Tzvetan Todorov – Aydınlanmanın Gölgesinde: Goya (2020)

Edebiyat teorisyeni ve yapısalcı felsefenin önde gelem isimlerinden filozof Tzvetan Todorov’un bu çalışması, sanat, sanat tarihi, felsefe ve sanat felsefesi gibi farklı disiplinlerden ustaca yararlanmasıyla dikkat çekiyor.

Todorov burada, büyük ressam Francisco Goya’nın tablolarını, aydınlanma düşüncesinde durdukları yer bağlamında tartışıyor.

Aydınlanma döneminin geniş bir fotoğrafını çekmesiyle de büyük önem arz eden kitabında Todorov, Goya’nın ilk dönem eserlerinden olgunluk dönemi çalışmalarına uzanarak sanatçının macerasını kapsamlı bir bakışla izliyor.

Goya’nın eserlerinde Aydınlanma dönemi düşüncesinin kendisine nasıl yer bulduğu, Goya’nın dehasını ortaya çıkaran atmosferin kendine has karakteri ve bu bağlamda Aydınlanma düşüncesinin uygarlığın gelişiminde ve bugün bile neden vazgeçilmez olduğu, Todorov’un irdelediği konulardan birkaçı.

  • Künye: Tzvetan Todorov – Aydınlanmanın Gölgesinde: Goya, çeviren: Sezin Şahin, Othello Kitap, felsefe, 308 sayfa, 2020

Kolektif – Varoluşçuluk, Fenomenoloji, Ontoloji (2020)

Bu usta işi derleme, çağdaş felsefede üç temel yaklaşım olan varoluşçuluk, fenomenoloji ve ontolojiyi farklı yönleriyle irdeleyen on beş metne yer veriliyor.

Bu metinlerin de, çağdaş düşüncenin önde gelen isimlerinden Jean-Paul Sartre, Hans-Georg Gadamer, Herbert Marcuse, Theodor W. Adorno, Hannah Arendt, Alain Badiou, Jacques Rancière, Giorgio Agamben, Jean-François Lyotard, Simon Critchley ve Jean-Marie Vaysse gibi gibi isimlere ait olması ise çalışmayı nitelikli kılan hususların başında geliyor.

Ali Akay’ın aydınlatıcı sunuşuyla açılan kitapta, Fransız felsefesinin macerasından filozofun varlık nedenine, Husserl felsefesinde idealizm probleminden varoluş ve ölüme, Satrte’ın varoluşçuluğundan Hegel ve Husserl’de epistemolojik fenomenolojiye ve çağdaşın ne anlama geldiğine kadar pek çok konu tartışılıyor.

  • Künye: Kolektif – Varoluşçuluk, Fenomenoloji, Ontoloji, derleyen: Güçlü Ateşoğlu, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 2020

Herakleitos – Fragmanlar (2020)

İnsanın karakterinin onun kaderi olduğunu söylemiş Herakleitos’un fragmanları, felsefe tarihinin en ünlü metinlerinden biridir.

Şimdi bu fragmanlar, bir kez daha, bu sefer Cengiz Çevik’in usta işi çevirisiyle Türkçeye kazandırıldı.

Herakleitos’tan günümüze çok az fragman kalsa da, bu fragmanlar düşünce tarihinde çok önemli yere sahip.

Fragmanlar, bugün de hem bütün olarak hem de teker teker tartışılmaya ve yorumlanmaya devam ediliyor.

Gizemli, karmaşık, karanlık, kapalı, bazen de beklenmedik şekilde açık bu fragmanlar, çağlar boyunca güçlerinden hiçbir şey kaybetmedi.

  • Künye: Herakleitos – Fragmanlar, çeviren: C. Cengiz Çevik, İş Kültür Yayınları, felsefe, 136 sayfa, 2020

Boris Groys – Yeni Üzerine (2020)

Sanatta “yeni” dediğimiz gerçek anlamda ne kadar yenidir?

Başka bir deyişle, “yeni olan”ı belirleyen ölçütler tam olarak nedir?

Boris Groys’un tam da bu sorunu merkeze alan elimizdeki çalışması, sanatta yeniliğin ve bunun algılanması ve tanınmasının ardındaki karmaşık süreçleri irdeliyor.

Yeninin ne olduğunu tartışmaya, öncelikle günümüzde sanatın ne anlama geldiğini irdeleyerek başlayan Groys, bu bağlamda zamanımızın kültürel yapılarının kendilerine özgü niteliklerini kapsamlı bir şekilde ortaya koyuyor.

Modern kültürün başlıca yönlendiricileri olan entelektüel piyasayı ve arşivi harekete geçiren değiş tokuş ve değerleme ekonomilerini mercek altına almasıyla da dikkat çeken kitapta irdelenen diğer konulardan bazıları şöyle:

  • Geçmiş ve geleceğin kesiştiği yerde yeni,
  • Yeninin kökeninin piyasa veya sahicilikle ilişkisi,
  • Yeni ve ütopya,
  • Yeni ve moda,
  • İnsan özgürlüğü ve yenilik talebi,
  • Değerlere yeniden değer biçilmesi anlamında yenilik,
  • Yenilik ve yaratıcılık,
  • Değiş tokuşun kültürel ekonomisi,
  • Yenilikçi değiş tokuş ve Hıristiyanlık,
  • Kültürel değer sınırları ve toplumsal eşitsizlik…

Kitabı özgün kılan hususlardan biri de, yazar ve sanatçı olgusunu merkeze alarak kültürel yapıtların kendilerine özgü niteliklerini kapsamlı bir şekilde analiz etmesi.

  • Künye: Boris Groys – Yeni Üzerine: Geçmişle Gelecek Arasında Kültürel Ekonomi, çeviren: Zeynep Baransel, Koç Üniversitesi Yayınları, sanat, 208 sayfa, 2020

Jacques Ellul – Anarşi ve Hıristiyanlık (2010)

Filozof, hukuk profesörü, sosyolog ve teolog Jacques Ellul ‘Anarşi ve Hıristiyanlık’ta, anarşi ve Hıristiyanlığın aynı amaç peşinde olduğunu savunuyor.

Kendisini anarşist Hıristiyan olarak tanımlayan Ellul, tüm kiliselerin devlet otoritelerine saygı duyduğunu, otoriteleri sıklıkta desteklediğini vurguluyor.

Anarşi ve Hıristiyanlık arasındaki ilişkiyi daha iyi anlayabilmek için dinin kökenlerine uzanan ve İncil’deki mesajların anlamlarını araştıran yazar, Hıristiyanlığın mesajlarını derinlemesine anlayan kişinin, devlete körü körüne itaat etmesinin mümkün olmadığını, bu dinin gerçekte anarşizmle aynı amaca ulaşmaya çalıştığını iddia ediyor.

  • Künye: Jacques Ellul – Anarşi ve Hıristiyanlık, çeviren: Ali Toprak, Karşı Yayınları, siyaset, 128 sayfa

Kolektif – Marx & Foucault (2020)

Foucault’nun düşünsel serüveninde Marx’ın çok hayati yeri vardır.

Peki, iki düşünür arasındaki karmaşık ilişkiler ve bu ilişkilerin bize kattıkları üzerine neler biliyoruz?

İşte Balibar’dan Negri’ye ve Dardot’ya pek çok ismin metinleriyle katkıda bulunduğu bu zengin derleme, Foucault’nun Marx düşüncesiyle kurduğu zengin, çeşitli, evrimsel ve karmaşık ilişkileri sistematik bir biçimde sorgulamasıyla bu açıdan çok önemli.

Marx’ın ve Foucault’nun metinleri arasındaki diyalogu ortaya koyan ve bununla da yetinmeyerek bu ilişkinin bizim güncel düşünce ve eylem dünyamızı nasıl şekillendirdiğini izleyen derleme, Foucault’nun çalışmalarıyla kurduğumuz ilişkinin Marx’ı okuyuşumuzu nasıl dönüştürdüğünü de ele alıyor.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise yöyle: Ferhat Taylan, Christian Laval, Sandro Chignola, Rudy M. Leonelli, Roberto Nigro, Étienne Balibar, Jean-François Bert, Herve Oulc’hen, Julien Pallotta, Manlio Iofrida, Judith Revel, Antonio Negri, Pierre Dardot, Emmanuel Renault, Laurent Jeanpierre, Guillaume Sibertin-Blanc, Diogo Sardinha, Federica Giardini, Pierre Sauvetre, Jacques Bidet, Isabell Lorey, Stephane Haber, Massimiliano Nicoli ve Luca Paltrinieri.

  • Künye: Kolektif – Marx & Foucault: Okumalar, Kullanımlar, Yüzleştirmeler, derleyen: Ferhat Taylan, Christian Laval ve Luca Paltrinieri, çeviren: İsmet Birkan, İletişim Yayınları, felsefe, 438 sayfa, 2020

Rosi Braidotti – Kadın-Oluş (2019)

Postyapısalcı felsefeyi feminist teoriyle ilişkilendirdiği özgün çalışmalarıyla da bildiğimiz Rosi Braidotti, şimdi de feminizmi fark felsefesi çerçevesinde tartışıyor.

Braidotti kitabına, ’68 hareketinin kuramsal dünyasında kadın olmanın hallerini irdeleyerek başlıyor.

Düşünür, kitaba adını veren ikinci bölümde ise, kadınlığa dair kuramsal çerçeveyi genişletiyor.

Yazar burada, cinsel fark kuramı, bedenleşme ve içkinlik konularını yeniden yorumluyor.

Bu bağlamda Deleuze ve Irigaray’ın fikirlerini karşılaştırıp yorumlayan Braidotti, kayıp, başarısızlık, melankoli ve ontolojik eksiklik gibi kavramların politik ve kuramsal düzlemdeki egemenliğine karşı oluş, fark, tamlık, neşe, yaratıcılık gibi daha olumlu kavramları öne çıkarıyor.

Braidotti kitabının üçüncü bölümünde ise, farkların kapitalizm tarafından nasıl kuşatıldığını ve etkisizleştirildiğini tartışıyor.

Kapitalizmin, çoğulcu farkları tüketimcilik adına piyasalaştırıp “ötekilerin” yani farklılıkların varoluş, kültür ve söylemlerinin metalaştırılmasını teşvik ettiğini belirten Braidotti, buna karşı nasıl bir mücadele hattı ortaya koyabileceğimizi de tartışıyor.

  • Künye: Rosi Braidotti – Kadın-Oluş: Cinsel Farkı Yeniden Düşünmek, çeviren: Ece Durmuş ve Münevver Çelik, Otonom Yayıncılık, feminizm, 192 sayfa, 2019

Kolektif – Estetik Üzerine Yazılar (2019)

Hem çeviri hem de telif yazıları bir araya getiren bu güzel derleme, estetik konusunda Türkçe felsefe literatürüne katkı sunacak türden.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, Baumgarten’dan postmodern döneme uzanarak öznenin estetik kavrayışı üzerine çeşitli düşünürleri ve kavramlarını yorumluyor.

Kitapta ele alınan kimi konular şöyle:

  • Hegel’de özne-nesne birliği arayışında sanatın rolü,
  • Hume’un estetiğinde beğeninin ölçütü,
  • Fichte ve Alman romantisizmi,
  • Nietzsche’nin perspektifinden ‘güzel’in ölçütü olarak “güç istemi”,
  • Sanatta postmodern obje kavrayışı,
  • Baumgarten’dan Kant’a estetikteki dönüşüm…

Çalışmanın bir diğer önemli özgünlüğü ise, çağımızdaki haliyle estetiği daha iyi kavramak için estetik alanına giren kavramların tarihsel bağlamını aydınlatması.

Kitaba katkıda bulunan isimler ise şöyle: Alexander Gottlieb Baumgarten, Gamze Keskin, Nurten Öztanrıkulu Özel, Friedrich Schiller, Nil Avcı, Berk Özcangiller, B. Utkan Atbakan ve Oktay Taftalı.

  • Künye: Kolektif – Estetik Üzerine Yazılar: Baumgarten’dan Postmodernizme, editör: Gamze Keskin, Alfa Yayınları, estetik, 276 sayfa, 2019

Paulo Freire – Özgürlüğün Pedagojisi (2019)

Paulo Freire’in son dönem çalışmalarından olan bu kitap, 1997’de Harvard’ta verilmesi düşünülen özgürleşme pedagojisi konulu seminer için yazıldı.

Freire burada, her öğretmenin sahip olması veya hiç olmazsa ders olarak görmesi gereken, ama öğretmenlik eğitimi sırasında nadiren öğretilen başka temel bilgilerin altını çiziyor.

“Öğretmek eğitimin ideolojik olduğunu bilmeyi de gerektirir.” diyen Freire, öğretmenin etikten ayrı düşünülemeyeceğini ve öğretmenin eleştirel olma becerisi gerektirdiğini belirtiyor.

Freire bu temel bilgilerin, dünyanın eleştirel bir okumasını yapabilmek için kesinlikle gerekli olduğunu çok ikna edici biçimde ortaya koyuyor.

Kitap, her şeyden önce özgürleştirici eğitim yolundaki mücadeleyi tazelemek için baskıcı eğitime alternatif arayanlara yapılmış güçlü bir çağrı.

‘Özgürlüğün Pedagojisi’, Freire’nin kült kitabı ‘Ezilenlerin Pedagojisi’nden uzun yıllar sonra yayımlandı ve bir yönüyle de o ünlü eserdeki temel kavramları zamanın süzgecinden geçirip yeniden yorumlamasıyla çok önemli.

  • Künye: Paulo Freire – Özgürlüğün Pedagojisi: Etik, Demokrasi ve Medeni Cesaret, çeviren: Gülden Kurt Gevinç, Yordam Kitap, eğitim, 188 sayfa, 2019

Robin George Collingwood – Doğa Tasarımı (2020)

 

Kült yapıtı ‘Tarih Tasarım’ ile bildiğimiz R. G. Collingwood, özellikle tarih felsefesi ve sosyal bilimlerde açıklamanın doğası üzerine fikirleriyle 20. yüzyılın en önemli tarih filozoflarındandır.

Collingwood’un şimdi de, Antik Yunan’dan Rönesans’a ve oradan da modern dünyaya doğa görüşünün geçirdiği dönüşümü irdelediği bir başka başyapıtıyla karşımızda.

Yazar, Avrupa düşünce tarihindeki yapıcı kozmolojik düşünüşü üç döneme ayırarak tartışıyor.

Çalışmasının ilk bölümünde Yunan kozmolojisini tartışan düşünür, bu bağlamda

İyonya’da doğa bilimini ve Pythagorasçılar, Platon ve Aristoteles gibi düşünürlerin fikirlerini irdeliyor.

Collingwood ikinci bölümde Rönesans dönemindeki doğa görüşünü ele alıyor.

Rönesans kozmolojisini Copernicus, Giordano Bruno, Bacon, Kepler, Galileo, Spinoza, Newton ve Leibniz gibi o dönemin ve Berkeley ile Kant gibi 18. yüzyılın önde gelen isimlerinin görüşleri bağlamında izleyen yazar, aynı zamanda Yunan kozmolojisi ile Rönesans kozmolojisi arasındaki karşıtlığı da tartışıyor.

Kitabın üçüncü ve son bölümü ise modern doğa görüşüne odaklanıyor.

Yazar burada da evrimsel biyolojiden modern fiziğe, eski madde teorisinden doğanın sonluluğu görüşüne ve ayrıca Bergson’dan Whitehead’e, modern kozmolojinin geçirdiği dönüşümü ayrıntılı bir şekilde izliyor.

  • Künye: R. G. Collingwood – Doğa Tasarımı, çeviren: Kurtuluş Dinçer, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 208 sayfa, 2020