Didier Anzieu – Beckett (2020)

“Tanrı öldü, biliyoruz, ama gelmesini beklemeye devam ediyoruz.”

Psikanalize getirdiği otoanaliz ve deri-ben konusundaki özgün katkılarıyla bildiğimiz Didier Anzieu, Samuel Beckett’ın ‘Godot’yu Beklerken’ oyununu ilk izlediğini böyle düşünmüş.

Kendisinin Samuel Beckett üzerine kaleme aldığı eldeki kitap da, edebiyat, psikanaliz ve yaratıcılık üzerine derinlemesine bir sorgulamanın bir araya geldiği usta işi bir metin.

Kendini “tutkulu” bir Beckett okuru ve tedavi etmeye çalışan bir psikanalist olarak tanımlayan Anzieu, Beckett’ın henüz pek tanınmayan İrlandalı bir yazarken Londra’da gerçekleştirdiği bir psikanaliz tedavisinin seyrini takip ediyor.

Bu tedavinin seyrini ve girdiği çıkmazı ayrıntılı bir bakışla irdeleyen Anzieu, bu sürecin özelilkle Beckett’ın kişiliği ve edebi yaratıcılığında nasıl bir verimliliğe yol açtığını araştırıyor.

Anzieu’nün metni bir yönüyle de denemeden, klinik gözlemden, seyir defterinden ve biyografiden izler taşıyor.

Kitap, Beckett’ı ve onun dolayımıyla insan olarak sefaletimizi ele alıyor ve bunu da trajediyi mizahla birleştirerek yapmasıyla dikkat çekiyor.

  • Künye: Didier Anzieu – Beckett, çeviren: Nesrin Demiryontan, Metis Yayınları, inceleme, 280 sayfa, 2020

Nicholas O’Shaughnessy – Hitler’i Pazarlamak (2020)

Konu üzerine yapılan pek çok araştırmanın da ortaya koyduğu gibi, Nazizm muazzam propaganda araçlarını kullanarak kitleleri avucuna almıştı.

Nicholas O’Shaughnessy ise, bu propaganda çalışmalarına, tüketici pazarlaması perspektifiyle bakıyor.

Kitap bu yönüyle, Nazizmin iyi yönetilen bir marka olarak nasıl ortaya çıktığını ve diğer yandan da modern pazarlama iletişimi tekniklerinde nasıl öncü rol üstlendiğini ortaya koyuyor.

Hitler’in propaganda sürecini etkili bir marka pazarlaması olarak değerlendiren O’Shaughnessy, Nazizmin neredeyse her şeyi ikna edici amaçlarla paketleyen bir marka olarak kullanılması olgusunu irdeliyor.

Yazara göre propaganda ve politik pazarlama, Nazi Almanyası’nda yalnızca bir hükümet aracı değil, aslında hükümetin kendisi olarak nasıl var olduğunu gösterme iradesiydi.

Tarihle ilgilenenler kadar, pazarlama tarihi, politik pazarlama ve propaganda gibi konuları merak edenlerin de severek okuyacağı kitap, Adolf Hitler’in yaşayan siyaset tiyatrosunu kullanması ile Nazi yalanları ve gerçekler arasında açık paralellikler ortaya koymasıyla dikkat çekici.

  • Künye: Nicholas O’Shaughnessy – Hitler’i Pazarlamak: İkna, Sunum ve Propaganda, çeviren: Ayşe Öztürk, The Kitap Yayınları, iş dünyası, 376 sayfa, 2020

Franco “Bifo” Berardi – Nefes, Kaos ve Şiir (2020)

İtalyan Otonomist Franco “Bifo” Berardi, bizde de ilgiyle takip edilen isimlerden.

Düşünürün şu ana kadar kahramanlık patolojisi, yabancılaşma ve dijital kapitalizmin yeni koşulları gibi konulara odaklanan yapıtları Türkçeye kazandırılmış durumda.

Berardi şimdi de, yepyeni çalışması ‘Nefes, Kaos ve Şiir’le karşımızda.

Yazar burada, insan ilişkilerini derin bir patolojiye sürükleyen güncel koşulların sıkı bir çözümlemesini sunuyor.

Bunu yaparken dil, iktisat, cinsellik, edebiyat, siyaset ve felsefe gibi geniş bir alanda gezinen Berardi’nin kitabı, aynı zamanda şiir üzerine sıkı bir çözümleme olmasıyla da dikkat çekiyor.

İnsan ilişkilerinin yanı sıra, özellikle şiire ilgi duyanların ve şairlerin muhakkak okuması gereken sıra dışı bir eser.

  • Künye: Franco “Bifo” Berardi – Nefes, Kaos ve Şiir, çeviren: Nalan Kurunç, Yort Kitap, felsefe, 2020

Kolektif – Teori ve Pratikte Felsefe Disiplinleri (2020)

Felsefe, ilk ortaya çıktığı zamanlardan bugüne hayatı anlamlandırıyor ve aradan geçen uzun zamana rağmen insana ve yaşama dair bir fenomen olmaya devam ediyor.

Kimileri çok soyut ve yaşamdan kopuk bulsa da öyledir.

Türkiye’de felsefe alanında çalışan önde gelen isimlerden olan Doğan Özlem’in derlediği ve çevirdiği buradaki yazılar ise, felsefe disiplinleri ve felsefenin temel sorunları hakkında harika bir rehber.

Etik, estetik, metafizik, ontoloji, bilgi kuramı, mantık, tarih ve siyaset felsefesi gibi alanlardan pek çok yazı barındıran kitap, özellikle felsefeye yeni giriş yapmak isteyen okurlar için bir başvuru kaynağı olmaya aday.

  • Künye: Kolektif – Teori ve Pratikte Felsefe Disiplinleri, derleyen ve çeviren: Doğan Özlem, Fol Kitap, felsefe, 544 sayfa, 2020

 

Quinn Slobodian – Küreselciler (2020)

Yirminci yüzyıldaki liberal iktisatçıların küreselleşme tahayyülleri tam olarak neydi?

Quinn Slobodian, küreselciliğin evrensel tarihini irdelediği bu çalışmasında, Friedrich Hayek, Ludwig von Mises, Wilhelm Röpke ve Michael Heilperin gibi liberal iktisatçıların fikirlerini tarihsel dönüm noktaları eşliğinde yeniden yorumluyor.

Kitabın en ilgi çeken tarafı, küreselciler üzerine bilinegelen pek çok yanlışı düzeltmesi.

Örneğin Slobodian, neoliberallerin, özerk kendilikler olarak kendi kendini düzenleyen piyasalara inanmadığını gösteriyor.

Demokrasi ile kapitalizmi eşanlamlı görmedikleri gibi, insanları yalnızca ekonomik rasyonaliteyle hareket eden kimseler olarak da görmediklerini, ne devletin ne de sınırların ortadan kalkmasını istediklerini ve dünyaya yalnızca bireyin penceresinden de bakmadıklarını ortaya koyuyor.

Yazara göre, neoliberal proje daha ziyade kurumları tasarlamaya odaklanmıştı.

Başka bir deyişle piyasaları serbestleştirmek için değil kılıflamak için, demokrasi tehdidine karşı kapitalizmi aşılamak için, çoğu zaman akıldışı olan insan davranışını sınırlayacak bir çerçeve yaratmak ve imparatorluktan sonra dünyayı, sınırların zorunlu işlev gördüğü bir rakip devletler mekânı olarak yeniden düzenlemek için.

Hem 20. yüzyıl tarihi üzerine farklı bir okuma gerçekleştirmek hem de küreselcilerin yaklaşımlarının tam olarak ne olduğu konusunda aydınlanmak isteyenlerin muhakkak okuması gereken bir çalışma.

  • Künye: Quinn Slobodian – Küreselciler: İmparatorluğun Sonu ve Neoliberalizmin Doğuşu, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Vakıfbank Kültür Yayınları, iktisat, 532 sayfa, 2020

Vefa Saygın Öğütle, Ebru Açık-Turğuter ve Taylan Banguoğlu – Biyoloji Biliminden Toplumsal Dünyaya Bakmak (2020)

Biyologlar bilimi, bilim insanını, toplumu ve sosyolojiyi nasıl kavrar?

Bu sorunun yanıtını arayan eldeki çalışma, bilim sosyolojisi alanına Türkçeden yapılmış muazzam bir katkı.

Vefa Saygın Öğütle, Ebru Açık-Turğuter ve Taylan Banguoğlu’nun imzasını taşıyan kitap, biyologlara hem kendi alanları hem de sosyoloji alanına dair düşüncelerini bir bilim sosyolojisi çalışması içerisinde ortaya koyma fırsatı veriyor.

Kitapta,

  • Biyologların bilim anlayışları,
  • Bilimsel normlardan neler anladıkları,
  • Bilimsel ilerleme ve bilimsel bilginin yapısına dair anlayışları,
  • Biyologların nazarında toplum ve bilimi,
  • Biyologların toplum anlayışları,
  • Bilimi toplumla ve toplumu nasıl ilişkilendirdikleri,
  • Sosyolojik bilginin nesnelliği,
  • Sosyoloji-biyoloji ilişkisi,
  • Ve Sosyoloji ve biyoloji arasında ortak bir yaklaşım ve ortak bir çatının olanaklılığı gibi önemli konular tartışılıyor.

Tarihsel ve evrensel tartışma konuları olan bilim, bilim insanı ve bilimin nesnesiyle olan ilişki konularında iyi bir tartışma sunan kitap, biyolojiyi sosyolojiyle buluşturacak bir “sosyobiyolojinin” imkânları üzerine de düşünüyor.

  • Künye: Vefa Saygın Öğütle, Ebru Açık-Turğuter ve Taylan Banguoğlu – Biyoloji Biliminden Toplumsal Dünyaya Bakmak: Bir Bilim Sosyolojisi Çalışması, Doğu Batı Yayınları, bilim, 168 sayfa, 2020

Erik Olin Wright – Yirmi Birinci Yüzyılda Anti-Kapitalist Olmak (2020)

Antikapitalizm yalnızca var olan eşitsizliklere karşı duran ahlaki bir duruştan ibaret değildir.

Antikapitalizm, aynı zamanda ve asıl olarak kapitalizmin yarattığı büyük eşitsizliği gidermek konusunda pratik çözümler de geliştirir.

İşte Erik Olin Wright’ın bu çalışması da, bu olguyu çarpıcı bir şekilde ortaya koymasıyla önemli.

Kapitalizmin insan verimliliğini ve refahı artırdığı bir gerçek.

Fakat kapitalizmin verdiği zararlar, faydalarından çok daha fazla.

Başka bir dünya kurmanın mümkün ve zorunlu olduğunu söyleyen Wright da, radikal sosyalist ekonomik demokrasinin, kapitalizmin ötesinde gerçekleştirilebilir en iyi hedef olduğunu ortaya koyuyor.

Kitap, eşitlik, demokrasi, özgürlük, toplum ve dayanışma gibi kavramları merkeze alarak niçin antikapitalist olmamız gerektiğini irdeleyerek başlıyor.

Wright devamında da, kapitalizmi teşhis edip sağlam bir eleştirisini sunuyor ve antikapitalist bir dünyanın nasıl olabileceğini açıklıyor.

Antikapitalizmin türleri, ekonomik demokrasi olarak sosyalizm, antikapitalist dünyada devletin rolü ve kapitalizmi erozyona uğratacak kolektif aktörler kitapta tartışılan diğer konular.

  • Künye: Erik Olin Wright – Yirmi Birinci Yüzyılda Anti-Kapitalist Olmak, çeviren: Barış Yıldırım, Nota Bene Yayınları, siyaset, 128 sayfa, 2020

Robert Graves – Yunan Mitleri (2020)

Yunan mitolojisi hakkında çok az çalışma, Robert Graves’in bu eserinin mertebesine ulaşmıştır.

2 Ciltlik, tam 888 sayfalık bu kült yapıt, Yunan mitlerini anlaşılabilir bir şekilde ve maddeler halinde bir araya getiriyor ve daha da önemlisi, onları daha önce yorumlamış farklı yazarların anlatımları ile farklı kültürlerin mitolojileriyle ilişkilendirerek aktarıyor.

Graves’in çalışması, Anadolu, Girit, Mezopotamya, Fenike ve Mısır’daki sözlü geleneklerin ürünü olan Yunan mitlerinin asıl hikâyesinin ne olduğunu ve insana, dünyevi olana dair bize neler söylediğini aydınlatıyor.

İngiliz şair, roman yazarı, eleştirmen ve çevirmen Graves’in geniş kapsamlı mitoloji çalışmalarının ürünü olan ‘Yunan Mitleri’nin, Yunan mitolojisi alanında ilk modern ansiklopedik kaynak olarak kabul edildiğini de belirtelim.

Daha önce Türkçeye çevrilmiş kitabın bu yeni baskısında ise, önceki çeviriden önemli miktarda editöryal değişiklik ve düzelti yapılmış.

  • Künye: Robert Graves – Yunan Mitleri, çeviren: Uğur Akpur, Kolektif Kitap, mitoloji, 2 cilt, 888 sayfa, 2020

William Nordhaus – İklim Kumarı (2020)

İklimle ve ekolojiyle yaptığımız sonu gelmez kumar, insanlığı ve dünyayı nereye götürecek?

2018 Nobel Ödülü sahibi William Nordhaus, ateşle oynamaktan vazgeçmememiz halinde dünyayı nasıl bir felaketin beklediğini net bir şekilde açıklıyor ve bununla da yetinmeyerek bu felaketin önüne geçmek için neler yapabileceğimizi irdeliyor.

Nordhaus’un, insanlığın bu sorunla mücadele etmek için nasıl politikalar, ne gibi uygulanabilir çözüm yolları geliştirebileceğini irdelemesiyle büyük önem arz eden çalışması, aynı zamanda Kyoto Protokolü gibi erken dönemde geliştirilen çözümlerin karbondioksit salımını neden istenen düzeye getiremediğini de anlatıyor.

Nordhaus bununla da yetinmeyerek, küresel ısınmanın hızını azaltmada kullanılabilecek iktisat politikaları üzerinde de duruyor.

Sürdürülebilirlik, çevre ekonomisi ve küresel ısınma üzerine yürüttüğü uzun soluklu araştırmalarla bildiğimiz, onlarca kitaba imza atmış olan William Nordhaus’un, iklim değişikliğiyle mücadele politikaları içinde yer alan karbon vergisi ve fiyatı hakkındaki çalışmaları, alanında öncü kabul ediliyor.

Fizik, kimya ve iktisat alanlarındaki teori ve sonuçları harmanlayarak geliştirdiği model, günümüzde iklim ile ekonomi ilişkisini anlamak için yaygın şekilde kullanılıyor.

Nordhaus, 2018 yılında Paul Romer’la beraber ekonomi dalında Nobel Ödülü’ne layık görüldü.

  • Künye: William Nordhaus – İklim Kumarı, çeviren: Cesi Mizrahi, Doğan Kitap, ekoloji, 416 sayfa, 2020

Oliver Bullough – Paravatan (2020)

 

Paranın dili ve dini yok.

Vatanı da yok.

Bütün dillerin, dinlerin ve ülkelerin üstündedir para.

Oliver Bullough, muhteşem bir araştırmacı gazetecilik ürünü olan ‘Paravatan’da, dünyada kara para aklama trafiğinin nasıl işlediğini gözler önüne seriyor.

Bizi, kanunların işlemediği, devletlerin erişemediği süper zenginler ülkesi Paravatan’a doğru bir yolculuğa çıkaran Bullough, halkının parasını çalan devlet adamlarını, bu paranın aklanıp katlandığı zengin ülkeleri, dolandırıcıları ve onların beyaz yakalı yardakçılarını anlatıyor.

Avrupa ve ABD’nin “saygın” kurumlarının nasıl birer kara para aklama üssüne dönüştüğünü belgeler eşliğinde ortaya koyan çalışma, 21. yüzyılda paranın, gücün ve yozlaşmanın hikâyesi olarak okunabilir.

Kara para aklama sisteminin nasıl işlediğini yakından görmek isteyenlerin kaçırmaması gereken bir çalışma.

  • Künye: Oliver Bullough – Paravatan: Neden Dünyayı Hırsızlar ve Dolandırıcılar Yönetiyor ve Onlardan Nasıl Geri Alırız?, çeviren: Ayşegül Çetin, Domingo Kitap, siyaset, 392 sayfa, 2020