Ruşen Çakır – Ji Realîteya Kurd Ber Bi Realîteya Kurdistan ve (2015)

Ruşen Çakır’ın, Kürt sorunu ekseninde Türkiye ve bölgedeki gelişmeler üzerine kaleme aldığı makaleler ile yaptığı bazı mülakatların Kürtçe çevirileri, bu kitapta.

PKK ve IŞİD savaşının arka planı, çözüm sürecinin akıbeti ve AKP-Cemaat savaşının Kürt sorununa etkileri, kitabın konuları arasında.

  • Künye: Ruşen Çakır – Ji Realîteya Kurd Ber Bi Realîteya Kurdistan ve, çeviren: Mihemed Jiyan, Metis Yayınları

Murat Arslan – Süleyman Demirel (2019)

Süleyman Demirel’e “baba” diyorlardı, fakat kendisinin babalıkla uzaktan yakından ilgisi yoktu.

Örneğin azılı bir sağcı ve antikomünistti, ayrıca iflah olmaz bir pragmatikti.

Hiçbir büyük meseleyi çözmezdi, en fazla onların çevresinde dolanırdı.

O, milliyetçi, muhafazakâr, demokrat, liberal ve daha birçoğuydu.

Sayısız meslektaşını kıskandıracak uzunluktaki siyasi kariyerinin sırrı aslında onun değişime ayak uydurabilme kapasitesinde saklıydı.

Başka bir deyişle Demirel, zamanın ruhunu anlayıp ona göre davranmayı kendine şiar edinmiş, bu uğurda prensiplerini bir kenara bırakmaktan çekinmeyen siyasetçi tipinin kusursuz bir örneğiydi.

İki askerî darbe, sayısız koalisyon, yedi kez başbakanlık ve sonrasında cumhurbaşkanlığı ile Süleyman Demirel’in Türkiye siyasetinin en önemli aktörlerinden biri olduğu yadsınamaz bir gerçek.

İşte Murat Arslan’ın bu çalışması da, Süleyman Demirel’in zengin bir portresini sunuyor.

Arslan, Demirel’in 1924-1960 arasını kapsayan çocukluk ve yetişme döneminden başlayarak 1960’tan itibaren siyasi arenadaki yükselme sürecine, Türkiye’nin karmaşık zamanlar geçirdiği 1971-1980 arasındaki dönemde Demirel’in tutumuna, oradan Başbakanlık yıllarına ve nihayet Cumhurbaşkanlığı sürecine uzanıyor.

Demirel’in hayatı ve siyasi mücadelesi üzerinden Cumhuriyet’in ilk yıllarından 2000’li yıllar Türkiye’sine uzanan ve bunu yaparken karşımıza zengin ayrıntılar çıkaran kitap, hem iyi bir siyasi biyografi hem de özgün bir yakın tarih okuması.

  • Künye: Murat Arslan – Süleyman Demirel, İletişim Yayınları, biyografi, 271 sayfa, 2019

Kolektif – Çağdaş Marksizm Seçkisi (2019)

Çağdaş Marksist kuramın önde gelen iki ismi, Bertell Ollman ve Kevin Anderson’ın hazırladığı bu harika derleme, son yüzyılın önde gelen Marksist yazarlarından bazılarının çok geniş yelpazedeki konularla ilgili yaptıkları seçkin çalışmalardan örnekler sunuyor.

Burada yer alan 31 makale, 20. yüzyıl boyunca yazılmış en kritik Marksist metinler olmalarıyla bilhassa önemli.

Makaleler; Marksist kuram ve yöntem, ekonomi politik, devlet ve siyaset, birey ve toplum, kültür ve din, tarih, sömürgecilik, ırk, cinsiyet ve çevrebilim başlıkları altında toplanmış.

Bu makalelerin tartıştığı kimi konular ise, şöyle:

  • Şeyleşme ve proletarya bilinci,
  • Marx’ın yönteminde soyutlama süreci,
  • Gündelik yaşamın yeniden üretimi,
  • Dünya kapitalist sisteminin yükselişi,
  • Mülksüzleştirme yoluyla birikim yolu olarak “yeni” emperyalizm,
  • Hukuksal kurumların toplumsal ve iktisadi işlevleri,
  • “Sivil toplum” kavramının kullanımları ve kötüye kullanımları,
  • Geç kapitalizmin kültürel mantığı,
  • Feodal üretim tarzı,
  • Marx’ın toplumsal cinsiyet üzerine yazıları,
  • Marx’ın sürdürülebilir insani gelişim görüşü…

Çağımızda yaşadığımız sorunlara Marksist bir perspektiften daha iyi kavramak isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Marksizm Seçkisi: Yüzyıla Damga Vuran Metinler, hazırlayan: Bertell Ollman ve Kevin B. Anderson, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, felsefe, 624 sayfa, 2019

Bertrand Russell – Özgürlük Yolu (2015)

‘Özgürlük Yolu’, Bertrand Russell’ın siyasi ideolojisini en açık şekilde dile getirdiği; sosyalizm, anarşizm ve sendikalizmin tarihsel gelişimlerini irdelediği kitabı.

Marx ve sosyalist öğreti, Bakunin ve anarşizm, sendikalist başkaldırı, iş ve ücret, hükümet ve yasa, uluslararası ilişkiler gibi konularda daha iyi bilgilenmek ve aydınlanmak için bu çalışma birebir.

Kitap, özgür-eşitlikçi bir dünya arayışının ve toplumsal hareketlerin çok canlı olduğu 1918’de yazıldı ve bu dönüm noktası dönem metnin adeta her satırına yansımış.

  • Künye: Bertrand Russell – Özgürlük Yolu, çeviren: Şebnem Duran, Bgst Yayınları, siyaset, 205 sayfa, 2015

Kolektif – Türkiye’de Neoliberalizm, Demokrasi ve Ulus Devlet (2009)

‘Türkiye’de Neoliberalizm, Demokrasi ve Ulus Devlet’, 10. Ulusal Sosyal Bilimler Kongresi’ne sunulan bildirilerden yapılmış bir seçki.

Kitapta yer alan on altı makalede, Türkiye seçmeninin analizinden siyasi partiler ve mitinglere, azınlık aidiyetinden Türk milliyetçiliğine, sendikal hareketin siyasete etkilerinden feminizm tartışmalarına kadar birçok konu irdeleniyor.

Kitaba katılan isimler şöyle: Ali Eşref Turan, Ayşen Uysal, Filiz Kardam, Kurtuluş Cengiz, Özgür Bal-Uzun, İnci Özkan Kerestecioğlu, Fırat Korkmaz, Güven Gürkan Öztan, Eylem Akçay, Gamze Polatoğlu, Can Soyer, Kemal Dil, Fuat Man, Cemal İyem, Osman Savaşkan, Duygu Türk, Cem Eroğul, Serdar Öztürk ve Yasemin Akis.

  • Künye: Kolektif – Türkiye’de Neoliberalizm, Demokrasi ve Ulus Devlet, Yordam Kitap, siyaset, 320 sayfa

Mario Roberto Santucho – Arjantin’in Guevaracıları (2009)

‘Arjantin’in Guevaracıları’, 1970’li yılların Arjantinli devrim önderi Mario Roberto Santucho’nun yaşamı ve yazılarından oluşan bir derleme.

Teorisyen, politik önder ve askeri komutan Santucho, Devrimci İşçi Partisi’nin (PRT) Genel Sekreteri ve Devrimci Halk Ordusu’nun (ERP) başkomutanıydı.

Arjantin polisinin “Aşırılığın başı” dediği Santucho, 1960’ların başından itibaren girdiği mücadelede, iki kez cezaevinden firar edecek ve 1976’daki askeri darbeye karşı kendi imzasıyla “Arjantinliler silah başına!” başlığıyla bilinen çağrıyı yayımlayacaktı.

Kitapta, ordu tarafından öldürülen Santucho’nun yaşamı, yazıları ve mücadelesi anlatılıyor.

  • Künye: Mario Roberto Santucho – Arjantin’in Guevaracıları, derleyen ve çeviren: İdilcan Işık ve Alp Altınörs, Akademi Yayınları, biyografi, 239 sayfa

Arif Çelebi – Komünizmin Şafağı (2009)

Arif Çelebi ‘Komünizmin Şafağı’nda, 2007 Eylülü’nden beri dünyayı sarsan kapitalist krize dair bir çözümlemeye girişiyor.

Çelebi, “Kapitalizm tarihsel sınırına dayandı” tezini, güncel olgulara yaptığı göndermeler, kapitalist ekonominin durumunu aktaran veriler ve Marx’ın ekonomi politik eserine yaptığı atıflarla tartışıyor; “Dünyayı değiştirmek için işçiler neye ihtiyaç duyuyor?”, “Küreselleşme süreci, sınıfsız ve öznesiz midir?” ve “Bugünkü dünyada sosyalist program nasıl bilinçlenecektir?” sorularının yanıtlarını arıyor.

Çalışmanın bu yönüyle, kapitalist sistemin güncel ekonomik krizini ve krizin işaret ettiği tarihsel gelişmeleri anlamaya katkıda bulunacağını söyleyebiliriz.

  • Künye: Arif Çelebi – Komünizmin Şafağı, Akademi Yayınları, siyaset, 244 sayfa

Kutsiye Bozoklar – Sosyalizm ve Kadın İnsan (2009)

‘Sosyalizm ve Kadın İnsan’, Kutsiye Bozoklar’ın kadın sorunu hakkında çeşitli zamanlarda yazmış olduğu yazılarından yapılan bir derleme.

Yazılarıyla, kadın mücadelesini daha görünür kılmaya çalışan Bozoklar, kadına yönelik şiddetin özel mülk sistemiyle ilişkili olduğunu ve tecavüzün bir kirli savaş yöntemi olduğunu örnekler eşliğinde anlatıyor.

Birçok yazının, emperyalist saldırganlığın kadını hedefleyen son dönem örneklerine ayrıldığı kitap, Irak, Afganistan ve Bosna gibi dünyanın farklı coğrafyalarında kadına yönelen kitlesel tecavüzü gözler önüne seriyor.

Bozoklar, söz konusu örneklerden hareketle, kadın mücadelesine katkıda bulunacak teorik bir arka plan kuruyor.

  • Künye: Kutsiye Bozoklar – Sosyalizm ve Kadın İnsan, Akademi Yayınları, kadın, 160 sayfa

Onur Eylül Kara – Yapabileceğimizi Yapmak (2019)

❝‘Minör siyaset’ bizden, gündeliğimizden, olduğumuz halden, akışın kendisinden yükselen bir siyaset ya da yaşam etiği öneriyor.❞

Onur Eylül Kara da, bu noktadan yola çıkıyor ve Spinoza, Nietzsche, Deleuze ve Guattari’nin düşünce hattından yararlanarak Türkiye açısından minör siyasetin imkânlarını tartışıyor.

Siyaset bilimi ya da felsefesi, siyasal ilişkileri çoğunlukla tahakküm ilişkileri içinde tanımlar.

Klasik ve modern dönem siyaset düşüncesinde de hâkim olan bu anlayışı, Foucault ve Deleuze gibi çağdaş düşünürler, disiplin ve kontrol gibi olguların toplum içindeki rolüne dikkat çeken yeni “minör” bakış açılarını geliştirerek ve siyaseti yalnızca “tahakküm” bağlamına yerleştiren anlayışı yapısöküme uğratarak dönüştürdüler.

Kara da, yaşamın farklı alanlarında minör oluşumlar, eylemlilikler ve pratiklerin var olduğunu, bunların yalnızca siyasetle “ilgili” değil, aynı zamanda ve bizzat siyasal olduklarını belirtiyor.

Yazara göre, bu minör siyasal eylemlilik ve pratikler, siyaset biliminde ve felsefesinde ya da “siyasal” olan insanların ve toplulukların gözünde hak ettikleri yeri bulamamışlardır.

  • Künye: Onur Eylül Kara – Yapabileceğimizi Yapmak: Minör Siyaset ve Türkiye Örneği, İletişim Yayınları, siyaset, 295 sayfa, 2019

George Rudé – İdeoloji ve Popüler Protesto (2019)

Paris devriminde insanlarda isyan etme ya da başkaldırma isteği uyandıran neydi ve bu insanlar hangi güdülerle hareket ettiler?

Toplumsal hareketler tarihi alanında çalışan George Rudé burada, Paris devriminde esnafların, siyasi akıl hocalarının; burjuvazinin aydınlanma dönemi yazarlarından, yani sırasıyla Montesquieu ve Rousseau’dan miras aldığı fikirleri uyguladıklarında ne denli muazzam dönüşümler yaratabildiğini tartışıyor.

Rudé, toplumsal sınıfların bizzat kendi halk geleneklerine dayanan “doğal” toplumsal ideolojinin ilk dönemleriyle kendiliğinden oluşan başkaldırılar arasındaki ilişkiyi ele alıyor ve Amerika ile Avrupa tarihinin bazı önemli dönüm noktalarından yola çıkarak ideolojinin nasıl ve neden kalabalıkları etkileyebildiğini ve sonuç alıcı devrimci bir rol oynadığını ortaya koyuyor.

Rudé ilkin, temellerini Marx ve Engels’in attığı ve daha sonra Lucacs ve Gramsci’nin endüstri toplumuna uyarladığı protesto ideolojisi teorisinin gelişimine odaklanıyor ve devamında da,

  • Endüstrileşme öncesi dönemde ağırlıklı olarak ortaya çıkan halk popüler protesto hareketlerinin dinamiklerini,
  • Değişik zamanlarda ve değişik ülkelerde köylülerin durumunu,
  • yüzyıl İngiliz Devriminden 1877’deki son Fransız Devrimine uzanan sürecin dinamiklerini,
  • Ve 18. yüzyıl ve 19. yüzyılın başlarından 1850 sonrası endüstri toplumuna kadar İngiltere’deki popüler protesto tarzının ve ideolojisinin gelişimini izliyor.

Rudé bütün bu önemli konuları irdelediği gibi, söz konusu devrimlerin kazanım ve eksikliklerinden de yola çıkarak “Peki ya bundan sonra?” sorusuna da yanıt arıyor.

  • Künye: George Rudé – İdeoloji ve Popüler Protesto, çeviren: Billur Cavidan Yılmazyiğit, Urzeni Yayınevi, siyaset, 264 sayfa, 2019