tıp tarihinden, sanattan, edebiyattan ve mitolojiden öykülerle bir araya getirerek, neden insan olmanın özünde değişimin yattığını anlatıyor.

Charles Darwin ‘Türlerin Kökeni’nde, “Öylesine basit bir başlangıçtan, en güzel ve en muhteşem sonsuz sayıda biçim evrilmiştir ve evrilmektedir.” demişti.

Biyoloji, psikoloji ve felsefe gibi farklı disiplinlerden yararlanan bu kitap da, tıp ve değişen insan bedeniyle ilgili öyküler sunarak bu sözün gerçekliğini bir kez daha teyit ediyor.

  • Künye: Gavin Francis – Metamorfoz: İnsan Vücudunda Değişimin Öyküsü, çeviren: Şiirsel Taş, Domingo Kitap, tıp, 304 sayfa, 2020

Kolektif – Düşmanı Yargılamak (2020)

Yaşadığımız çağda savaş tekrar kutsanan bir değer haline gelmeye başladı ve olağanüstü hal olağanlaştırıldı.

Keyfilik, belirsizlik, kontrolsüzlük, tutarsızlık ve tekinsizlik, hem içe hem dışa yönelik diktatörce uygulamaların hız kazandığı bu dönemin öne çıkan kavramları haline geldi.

Bu kitap ise, şiddet ile yasa, kural ile istisna, savaş, güvenlik ve özgürlük gibi kavramlar üzerine yeniden düşünen makaleler sunuyor.

Bütün canlıları kapsayacak bir politikanın imkânlarını sorgulayan kitapta,

  • İyi ve kötünün yaratılışı olarak istisna halinin sürekliliği,
  • Özgürlük ve egemenliğe dair yanılsamalar,
  • Düşman ceza hukuku,
  • Karanlığa aralanan bir kapı olarak Weimar Cumhuriyeti yargısı,
  • Toplumsal gerçekçi bir diktatörlük tahlili olarak Ernst Fraenkel’in ‘İkili Devlet’ yapıtı,
  • İslami söylemde “Yasa”nın imkânsızlığı,
  • Türkiye’de hukukun şiddetinin etnografik analizi,
  • Olağanüstü muhakemenin anayasallığı,
  • Ve Barbarlık mitosu bağlamında düşmanı yargılamak gibi konular tartışılıyor.

Çalışmaya katkıda bulunan isimler ise şöyle: Abdurrahman Aydın, Boran Ali Mercan, Cansu Muratoğlu, Cemal Bâli Akal, Deniz Yonucu, Fehmiye Ceren Akçabay, Işıl Kurnaz, Mehmet Cemil Ozansü, Ozan Değer, Serdar Tekin ve Zehra Çiğdem Özcan.

  • Künye: Kolektif – Düşmanı Yargılamak, hazırlayan: Ozan Değer, Zoe Kitap, hukuk, 320 sayfa, 2020

Max Scheler – Pişmanlık ve Yeniden Doğuş (2020)

“Eğer biri derse ki, ‘Hiçbir suçumun farkında değilim, dolayısıyla pişman olacak hiçbir şeyim yok’, bu kişi ya bir tanrıdır ya da bir hayvan. Eğer bu kişi bir insan ise suçun doğasına dair henüz hiçbir şeyi kavrayamamıştır.”

Utanma, hınç, aşk ve sempati duygusu gibi temel insani duygular üzerine yaptığı fenomenolojik çalışmalarla bildiğimiz Max Scheler, temel bir insan edimi olarak pişmanlığı çok yönlü bir bakışla ele alıyor.

Scheler, fenomenolojik yöntemin temel ilkelerine sadık kalarak ve daha da önemlisi pişmanlığı psikolojize etmeden ona insan deneyiminin sonsuz çeşitliliğinde ortaya çıktığı biçimleriyle bakıyor.

Scheler’in felsefi antropolojisi insanı anlarken bilimsel bulguları kullanır fakat bu bulgularda ortaya çıkarılamayan deneyimsel içeriği kendi deneyimine yönelerek keşfetmeye çalışır.

Yazara göre, pişmanlık bir zayıflık ve mağlubiyet değil, aksine bireyin kimliği ve ahlaki gelişimi için zorunludur.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Barış geldiğinde,” der Nietzsche, “savaşçı kendiyle savaşmaya başlar.”

“Seni pişman edene gözlerini kapadıkça, gelişimini ketleyen zincirlere daha da çok bağlanmaktasın.”

“Pişmanlık ahlaki bir tazelenmedir.”

“Suçun en gizemli işleyiş biçimlerinden biri kendini gizlemesidir.”

  • Künye: Max Scheler – Pişmanlık ve Yeniden Doğuş, çeviren: Sinan Oruç, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 48 sayfa, 2020

Peter Burke – Gizli Tarih ve Tarihsel Bilinç (2020)

Gizli tarih kavramını, 17. yüzyıldaki köklerine kadar uzanarak irdeleyen bir çalışma.

Kültür tarihçisi Peter Burke, gizli tarih yaklaşımının ne anlama geldiğini, bu yeni tür tarihçiliğin tarih yazımına ne gibi özgünlükler getirdiğini kapsamlı bir şekilde tartışıyor.

Rönesans ve entelektüel tarih üzerine nitelikli bir çalışma olarak okunabilecek kitapta, günümüzde kasten görmezden gelinen kimi tarih yazıcılığı metotlarını da ele alıyor.

Kitapta ayrıca, Rönesans’ı anlamak için tarih biliminin yanı sıra neden sosyolojiden de yararlanılması gerektiği, bu iki kardeş bilimin yardımına yetişerek Rönesans’ı görünür kılmada antropoloji ve coğrafyanın önemi, yazılı ve sözlü kültürle iç içe geçmiş sözlü şiir geleneği ve yepyeni metin okuma yöntemleri gibi ilgi çekici konular da yer alıyor.

  • Künye: Peter Burke – Rönesans’tan Romantizme Gizli Tarih ve Tarihsel Bilinç, çeviren: Çağla Çakın, Islık Yayınları, tarih, 328 sayfa, 2020

Mircea Eliade – Mefisto ile Erdişi (2020)

Önde gelen dinler tarihçisi Mircea Eliade, Avrupalı olmayanların belli sayıda dinsel davranışını ve manevi değerini irdelediği enfes bir kitapla karşımızda.

Eliade’ye göre, eğer bilinçaltının keşfi Batı insanını kendi gizli ve embriyo aşamasındaki “tarihiyle” yüzleşmeye zorladıysa, Batı-dışı kültürlerle karşılaşmak da onu, insan zihninin tarihine çok derinlemesine girmeye ve bu Tarihi kendi varlığının ayrılmaz bir parçası kabul etmeye zorlayacaktır.

Yazara göre Batı insanı sonsuza kadar kendi önemli bir kısmından, anlamını ve işlevini anlayamadığı bir manevi tarihin parçalarının oluşturduğu kısmından soyutlanmış olarak yaşayamayacaktır.

Ve er geç “ötekilerle” -geleneksel, Asyalı ve “ilkel” kültürlerin temsilcileriyle– diyalog başlayacaktır, ama bu diyalog artık günümüzün (toplumsal, ekonomik, siyasal, tıbbi vb. gerçekliklere ulaşamayan) deneyimsel ve faydacı diliyle değil ama insani gerçeklikleri ve manevi değerleri anlatabilen kültürel bir dille olacaktır.

İşte bu kitabın amacı da, Batılı insana gelecekte “öteki” insanla kuracağı ilişki için bir zemin hazırlamak.

Kitapta,

  • Işıklı Tanrı tezahürleri,
  • Işık-insan üzerine Tibet mitosları,
  • Hint gizemli ışık deneyimi,
  • Tanrı-şeytan ortaklığı ve kozmogonik suya dalış,
  • Bütünleşme mitos ve ayinleri,
  • yüzyılda erdişi,
  • Erdişi mitosu,
  • Tantra öğretileri ve teknikleri,
  • Ölüleri bekleme ve ritüel eylemsizlik,
  • Californialılarda yeni yıl ve dünyanın restorasyonu,
  • Yeni yıl ve kozmogoni,
  • Dünyanın belli aralıklarla yenilenmesi inanışı,
  • Yeniden dirilme ve ahiret söylemi,
  • Tibet kozmik ip mitosları,
  • Homeros’un altın zinciri,
  • Ve dinsel simgecilik gibi pek çok ilgi çekici konu ele alınıyor.

Künye: Mircea Eliade – Mefisto ile Erdişi, çeviren: Hanife Güven, Doğu Batı Yayınları, antropoloji, 232 sayfa, 2020

Ulaş Sunata – Hafızam Çerkesçe (2020)

150 yıl önce anavatanlarından zorunlu bir göçle bu topraklara gelen Çerkesler, tarihin en görmüş geçirmiş kolektif hafızalarından birine sahip.

Ulaş Sunata’nın bu enfes sözlü tarih çalışması, farklı yaş ve cinsiyet gruplarından, farklı coğrafi bölgelerden, farklı siyasi görüşlerden Çerkeslerle yapılan birebir görüşmelerle, okurunu Çerkesler ve Çerkeslik hakkındaki aydınlatıyor.

Bir üstanlatı olarak oluşturulan milli tarihte bir Öteki olarak sunulan Çerkesler bağlamını yapısöküme uğratan çalışma, Öteki’nin çoğul tarihleri olarak okunabilir.

Çerkes çalışmalarına yeni ve kapsamlı bir örnek olan ve hep sözü edilen Çerkeslerin söz sahibi olarak yer bulduğu ve kendinden olmayana Çerkesliği anlattığı kitapta, Ulaş Sunata’nın diasporanın sosyokültürel hafızası olarak Çerkes köyünü ve Bahar Ayça Okçuoğlu’nun ise, kimlik inşası ve referansları bağlamında Türkiye’de Çerkes diasporasını irdelediği birer yazısı da bulunuyor.

  • Künye: Ulaş Sunata – Hafızam Çerkesçe: Çerkesler Çerkesliği Anlatıyor, İletişim Yayınları, sosyoloji, 342 sayfa, 2020

Brian Garvey – Biyoloji Felsefesi (2020)

Biyoloji felsefesini kapsamlı şekilde tanıtan, ayrıca güncel bilimsel kuramları masaya yatıran usta işi bir çalışma.

Brian Garvey’nin ufuk açıcı kitabı, Darwin’in evrim kuramından günümüze bütün evrim felsefesini kapsıyor ve bir şeyin doğuştan olması ne demektir, bir şeyin işlevinin olması ne demektir, tür nedir gibi, evrim ve evrimsel biyolojinin ortaya koyduğu önemli felsefi sorulara yanıt arıyor.

Kitap, evrim teorisinin altta yatan bazı ince ayrıntılarını aydınlatması ve evrim teorisinin genel dünya görüşümüzdeki yerini incelemesiyle özellikle önemli.

Yazar, doğal seçilim, yaratılışçılık, bencil gen, alternatif seçilim birimleri, sistem kuramı, makroevrim gibi konular bağlamında biyoloji ile etik, din ile insan doğası ilişkisini de çok yönlü tartışıyor.

  • Künye: Brian Garvey – Biyoloji Felsefesi, çeviren: Murat Can Mutlu, Ginko Bilim Yayınları, bilim, 382 sayfa, 2020

Sercan Çalcı – Oluş Serüveni (2020)

Pinokyo günün birinde, yaratıcısı Gepetto’ya isyan ederek evden kaçtı.

Peki, bu kaçış insanın oluş ve özgürlük serüveni hakkında bize neler söyleyebilir?

Sercan Çalcı, Carlo Collodi’nin ‘Pinokyo’nun Serüvenleri’ eseri ile Gilles Deleuze’ün ‘Anlamın Mantığı’nda geliştirdiği olay teorisini birlikte okuyarak bu soruya ufuk açıcı yanıtlar veriyor.

Oluşu, “bir limiti eşiğe çevirmek” olarak tanımlayan Çalcı, Pinokyo’nun kaçışıyla her şeyin belirtilere dönüştüğü yeni bir anlam coğrafyasının ortaya çıktığını, varlıktan kaçan her şeyin dâhil olduğu sonsuz bir oluş korosunun doğduğunu belirtiyor.

Bu kaçışın imkânlarını irdeleyen Çalcı, Platon’un varlık hiyerarşisindeki bir çatlağı derinleştirip düşünce ve eylemin özgür hareketinin bizi nereye götürebileceği üzerine düşünüyor.

‘Oluş Serüveni’, bizi düzene ve kendimize çivileyen ve başka olmaktan alıkoyan her mantığın çatlaklarından sonsuz bir oluş serüveni doğabileceğini gözler önüne seriyor.

  • Künye: Sercan Çalcı – Oluş Serüveni: Deleuze, Pinokyo ve Belirtiler Mantığı, Otonom Yayıncılık, felsefe, 176 sayfa, 2020