Ferit Edgü – Kimse (2006)

  • KİMSE, Ferit Edgü, Sel Yayıncılık, roman, 128 sayfa

Ferit Edgü’nin ‘Kimse’si, en çok da ‘Hakkari’de Bir Mevsim’in bir anlamda devamı olması yönüyle ilgi çekici. Bu romanda, ‘Hakkari’de Bir Mevsim’in gizemli anlatıcısının, öğretmenlik yaptığı Hakkari’nin on üç haneli Pirkanis adlı dağ köyünde, kendisiyle yaptığı yalnızlık konuşmalarından oluşuyor. Edgü’nün burada kullandığı ‘Birinci Ses’ ve ‘İkinci Ses’ hem birer roman kahramanı, hem de birbirinden farklı düşüncelerin uzlaşmaya varma çabası olarak okunabilir. Romana, ‘Hakkari’de Bir Mevsim’de olay örgüsüne monologlarıyla katılan kahramanın; anmak, anımsamak, anlamak, sormak ve karşılık aramak gibi konular üzerine, ikinci sesiyle, öteki kendiyle yaptığı diyaloglar veya yalnızlık konuşmaları diyebiliriz.

Jean-Jacques Rousseau – Toplum Sözleşmesi (2006)

  • TOPLUM SÖZLEŞMESİ, Jean-Jacques Rousseau, çeviren: Vedat Günyol, İş Kültür Yayınları, felsefe, 136 sayfa

Jean-Jacques Rousseau’nun ‘Toplum Sözleşmesi’ 1762 yılında yazıldı. Fakat bu zamandan günümüze dünya, fikri anlamda çok farklı dönüşümler geçirmesine rağmen, toplumların bir arada yaşayışlarına dair en temel düşünce yapıtlarından biri olma özelliğini sürdürüyor. Bilindiği gibi, Aydınlanma düşüncesinin önemli isimlerinden biri olan Rousseau felsefesinin belirleyici yönlerinden biri de romantik yönlerin baskın olması. Haklı ve doğru bir toplumun temellerini atmaya çalışan kitap, Sainte-Beuve’e göre romantik düşünürün de en çok değer verdiği yapıtıydı. Kitap, Vedat Günyol’un çevirisi ve önsözüyle sunuluyor.

Ahmet Haşim Köse ve Ahmet Öncü – Tahsildarlar ve Borçlular (2006)

  • TAHSİLDARLAR VE BORÇLULAR, Ahmet Haşim Köse ve Ahmet Öncü, Evrensel Yayınları, siyaset, 167 sayfa

‘Tahsildarlar ve Borçlular’ın alt başlığı, ‘Karşı-İktisat Gözüyle Dünya Kapitalizmi ve Türkiye’. Kitabın yazılmasının asıl amacı, her geçen gün yaşanan ekonomik sıkıntıların bireysel değil toplumsal olduğunu hatırlatmak. Kitap buradan hareketle, gün geçtikçe kendini daha bir dayatan zorlu ekonomik koşulları hedef alarak, toplumu bir karşı-iktisata davet ediyor. Dünyada ekonomik anlamda yaşanan sıkıntılar ile Türkiye’deki verili iktisadi sorunlar böylesi çalışmalara duyulan ihtiyacı arttırıyor. Kitap, ekonomi dünyasındaki sınıfsal ve toplumsal mücadeleyi esas alarak, tahsildarlara karşı borçluların bu mücadelede sahip olması gereken argümanları kuruyor.

Roni Margulies – Bugün Pazar, Yahudiler Azar (2006)

  • BUGÜN PAZAR, YAHUDİLER AZAR, Roni Margulies, Kanat Kitap, deneme, 111 sayfa

Roni Margulies’in ‘Bugün Pazar, Yahudiler Azar’ isimli bu deneme kitabı, 1950’lerden 70’lere, oradan günümüze uzanan bir süre içinde İstanbul Yahudilerine ilişkin kişisel gözlemlerden oluşuyor. Yazarın, “O yılların, o mutlu, kaygısız, pespembe çocuk yıllarımın Yahudi cemaatini, bugün ne kadar dışında olursam olayım, içimde hoş ve hüzünlü bir sevgi duygusu uyanmadan düşünmem nasıl mümkün olabilir?” cümlesi, aynı zamanda bu denemelerinin yazılış amacını da özetlemiş oluyor. Kitap, bunun dışında, İstanbul Yahudilerinin daha eski zamanlarına, Yahudiliğin günümüz Türkiye’sindeki problemli yanlarına, Yahudilerin yaşadıkları trajedilere ve siyonizm ve İsrail politikaları gibi konulara da odaklanıyor.

Orhan Miroğlu – Ona Zarfsız Kuşlar Gönderin: Uğur Kaymaz Kitabı (2006)

  • ONA ZARFSIZ KUŞLAR GÖNDERİN: UĞUR KAYMAZ KİTABI, Orhan Miroğlu, Agora Kitaplığı, anlatı, 197 sayfa

Çocuklar dünyanın kirli savaşlarında öldürüldü ve hâlâ savaşlara, kendilerinin hiç anlamadıkları hesaplara kurban ediliyor. İşte, babası Ahmet Kaymaz’la birlikte, polisler tarafından göz göre göre öldürülen Uğur Kaymaz da bu çocuklardan biri. Orhan Miroğlu’nun kitabı, 13 yaşındayken kendi yaşı kadar kurşunla öldürülen Uğur için kaleme alınmış bir destan, bir anı-anlatı. Kitapta Uğur’un ailesi, ailesinin zorunlu göç yüzünden Bakaysê köyünden koparılması, Uğur’un babasıyla birlikte Kızıltepe’de öldürülüşü ve olaydan sonraki gelişmeler yer alıyor.

Annette Wieviorka – 60 Yıl Sonra Auschwitz (2006)

  • 60 YIL SONRA AUSCHWITZ, Annette Wieviorka, çeviren: Işık Ergüden, İletişim Yayınları, siyaset, 240 sayfa

Annette  Wieviorka ’60 Yıl Sonra Auschwitz’de, tarihte kara bir leke olarak Auschwitz’i inşaatından başlayarak, nasıl işlediğinden, tarihsel anlamda nerede durduğuna kadar çok yönlü bir bakışla irdeliyor. İnsanlığın en büyük kıyımlarını yaşadığı Auschwitz’in, tarihi gerçeğinden, yani Yahudilerin sistematik olarak katledildiği bir kamp oluşundan kopuk, sadece sembolik bir anlam taşır hale geldiği, son dönemlerin başlıca eleştirilerinden. Wieviorka’nın çalışması, başta Yahudiler olmak üzere, çok sayıda kadın, erkek, genç, yaşlı ve çocuğun katledildiği kampın gelişimini, büyümesini ve işleyişini gözler önüne seriyor. Yazar, kampta öldürme ve yok etme mekanizması yetersiz kaldıkça, yeni gaz odaları ve krematoryumların inşası için kullanılan esirleri, bu esirlerin kampa alınış prosedürünü, numaralanmalarını, damgalanmalarını, geçmişe ve orada bulunanların tanıklıklarına dönerek anlatıyor.

Ian Craib – Hayal Kırıklığı (2006)

  • HAYAL KIRIKLIĞI, Ian Craib, çeviren: Aylin Onacak, Ayrıntı Yayınları, psikoloji, 250 sayfa

‘Hayal Kırıklığı’nın yazarı Ian Craib hem sosyolog hem de psikanalitik psikoterapist. Yazar bu çalışmasında, “yaşanan hayal kırıklıklarının artmasında büyük rolü olan toplumsal gelişmelerin görüldüğü geç modern dünyada bireyler hayal kırıklığıyla nasıl başa çıkıyorlar?” sorusuna farklı açılardan yaklaşıyor. Craib uzman olduğu iki disiplini, bu soru aracılığıyla, geç modern çağda öne çıkan bazı toplumsal dinamikleri ve bu dinamiklerden etkilenen psikoterapinin edinir göründüğü yeni rol ve işlevleri kapsamlı bir eleştiriye tabi tutuyor. Craig’in çalışması en çok, geç modern dönemin sahte “altın çağ” söylemine yaptığı eleştiriyle dikkat çekiyor.

Teo Grünberg – Anlam Kavramı Üzerine Bir Deneme (2006)

  • ANLAM KAVRAMI ÜZERİNE BİR DENEME, Teo Grünberg, Yapı Kredi Yayınları, felsefe, 383 sayfa

‘Anlam Kavramı Üzerine Bir Deneme’, Teo Grünberg’in 1963 yılında kaleme aldığı doktora tezi ve ilk baskısı 1970 yılında yapılmıştı. Grünberg bu çalışmasında, “anlam” kavramı ile felsefe arasındaki bağı örneklerle belgelemeye çalışıyor. Kitap bir giriş dışında, “Felsefe ve Anlam”, “Anlam’ın Anlamları ve Semantik” ve “Tanımlama ve Anlama” başlıklı üç bölümden oluşuyor. Grünberg’in çalışması, anlam kavramı ile felsefe arasında bir bağ kurması dışında, Türkiye’de o zamanlar için yeni sayılabilecek bir konuyu, Semantik’in yeni bulgularını kullanmıştı. Kitabın ilk baskısında yer alan, Doç. Dr. Hüseyin Batuhan’ın açıklayıcı önsözü, bu yeni basımda da bulunuyor.

Ketil Bjørnstad – Düşüş (2006)

  • DÜŞÜŞ, Ketil Bjørnstad, çeviren: İris Kantemir, Metis Yayınları, roman, 225 sayfa

Ketil Bjørnstad’ın ‘Düşüş’ü, yazarın daha önce yayımlanan ‘Müzik Uğruna’dan sonra Türkçedeki ikinci romanı. Romanın baş kahramanı sulh yargıcı Erling Fall, bir gün kendisini elinde boşanma ilamı, terk edilmiş, hayatındaki her şeyden kuşkuya düşmüş, şaşkın bir halde bulur. Üstelik hâkimi olduğunu sandığı adaletle de başı belaya girmiştir. Fall bir sorgulama sürecine girmek yerine içine düştüğü sorunlardan kurtulmasını sağlayacak telafi imkânlarına sarılır. Bu anlamda, yazarın zengin, hedonist, kibirli olarak tanımladığı Norveç toplumunda bol bol seçenek vardır. Fakat ilk etapta daha kolay görünmesine rağmen, bu imkânlara ulaşmak için Fall’ın ödeyeceği bedel, diğer zorlu seçenekler düşünüldüğünde oldukça ağırdır.

Peter V. Zima – Modern Edebiyat Teorilerinin Felsefesi (2006)

MODERN EDEBİYAT TEORİLERİNİN FELSEFESİ, Peter V. Zima, çeviren: Mustafa Özsarı, Hece Yayınları, eleştiri, 320 sayfa

Feter V. Zima’nın ‘Modern Edebiyat Teorilerinin Felsefesi’ndeki başlıca iddası, modern teorilerin kaynaklandığı ve geliştiği felsefi ve estetik bağlamlara yerleştirildiği zaman, onların tam olarak anlaşılabileceğidir. Bu iddiadan hareketle Zima, Anglo-Amerikan Yeni Eleştiri’sinden Yapısökücülük’e ve postmodernizme kadar, edebi eleştirinin problemlerine, teorilerine ve kavramlarına kadar kapsamlı bir alanda fikir yürütüyor. Kitapta İngiltere, Fransa, Almanya, İtalya ve Kuzey Amerika’da gelişen eleştiri anlayışlarının felsefi temelleri belirleniyor ve bu yönelimler sistemli bir şekilde, önde gelen felsefi aktörler eşliğinde sunuluyor.