Nikolai I. Bukharin – Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi (2021)

Bolşevik Devrimi’nin en yetenekli liderlerinden olan Nikolai Bukharin’in ilk kez 1914’te yayımlanmış bu kitabı, Marksizmi modern akademik iktisadın temel öncülleriyle karşılaştıran öncü bir eser.

“Marksizm, güncel teorilere yönelik kapsamlı bir eleştiri inşa etmelidir.” diyen Bukharin,  bu eleştirinin sadece metodolojik değil, aynı zamanda sosyolojik temelli olması ve sistemin bütününü ele alması gerektiğini belirtiyor.

İdeolojik mücadele ile metodolojik mücadelenin birbirine nasıl bağlı olduğunu ortaya koymasıyla dikkat çeken ‘Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi’, burjuva ekonomi politiği, iktisat metodolojisi ve Marksizm ile ilgilenenler kadar modern burjuvazinin ideologlarını daha iyi anlamak isteyenler için de başvuru kaynağı niteliğinde.

  • Künye: Nikolai I. Bukharin – Aylak Sınıfın İktisadi Teorisi, çeviren: Pelin Tuştaş, Heretik Yayıncılık, iktisat, 2021

Catarina Belo – İbni Sina ve İbni Rüşd (2021)

Belirlenimcilik, dünyadaki her olayın ya da tözün başka türlü olamayacağı şekilde belirli ve zorunlu bir nedeni olması kuramı olarak tanımlanır.

Bu görüş, dünyayı katı bir zorunlu nedenselliğin yönettiğini varsayar ve buna göre her şey nedeni ya da nedenleri tarafından zorunlu biçimde koşullanır.

İşte bu kitap da, İbni Sina ve İbni Rüşd felsefelerinin, ezelden beri filozofların ilgisini çekmiş belirlenimcilik sorununa verdikleri özgün cevaplar üzerine usta işi bir karşılaştırma olarak okunabilir.

Ortaçağ İslam felsefesi uzmanı ve özellikle İbni Sina’nın ve İbni Rüşd’ün metafizik ve fizik görüşleri üzerine yaptığı çalışmalarla bildiğimiz Catarina Belo, İbni Sina ve İbni Rüşd’ün rastlantı, madde ve zorunluluk, göksel nedensellik ve öngörü üzerine görüşlerini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Belo, Aristotelesçi gelenek içinde yetişmiş ve İslami bir çevrede iş gören bu iki Müslüman filozofun belirlenimcilik karşısında nasıl konumlandığını derinlemesine karşılaştırırken, aynı zamanda Antik Yunan’dan günümüze felsefe tarihini de gözden geçiriyor.

  • Künye: Catarina Belo – İbni Sina ve İbni Rüşd: Belirlenimcilik ve Rastlantı, çeviren: Öndercan Muti, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 256 sayfa, 2021

Alain Badiou ve Nicolas Truong – Aşka Övgü (2021)

‘Aşka Övgü’, hedonizmin ve tüketimciliğin kuşattığı 21. yüzyıl modernliği karşısına yeni bir aşk anlatısı koyma girişimi.

Alain Badiou, Nicolas Truong ile birlikte kaleme aldığı bu kitabında, Rimbaud’nun “Aşkı yeniden icat etmeli, besbelli” sözünden yola çıkarak aşkı varoluşsal bir proje, sürekli gelişen bir hakikat arayışı olarak ele alıyor.

Kierkegaard, Platon, de Beauvoir ve Proust gibi isimlerin de karşımıza çıktığı çalışma, bizi, antikapitalist aşkın birleştirici gücüne yakından bakmaya, ondan korkmamaya, başkalarını keşfetmeye ve kendimize olan saplantımızdan uzaklaşmaya davet ediyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Bu dünyayı doğrudan, ötekiyle birlikte olmanın bana kazandırdığı mutluluğun kaynağı olarak görüyorum ben.”

“‘Seni seviyorum’ sözü şuna dönüşür: Senin benim yaşamım için oluşturduğun kaynak bu dünyada var. Bu kaynağın sularında, sevincimizi, öncelikle seninkini görüyorum. Mallarmé’nin şu şiirindeki gibi görüyorum onu: Döndün dalga içinde Çıplak sevincine.”

  • Künye: Alain Badiou ve Nicolas Truong – Aşka Övgü, çeviren: Orçun Türkay, Tellekt Kitap, felsefe, 72 sayfa, 2021

Kolektif – Marksizm Kılavuzu (2021)

Bu özgün çalışma, Marx’ın çalışmalarında kıyıda köşede kalmış yahut kendine yer bulamamış pek çok kavramı Marksizm bağlamında yeniden yorumluyor.

Burada ahlaki çoğulculuktan biyo-kapitalizme, büyük veriden kapitalizmi queerleştirmeye, kültürel Marksizmden madun çalışmalarına, prekaryadan postkolonyalizmin Marksist eleştirisine pek çok konu tartışılıyor.

Kitapta yer alan kısa makaleler, bunun gibi pek çok konuyu irdelediği gibi, değişen toplumsal ve politik dünyamız ışığında Marx’ın temel varsayımlarını sorgulama ve geliştirme çabasına da girişiyorlar.

  • Künye: Kolektif – Marksizm Kılavuzu: Kıyıdan Köşeden, derleyen: Krisis | Journal for Contemporary Philosophy Yayın Kurulu, çeviren: A. Kadir Gülen, Dipnot Yayınları, rehber, 368 sayfa, 2021

Alessandro Marzo Magno – Paranın İcadı (2021)

Ortaçağ ve Rönesans İtalya’sına uzanarak finans sisteminin kökenlerini aydınlatan güzel bir çalışma.

Alessandro Marzo Magno, içinde imparatorlar, ruhban sınıfı, finans dünyasının iplerini ellerinde bulunduran zengin aileler ve renkli kişiliklerin bulunduğu kitabında, paranın hikâyesini anlatıyor.

Magno burada,

  • Tüccar ve zanaatkârların tarih sahnesinde belirmesiyle gerçekleşen değişimi,
  • Madenî paranın ticari bir mala dönüşmesiyle tüccarın bankere evrilişini,
  • Darphanelerin, bankaların, sigorta ve kredi kuruluşlarının, kalpazanlığın ve tefeciliğin serüvenini,
  • Finans dünyasındaki yükselişler ve iflasları,
  • Ve iflasların beraberinde getirdiği kamu bankacılığıyla devletin bankere, bankanın ise devlete dönüşüm sürecini çarpıcı bir bakışla resmediyor.

Kitap işlediği önemli konuların yanı sıra, anlatısına dâhil ettiği renkli karakterleri ve ilginç anekdotlaryla da dikkat çekiyor.

  • Künye: Alessandro Marzo Magno – Paranın İcadı: Finans İtalyanca Konuşurken, çeviren: İ. Utku Kavasoğlu, Tellekt Kitap, iktisat tarihi, 304 sayfa, 2021

Görkem Doğan – Neoliberalizm, İşçiler ve Direniş (2021)

12 Eylül 1980 darbesi, bütün olanaklarıyla üzerine gitmesine rağmen işçi hareketini boğamadı.

Bu sayede 1990 kışındaki, ikisi de birbirinden etkili Büyük Madenci Yürüyüşü ve onun öncesinde de 89 Bahar Eylemleri yaşanabildi.

Ve yine bu sayededir ki acımasız neoliberal politikaları uygulamaya koyan ANAP iktidarı, tarihin çöplüğündeki yerini aldı.

İşte Görkem Doğan’ın bu harikulade çalışması da, işçilerin 80’lerdeki bu protesto döngüsünü çok yönlü bir bakışla anlamlandırmasıyla önemli.

Görkem burada,

  • Seksenli yıllardaki işçi hareketinin, işçilerin altmışlı ve yetmişli yıllardaki deneyimlerinden ve hatta kadrolarından nasıl yararlandığını,
  • İşçi hareketinin seksenlerin tam sonuna denk gelen bu yükselişinin ardındaki dinamikleri,
  • Netaş Grevi’nden itibaren ortaya çıkan pek çok küçük grev ve başka işçi eylemlerinden oluşan protesto döngüsünün nasıl adım adım yükseldiğini,
  • Bunun dönemin siyasal süreçleriyle nasıl ilintili olduğunu,
  • Bu kitle seferberliğinin ANAP iktidarının devrilmesine ne gibi katkılarda bulunduğunu,
  • Ve bu hareketin canlılığını doksanlı yılların başından itibaren kamu emekçilerinin sendikalaşma hareketi ve öğrenci hareketine devredişini ayrıntılı bir bakışla izliyor.

Kitap, seksenlerdeki bu protesto döngüsünü irdelediği kadar, bu deneyimden ne gibi dersler çıkarabileceğimiz üzerine de düşünüyor.

  • Künye: M. Görkem Doğan – Neoliberalizm, İşçiler ve Direniş: Özal’a Karşı Geleneksel Sendikanın Mücadelesi (1986-1991), çeviren: Akın Emre Pilgir, Tarih Vakfı Yurt Yayınları, tarih, 325 sayfa, 2021

Alessandro Barberodante – Dante (2021)

Hem Dante hakkında iyi bir biyografi, hem de Ortaçağ ruhu ve yaşantısı üzerine usta işi bir tarih okuması.

İtalyan tarihçi Alessandro Barberodante, ‘İlahi Komedya’nın büyük yazarı Dante Alighieri’nin hayatını ve düşünce yapısını, içinde yaşadığı çağ olan Ortaçağ’ın alışkanlıkları, gelenekleri ve siyaseti içinde ele alıyor.

Kitap aracılığıyla, bir tefecinin oğlu olarak dünyaya gelen ve edebiyat dünyasına girebilmek için inanılmaz mücadeleler vermek zorunda kalan Dante’nin görkemli hayatına daha yakından bakıyoruz.

Dante’yi hem bir sanatçı, hem de bir Ortaçağ insanı olarak anlatan Barberodante, bunu yaparken Ortaçağ dünyasının değerleriyle birlikte 14. yüzyıl İtalya’sının her yönden zengin atmosferini de gözümüzde yeniden canlandırıyor.

Pek çok kaynak ve incelikli analizlerle zenginleşmiş kitabı, sıra dışı bir ismin ve olağanüstü bir dönemin keyifle okunacak hikâyesi olarak öneriyoruz.

  • Künye: Alessandro Barberodante – Dante, çeviren: Kemal Atakay, Kronik Kitap, biyografi, 336 sayfa, 2021

Albert Einstein – Fikirler ve Görüşler (2021)

Albert Einstein, büyük bir bilim insanı olmasının yanı sıra, siyasi ve toplumsal konularla da yakından ilgiliydi.

Einstein’ın toplum, din ile bilim, fizik, siyaset, Yahudi sorunu, Almanya ve faşizm gibi konulara odaklandığı bu kitabı, kendisinin yazılarının en kapsamlı derlemesi.

Kitabın ilk bölümü, Einstein’ın toplum üzerine düşünceleri, din ile bilim karşılaştırmaları, Amerika incelemeleri ve bazı popüler fizik konuşmalarını barındırıyor.

İkinci bölüm, daha politik yazılardan oluşuyor.

Burada silahsızlanma sorunu, üretim ilişkileri, barış ve sosyalizm üzerine görüşleri yer alıyor.

Üçüncü bölümde Yahudi sorunu, dördüncü bölümde de Almanya ve faşizm üzerine yazılar bulunuyor.

Kitabın en dikkat çekici bölümü olan beşinci bölümünde ise, Türkçe hiçbir kaynakta yer almayan bilim yazılarından oluşuyor ve Einstein’ın bilim felsefesinin geniş bir özetini içeriyor.

Einstein bu bölümde kuramsal fiziğin temellerinden göreliliğe, kuantum kuramı hakkındaki çekincelerinden genel kütleçekim kuramına kadar en önemli fizik problemlerini masaya yatırıyor.

  • Künye: Albert Einstein – Fikirler ve Görüşler, çeviren: Aynur Özcan Gümüş, Alfa Yayınları, bilim, 376 sayfa, 2021

Kolektif – Sanat Tarihinin Elli Temel Metni (2021)

Okurun, sanat tarihinin temel dayanak ve güzergâhlarını daha iyi kavramak için muhakkak okuması gereken temel metinler, bu derlemede.

Diana Newall ve Grant Pooke’un derlediği özenli çalışmada, ilk zamanlardan çağdaş döneme kadar uzanan eserler ve konular üzerine kaleme alınmış elli eleştirel metin yer alıyor.

Bir yandan bizlere bırakılan kültürel mirası sorgulayan, farklı kuşaklardan yazarlara ait bu metinler, aynı zamanda kültürel mirasımıza ve arşivlerimize çoğulcu bir bakış açısıyla yaklaşmamıza olanak sağlıyor.

Sanat tarihine ilgi duyan herkesin kitaplığında bulunması gereken bir rehber.

  • Künye: Kolektif – Sanat Tarihinin Elli Temel Metni, derleyen: Diana Newall ve Grant Pooke, çeviren: Akın Emre Pilgir ve Ercan Tugay Akı, Ayrıntı Yayınları, sanat tarihi, 384 sayfa, 2021

Onur Kartal – Başkasının Politikası (2021)

“Başkalık” kavramı, nasıl olup da 20. yüzyıl felsefi düşüncesine yön veren isimlerin gündemine kurucu bir kategori olarak girdi?

Onur Kartal, Edmund Husserl, Martin Heidegger ve Emmanuel Levinas’ı merkeze alarak bu soruya yanıt arıyor.

Özellikle 20. yüzyılın ilk yarısında Avrupa kültürünün krizi, başka birçok alanda olduğu gibi felsefede de detaylıca masaya yatırıldı ve başkalık ile kriz arasındaki ilişki bu yoğunlaşma sürecinde belirginlik kazandı.

Onur Kartal da yukarıda isimlerini andığımız üç düşünürün bir yandan Avrupa kültürünün krizine çözüm ararken, öte yandan da bu çözümü “başkalık”la ve “başkası”yla nasıl ilişkilendirdiklerini derinlemesine tartışıyor.

  • Künye: Onur Kartal – Başkasının Politikası: Husserl, Heidegger, Levinas, Fol Kitap, felsefe, 296 sayfa, 2021