Utku Özmakas – Biyopolitika: İktidar ve Direniş (2018)

Biyopolitika kavramı, hayat ile ilgili düşünüşümüze getirdiği açılımlar sayesinde sosyal teorinin de siyaset biliminin de sıklıkla başvurduğu kavramların başında gelir.

Son zamanlarda her ne kadar “moda kavram”lardan biri haline gelmiş olsa da, biyopolitikaya ciddi şekilde başvurulduğunda, halen olağanüstü sonuçlar yaratmaya muktedir.

Utku Özmakas’ın elimizdeki özenli çalışması da, son dönemlerde sıklıkla kullanılmaya başlayan “biyopolitika” kavramına dair tüketici bir açıklama iddiasında olmaktan çok kavramın bazı temel yönsemelerini sergiliyor ve daha da önemlisi, bu kavrama yönelik farklı yaklaşımlar arasındaki politik ve entelektüel gerilimleri gözler önüne seriyor.

Özmakas bunu yaparken de, bu kavramın ilk ortaya çıkışından bugüne, kavramın gelişiminde önemli roller üstlenmiş Michel Foucault, Giorgio Agamben, Michael Hardt ve Antonio Negri’nin düşüncelerini kapsamlı bir şekilde analiz ediyor.

  • Künye: Utku Özmakas – Biyopolitika: İktidar ve Direniş (Foucault, Agamben, Hardt-Negri), İletişim Yayınları, siyaset, 352 sayfa, 2018

Nayla Farouki – İdea Nedir? (2009)

Nayla Farouki ‘İdea Nedir?’de, idealar dünyasının geniş bir panoramasını sunuyor.

Farouki, felsefede en sık karşılaşılan terimlerden olan “idea”nın ne olduğunu, Batı metafiziğinin neden onsuz düşünülemeyeceğini anlatıyor ve farklı filozofların bu terime nasıl baktığını inceliyor.

İdeaların en basit olanlarından en karmaşık olanlarına doğru ilerleyen çalışma, filozoflar tarafından sorulmuş soruları art arda sorarak ideaların kaynağı, nitelikleri, yerine getirdikleri işlevleri gösteriyor.

Kitap, 20. yüzyıl da dahil olmak üzere, filozofların tarih boyunca ilgilendikleri “idealar mevcut mudur?” sorusuna verilen değişik cevapları da sunuyor.

  • Künye: Nayla Farouki – İdea Nedir?, çeviren: Atakan Altınörs, Say Yayınları, felsefe, 136 sayfa

Alex Rosenberg – Bilim Felsefesi (2015)

Bilim felsefesine çağdaş, kapsamlı bir giriş olan bu kitap, alanın en iyilerinden.

Alex Rosenberg imzalı çalışma, bilimsel kuramların yapısından bilim felsefesinin güncel sorunlarına, bilimsel açıklamanın mahiyetinden bilimin doğasına, bilim ve görecelikten bilimde kuram inşasına ve bilimin nasıl temellendirilebileceğine, bu konuda aydınlanmak isteyen öğretmen ve öğrenciler için bir başucu kitabı.

  • Künye: Alex Rosenberg – Bilim Felsefesi, çeviren: İbrahim Yıldız, Dipnot Yayınları

Stephen Frederic Dale – İbn Haldun ve İnsan Bilimi (2015)

İbn Haldun’un sosyal bilimlere ve tarihyazımına en önemli katkısı, ünlü eseri ‘Mukaddime’de tarihsel kanıtları değerlendirmedeki yaklaşımı ve Aristotelesçi kavramlardan yola çıkan bir yöntem geliştirmiş olmasıydı.

Yapısal tarih ve tarihsel sosyolojinin dünyadaki ilk örneğini temsil eden ‘Mukaddime’, Aydınlanma’dan tam dört yüz yıl önce çağdaş tarihyazımı ve sosyal bilimleri öngörmüştü.

İşte bu önemli kitap, döneminin önde gelen entelektüel ve dini otoritelerinden olan İbn Haldun, yaşadığı dönem ve O’nun başyapıtı ‘Mukaddime’ üzerine nitelikli bir inceleme.

Hem iyi bir tarih hem iyi bir biyografi hem de iyi bir felsefe kitabı olarak önerebileceğimiz çalışma, İbn Haldun’un sistemini ve bu sistemin öncü rolünü dönemin düşünsel ortamının iyi bir fotoğrafı eşliğinde ortaya koyarken, ‘Mukkadime’yi daha iyi kavramamız konusunda anahtar işlevi görecek değerlendirmeler sunuyor.

  • Künye: Stephen Frederic Dale – İbn Haldun ve İnsan Bilimi, çeviri: Canan Coşkan ve Ayşecan Ay, Say Yayınları, felsefe, 392 sayfa, 2018

Ronald Dworkin – Hukukun Hükümranlığı (2018)

Ronald Dworkin’den, Anglo-Amerikan hukuk sisteminin ve bu sistemin ortaya koyduğu ilkelerin derinlikli bir analizi.

Hukuk, siyaset ve ahlak arasındaki ilişkiyi de ustalıkla irdeleyen Dworkin, hukuk sisteminin en hassas sorularından birini tartışarak kitabına başlıyor:

Zorlu davalar söz konusu olunca, yargıçlar hukuki olanı nasıl belirler ve nasıl belirlemelidir?

Dworkin’e göre bir yargıcın karar vermesinde, geçmiş içtihatlardan ziyade, yargıcın bizzat kendisinin yorumu belirleyici olmalıdır.

Buradan hareketle yorumlamanın genel bir teorisini üreten düşünür, bir yorumu diğerlerinden üstün kılan öğelerin neler olduğunu gözler önüne seriyor.

“Yargıçların nasıl karar verdikleri çeşitli şekillerde önem taşıdığından, hukukun ne olduğuna dair düşünceleri de önemlidir, dolayısıyla bu konuda anlaşmazlık yaşadıklarında, sahip oldukları anlaşmazlığın hangi türden olduğu da önemlidir.” diyen Dworkin, hukukun en temel noktasının, bir siyasi birliğin, yine aynı birliğe tabi bütün unsurlara karşı tutarlı ve ilkeli bir tutum sergileme gereksinimini karşılamak olduğunu belirtiyor.

  • Künye: Ronald Dworkin – Hukukun Hükümranlığı, çeviren: Ertuğrul Uzun, Nora Kitap, hukuk, 552 sayfa, 2018

Barbara Cassin – Nostalji (2018)

Kendimizi ne zaman evimizde hissederiz?

Nostalji içimizde ne zaman doğar?

Fransız felsefeci Barbara Cassin, bu ilgi çekici kitabında, kök salmanın, köklerinden kopmanın, nostaljinin, kendini bir yerlere ait hissetmenin veya hissetmemenin, göçmen olmanın ve yersiz yurtsuzluğun felsefi ve politik izlerini sürüyor.

Bunu yaparken, Homeros’un karakteri Odysseus’a, Vergilius’un kahramanı Aeneas’a ve Almanya’dan kaçmak zorunda kalarak bu duyguların tümünü bizzat deneyimlemiş Hannah Arendt’in başından geçenlere bakarak ev ve evsizliğin tam olarak ne anlama geldiğini sorguluyor.

Nostalji üzerine derin bir tefekkür arayanlar kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Barbara Cassin – Nostalji: İnsan Ne Zaman Evindedir?, çeviren: Seçil Kıvrak, Kolektif Kitap, felsefe, 112 sayfa, 2018

Richard Rorty ve Gianni Vattimo – Dinin Geleceği (2009)

‘Dinin Geleceği’, teolog Gianni Vattimo ile kendini laik-demokrat olarak tanımlayan Richard Rorty arasındaki diyaloğa dayanıyor.

Aynı zamanda, Vattimo’nun ‘Yorum Çağı’ ve Rorty’nin ‘Dinsel Zümre Karşıtlığı ve Ateizm’ başlıklı birer yazısı ile kitabı derleyen Santiago Zabala’nın çerçeve metni ‘Teistleri ve Ateistleri Olmayan Bir Din’ başlıklı bir yazısından oluşan kitap, metafizikten sonra dinin geleceğine dair dillendirilen soruları yanıtlamayı amaçlıyor.

Rorty ve Vattimo, insanlığın Aydınlanma öncesinde Tanrı’ya karşı, Aydınlanma’dan sonra ise akla karşı ödevleri olduğu gerçeğinden yola çıkıyor.

İki ismin buluştuğu ortak zemin ise, ontolojik hakikate dayanma iddiasından arındırılmış postmodern düşünme tarzıdır.

Kitabın, teoloji ve Batı felsefesi arasındaki ilişki konusunda da bir başvuru kitabı olabileceğini söyleyebiliriz.

  • Künye: Richard Rorty ve Gianni Vattimo – Dinin Geleceği, derleyen: Santiago Zabala, çeviren: Rahmi G. Öğdül, Ayrıntı Yayınları, din, 92 sayfa

Michael Clark – Paradokslar Kitabı (2009)

Mark Sainsbury paradoksu, “görünüşte kabul edilebilir öncüllerden görünüşte kabul edilebilir akıl yürütmeyle türetilen görünüşte kabul edilemez sonuç” olarak tanımlıyor.

İşte Michael Clark ‘Paradokslar Kitabı’ adlı elimizdeki nitelikli eserinde, felsefeye meraklı okurlara, ünlü felsefi paradokslar kadar, daha az bilinenler ya da daha yakın zamanda ortaya atılanlar da dâhil olmak üzere, toplam seksen üç paradoks sunuyor.

Tavuk ve Yumurta, Akhilleus ve Kaplumbağa, Galileo, Kurmaca, Köprü, Ok, Güneş Tutulması, Ahlaki Şans, Yalancı İlaç, Kendini Kandırma, Herakleitos, Bertrand’ın Kutusu ve Hovarda, Clark’ın çözüm önerileri sunduğu paradokslardan birkaçı.

  • Künye: Michael Clark – Paradokslar Kitabı, çeviren: Ahmet Fethi, Hil Yayın, felsefe, 239 sayfa

Friedrich Nietzsche – Kendiyle Bir Başına İnsan (2018)

‘Kendiyle Bir Başına İnsan’, düşünce dünyamızda iz bırakmış Friedrich Nietzsche’nin özgün düşünce biçiminin en iyi örneklerini sunan aforizmalarını sunuyor.

Kitapta, tutkudan kibre, eylemden sükûnete, yanılsamadan mesleklere, erkeklerden kadınlara, birey olmaktan karaktere, hedeflerden yollara ve hasetten kıskançlığa pek çok konuya dair fikirlerini bizimle paylaşıyor.

Batı düşüncesini derinden etkilemiş Nietzsche’nin gözünden, hayata farklı bir açıdan bakmak isteyenler bu kitabı kaçırmasın.

Kitaptan birkaçı alıntı:

“Kendinden hiç bahsetmemek çok zarif bir riyakârlıktır.”

“Kanaatler, yalanlardan daha tehlikeli düşmanıdır hakikatin.”

“İnsan çoğunlukla, her dem ilkeleri doğrultusunda değil de, her dem mizacı doğrultusunda hareket ettiği için karakterli görünür.”

” İnsan şunlardan birine sahip olmalı: ya doğuştan gelen rahat bir ruha ya da sanat ve bilgi ile rahatlatılmış bir ruha.”

“Çoğu kişi, kendisini bir kez vurduğu yol konusunda inatçı davranır.  Pek azı ise varacağı hedef konusunda.”

“Kıt nimetle çok sevindirmek büyüklüğün ayrıcalığıdır.”

“Ortak acı değil ortak neşedir dostu dost kılan.”

  • Künye: Friedrich Nietzsche – Kendiyle Bir Başına İnsan, çeviren: Tuğba Hacaloğlu Tosun, Kafka Kitap, felsefe, 104 sayfa, 2018

Valmiki – Yoga Vazişta (2015)

Yoga felsefesindeki önemli kişilerden olan Valmiki’den, Ramayana destanının devamı olarak kabul edilen, evrenin ve yaşamın gerçeklerini anekdotlarla gözler önüne seren bir öğreti.

Aklın daha yüce hallerini geliştirmeyi; yaratılış, varoluş, yok oluş ve Nirvana’nın sırrına ermeyi amaçlayan tamı tamına 32 bin vecizeden oluşan bir kitap.

  • Künye: Valmiki – Yoga Vazişta, çeviren: Ayça Gürelman, Purnam Yayınları