Kolektif – Özgürleşme Makineleri: Deleuze ve Marx (2014)

Tersi yönde eleştirilere rağmen Gilles Deleuze, kendini Marksist olarak tanımlıyordu.

Fakat Deleuze’ün hem bireysel hem de ortak çalışmalarına dadanan bu Marx hayaletiyle hâlâ tamamen hesaplaşılmış değil.

Bu kitaptaki yazarlar ise tam da bunu, yani Deleuze’ün Marx’la ilişkisinin sınırlarını belirliyor.

  • Künye: Kolektif – Özgürleşme Makineleri: Deleuze ve Marx, derleyen: Dhruv Jain, çeviren: Aslı İkizoğlu, Otonom Yayıncılık

Mehmet Ö. Alkan – 150. Yılında Das Kapital: Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’deki Serencâmı (2017)

Siyasi tarih alanındaki çalışmalarıyla bildiğimiz, aynı zamanda Tarih Vakfı başkanlığını da yürüten Mehmet Ö. Alkan’dan, Karl Marx’ın ‘Das Kapital’inin Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan süreçteki inişli çıkışlı çeviri ve yayınlanma macerası hakkında sıkı bir inceleme.

Alkan’ın da ortaya koyduğu gibi, bu, Türkiye’de sosyalizmin de ‘Kapital’ çevirilerinin başına gelenleri de çok iyi özetleyen bir maceradır.

‘Kapital’ bu süreçte küçümsemelere, yasaklamalara, engellemelere, suçlamalara, hapisliklere, işkence ve ölümlere rağmen, sosyalist ideallerinden taviz vermeyen Türkiyeli aydınlar tarafından çevrilmiştir.

Kitapta,

  • 1912 tarihli ilk ‘Kapital’ çevirisi ‘İktisad-ı İçtimaî’,
  • Tek parti –Atatürk– döneminde ‘Kapital’ çevirileri ve yasaklanması,
  • Basındaki ünlü ‘Kapital’ polemikleri,
  • ‘Kapital’ çevirisine dair ilk eleştiri yazısı,
  • Yayınlanmayan ‘Kapital’e dava,
  • Hikmet Kıvılcımlı’nın ‘Kapital’ çevirisi,
  • ‘Kapital’in 100. yılında birinci cildin ilk tam çevirisinin yapılışı,
  • ‘Kapital’in tamamının ilk kez eksiksiz biçimde Alaattin Bilgi tarafından çevirisi,
  • Ve ‘Kapital’in Yordam Kitap tarafından yayınlanmasıyla alevlenen tartışma gibi ilginç konular ele alınıyor.

Künye: Mehmet Ö. Alkan – 150. Yılında Das Kapital: Osmanlı’dan Günümüze Türkiye’deki Serencâmı, İletişim Yayınları, tarih, 179 sayfa, 2017

Allen W. Wood – Karl Marx (2017)

Karl Marx, iktisat, tarih ve toplumsal teori alanlarında öylesine büyük entelektüel dönüşümler yarattı ki, kendisinden sonra gelen düşünürlerin ilk yüzleşmesi gereken, asla görmezden gelemeyecekleri bir isim oldu.

Felsefeci ve sosyolog Allen Wood’un ilk baskısı 1981’de yapılan ve daha sonra da genişletilip güncellenen bu önemli kitabında, 19. yüzyılın bu en büyük filozoflarından birinin düşüncelerini felsefi ve eleştirel bir perspektifle izliyor ve daha da önemlisi, Marx’ın düşüncelerinin yanlış yorumlanışlarını açıklığa kavuşturuyor.

Yirmi birinci yüzyılda Marx’ı okumanın anlamını, Marx’ın modern felsefe tarihindeki yerini, Marx ve Adam Smith arasındaki bağı, Marx’ın kapitalizm karşısındaki ikircikliğini ve Marksizm ile reel dünya arasındaki ilişkiyi analiz ederek çalışmasına başlayan Wood,

  • Yabancılaşma,
  • İnsanın özü,
  • Tarihsel materyalizm,
  • Sınıflar,
  • Hak ve adalet,
  • Marksizm ve ahlâk,
  • Felsefi materyalizm,
  • Diyalektik yöntem,
  • Ve kapitalist sömürü gibi, Marx’ın ve Marksizmin alanına giren pek çok konuyu tartışıyor.

Tarafgirlikten uzak bir bakışla Marx’ın düşüncelerini bir uçtan diğer uca kat etmesiyle önem arz eden kitap, bunu yaparken Marx’ın anlaşılması bilhassa zor ve müphem bir yazar olmadığını da gözler önüne seriyor.

  • Künye: Allen W. Wood – Karl Marx, çeviren: Dilek Yücel ve Barış Aydın, İletişim Yayınları, felsefe, 424 sayfa

Ben Fine ve Alfredo Saad-Filho – Marx’ın Kapital’i (2008)

Ben Fine tarafından ilk kez 1970’lerin başlarında yazılmış ‘Marx’ın Kapital’i’, çeyrek yüzyılı aşkın bir süredir Marx’ın ‘Kapital’inin ekonomi politiğini ustaca açıklayan eserlerin en iyilerinden biri olarak kabul ediliyor.

Bunu sağlayan etkenlerin başında da, yazarın, Marx’ın karmaşık bir dile sahip ‘Kapital’ini, açık ve duru bir anlatımla sunmadaki becerisiydi.

Dördüncü baskı için Alfredo Saad-Filho’nun da ortak yazarı olduğu kitap, dile getirdiği tezleri, güncel gelişmelerin süzgecinden geçirerek daha kapsamlı bir hale getirmiş.

Çalışmanın yeni bir baskıyla sunulmasının, son zamanlarda Marksist ekonomi politikte yaşanan canlanmaya önemli bir katkı sunacağını söyleyebiliriz.

  • Künye: Ben Fine ve Alfredo Saad-Filho – Marx’ın Kapital’i, çeviren: Nail Satlıgan, Yordam Kitap, iktisat, 204 sayfa

Samo Tomšič – Kapitalist Bilinçdışı: Marx ve Lacan (2017)

Fransız psikanalist Jacques Lacan, Platon başta olmak üzere Descartes ve Hegel’den çokça etkilendi.

Kimilerine göre, Lacan’ın kuramında, Karl Marx’ın düşünceleri merkezi bir rol üstlenmemiştir.

Samo Tomšič ise, elimizdeki ilgi çekici çalışması ‘Kapitalist Bilinçdışı’nda, Lacan’daki Marx izlerinin kapsamlı bir fotoğrafını çekiyor.

Tomšič, Lacan’ın yapısal psikanalizini Marx’ın siyasal iktisada getirdiği eleştiriyle birlikte ele alıyor ve buradan hareketle bize, Freud’un kuramı ile Saussure ve Jakobson gibi yapısalcıların yaklaşımlarını da kompozisyona dâhil ettiği zengin bir tartışma sunuyor.

Bu sentez, bilinçaltının yapısıyla kapitalizmin yapısı arasındaki ilişkiyi psikanaliz, yapısalcılık ve siyasal iktisat eleştirisiyle harmanlıyor.

Tomšič, Lacan’ın 1960’ların sonunda Freud’a ikinci bir geri dönüşe kalkışmış olduğunu ve burada yapısalcı dilbilim göndermesinin Marx’ın siyasal iktisada yönelttiği eleştiriyle desteklendiğini savunuyor.

Kitap, Marx ve Lacan’ı, kapitalizm eleştirisi etrafında bir araya getirmesi, Lacan’ın düşüncesinin gelişimini ustaca izlemesi ve Marksizmin Lacancı psikanalize nasıl katkıda bulunduğunu ortaya koymasıyla önemli.

  • Künye: Samo Tomšič – Kapitalist Bilinçdışı: Marx ve Lacan, çeviren: Barış Engin Aksoy, Metis Yayınları, psikanaliz, 288 sayfa, 2017

 

İbrahim Okçuoğlu – Materyalist Felsefe (2008)

İbrahim Okçuoğlu’nun kaleme aldığı ‘Materyalist Felsefe’, ‘Diyalektik Materyalizm’ ve ‘Tarihsel Materyalizm’ başlıklı iki bölümden oluşuyor.

Yazar bu bölümlerde, idealist felsefe ve materyalist felsefenin ayrım noktalarını, Marx, Engels, Lenin ve Stalin gibi isimlerin görüşleri ekseninde anlatıyor.

Marksizm öncesi dönemde materyalizm ile idealizm arasındaki mücadele; Marksist felsefenin doğuşu ve gelişmesi; Marksist diyalektik; madde ve varoluşun biçimleri; madde ve bilinç; toplumun maddi yaşam koşulları; üretim ilişkilerinin karakteri; üretim ilişkilerinin üretici güçlerin karakteriyle uyumluluğu yasası ve sınıf mücadelesi, Okçuoğlu’nun çalışmasında irdelenen konulardan birkaçı.

  • Künye: İbrahim Okçuoğlu – Materyalist Felsefe, Ceylan Yayınları, felsefe, 192 sayfa

Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali (2014)

Bugün her bebek, gözlerini Devlet “Ana”dan miras borçlara açıyor.

Sınıf mücadelesinin şimdi borç etrafında serpilip yoğunlaştığını belirten Maurizio Lazzaroti, Nietzsche, Deleuze, Guattari, Foucault ve Marx’ın fikirleri ışığında, neoliberal sistemin kamu borcuyla tüm toplumu nasıl borçlandırıp esir aldığını ortaya koyuyor.

  • Künye: Maurizio Lazzarato – Borçlandırılmış İnsanın İmali, çeviren: Murat Erşen, Açılım Kitap

Karl Marx ve Friedrich Engels – Komünist Manifesto (2008)

Komünistler Birliği’nin programı olarak Karl Marx ve Friedrich Engels tarafından kaleme alınan ‘Komünist Manifesto’nun ilk baskısı 1848’de yapılmıştı.

“Avrupa’ya bir heyula korku salıyor: Komünizm heyulası.” cümlesiyle başlayan manifesto, bilimsel sosyalizmin kitlesel siyaset sahnesine çıkışının ilk ciddi işareti olarak tarihteki yerini almış durumda.

Marx ve Engels’in ‘Komünist Manifesto’nun çeşitli basımları için yazdıkları önsözlerin de yer aldığı bu edisyonda, yazarların kısa yaşam öyküleri de bulunuyor.

Ayrıca kitapta, Celâl Üster’in bu baskı için kaleme aldığı ve ‘Manifesto’nun doğuşu ile ‘Manifesto’nun Türkiye ve Türkçedeki serüvenine odaklandığı bir yazı da bulunuyor.

  • Künye: Karl Marx ve Friedrich Engels – Komünist Manifesto, çeviren: Celâl Üster ve Nur Deriş, Can Yayınları, siyaset, 128 sayfa

David Harvey – Marx, Sermaye ve İktisadi Aklın Cinneti (2017)

Kapitalizmin iktisadı aklı dur durak bilmiyor; önüne çıkan her şeyi tuzla buz eden bir cinnet hali içinde.

Buna karşı ne yapabiliriz, elimizden gelenler nelerdir?

David Harvey’in bu kitabında gösterdiği gibi, bu konuda yapabileceğimiz ilk şey, kapitalizm hakkındaki kavrayışımızı artırmak, onun gündelik hayaten ince detaylarına sinsice sızmış egemenliği konusunda daha çok bilinçlenmektir.

Harvey, kitabında, tarihsel ve güncel gelişmelerle örülmüş bir bakışla, şu soruların yanıtlarını arıyor:

  • Sermayenin ekonomik sisteminin ardındaki mantık nasıl işler?
  • Sermaye gündelik hayatın en ince ayrıntılarına nasıl sızdı?
  • Sermayenin egemenliğine karşı örgütlenme ve direnme imkânlarımız nelerdir?

Harvey, bu sorulara yanıt ararken, Ekim Devrimi’nin 100. yılına girdiğimiz bu dönemde, bizi, geleceğe yön verebileceğimiz başkaldırıların koşul ve imkânları üzerine düşünmeye davet ediyor.

  • Künye: David Harvey – Marx, Sermaye ve İktisadi Aklın Cinneti, çeviren: Esin Soğancılar, Sel Yayıncılık, siyaset, 239 sayfa

Denis Collin – Marx’ı Anlamak (2008)

Denis Collin ‘Marx’ı Anlamak’ta, sağcı teorisyenlerin “tarihin sonu”nu ilan ettiği günümüzde Marx’ı kuramıyla birlikte yeni bir okumaya tabi tutuyor.

Marx’ın eserinin esasında tamamlanmadığından hareket eden çalışma, Marx’ın olası birçok okuması bulunduğunu ve onu gerçekte anlamaya çalışırken, tezler ortaya koymak ve doktrinin işleyiş şemalarını belirtmek yerine, bu hareketin eleştirel potansiyelinin hakkını teslim etmeyi öneriyor.

“Biz Marx’ı yeniden şekillendirmek, Marx’ın diğer yeniden yapımlarının karşısına çıkartabilecek tamamlanmamış ama asla varolmamış bir tür Marx sunmak istemiyoruz. Bu kitapta üzerinde durduğumuz tek şey, bu çokbiçimli eserin içinde birkaç güzergâh önermek ve çelişkilerinin verimliliğini sınamaktır,” diyen Collin, bu sınamaya girişirken, Marx’a dair önyargılar ve yanlış aktarımlarla da yüzleşiyor ve filozofu özgün şartları içinde anlamaya çalışıyor.

  • Künye: Denis Collin – Marx’ı Anlamak, çeviren: Işık Ergüden, Versus Kitap, siyaset, 326 sayfa