Susan Buck-Morss – Hegel, Haiti ve Evrensel Tarih (2012)

  • HEGEL, HAİTİ VE EVRENSEL TARİH, Susan Buck-Morss, Metis Yayınları, inceleme, 172 sayfa

 HEGEL

Susan Buck-Morss, yayınlandığı günlerde önemli tartışmaları da ateşleyen elimizdeki makaleleri, tarih ile felsefe arasındaki sınırda duruyor. Yazar, kitabının ilk makalesi olan ‘Hegel ve Haiti’de, Haiti devrimini, Hegel’in “efendi-köle” diyalektiği bağlamında ele alıyor. Burada Avrupamerkezciliği eleştiren Buck-Morss’un tartışma yaratmasının en önemli nedenlerinden biri, Batı modernliğinin mirasını merkezinden edip modernliği evrensel bir yönelim olarak değerlendirmesiydi. Kitabın ‘Evrensel Tarih’ başlıklı ikinci makalesi ise, Buck-Morss’un, ilk makalesine getirilen eleştiri ve yorumlara verdiği yanıtlardan oluşuyor.

Selahattin Hilav – Diyalektik Düşüncenin Tarihi (2012)

  • DİYALEKTİK DÜŞÜNCENİN TARİHİ, Selahattin Hilav, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 254 sayfa

 DIYALEKTIK

Selahattin Hilav ‘Diyalektik Düşüncenin Tarihi’nde, diyalektik düşüncenin tarihsel gelişimini geniş bir kapsamda değerlendiriyor. Eski Hint öğretilerinden başlayarak Doğu fikriyatında diyalektik düşüncenin izini süren Hilav, ardından Herakleitos, Zenon, Sokrates, Platon ve Aristoteles gibi Antikçağ düşünürlerinin diyalektiğe bakışına odaklanıyor. Pierre Abelard, Eckhart, Nicolaus Cusanus ve Böhme gibi isimler üzerinden Ortaçağ’da diyalektik düşünceyi inceleyen Hilav, buradan klasik Alman felsefesinden Kant, Goethe, Fichte ve Schelling’e uzanıyor. Hegel’in diyalektik yaklaşımını ayrı bir bölümde ele alan yazar, diyalektiğin idealist temellerini, 19. yüzyılın ikinci yarısında ve 20. yüzyılın başlarında diyalektik düşünceyi, maddeci diyalektiğin kaynaklarını ve çağdaş bilimde diyalektiği de ele alıyor.

Ian Almond – İbni Arabî ve Derrida (2012)

  • İBNİ ARABÎ VE DERRİDA, Ian Almond, çeviren: Kadir Filiz, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 176 sayfa

 IBNI

Postkolonyal edebiyat teorisi üzerine çalışan Ian Almond, elimizdeki ilgi çekici çalışmasında, İslam dünyasının ünlü mutasavvıfı, düşünür ve şair Muhyiddin İbni Arabî ile yapısökümcülüğün kurucusu meşhur Fransız düşünür Jacques Derrida’nın düşüncelerinden yola çıkarak, tasavvuf ve yapısökümü karşılaştırıyor. Derrida’nın yapısökümcü anlayışının benzerini İbnî Arabi’nin eserlerinde bulan Almond, birbirinden sekiz yüz yıl uzaklığa ve farklı coğrafyalara dayanan iki ismin fikirleri aracılığıyla, İbnî Arabi’nin bize Derrida’yı ya da Derrida’nın bize İbnî Arabi’yi farklı şekilde okumayı öğretip öğretemeyeceğini tartışıyor.

Ahmet Cevizci – Felsefenin Kısa Tarihi (2012)

  • FELSEFENİN KISA TARİHİ, Ahmet Cevizci, Say Yayınları, felsefe, 710 sayfa

 

‘Felsefenin Kısa Tarihi’, herkesin kolay okuyup nüfuz edebileceği bir felsefe tarihi ortaya çıkarabilmeyi amaçlıyor. Bu yönüyle bir rehber olarak nitelendirilebilecek kitapta, Antik dönemden başlayarak Helenistik-Roma, Ortaçağ, Rönesans, 17. yüzyıl, Aydınlanma, 19. ve 20. yüzyıl felsefeleri ele alınıyor. İslam felsefesinin de ayrı bir bölüm halinde irdelendiği kitapta, analitik felsefe, kıta felsefesi, fenomenolojik gelenek, postyapısalcılık, postmodernizm, pragmatizm, eleştirel teori, feminizm gibi belli başlı felsefi yaklaşımlar, ayrıca felsefe tarihinde iz bırakmış pek çok filozofun düşünceleri açıklanıyor.

Mel Thompson – Din Felsefesini Anlamak (2012)

  • DİN FELSEFESİNİ ANLAMAK, Mel Thompson, çeviren: Kemal Atakay, Optimist Kitap, din felsefesi, 384 sayfa

 

Mel Thompson ‘Din Felsefesini Anlamak’ta, okura din felsefesinin kilit kavramlarını açıkladığı gibi, dinsel inançlardan yana ya da dinsel inançlara karşı öne sürülen kanıtlardan bazılarını ortaya koyuyor ve bu konularda yürütülen rasyonel tartışmaların çerçevesini çiziyor. Thompson, her seviyeden okuru hedefleyen kitabında, dinin dayandığı genel düşünce ve ilkeleri; dindar kişilerin doğru olduğuna inandığı inançları ve bunların nasıl anlaşılması gerektiğini; çokkültürlü bir toplumda din faktörünü; ateizm ve hümanizmin dine bakışını; dinin ruhsal gelişmeye katkısını; din ve bilim ile din ve toplum arasındaki ilişkiyi anlatıyor.

Allan Megill – Aşırılığın Peygamberleri (2012)

Yeni bir baskıyla yayınlanan ‘Aşırığılın Peygamberleri’nde, Batı tarihinde aşkın ve zorlayıcı kültürel vizyonlar ortaya koymuş dört ünlü düşünürün; Friedrich Nietzsche, Martin Heidegger, Michel Foucault ve Jacques Derrida’nın fikirleri yorumlanıyor.

Tarih profesörü olarak çalışmalarını sürdüren verimli akademisyenlerden Allan Megill’in, bu düşünürlerin üretimlerini yorumlarken kapsamlı bir modernizm ve postmodernizm tartışması ortaya koyması, kitabı nitelikli kılan en önemli husus.

Dört düşünüre toplu halde bakıldığında, hepsinin estetik ya da “estetist” bir duyarlılığa sahip olmalarıyla dikkat çektiğini söyleyen Megill, düşünürlerin metinlerindeki bu estetik odaklı unsurların peşine düşerken, dört ünlü düşünürü, modern ve postmodern Batı düşüncesinin yaşadığı krizler bağlamında tartışıyor.

  • Künye: Allan Megill – Aşırılığın Peygamberleri, çeviren: Tuncay Birkan, Say Yayınları, felsefe, 584 sayfa, 2012

Michael Hardt – Gilles Deleuze: Felsefede Bir Çıraklık (2012)

  • GILLES DELEUZE: FELSEFEDE BİR ÇIRAKLIK, Michael Hardt, çeviren: İsmail Öğretir ve Ali Utku, Otonom Yayıncılık, felsefe, 215 sayfa

 

Michael Hardt elimizdeki incelemesinde, postyapısalcı düşüncenin önemli isimlerinden Gilles Deleuze’ün ilk dönem eserlerine odaklanıyor. Hardt, bunu yaparken, Deleuze’ün çizdiği yoldan Bergson, Nietzsche ve Spinoza gibi düşünürlerin fikirlerine ulaşıyor ve ontoloji, etik, politika ve öznellik gibi, tartışılagelen kimi felsefi kavramlar üzerine yeniden düşünüyor. Deleuze’ün erken dönem eserleri aracılığıyla metafizik tarihin ölmediğini söyleyen Hardt’ın dikkat çeken tezlerinden biri de, metafiziğin, karşı karşıya olduğumuz çağdaş sorunlara halen güçlü ve radikal alternatifler sunabileceği şeklinde özetlenebilir.

Friedrich Nietzsche – Seçilmiş Mektuplar (2012)

  • SEÇİLMİŞ MEKTUPLAR, Friedrich Nietzsche, editör: Christopher Middleton, çeviren: Ayşe Yazgan, Say Yayınları, mektup, 456 sayfa

 

Elimizdeki çalışma, Batı uygarlığının temel felsefi sorunlarını köktenci bir kuşkuyla ele almış ve düşün dünyasına büyük etkide bulunmuş Friedrich Nietzsche’nin seçilmiş mektuplarına yer veriyor. 1861’de Nietzsche’nin öğrencilik yıllarından başlayıp 1889’da sona eren ve düşünürün annesi Franziska ve kardeşi Elizabeth ile oyun yazarı August Strindberg, düşünür Hippolyte Taine, besteciler Richard Wagner ve Johann Heinrich Köselitz ile Lou Salomé’a gönderdiği bu mektuplar, onun düşüncelerini yönlendiren psikolojik güdülerin neler olduğunu, yaşadığı fırtınaları ve insanlara dair gözlemlerini aydınlatmasıyla önemli.

Franco “Bifo” Berardi – Ruh İşbaşında (2012)

Franco “Bifo” Berardi, “ruh”u maddeci bir yolla tartıştığı ‘Ruh İşbaşında’da, ruhun adım adım maruz kaldığı yabancılaşmayı araştırıyor.

Berardi bunu, 1960’lı yılların yabancılaşma ve bütünsellik gibi Hegelci kavramlarını, günümüzün biyopolitika ve arzunun psikopatolojileri gibi kavramlar çerçevesinden mukayese ederek yapıyor.

Yazar, bir yandan o dönemdeki felsefeyle emek kuramları arasındaki ilişkiyi tasvir ederken, öte yandan da Deleuze ve Guattari ile Baudrillard’ın düşüncelerinden hareketle, çalışma süreçlerinin ilerleyen bir biçimde zihinselleşmesini ve bunun ruhu iş süreçlerine tabi kılıp köleleştirişini araştırıyor.

  • Künye: Franco “Bifo” Berardi – Ruh İşbaşında, çeviren: Fırat Genç, Metis Yayınları, felsefe, 193 sayfa, 2012

Theodor W. Adorno – Ahlak Felsefesinin Sorunları (2012)

  • AHLAK FELSEFESİNİN SORUNLARI, Theodor W. Adorno, hazırlayan: Thomas Schröder, çeviren: Tuncay Birkan, Metis Yayınları, felsefe, 202 sayfa

 

‘Ahlak Felsefesinin Sorunları’, Theodor W. Adorno’nun 1963 yılında verdiği on yedi dersten oluşuyor. Ahlak felsefesini teorik bir yaklaşımla ele alan Adorno, konuya, Kant’ın ahlak felsefesini analiz ederek başlıyor. Ahlak felsefesi bağlamında teori ile pratik arasındaki gerilim, kendiliğindenlik ve direniş, vicdan azabı olarak etik, ethos ve kişilik sorunu, ahlak ve toplumsal kriz, baskıcı karakterin sosyolojisi, özgürlük sorunu, nedensellik ve özgürlük, Kant’ta aklın ikili karakteri, burjuva iyimserliği, ahlakın akılda temellendirilmesi ve özgürlük ile yasa arasındaki dengesizlik, Adorno’nun tartıştığı kimi konular.