Zafer Yılmaz – Yoksulları Ne Yapmalı? (2012)

  • YOKSULLARI NE YAPMALI?, Zafer Yılmaz, Dipnot Yayınları, siyaset, 420 sayfa

 

Zafer Yılmaz elimizdeki nitelikli çalışmasında, on dokuzuncu yüzyıldan bu yana sosyal bilimlerin önemli araştırma konularından biri olan yoksullar ve yoksulluğa odaklanıyor. Bu alanda yapılan çalışmaların çoğunda görüldüğü gibi, yoksulluğun, ekonomi ve sosyoloji çerçevesinden ziyade siyasal bir bakış açısıyla incelendiği kitap, belirsizlik, güvencesizlik, risk gibi kavramların yoksulluğa ilişkin sorunsalı nasıl ve niçin belirlediğini, bu kavramlar aracılığıyla yoksullarla nasıl mücadele edildiğini ve çalışma ilişkilerini belirsizleştirici süreçlerin günümüzde nasıl ve niçin yaygınlaştırıldığını araştırmasıyla ilgi çekiyor.

Sezai Coşkun – Esir Şehrin Hür İnsanı: Kemal Tahir (2012)

  • ESİR ŞEHRİN HÜR İNSANI: KEMAL TAHİR, Sezai Coşkun, Dergâh Yayınları, biyografi, 664 sayfa

 

Sezai Coşkun elimizdeki kitabında, roman ve öykü alanında ortaya koyduğu eserlerle Türkiye edebiyatının önde gelen isimlerinden biri olmayı başarmış Kemal Tahir’in hayat hikâyesini sunuyor. Üç bölümden oluşan kitabında Coşkun, ilk olarak, Kemal Tahir’in mektuplarından, dostlarının kaleme aldığı anılardan ve röportajlarından yararlanarak yazarın hayatını kronolojik olarak ortaya koyuyor. Kitabının ikinci bölümünde Kemal Tahir’in şiir, öykü ve romanlarını içerik ve yapı yönleriyle değerlendiren Coşkun, son bölümde de, yazarın gerek roman ve öykülerinde konu ettiği gerekse notlar halinde kalmış fikirlerini irdeliyor.

C. David Heymann – Elizabeth Taylor (2012)

  • ELIZABETH TAYLOR, C. David Heymann, çeviren: Feride Nilgün Aras, Turkuvaz Kitap, biyografi, 477 sayfa

 

New York Times gazetesi yazarı C. David Heymann, kaleme aldığı biyografilerle ünlenmiş isimlerden. Yazarın, dünya sinema tarihinin gelmiş geçmiş en önemli aktrislerinden olan Elizabeth Taylor üzerine kaleme aldığı elimizdeki biyogarifisinin de, bunda payı büyük. Kitabını hazırlarken, çok sayıda insanla görüşen, televizyon ve sinema arşivlerinden yararlanan Heymann, “menekşe gözlü” lakabı takılan bu Holywood yıldızının kapsamlı bir hayat hikâyesini sunuyor. Kitap, Taylor’un hayatının yanı sıra, Marilyn Monroe, Audrey Hepburn, James Dean, Charlie Chaplin, Truman Capote ve Michael Jackson gibi ünlü simaları da ağırlıyor.

Haydar Karataş – On İki Dağın Sırrı (2012)

  • ON İKİ DAĞIN SIRRI, Haydar Karataş, İletişim Yayınları, roman, 295 sayfa

 

Haydar Karataş, daha önce yayımlanan ‘Gece Kelebeği, Perperık-a Söe’de, Dersim katliamında yaşananları, canlı karakterler ve okuru etkisi altına alan bir atmosfer eşliğinde anlatmıştı. Karataş ‘On İki Dağın Sırrı’nda da, Dersim 1938’in öncesini, acılı bir coğrafyada yaşayıp, kendilerini bekleyen trajik bir geleceğe karşı çaresizce direnen insanların hikâyesini anlatıyor. Cumhuriyet öncesi ve sonrasına uzanan kurgu, bir yandan gündelik hayatlarını hiçbir şey olmayacak gibi yaşayan, beri yandan adım adım gelen felaketi de hisseden Dersimlilerin; Kürtler, Ermeniler, Kızılbaşlar, köylüler ve çocukların gözünden anlatıyor.

Jim Al-Khalili – Paradoks (2012)

  • PARADOKS, Jim Al-Khalili, çeviren: Cem Duran, Domingo Yayıncılık, bilim, 208 sayfa

Kuantum fizikçisi Jim Al-Khalili ‘Paradoks’ta, bilim dünyasının en büyük dokuz bilmecesini çözüyor. Kitaptaki bilmeceler şöyle: Yarışma programı paradoksu, aşil ve kaplumbağa, Olbers paradoksu, Maxwell’in cini, ahırdaki sırık paradoksu, ikizler paradoksu, dede paradoksu, Laplace’ın cini paradoksu ve Schrödinger’in kedisi paradoksu. Gerçek paradoksu, kısırdöngüsel ve kendisiyle çelişen bir sava yol açan, veya mantıksal açıdan imkânsız bir durum doğuran ifade olarak tanımlayan Al-Khalili, ilkin, sırf basit mantık kullanarak birkaç paradoksla eğlendikten sonra, tanınmış birkaç fizik paradoksunu açıklıyor ve onları çözümlüyor.

Doğan Özlem – Kültür Bilimleri ve Kültür Felsefesi (2012)

  • KÜLTÜR BİLİMLERİ VE KÜLTÜR FELSEFESİ, Doğan Özlem, Notos Kitap, felsefe, 279 sayfa

 

Doğan Özlem’in ‘Kültür Bilimleri ve Kültür Felsefesi’, her şeyden önce Türkiye’deki bilim felsefesi araştırmalarında ağırlığını hissettirmiş pozitivist ve neopozitivist geleneğin yarattığı tek yanlı bakış açısıyla hesaplaşmaya girişmesiyle dikkat çekiyor. Bu yaklaşımın, “bilim” kavramını “doğa bilimi” kavramıyla özdeşleştirerek, kültür bilimlerini dışladığını savunan Özlem, kültür bilimlerinin birincilliğinden yana tavır alarak bu alandaki tartışmayı genişletiyor. Özlem çalışmasında, bilgi ve bilimde olguculuk, tin bilimleri, kültürün anlamları, sistematik kültür felsefesi ve kültür kuramları gibi konuları irdeliyor.

Jonathan Schnneer – Balfour Deklarasyonu (2012)

  • BALFOUR DEKLARASYONU, Jonathan Schnneer, çeviren: Ali Cevat Akkoyunlu, Kırmızı Kedi Yayınevi, tarih, 439 sayfa

 

Jonathan Schnneer elimizdeki çalışmasında, Arap-İsrail çatışmasını daha karmaşık hale getirdiği gibi, genel olarak Ortadoğu’da bitmek bilmeyen bir sorunlar yumağını da beraberinde getirmiş Balfour Deklarasyonu sürecini anlatıyor. Bilindiği gibi deklarasyon, Lloyd George’un başbakanlığındaki İngiliz savaş kabinesinde dışişleri bakanı Arthur James Balfour’un girişimiyle başlatılmıştı. 1917 yılındaki söz konusu deklarasyon, Filistin’de İsrail’in kurulmasıyla sonuçlanmıştı. Schnneer, deklarasyonun temelinde entrika ve ikiyüzlülük olduğu için, deklarasyona giden yolun salt muzaffer bir süreç olarak değerlendirilemeyeceğini söylüyor.

Sarah Thornton – Sanat Dünyasında Yedi Gün (2012)

  • SANAT DÜNYASINDA YEDİ GÜN, Sarah Thornton, çeviren: Mine Haydaroğlu, Yapı Kredi Yayınları, sanat, 277 sayfa

 

Sarah Thornton bu çalışmasında, dünyanın önemli çağdaş sanat merkezlerinde geçirdiği yedi günü anlatıyor. Sanat dünyasını; sanatçı, sanat simsarı, küratör, eleştirmen, koleksiyoner ve müzayede evi eksperi gibi, altı ayrı bakış açısından ele alan kitap, “Günümüzde sanat neden bu kadar popüler hale geldi?” sorusunun yanıtını arıyor. Yazar, buna gerekçe olarak da, eskisine göre eğitimli sayısının artmasını; kitap okur-yazarlığının düşmesiyle birlikte görsel kültürün yükselişe geçmesini ve fahiş fiyatlarla satılan sanat ürünlerinin medyada haber niteliği kazanmasının sanatı bir lüks meta ve statü sembolü haline getirişini gösteriyor.

Henry Christmast – İstanbul ve Ege Yollarında (2012)

  • İSTANBUL VE EGE YOLLARINDA, Henry Christmast, çeviren: Mustafa Özbaş, Kitap Yayınevi, gezi, 150 sayfa

 

Ünlü bir nümizmat da olan Henry Christmast, 1851’de yayımlanan ‘İstanbul ve Ege Yolları’nda da, Mayorka’dan Hierapolis’e uzun soluklu bir yolculuğa çıkıyor. Yunanistan ve İonya, İstanbul, İzmir civarı, Magnesia, Trallis, Pergamon, Menemen, Bergama, Soma, Kırkağaç, Sardeis, Marmara, Philadelpheia ve Laodikeia, bu yolculukta karşımıza çıkan diğer duraklar. On üç bölümden oluşan seyahatnamesinde, gezip gördüğü kiliseler üzerinden teolojik tartışmalara da giren Christmast, döneme dair önemli bir kaynak olan seyahatnamesinde Türkiye’de hoşgörü, evlerin mimari yapısı ve dervişlik kültürüne dair gözlemlerde de bulunuyor.

Sezai Balcı – Giresun Rumları ve Gayrimüslim Bir Belediye Başkanı: Kaptan Yorgi Konstantinidi Paşa (2012)

Sezai Balcı elimizdeki çalışmasında, 1885-1904 arasında, Giresun’da aralıksız olarak en uzun süre belediye başkanlığını yapmış, bölgenin Rum okullarıyla ilgili çalışmalar yürütmüş Kaptan Yorgi’nin hayat hikâyesini sunuyor.

Yazar, Kaptan Yorgi’nin hikâyesini de, kendisinin de mensubu olduğu ve 19. yüzyılda büyük bir atılım gösteren Giresunlu Rum tüccar grupların faaliyetleri ekseninde veriyor.

Dönemin Giresun Rumlarının demografik durumu; Rum eğitim kurumları; Pissanos ailesi, Fot ailesi ve Mavridiler gibi, yörenin önde gelen aileleri ve Giresun’dan Rusya’ya gayrimüslim göçü, Balcı’nın ele aldığı diğer konular.

  • Künye: Sezai Balcı – Giresun Rumları ve Gayrimüslim Bir Belediye Başkanı: Kaptan Yorgi Konstantinidi Paşa, Libra Kitap, tarih, 204 sayfa, 2012