İsmail Kılınç – Çöp Ekonomisi (2012)

  • ÇÖP EKONOMİSİ, İsmail Kılınç, Epos Yayınları, iktisat, 133 sayfa

 

İsmail Kılınç ‘Çöp Ekonomisi’nde, modern kapitalist tüketimin vardığı aşırı boyutu çöpler ya da daha kibar adıyla “atıklar” üzerinden izliyor. Kitap, büyük sanayi kuruluşlarının, bugünkü dünyada çöpü nasıl dev bir sektör haline getirdiğini ortaya koymasıyla dikkat çekiyor diyebiliriz. Kılınç, tüketim çılgınlıkları ve büyük işletmeleri nedeniyle dünyayı en çok kirleten zenginlerin, “geri dönüşüm”, “kazanım” adı altında ucuz hammade, dolayısıyla yüksek kâr peşinde olduğunu gözler önüne seriyor. Kitapta, çöplerin türlerinden çöp işletmeciliğine, çöp ekonomisinden Türkiye’de çöp olgusuna kadar birçok konu yer alıyor.

Ha-Joon Chang – Sanayileşmenin Gizli Tarihi (2012)

  • SANAYİLEŞMENİN GİZLİ TARİHİ, Ha-Joon Chang, çeviren: Emin Akçaoğlu, Epos Yayınları, siyaset, 298 sayfa

 

Cambridge Üniversitesi Ekonomi Bölümü’nde öğretim üyesi olan Ha-Joon Chang, ‘Sanayileşmenin Gizli Tarihi’nde, sanayi devriminden günümüzün küreselleşme sürecine ekonomi alanında yaşanan gelişmeleri anlatıyor. Kitabı özgün kılan hususların başında, ekonomi alanında varlığını sürdüren standart, egemen doktrinlerin güçsüz ülkeler ve halklara nasıl ciddi zararlar verdiğini, kolay anlaşılabilir bir üslup ve canlı örneklerle ortaya koyması. Küresel serbest ticaret dogmasıyla hesaplaşan Chang’in çalışması, kapitalizmin ve küreselleşmenin gerçek tarihini gözler önüne sererken, daha iyi bir gelecek için alternatifler de sunuyor.

Behzat Şahin – Cibalikapı Balıkçısı’ndan (2012)

  • CİBALİKAPI BALIKÇISI’NDAN, Behzat Şahin, İş Kültür Yayınları, yemek, 292 sayfa

 

Behzat Şahin, meşhur lokantalarımızdan Cibali Balıkçısı’nı, 2001 yılında Haliç’te üç katlı ahşap bir binada açtı. Şahin’in yazıp fotoğrafladığı elimizdeki kitap, Cibalikapı Balıkçısı’ndan ot, meze, ara sıcak, balık, salata, ekmek, tatlı, likör ve kahve tariflerine yer veriyor. Şahin’in yıllar süren araştırmalarının sonucu olan çalışma, Abudaraho, Topik ve Ermeni Usülü Pilaki gibi tariflerden de anlaşılacağı gibi, Anadolu’nun çeşitli tatlarının farkında olması ve onların etnik kimliklerine saygı duymasıyla nitelikli bir yemek kitabı. Kaliteli baskısıyla dikkat çeken kitapla birlikte bir Rembetiko CD’si de veriliyor.

Ray Bradbury – Yakma Zevki (2012)

  • YAKMA ZEVKİ, Ray Bradbury, çeviren: Murat Özbank, İthaki Yayınları, öykü, 479 sayfa

 

Amerikalı yazar Ray Bradbury’e dünya çapında ün kazandıran romanı, devletin yasakladığı kitapları yakmakla görevlendirilen bir “itfaiyeci”nin anlatıldığı ‘Fahrenheit 451’di. ‘Yakma Zevki’nde ise, Brarbury’nin henüz yukarıdaki kült eseri yayımlamadan önce kaleme aldığı öyküleri bir araya getiriyor. Buradaki öyküler, Bradbury’nin yazma serüvenindeki önemli bir aşamaya tekabül ettikleri gibi, daha sonra ‘Fahrenheit 451’in yer alacak temaların da müjdecisi niteliğinde. Öyküler ayrıca, 1950’li yılların Amerikan toplumunun siyasal tavırları, gelecekten beklentileri ve kaygıları konusunda da önemli ipuçları barındırıyor.

Nadire Berker ve Selim Yalçın – İmparatorluktan Cumhuriyet’e Tıbbiye’nin ve Bir Tıbbiyelinin Öyküsü (2012)

  • İMPARATORLUKTAN CUMHURİYET’E TIBBİYE’NİN VE BİR TIBBİYELİNİN ÖYKÜSÜ, Nadire Berker ve Selim Yalçın, İş Kültür Yayınları, biyografi, 306 sayfa

 

İki yazarlı elimizdeki kitap, Türkiye’de Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Hekimliğinin kurucusu olan Ordinaryüs Profesör Doktor Osman Cevdet Çubukçu’nun yaşamını anlatıyor. Kitabı ilgi çekici kılan hususların başında da, Çubukçu’nun hayatı üzerinden Türkiye’de üniversitenin temelini oluşturan Tıbbiye’nin iki yüz yıllık kuruluş ve gelişme serüveninin kapsamlı bir öyküsünü sunması. Çubukçu’nun yurtdışında tıp eğitimi alması, 1930’larda Tıp Fakültesi içinde çağdaş bir klinik kurması ve Türkiye’de Fizik Tedavi dalının gelişmesine yaptığı büyük katkıları ele alan kitap, arka planda da, yaşanan tarihi gelişmelere yer veriyor.

Roberto Bolaño – 2666 (2012)

  • 2666, Roberto Bolaño, çeviren: Zeynep Heyzen Ateş, Pegasus Yayınları, roman, 992 sayfa

 

Şilili ünlü romancı Roberto Bolaño, ‘2666’yı ölmeden kısa bir süre önce bitirdi. Bolaño, nihayet Türkçeye çevrilen bu romanında, Teksas sınırındaki Ciudad Juarez’de yüzlerce kadının vahşi bir şekilde öldürülmesinden yola çıkarak kötülüğün sıradanlaşmasını, kendi kendini canlı canlı yiyen aç bir toplumu anlatıyor. Bolaño, sıradan bir gazete haberiyle adım adım anlatmaya koyulduğu bu cinayetleri destan-romanının omurgasına yerleştirirken, farklı dünyalara ait çok sayıda karakteriyle de, Güney Amerika, ABD ve Avrupa gelenekleri, modernizmin vahşi gerçekliği ve küreselleşmiş, dayanağını yitirmiş bir dünyayla hesaplaşıyor.

Bruce D. Perry ve Maia Szalavitz – Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk (2012)

  • KÖPEK GİBİ BÜYÜTÜLMÜŞ ÇOCUK, Bruce D. Perry ve Maia Szalavitz, çeviren: Elif Söğüt, Okuyan Us Yayınları, psikoloji, 300 sayfa

 

‘Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk’, yaşanmış olaylardan yola çıkarak problemli çocuklara dair bir dizi hikâye anlatıyor ve bunlardan çıkarılabilecek dersleri araştırıyor. Burada hikâyeleri anlatılan çocukların ortak özelliği, çoğunun kaos, yoksunluk ve şiddetle dolu bir hayat sürmesi. Okur, kitapta anlatılan öykülerle, çocukların insan olmayı ne şekilde öğrendiklerini, ebeveynleri tarafından belirli kalıplara uymaya nasıl zorlandıklarını, empatinin onlarda nasıl oluştuğunu, hangi şartların çocukları zalimlik ve kayıtsızlığa sürüklediğini ve travmanın çocuklar dünyasında bıraktığı etkileri açık bir şekilde görebiliyor.

Öner Ünalan – Dil Günlüğü (2012)

  • DİL GÜNLÜĞÜ, Öner Ünalan, Evrensel Yayınları, dil, 200 sayfa

2011’de hayata veda eden Öner Ünalan, felsefe, bilim, edebiyat ve dil alanlarında çalışmış, ayrıca Karl Marx, Friedrich Engels, Charles Darwin, Albert Einstein ve Lenin’in kitaplarını yetkin bir çeviriyle Türkçeye kazandırmıştı. Yazılarını Ragıp Gelencik takma adıyla yazan Ünalan’ın ‘Dil Günlüğü’ ise, dile ilişkin gözlemler, izlenimler, anılar, düşünceler ve eleştiriler barındırıyor. Ünalan’ın 1970’lerden itibaren başladığı dil günlükleri, buyurgan bir tutum takınmış Türk Dil Kurumu’nun bitmek bilmez yanlışlarını düzeltmeye çalıştığı gibi, Türkçenin yaşadığı güncel sorunların nasıl aşılabileceğini de irdeliyor.

Hüseyin Aygün – Dersim 1938 Ve Hacı Hıdır Ataç’ın Defteri (2012)

  • DERSİM 1938 VE HACI HIDIR ATAÇ’IN DEFTERİ, Hüseyin Aygün, Dipnot Yayınları, tarih, 214 sayfa

 

Hüseyin Aygün elimizdeki kitabında, 2006 yılında hayata veda eden Hacı Hıdır Ataç’ın tuttuğu defter üzerinden 1938’de yaşanan Dersim katliamının izini sürüyor. Ataç, 1938 katliamına yakalandığında on iki yaşındaydı. Babası ve kardeşleri Nazımiye’nin Pax nahiyesinin altındaki dereye doğru ölüme götürüldükleri yürüyüşe çıktıklarında o, annesi ve kundaktaki kardeşi ile kaldıkları köyden bir önceki gece ayrılmışlar. Ataç, bu sürece dair tanıklığını elimizdeki deftere kaydedetmiş. Aygün’ün çalışması, söz konusu defterin yanı sıra, ilk kez yayımlanan belge, rapor ve haritalar eşliğinde Dersim’de 1938’de yaşananları ortaya koyuyor.

Anne Phillips – Demokrasinin Cinsiyeti (2012)

  • DEMOKRASİNİN CİNSİYETİ, Anne Phillips, çeviren: Alev Türker, Metis Yayınları, siyaset, 209 sayfa

 

Feminist siyaset teorisinin önde gelen temsilcilerinden Anne Phillips ‘Demokrasinin Cinsiyeti’nde, demokrasinin, toplumsal cinsiyet olarak kadınları da içerecek şekilde dönüştürülüp dönüştürülemeyeceğini irdeliyor. Feminizm ve demokrasi arasındaki gerilimleri saptayarak çalışmasına başlayan Phillips, liberal demokrasi, katılımcı demokrasi ve yurttaş cumhuriyetçiliğine yöneltilen feminist eleştirileri inceliyor. Kadın hareketinin katılımcı bir demokrasi olarak deneyimini de aktaran Phillips, yerel ve ulusal politikada kadınların yetersiz temsil edilmelerinin yarattığı sorunlar ile buna dair çözüm önerilerini sunuyor.