Henry David Thoreau – Sivil İtaatsizlik (2015)

Sivil itaatsizlik kavramını ilk defa literatüre kazandıran Henry David Thoreau’dan bu alanda klasikleşmiş bir eser.

Düşünür, 1866 yılında yayınlanmış kitabında, toplumun sorunlarına ve taleplerine yanıt vermeyen, yönetimden gelen gücünü kötüye kullanan iktidara dönerek “En iyi devlet, hiç yönetmeyen devlettir.” diyor.

Kitabın bu baskısı, Nazım Onat imzalı, hem bu eserin hem de sivil itaatsizlik kavramının tarihsel gelişiminin irdelendiği bir önsözle açılıyor.

  • Künye: Henry David Thoreau – Sivil İtaatsizlik, çeviren: Caner Turan, Say Yayıncılık

 

Frederick C. Beiser – Hegel (2019)

Hegel felsefesine giriş yapmak için iyi bir kaynak arayanlara bu kitabı öneririz.

Frederick Beiser, Hegel’in çalışmalarını oldukça geniş bir çerçevede ve rahat anlaşılabilir bir üslupla ele alıyor.

Yazar, Hegel’in dönemine ve fikirlerine odaklanırken, aynı zamanda Hegel düşüncesinin Spinoza ve Kant başta olmak üzere kendisinden önceki veya kendi dönemindeki düşünürlerle nasıl bir ilişki içinde olduğunu da aydınlatıyor.

Hegel felsefesinde önemli yer tutan ve daha sonra Marx’ın geliştireceği diyalektik kavramına da ağırlıklı yer veren Beiser, bu bağlamda Hegel’in toplumsal ve siyasi düşüncelerini, buna ek olarak filozofun etkilerini ve mirasını da ayrıntılı bir şekilde açıklıyor.

Hegel ile ilk defa karşılaşanlar kadar 19. yüzyıl felsefesi alanında çalışanların da çokça yararlanacağı bir çalışma.

Frederick Beiser, Alman idealizmi, Alman romanizmi ve genel olarak 19. yüzyıl felsefesi konusunda yaptığı çalışmalarla dünya çapında tanınan bir isim.

Beiser’in Hegel üzerine bu çalışmasının adeta her sayfasında, bu birikimini görüyoruz.

  • Künye: Frederick C. Beiser – Hegel, çeviren: Seçim Bayazit, Alfa Yayınları, felsefe, 416, 2019

Alain Badiou – Fransız Felsefesinin Macerası (2015)

Alan Badiou’dan, bugün artık başlı başına bir felsefe okulu olmuş Fransız felsefesinin 1960’lardan günümüze öznel bir dökümünü sunuyor.

Bu dönemin Fransız felsefesinin tefekkür ve bilgeliğin yerine eylemi tercih etmeyi önerdiğini söyleyen Badiou, Sartre’dan Deleuze’a, Lacan’dan Foucault’ya birçok filozofu derinlikli bir okumaya tabi tutuyor.

Badiou, bunu yaparken 1960’lardan 1980’lere, oradan 1990’ların ortalarına uzanıyor ve Avrupa felsefesine yön vermiş bu isimlerin hem felsefi söylemlerini eleştirel bir bakışla analiz ediyor hem de bu isimlerin kendisindeki karşılıkları üzerine yoğun bir şekilde düşünüyor.

Badiou’nun burada tartıştığı düşünürlerin tam listesi:

Jean-Paul Sartre, Paul Ricœur, Georges Canguilhem, Louis Althusser, Jacques Lacan, Michel Foucault, Gilles Deleuze, Jacques Derrida ve Jacques Rancière.

  • Künye: Alain Badiou – Fransız Felsefesinin Macerası:1960’lardan Günümüze, çeviren: P. Burcu Yalım, Metis Yayınları, felsefe, 176 sayfa, 2015

Melda Yaman ve Özgür Öztürk – Metaların Kerameti (2019)

Melda Yaman ve Özgür Öztürk bu şahane çalışmalarında metaların kendinden menkul görünen kerametinin peşine düşüyor.

Marx’ın ‘Kapital’de geliştirdiği analizi temel izlek edinen yazarlar, bununla da yetinmeyerek metaya ve meta mübadelesine ilişkin, Marx’ı önceleyen Adam Smith ile David Ricardo gibi politik iktisatçıların analizlerine, daha da ileriye uzanarak antik felsefeye giderek politik iktisadın da öncülü kabul edilen Aristoteles’e kulak veriyor.

Yaman ve Öztürk, Marx’ın teorisini incelemeden önce antropolojiden Aristoteles’e, Aristoteles’ten politik iktisada çeşitli analizlerin genel hatlarıyla üstünden geçiyor.

Kitapta,

  • Metanın, meta mübadelesinin ve değerin arkaik kökenleri,
  • Marx’tan 2 bin 200 yıl önce meta mübadelesine ilk kez sistematik biçimde değinen Aristoteles’in katkıları,
  • Marx’ın teorisini hem ondan beslenerek hem de onu eleştirerek inşa ettiği politik iktisat, özellikle de Adam Smith ile David Ricardo’nun teorileri,
  • Marx’ın ‘Kapital’deki, metadan başlayıp değere ve soyut emeğe uzanan analizi,
  • Tarihte, antropolojide ve ilk toplumlarda meta,
  • Politik iktisatta meta ve değer,
  • Meta olarak para,
  • Metaların fetiş karakteri,
  • Ve meta olarak emek gücü gibi birçok ilgi çekici konu tartışılıyor.

Çalışmanın, metaya ve değere ilişkin yeni düşüncelere, yeni sorulara vesile olacağını, daha ileri analizlere kapı aralayacağını söylemeliyiz.

Öğretim üyeleri iken KHK ile üniversitelerindeki işlerinden atılan Melda Yaman ve Özgür Öztürk, bu süreçten sonra da üretmeye devam eden değerli hocalarımızdan.

Bunun güncel örneği olan elimizdeki kitapları da, Ankara Dayanışma Akademisi’nde verdikleri derslerin ürünü.

  • Künye: Melda Yaman ve Özgür Öztürk – Metaların Kerameti, İletişim Yayınları, iktisat, 230 sayfa, 2018

Leo Strauss – Platon’un Politik Felsefesi: Devlet (2018)

Leo Strauss’un bu eseri, Platon’un siyaset felsefesi alanında en çok başvurulan kaynakların başında gelen ‘Devlet’ diyaloğu üzerine şimdiye kadar yapılmış en sıkı okumalardan.

Kitap esasında, Strauss’un Chicago Üniversitesi Siyaset Bilimi Bölümünde 1957 bahar döneminde verdiği seminerin dökümü.

Strauss, burada yalnızca Platon’un ünlü mağara imgesinden yola çıkarak felsefe ve politika konularını tarihsel ve güncel bir sorgulamaya tabi tutmakla yetinmiyor, aynı zamanda felsefe yapmanın yollarını ve zorluklarını da derinlemesine irdeliyor.

Yazar, Platonik bir diyaloğun nasıl okunması gerektiğinden ‘Devlet’in merkezi zirvesi olarak felsefeye, pek çok konuyu tartışıyor.

  • Künye: Leo Strauss – Platon’un Politik Felsefesi: Devlet, editör: Peter Ahrensdorf, çeviren: Özgüç Orhan, Pinhan Yayıncılık, siyaset, 432 sayfa, 2018

Kâdî Abdulcebbâr – Nedensellik Kitabı (2015)

Kâdî Abdulcebbâr, Mutezile düşüncesini sistematik olarak günümüze taşıyan el-Muğni adlı eserin sahibi.

Bu kitap ise, söz konusu eserin 9. cildinin çevirisi olup, Mutezile düşüncesinin anahtar kavramları olan uluhiyet, insan ve tabiat ilişkisi, ilahi filin insan fiili ile ilişkisini tartışıyor.

Yazar, insan eylemlerinin sonuçları ve bu eylemleri ortaya koyan bireyin etkinliği arasındaki değer ve sorumluluk ilişkisini irdeliyor, bu bağlamda ortaya atılan görüşleri değerlendiriyor ve böylece insanın ve doğanın eylemi arasında nedensel bir ilişki kurarak tevhid ve adalet merkezli bütüncül bir yapının inşası üzerine düşünüyor.

  • Künye: Kâdî Abdulcebbâr – Nedensellik Kitabı, çeviren: Osman Demir, Klasik Yayınları

Brigitte Labbé ve P. F. Dupont-Beurier – Makineler ve İnsanlar (2015)

Bu kitap, çocuk okurlara, hayatımızda vazgeçilmez yeri olan makinelerin hikâyesini anlatıyor.

Jacques Azam’ın eğlenceli çizimleri eşliğinde, çamaşır makinesinden lokomotife, ilk insanın taşları yontmasından GPS’e, mikrodalga fırından bankamatiğe, insanın teknik gücünü ortaya koyan buluşlar, burada.

  • Künye: Brigitte Labbé ve P. F. Dupont-Beurier – Makineler ve İnsanlar, çeviren: Azade Aslan, Günışığı Kitaplığı

Elmar Holenstein – Felsefe Atlası (2015)

Felsefe akımlarını, dünyanın dört bir yanından çok sayıda harita ve diyagramla görselleştiren dikkat çekici bir atlas.

Felsefe öğretilerini birbirinden yalıtmadan inceleyen çalışma, küresel fikir alışverişlerini, dünyanın çeşitli yerlerini birbirine bağlayan ilişkiler ağını gözler önüne sermekte.

  • Künye: Elmar Holenstein – Felsefe Atlası, çeviren: Ogün Duman, Küre Yayınları

Paul Sweezy – Marksizm Üzerine Dört Ders (2009)

Önde gelen Marksist iktisatçılardan Paul Sweezy ‘Marksizm Üzerine Dört Ders’te, Marksizmin temellerine iniyor ve buradan bakarak emperyalizmin işleyiş tarzına ışık tutuyor.

Kitabın ilk dersinde, diyalektik düşünce tarzı ve Marksist materyalizm anlayışı anlatılıyor.

Sweezy bu bölümde ayrıca, kendisini Marksizme yönelten hususları da okurlarıyla paylaşıyor.

Kitabının ikinci dersinde, kapitalizmin çelişkilerine odaklanan yazar, bu çelişkileri açıklamak için meta, sermaye, artık değer gibi kategorilere başvuruyor.

Merkez ile çevre arasındaki ilişkiler ile çelişkiler Sweezy’nin üçüncü dersini, Marksizmin günümüzdeki sorunları ile geleceğine dair öngörüler ise dördüncü dersini oluşturuyor.

  • Künye: Paul Sweezy – Marksizm Üzerine Dört Ders, çeviren: Tuncel Öncel, Yordam Kitap, siyaset, 157 sayfa

Jürgen Habermas – Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine (2018)

Jürgen Habermas’ın sosyal bilimlerin felsefesi alanında klasikleşmiş yapıtı ‘Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine’, yeni baskısıyla raflardaki yerini aldı.

Sosyal bilimlerin doğası ve yöntemleri üzerine derinlemesine düşünen Habermas, pozitivizmden yorumbilgisine, sosyolbilimsel işlevselcilikten bilgi kuramına ve tarih felsefesine pek çok konuyu tartışıyor.

Kitapta,

  • Doğal bilimler ile sosyal bilimler arasındaki geleneksel ayrımın ne olduğu,
  • Sosyal eylemin karakteristikleri,
  • Toplumsal gereklilik açısından dil teorisinin göndermeleri,
  • Yorumbilimin doğası, işlevi ve sınıflamaları,
  • İşlevselcilik ve sistem teorilerinin güçlü ve zayıf yönleri,
  • Karl Popper’ın sosyal bilimler felsefesine bakışı,
  • Ve bunun gibi ilgi çekici konular ele alınıyor.

Habermas’ın çalışması, bu alanda çalışanlar için rehber nitelikte bir eser olmaya devam ediyor.

  • Künye: Jürgen Habermas – Sosyal Bilimlerin Mantığı Üzerine, Alfa Yayınları, felsefe, 668 sayfa, 2018