İnci Aral – Yazma Büyüsü (2011)

  • YAZMA BÜYÜSÜ, İnci Aral, Kırmızı Kedi Yayınları, deneme, 167 sayfa

 

Roman ve öykü kitapları yayımlanmış İnci Aral, ‘Anlar, İzler, Tutkular’ başlıklı bir deneme kitabına da imza atmıştı. Aral, elimizdeki deneme kitabında da, hayatı ve insanı anlamlandırma yolu olarak yazmak konusunu, kendi yazma sürecinden yola çıkarak ele alıyor. Kitapta yazma endişesi, sözcüklerin büyüsü, yazarın yalnızlığı, yanılsama ve fantazya arasındaki ince çizgi, yazar olabilmenin kıstasları ve yazmak ile zaman arasındaki ilişki gibi keyifli konular yer alıyor. Aral ayrıca, yazarlığın öğrenilip öğrenilmeyeceği, roman sanatı, okumak ve yazmak arasındaki ilişki ve bir roman karakterinin yaratılması gibi konuları da tartışıyor.

Daniel T. Willingham – Çocuklar Okulu Neden Sevmez? (2011)

  • ÇOCUKLAR OKULU NEDEN SEVMEZ?, Daniel T. Willingham, çeviren: İnci Katırcı, İthaki Yayınları, psikoloji, 190 sayfa

 

Psikoloji alanında uzman isimlerden olan Daniel T. Willingham, ‘Çocuklar Okulu Neden Sevmez?’de, çocukların okulla ilgili yaşadığı sorunlar konusunda, özellikle öğretmenleri hedeflediği dokuz prensiplik bir çözüm planı sunuyor. İnsanların doğuştan meraklı olduğunu, fakat bu merakın kırılgan olduğunu söyleyen Willingham, öğretmenlerin zihinlerini daha organize hale getirecek önerilerde bulunuyor. Öğrencilerin soyut fikirleri anlamalarını sağlamak; öğretim yöntemini, farklı öğrenme tarzlarına sahip öğrencilere göre ayarlamak ve yavaş öğrenen öğrencilere nasıl yardımcı olunabileceği, Willingham’ın burada işlediği konulardan birkaçı.

Jacques Sémelin – Arındırma ve Yok Etme (2011)

  • ARINDIRMA VE YOK ETME, Jacques Sémelin, çeviren: Melike Işık Durmaz, İletişim Yayınları, siyaset, 503 sayfa

 

Fransız tarihçi ve siyaset bilimci Jacques Sémelin, ‘Arındırma ve Yok Etme’de, katliam ve soykırımın siyasî kullanımlarına odaklanıyor. Katliam ve soykırımların, 20. yüzyılda kitlesel bir olgu halini aldığını ve başlarında bulunduğumuz 21. yüzyılın da ona benzeyecek gibi göründüğünü belirten Sémelin, Yahudi soykırımından 1990’lı yılların başında Shoah vakasına; Ruanda’da yaşanan katliamdan Bosna soykırımına; Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilerin yaşadıklarından Pol Pot Kamboçya’sına dek uzanıyor. İnsanları barıştan barbarlığa sürükleyen bu kıyıcı süreçleri analiz eden yazar, çağdaş tarih, iletişim sosyolojisi, psikoloji ve siyaset bilimi gibi çok farklı disiplinlerden de yararlanarak, kurban edici şiddeti; cezasız kalan suçları, savaş ve medya ilişkisini ve katliam ile soykırımların siyasî kullanımlarını irdeliyor.

Camara Laye – Afrikalı Çocuk (2011)

  • AFRİKALI ÇOCUK, Camara Laye, çeviren: Burak Yenidoğan, Özgür Yayınları, roman, 192 sayfa

 

1930’lu yıllarda geçen ‘Afrikalı Çocuk’, bir otobiyografik roman. Camara Laye burada, çocukluğunun geçtiği Gine’ye doğru edebi ve tarihsel bir yolculuğa çıkıyor. Laye’in ailesi, bölgede önemli bir güç oluşturan ve 19. yüzyılın sonlarında İslamiyet’i kabul etmiş Malinke kabilesindendi. Laye’in, demirci olan babası, toplumda ermiş olarak kabul edilen bir kişiydi. Yazar romanında, içinde yaşadığı toplumun kendine has yönlerini, burada geçen çocukluk ve gençlik dönemlerini ve makine mühendisliği eğitimi almak için Fransa’ya gidişini anlatıyor. Romanı nitelikli kılan hususların başında, Laye’in yaşadığı toplumu ince ayrıntılar eşliğinde aktarması kadar, bir çocuğun ilginç büyüme serüvenini de sunması. Kurguda karşımıza çıkan anne-çocuk ilişkisinin, Afrika tinselliğine dair önemli ipuçları sunduğunu da belirtelim.

Aylin Gözen – İstanbul’un 100 Mücevheri ve Sanatçısı (2011)

Aylin Gözen’in hem takı meraklılarına hem de takı imalatçılarına hitap eden çalışması ‘İstanbul’un 100 Mücevheri ve Sanatçısı’, uzun süreden beri İstanbul’da sergilenen, şehirle özdeşleşmiş mücevherlere; bunları yapan firma, usta veya tasarımcılara ve İstanbul’un mücevher sanatçılarına yer veriyor.

Kitapta, Kaşıkçı Elması’ndan Murassa Miğferi’ne; Şah İsmail’in maşrapasından Sultan I. Ahmed’in taht askısına; Kevkeb-i Dürri elmasından Kanuni Sultan Süleyman’ın kılıcına ve Hürrem’in Gözyaşları gerdanlığına kadar birçok önemli mücevher tanıtılıyor.

Kitap, İstanbul’un ilham verdiği takı ve mücevherleri görmek isteyenler için biçilmiş kaftan.

  • Künye: Aylin Gözen – İstanbul’un 100 Mücevheri ve Sanatçısı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A. Ş. Yayınları, şehir, 156 sayfa

Ray Billington – Felsefeyi Yaşamak (2011)

  • FELSEFEYİ YAŞAMAK, Ray Billington, çeviren: Abdullah Yılmaz, Ayrıntı Yayınları, felsefe, 468 sayfa

 

Ray Billington, uygulamalı felsefeye bir giriş olarak değerlendirilebilecek ‘Felsefeyi Yaşamak’ta, etiğe yaptığı özel vurguyla yere gayet sağlam basan bir esere imza atmış. Billington kitabında ilk olarak, etiğin genel felsefeyi ilgilendiren meselelerinde bir gezintiye çıkıyor. Yazar devamında, Spinoza ve Aristo ile Marx ve Freud gibi birçok ismin düşüncelerine eğilerek, ahlak felsefesi ve pratiğinin önemli rol üstlendiği belirli felsefe okullarına eğiliyor. Billington’ın çalışmasını dikkat çekici kılan başlıca husus ise, gündelik hayatta karşılaşılan bazı konuları felsefi bir yorumla irdelerken, bunu, her okurun rahatça anlayabileceği bir üslupla yapması. Çalışma bunun yanı sıra, felsefenin ele aldığı birçok konuyu kapsamasıyla, felsefeye ilgi duyanlar kadar bu alanda çalışan uzmanlara da hitap edecek nitelikte.

Ali Dağlar – Rahip Cinayetleri (2011)

  • RAHİP CİNAYETLERİ, Ali Dağlar, Destek Yayınları, siyaset, 256 sayfa

 

Ali Dağlar ‘Rahip Cinayetleri’nde, Malatya’da Zirve Yayınevi Katliamı’nı odağa alıp, Türkiye’de azınlıklara yönelik saldırıların 200 yıllık arka planını araştırıyor. Kitapta, misyonerlerin Osmanlı’ya ilk gelişlerinden İmparatorluğun “Millet-i Sadıka” Ermenilere dönük protestanlaştırma çabalarına; Ermenilere yönelik pogromlardan Cumhuriyet döneminde tüm hızıyla devam eden gayrimüslim azınlıklara ve Alevilere yönelik pogrom ve kırımlara uzanıyor. Dağlar tarihsel arka planı ortaya koyduktan sonra, yakın tarihin en önemli olayları olan Malatya, İskenderun ve Trabzon’da yaşanan rahip cinayetlerini politik-toplumsal bir çerçeveyle irdeliyor.

Hakan Övünç Onur – Tüketim Toplumu, Nevrotik Kültür ve Dövüş Kulübü (2011)

  • TÜKETİM TOPLUMU, NEVROTİK KÜLTÜR VE DÖVÜŞ KULÜBÜ, Hakan Övünç Onur, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 327 sayfa

 

Hakan Övünç Onur, ilgi çekici ilk kitabı ‘Tüketim Toplumu, Nevrotik Kültür ve Dövüş Kulubü’nde, Amerikalı yazar Chuck Palahniuk’un dünya çapında ün kazanmış romanını çok yönlü bir bakışla irdeliyor. Övünç burada, romanda tasvir edilen dünya ile belli başlı karakterlerini merkeze alarak, tüketim toplumunu, nevrotik kültürü, zihinsel terörizmi ve bilinçdışı arketipleri irdeliyor. Bunu yaparken, günümüz dünyasını, yani uygarlığın gelip dayandığı kaotik aşamayı da eleştirel bir gözle değerlendiren yazar, aynı zamanda kitabını Baudrillard, Gramsci, Marcuse, Horkheimer, Adorno ve Žižek gibi önemli düşünürlerden alıntılarla da zenginleştiriyor.

Adrian Desmond ve James Moore – Charles Darwin (2011)

  • CHARLES DARWIN, Adrian Desmond ve James Moore, çeviren: Ebru Kılıç, İş Kültür Yayınları, biyografi, 946 sayfa

 

İki yazarlı elimizdeki kitap, bilim tarihine evrim kuramıyla büyük katkıda bulunmuş Charles Darwin’in hayatını, önemli detaylarla harmanlayarak veriyor. Yazarlar, Darwin’in genç bir doğabilimci ve bilim teorisyeni olarak hayatını anlatırken, bunu geniş bir sosyo-kültürel çerçeve gözeterek yapıyor; ayrıca Darwin’in çalışmaları ile teorilerine getirilen birçok eleştiriyi de masaya yatırıyor. Kitapta bunun yanı sıra, Darwin’in pek bilinmeyen ilginç bir yönü; onun hastalıklar, hayalkırıklıkları ve trajedilerle dolu hayatı da ele alınıyor. Kitap, oylumlu oluşu ve çok sayıda fotoğrafla zenginleştirilmesiyle, tam teşekküllü bir Darwin belgeseli.

Ümit Sönmez – Piyasanın İdaresi (2011)

  • PİYASANIN İDARESİ, Ümit Sönmez, İletişim Yayınları, inceleme, 247 sayfa

 

Kamu yönetimi ve siyasal iktisat alanlarında çalışmalar yapmış Ümit Sönmez, ‘Piyasanın İdaresi’nde, eleştirel bir neoliberalizm okuması üzerinden, kimilerinin “devlet içinde devlet” diyerek eleştirdiği, kimilerinin de tüm toplumsal ve yönetimsel sorunların çözümü olarak alkış tuttuğu bağımsız düzenleyici kurumları (BDK) ayrıntılı şekilde masaya yatırıyor. Bu kurumların nasıl kurulduklarını sorgulayan ve onların mevcut örgüt yapılarını, işlevlerini ve güçlerini nereden aldıklarını araştıran çalışma, konuyla ilgilenenler için kılavuz niteliğinde bir eser. Sönmez, tarihsel süreçleri ve kuramsal gelişmeleri de içine alan bir perspektifle, bu kurumların nasıl ve neden kurulduklarını analiz ediyor; bununla paralel şekilde, neoliberalizmin devlet-piyasa ilişkisine dair tasarımını da bütünlüklü bir bakışla ortaya koyuyor.