Yvette Biro – Sinemada Zaman (2011)

  • SİNEMADA ZAMAN, Yvette Biro, çeviren: Anıl Ceren Altunkanat, Doruk Yayınları, sinema, 274 sayfa

 

Yvetto Biro ‘Sinemada Zaman’da, modern sinemada ritim ve temponun rolünü irdeliyor. Sinemada zamanın ele alınışının girift ve ayrıntılı olduğunu belirten Biro, filmde koşuşturan ve akan hareketlerin karşılıklı bağını ve bağımlılığını ortaya koyuyor. Bu ilişkiyi “Türbülans” ve “Akış” terimleriyle açıklayan yazar, sinemadaki olayların ve duyguların değişen ritmik vuruşunun, yapıtın genel tonunu ve doğasını da etkileyecek güçte olduğunu savunuyor. Biro’nun çalışmasını ilgi çekici kılan bir yön de, sinemada hızlı tempo kullanma modasının karşısına yavaşlamanın estetik, kültürel ve varoluşsal yararlarını koyarak bir tartışma açıyor olması.

Göran Therborn – Marksizmden Post-Marksizme (2011)

  • MARKSİZMDEN POST-MARKSİZME, Göran Therborn, çeviren: Devrim Evci, Dipnot Yayınları, siyaset, 227 sayfa

 

Cambridge Üniversitesi’nde Sosyoloji Kürsüsü Başkanı olan Göran Therborn nitelikli incelemesi ‘Marksizm ve Post-Marksizm’de, Marksist geleneğin uzun yolculuğunda karşısına çıkmış olan geçit, iniş ve çıkmazları anlatıyor. Marksizme dair bir yol haritası ve pusula olarak düşünülebilecek kitap, erken 21. yüzyılın sol siyasî pratik ve düşüncesini önceki yüzyılın sosyal zeminine oturtması ve sol düşüncenin yüzyılın başında Kuzeyde sergilediği gelişmenin sistematik bir panoramasını vermesiyle dikkat çekiyor. Therborn bunu yaparken de, modernite, postmodernizm ve post-Marksizm konusunda varolan tartışmalara çağdaş bir bakış açısıyla yaklaşıyor.

Marcus du Sautoy – 1 Asal Sayı 1 Kareköke Dedi ki (2011)

  • 1 ASAL SAYI 1 KAREKÖKE DEDİ Kİ, Marcus du Sautoy, çeviren: Utku Umut Bulsun, Kırmızı Kedi Yayınevi, hobi, 288 sayfa

Matematik, bazılarımız için korku kaynağı. Oysa Marcus du Sautoy’un elimizdeki kitapta gösterdiği gibi, dikkatli bir gözle bakıldığında matematik hayatın her alanında önemli yer kaplıyor. Kitabın her bölümünde matematik oyunları ve bulmacaları karşımıza çıkıyor; ayrıca her bölümün sonunda, tüm zamanların çözülememiş bazı büyük problemlerine yer veriliyor. Bu çözülemeyen bulmacaları çekici kılan bir husus da Amerikalı iş adamı Landon Clay’in, bu beş problemden herbiri için, çözümünü bulana bir milyon dolar ödül vermesi. Kitap, hem matematiğin keyifli yönlerine tanık olmak hem de bu problemlerle kendini sınamak isteyenler için iyi fırsat.

Ephrem-Isa Yousif – Mezopotamya’nın Yıldız Şehirleri (2011)

  • MEZOPOTAMYA’NIN YILDIZ ŞEHİRLERİ, Ephrem-Isa Yousif, çeviren: Nihat Nuyan, Avesta Yayınları, tarih, 158 sayfa

 

Mezopotamya ve Süryani kültürü konulu çalışmalarıyla bilinen Ephrem-Isa Yousif, ‘Mezopotamya’nın Yıldız Şehirleri’nde, tarihi havzayı besleyen kaynaklardan Urfa, Nusaybin, Diyarbakır, Mardin, Erbil, Kerkük, Süleymaniye ve Duhok’u anlatıyor. Kürtlerin çoğunluğu oluşturduğu sekiz şehrin ortak yönlerinden biri de, Türk, Arap ve Asuri-Keldani-Süryani gibi halklara da ev sahipliği yapması. Yousif, söz konusu şehirlerin tarihini araştırırken, bu şehirlerle yolu kesişmiş ünlü seyyahların anlatımlarından da olabildiğince yararlanıyor. Kitap, yazarının, Süryani dilinin ve kültürünün köklerine doğru yaptığı bir yolculuk olarak da düşünülebilir.

Mehmet Ö. Alkan, Tanıl Bora ve Murat Koraltürk (der.) – Mete Tunçay’a Armağan (2007)

  • METE TUNÇAY’A ARMAĞAN, Derleyenler: Mehmet Ö. Alkan, Tanıl Bora ve Murat Koraltürk, İletişim Yayınları, armağan, 760 sayfa

 

‘Mete Tunçay’a Armağan’, Türkiye sosyal bilimler alanının önemli isimlerinden biri olan Tunçay’ın üç temel çalışma alanı gözetilerek hazırlanmış. Siyasal düşünceler tarihi ve siyasetbilimi teorisi; Türkiye’de solun ve sol düşüncenin tarihi; Türkiye’de erken Cumhuriyet dönemi ve Tek-Parti rejimi, Tunçay’ın araştırma, derleme ve çevirileriyle katkıda bulunduğu üç alan. Kitabın armağan yönünüyse, Tunçay’ın bu üç ilgi alanına dair birçok akademisyen ve yazar tarafından kaleme alınan makaleler oluşturuyor. Derleme bunun yanı sıra, Tunçay hakkında kaleme alınmış yazılara, özgeçmişine, kaynakçasına ve kendisiyle yapılmış bir söyleşiye de yer veriyor.

Sandra Gregory ve Michael Tierney – Bir Kızınız Olduğunu Unutun (2007)

  • BİR KIZINIZ OLDUĞUNU UNUTUN, Sandra Gregory ve Michael Tierney, çeviren: Zehra Savan, Everest Yayınları, anı, 400 sayfa

 

İngiltere’de doğan Sandra Gregory 25 yaşındayken Tayland’a gitmiş ve burada öğretmen olarak çalışmıştı. Gregory’nin hayatı, 1993 yılında eroin kaçakçılığından hapse girip, 25 yıllık cezasının yedi buçuk yılını cezaevinde geçirmesiyle cehenneme döndü. Gregory anlık bir kararla, 89 gram eroini kaçırmayı kabul etmiş, ardından yakalanmıştı. İşte, Gregory’nin “aileme bu korkunç kararı neden aldığım sorusunun cevabını vermeye çalıştım” dediği ‘Bir Kızınız Olduğunu Unutun’ kitabı, cezaevindeki hayatına dair anılarından oluşuyor. Kitap, yazarın Tayland’dan İngiltere’ye uzanan bu trajik hikâyesinin paralelinde ailesinin yaşadıklarına da yer veriyor.

Gökhan Yavuz Demir ve Alper Kanca (ed.) – Kızlar ve Babaları (2011)

  • KIZLAR VE BABALARI, editör: Gökhan Yavuz Demir, Alper Kanca, Paradigma Yayıncılık, kadın, 445 sayfa

 

Paradigma yayınları 2010 Haziranında, oğulların babalarını anlattığı bir kitap yayımlamıştı. Bu projenin devamı olan ‘Kızlar ve Babaları’ adlı elimizdeki kitap için de, rahatlıkla Türkiye’de bir ilk denebilir. Zira burada, elli altı kadının babalarına dair yazıları yer alıyor. Burada Anjelika Akbar, Nazlı Eray, Feyza Hepçilingirler, Işıl Özgentürk, Cihan Aktaş, Suzan Samancı, Meral Akşener, Nazan Bekiroğlu, Sevin Okyay, Berrin Karakaşlı, Özge Atay Canbek ve Nevval Sevindi gibi, farklı yaşlardan, farklı mesleklerden ve tabi farklı politik duyarlılıklardan kadınların anlatımlarına yer verilmesi, çalışmayı ayrıca nitelikli kılıyor. Kızların babalarına daha düşkün olduğu ve onların, babalarını erkek çocuklara nazaran daha iyi anlattığı kabul gören görüşlerden. Bu kitap, bir anlamda bu tezi de sınavdan geçiriyor.

Hatice Şebnem Seçer – Çalışan Anneler ve Çalışan Annelere Yönelik Ayrımcılık (2011)

  • ÇALIŞAN ANNELER VE ÇALIŞAN ANNELERE YÖNELİK AYRIMCILIK, Hatice Şebnem Seçer, Altın Nokta Yayınevi, kadın, 270 sayfa

 

Çalışan annelere ilişkin özellikle Anglo-Sakson kaynaklı literatür, ağırlıklı olarak çalışan annelerin yaşadıkları rol çatışmasına, iş-aile yaşamı etkileşimine ve uzlaşımına odaklanır. Hatice Şebnem Seçer elimizdeki çalışmasında, söz konusu anlayıştan farklı olarak, çalışan kadının “anne” olmaktan dolayı iş yaşamında farklı bir muamele görmesinin temel nedenlerini ve çalışan annenin buna verdiği tepkileri irdeliyor. Seçer, çalışan annelere yönelik cinsiyet ayrımcılığı ve bu ayrımcılığa tepkiyi de, on dört akademisyen anne ile gerçekleştirdiği görüşmeler yoluyla değerlendiriyor. Annelik olgusu ve çalışan anne kavramının açıklanmasıyla başlayan kitap, kadınların annelik ve işi birlikte yürütmeye çabalarken, iktidarın bilendiği iş yaşamında ayakta kalmak için verdikleri mücadeleyi, bilimsel bir yaklaşımla irdeliyor.

Alev Alatlı – Funda’nın Mutfak Rehberi (2011)

  • FUNDA’NIN MUTFAK REHBERİ, Alev Alatlı, Alfa Yayınları, yemek, 712 sayfa

 

Alev Alatlı’yı ünlü bir yazar olarak biliriz. Bu kitap da, kendisinin mutfakta da epeyi hünerli olduğunu ortaya koyuyor. Alatlı çalışmasında, yemek tariflerini okurlarıyla paylaşmakla yetinmiyor. Kendisinin asıl amacı, derli toplu, pratik bir mutfak rehberi ortaya koymak. Kariyer sahibi genç kadınları gözeterek kitabını tasarlayan Alatlı, zamanın yemek yapımı konusunda nasıl organize edilebileceği konusunda da bazı ipuçlarını veriyor. Alatlı’nın kitabını ilgi çekici kılan hususlardan biri ise, özel günler, bayramlar, yeni yıl kutlamaları, kandiller, Sevgililer Günü, Dünya Kadınlar Günü, Hıdrellez, Anneler Günü ve Babalar Günü gibi, belli başlı anma günlerine göre yemek menüleri barındırması. Kaliteli bir baskıyla yayımlanan kitap, klasik Türk mutfağı ve dünya mutfağından yedi yüzü aşkın yemek tarifi barındırıyor.

Mustafa Kaçar, M. Şinasi Acar ve Atilla Bir – Takiyüddin’in Gözlem Araçları (2011)

  • TAKİYÜDDİN’İN GÖZLEM ARAÇLARI, Mustafa Kaçar, M. Şinasi Acar ve Atilla Bir, İş Kültür Yayınları, inceleme, 176 sayfa

 

‘Takiyüddin’in Gözlem Araçları’, 1526-1585 arasında yaşamış Osmanlı astronomu Takiyüddin er-Râsid’in gözlem araçlarının teknik yorumundan ve Takiyüddin’in ‘Âlat-ı Rasadiyye li Zîc-i Şehinşâhiyye’ adlı eserinin tıpkıbasımından oluşuyor. Kitap, Osmanlı astronomisinin gelişiminin ele alındığı ve Takiyüddin’in astronomi konusundaki çalışmalarının incelendiği bir girişle açılıyor. Söz konusu kitabın günümüz Türkçesiyle metni ve yorumunun da yer aldığı çalışmada, eserin, Kandilli Rasathanesi, Bibliothèque Nationale de France, Topkapı Sarayı Müzesi ve İstanbul Üniversitesi kütüphanelerinde bulunan farklı nüshalarının tıpkıbasımları da bulunuyor.