Maurizio Lazzarato — Devrimi Hatırlıyor musunuz? (2026)

Maurizio Lazzarato bu kitabında devrim fikrini nostaljik bir hatıraya değil, bugünü dönüştürme imkânı taşıyan canlı bir hafızaya bağlıyor. 20. yüzyıl devrimlerinin yenilgiyle sonuçlanmasının ardından sol düşüncenin sınıf siyasetini geri plana ittiğini, kimlik ve farklılık politikalarının ise çoğu zaman kapitalist düzenle uyumlu hale geldiğini savunuyor. Ona göre mesele, sınıf ile azınlık mücadelelerini karşı karşıya koymak değil, aralarındaki tarihsel ve stratejik bağı yeniden kurmak oluyor.

Yazar, “azınlık” kavramını yalnızca sayısal bir kategori olarak değil, iktidar ilişkilerine karşı konumlanış biçimi olarak ele alıyor. Feminist, göçmen, ırksal ya da queer mücadelelerin, kapitalizmin üretim ve tahakküm mekanizmalarından bağımsız düşünülemeyeceğini söylüyor. Kapitalizm sadece ekonomik bir sistem değil; aynı zamanda özne üreten, borçlandıran ve itaat yaratan bir makine olarak işliyor. Bu yüzden azınlık politikaları, sınıf mücadelesinden koparıldığında radikal potansiyelini yitiriyor.

Lazzarato, hafıza meselesine özel bir önem veriyor. Devrimlerin unutulması, yenilgilerin içselleştirilmesi ve mücadele deneyimlerinin silinmesi, kapitalist gerçekçiliğin güçlenmesine yol açıyor. Oysa devrimci hafıza, geçmişi romantize etmek için değil, kolektif eylem kapasitesini yeniden kurmak için gerekiyor. Yazar, özellikle 1968 sonrası dönemi analiz ederek, neoliberalizmin toplumsal hareketleri nasıl dönüştürdüğünü ve etkisizleştirdiğini tartışıyor.

‘Devrimi Hatırlıyor musunuz?: Azınlıklar ve Sınıflar’ (‘Se souvenir de la révolution: Minorités et classes’), sınıf ile azınlık arasındaki gerilimi aşmaya çalışan teorik bir müdahale niteliği taşıyor. Lazzarato, devrimin yalnızca ekonomik eşitlik talebi değil, aynı zamanda yaşam biçimlerinin, arzuların ve özneliklerin dönüşümü olduğunu vurguluyor. Bu yönüyle eser, çağdaş sol düşünce içinde hafıza, yenilgi ve yeniden kuruluş meselelerini merkezine alması bakımından önemli bir tartışma açıyor.

Maurizio Lazzarato — Devrimi Hatırlıyor musunuz?: Azınlıklar ve Sınıflar
Çeviren: Melis İnan, Münevver Çelik • Otonom Yayıncılık
Siyaset • 304 sayfa • 2026

Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali (2020)

Bugün her bebek, gözlerini Devlet “Ana”dan miras borçlara açıyor.

Sınıf mücadelesinin şimdi borç etrafında serpilip yoğunlaştığını belirten Maurizio Lazzarato da, Nietzsche, Deleuze, Guattari, Foucault ve Marx’ın fikirleri ışığında, neoliberal sistemin kamu borcuyla tüm toplumu nasıl borçlandırıp esir aldığını ortaya koyuyor.

Dünyanın dizginlerini ele geçirmiş neoliberal iktisada sıkı bir eleştiri olarak okunabilecek kitapta Lazzarato, borç dediğimiz olgunun kapitalist ekonomi için tehdit olmak bir yana, bizzat neoliberal projenin tam merkezinde bulunduğunu belirtiyor.

Lazzarato’ya göre, alacak-borçlu ilişkisi, sömürü ve tahakküm mekanizmalarını çaprazlama şiddetlendiriyor.

Zira bu ilişki, çalışanlar ile işsizler, tüketiciler ile üreticiler, çalışan ve çalışmayan nüfus yahut emekliler arasında hiçbir ayrım yapmıyor.

Bu kesimlerin tümü sermaye karşısında borçlu, suçlu ve sorumluyken, sermaye ise kendini Büyük Alacaklı, Evrensel Alacaklı olarak gösteriyor.

Borç ekonomisini ve onun tabi kılma politikasını kapsayan ve aşan borç ekonomisini analiz etmek için teorik araçlardan, kavramlardan yoksunduk.

‘Borçlandırılmış İnsanın İmali’, tam da bu boşluğu doldurmasıyla büyük öneme haiz.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali: Neoliberal Durum Üzerine Deneme, çeviren: Murat Erşen, Dergah Yayınları, siyaset, 143 sayfa, 2020

Maurizio Lazzarato – Marcel Duchamp ve İşin Reddi (2017)

Zamanı ve dünyayı hakkıyla yaşamak için tembelliği bir araç gibi nasıl kullanabiliriz?

İtalyan düşünür ve sosyolog Maurizio Lazzarato, Marcel Duchamp’ın yeni bir öznelliği yaratmanın ve var olan kapitalist dayatmayı aşmanın bir yolu olarak ortaya koyduğu “işin reddi” ve “tembel eylem” kavramlarını iktisadi ve felsefi birer kategori olarak yeniden yorumluyor.

Lazzaroto bunu yaparken, söz konusu kavramların kapitalist anlamda işin üzerimizde yarattığı baskıyla nefes alamaz hale geldiğimiz bugün için bize ne gibi mücadele imkânları sunabileceğini de irdeliyor. Ki kitabın en önemli katkısı da bu.

“Amaçlanan çalışmama özgürlüğü müdür yoksa çalışarak özgürlüğe kavuşmak mıdır?” sorusunun izini süren Lazzarato, mübadele, mülkiyet ve emek kavramlarının bir sorgulaması eşliğinde, bizi başka bir yaşam biçimi üzerine düşünmeye çağırıyor.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Marcel Duchamp ve İşin Reddi, çeviren: Sercan Çalcı, Kolektif Kitap, siyaset, 80 sayfa, 2017

Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali (2014)

Bugün her bebek, gözlerini Devlet “Ana”dan miras borçlara açıyor.

Sınıf mücadelesinin şimdi borç etrafında serpilip yoğunlaştığını belirten Maurizio Lazzaroti, Nietzsche, Deleuze, Guattari, Foucault ve Marx’ın fikirleri ışığında, neoliberal sistemin kamu borcuyla tüm toplumu nasıl borçlandırıp esir aldığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali, çeviren: Murat Erşen, Açılım Kitap

Maurizio Lazzarato – Videofelsefe (2017)

İtalyan post-işçici geleneğin önemli kuramcılarından Maurizio Lazzarato,

fordizmden post-Fordizme geçişte emek-sermaye arasındaki ilişkinin yeniden düzenlenmesi bağlamında bilhassa gayri maddi emek üzerine yaptığı çalışmalarla bilinir.

Yeni öznellik üretimi ve yeni direniş olanakları da, düşünürün odaklandığı diğer alanlar.

Lazzarato’nun ‘Videofelsefe’si ise, çağdaş kapitalizmde öznellik üretiminin hangi koşullarda gerçekleştiğini orijinal bir bakışla irdeliyor.

Video ve dijital teknolojilerin esas öğesinin görüntü değil zaman olduğunu belirten Lazzarato, video ile toplumsal zamanın, hatta varlığın dokusunun yeniden tasarlandığını savunuyor.

Bu yönüyle çağdaş kapitalizmde öznellik üretiminin zaman sentezleri, algı, duyum ve bellek üzerinden gerçekleştiğini söyleyen düşünür, buna karşı mücadelenin de tam da bu zemin üzerine inşa edilmesi gerektiğini belirtiyor.

Lazzarato, çağdaş kapitalizmde öznelliğin üretimine yakından bakmak ve buna uygun mücadele yöntemleri geliştirebilmek için Bergson’un zaman ontolojisini, Nietzscheci beden kuramını, Deleuze ve Guattari’nin kapitalizm eleştirisini ve Vertov’un sine-göz savaş makinesini irdeliyor.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Videofelsefe, çeviren: Şule Çiltaş Solmaz, Otonom Yayıncılık, felsefe, 240 sayfa

Jason Read – Sermayenin Mikropolitikası (2014)

Bugünün kapitalist üretim tarzı ile öznelliğin üretimi arasında ne gibi bir ilişki var?

Jason Read bu önemli çalışmasında, hem Marx’ın kavramlarında öznelliğin üretimine ilişkin ipuçlarını arıyor hem de Michel Foucault, Étienne Balibar, Jacques Rancière, Antonio Negri, Mario Tronti, Paolo Virno ve Maurizio Lazzarato’nun kışkırtıcı metinlerinde bunun nasıl boyutlandırılıp geliştirildiğini araştırıyor.

  • Künye: Jason Read – Sermayenin Mikropolitikası, çeviren: Ayşe Deniz Temiz, Metis Yayınları

Kolektif – Yapılar, Sistemler, Süreçler (2017)

Çağdaş Marksist düşünce, farklı kaynaklardan beslenme ve bu düşünce yapılarıyla diyaloga girerek onlardan öğrendikleriyle yoluna devam etme becerisine sahip.

Elimizdeki bu nitelikli kitap da, Marksist düşünceyi güncel görüşler bağlamında sorgulamaya açarak sağlam bir felsefi ve siyasal tartışma sunuyor.

Kitabın, bu bağlamda irdelediği kimi konular şöyle:

  • Teknolojik değişim,
  • Yeni jeopolitik oluşumlar,
  • Yeni ekonomi,
  • Güvencesizlik,
  • Neoliberalleşme,
  • Ekoloji

Bu güncel meseleleri kuram açısından irdeleyen kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Félix Guattari, Eric Alliez, Moishe Postone, Alan Lipietz, Paulin Hountondji, Maurizio Lazzarato, Silvia Federici ve Arif Dirlik.

  • Künye: Kolektif – Yapılar, Sistemler, Süreçler, hazırlayan: Andrew Pendakis, Jeff Diamanti, Nicholas Brown, Josh Robinson ve Imre Szeman, çeviren: Soner Torlak, Dipnot Yayınları, siyaset, 206 sayfa