Kolektif – Çağdaş Marksizm Seçkisi (2019)

Çağdaş Marksist kuramın önde gelen iki ismi, Bertell Ollman ve Kevin Anderson’ın hazırladığı bu harika derleme, son yüzyılın önde gelen Marksist yazarlarından bazılarının çok geniş yelpazedeki konularla ilgili yaptıkları seçkin çalışmalardan örnekler sunuyor.

Burada yer alan 31 makale, 20. yüzyıl boyunca yazılmış en kritik Marksist metinler olmalarıyla bilhassa önemli.

Makaleler; Marksist kuram ve yöntem, ekonomi politik, devlet ve siyaset, birey ve toplum, kültür ve din, tarih, sömürgecilik, ırk, cinsiyet ve çevrebilim başlıkları altında toplanmış.

Bu makalelerin tartıştığı kimi konular ise, şöyle:

  • Şeyleşme ve proletarya bilinci,
  • Marx’ın yönteminde soyutlama süreci,
  • Gündelik yaşamın yeniden üretimi,
  • Dünya kapitalist sisteminin yükselişi,
  • Mülksüzleştirme yoluyla birikim yolu olarak “yeni” emperyalizm,
  • Hukuksal kurumların toplumsal ve iktisadi işlevleri,
  • “Sivil toplum” kavramının kullanımları ve kötüye kullanımları,
  • Geç kapitalizmin kültürel mantığı,
  • Feodal üretim tarzı,
  • Marx’ın toplumsal cinsiyet üzerine yazıları,
  • Marx’ın sürdürülebilir insani gelişim görüşü…

Çağımızda yaşadığımız sorunlara Marksist bir perspektiften daha iyi kavramak isteyenlerin kaçırmak istemeyeceği bir çalışma.

  • Künye: Kolektif – Çağdaş Marksizm Seçkisi: Yüzyıla Damga Vuran Metinler, hazırlayan: Bertell Ollman ve Kevin B. Anderson, çeviren: Şükrü Alpagut, Yordam Kitap, felsefe, 624 sayfa, 2019

Fung Yu-Lan – Çin Felsefesi Tarihi (2019)

“Bizim hayatımız, bizim sahip olduğumuzdur ve onun faydası çok büyüktür. Bu faydanın derecesine gelince, imparator olmak bile, onunla karşılaştırılamaz.” –Yang Chu

Çin felsefesi hakkında bir başucu kitabı olarak önerebileceğimiz bu çalışma, Çin felsefesinin 25 yüzyıllık bir zaman boyunca, alan olarak hem Konfüçyüs hem de Lao Tzu’dan, hatta Konfüçyüsçü ve Taocu okullardan bile daha geniş olduğunu ortaya koyuyor.

Kitaptan öğrendiğimiz bir diğer önemli bilgi ise, Çinli düşünürlerin, hemen hemen Batı’da felsefecilerin zihinlerini meşgul eden bütün ana konuları ele aldığıdır.

Feng Yu-Lan’ın, toplamda yirmi sekiz bölüme ayırdığı kitabında karşımıza çıkan kimi konular şöyle:

  • Çin medeniyetinde felsefenin ruhu,
  • Çin felsefesinin tarihsel, ekonomik, coğrafi, sosyolojik ve sanatsal arka planı,
  • Çin felsefesinde okulların kökeni,
  • “Büyük öğretmen” diye de tanımlanan Konfüçyüs’ün Çin tarihi ve felsefesindeki yeri,
  • Konfüçyüs’ün ilk muhalifi olan Mo Tzu,
  • Taoculuğun safhaları,
  • Mohistler,
  • Yin-Yang Okulu ve ilk dönem Çin kozmogonisi,
  • Konfüçyüsçü metafizik,
  • Han Fei Tzu ve Yasacı Okul,
  • Çin Budizmi’nin kuruluşu,
  • Sessizlik felsefesi (Ch’anizm),
  • Yeni-Konfüçyüsçülük,
  • Batı düşüncesi ve felsefesinin Çin’e girişi,
  • Modern dünyada Çin felsefesi…

Çalışma, Konfüçyüs’le olan başlangıcından günümüze kadar, Çin düşüncesinin tamamını kapsamlı ve sistematik bir anlatımla vermesiyle çok önemli.

  • Künye: Fung Yu-Lan – Çin Felsefesi Tarihi, çeviren: Fuat Aydın, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 498 sayfa, 2019

Onur Eylül Kara – Yapabileceğimizi Yapmak (2019)

❝‘Minör siyaset’ bizden, gündeliğimizden, olduğumuz halden, akışın kendisinden yükselen bir siyaset ya da yaşam etiği öneriyor.❞

Onur Eylül Kara da, bu noktadan yola çıkıyor ve Spinoza, Nietzsche, Deleuze ve Guattari’nin düşünce hattından yararlanarak Türkiye açısından minör siyasetin imkânlarını tartışıyor.

Siyaset bilimi ya da felsefesi, siyasal ilişkileri çoğunlukla tahakküm ilişkileri içinde tanımlar.

Klasik ve modern dönem siyaset düşüncesinde de hâkim olan bu anlayışı, Foucault ve Deleuze gibi çağdaş düşünürler, disiplin ve kontrol gibi olguların toplum içindeki rolüne dikkat çeken yeni “minör” bakış açılarını geliştirerek ve siyaseti yalnızca “tahakküm” bağlamına yerleştiren anlayışı yapısöküme uğratarak dönüştürdüler.

Kara da, yaşamın farklı alanlarında minör oluşumlar, eylemlilikler ve pratiklerin var olduğunu, bunların yalnızca siyasetle “ilgili” değil, aynı zamanda ve bizzat siyasal olduklarını belirtiyor.

Yazara göre, bu minör siyasal eylemlilik ve pratikler, siyaset biliminde ve felsefesinde ya da “siyasal” olan insanların ve toplulukların gözünde hak ettikleri yeri bulamamışlardır.

  • Künye: Onur Eylül Kara – Yapabileceğimizi Yapmak: Minör Siyaset ve Türkiye Örneği, İletişim Yayınları, siyaset, 295 sayfa, 2019

Claire Colebrook – Gilles Deleuze (2009)

Claire Colebrook, ‘Gilles Deleuze’de, filozofun özgün terminolojisini ve kavramlarını irdeliyor.

Deleuze’ü kronolojik bir biçimde ele almaktan imtina eden Colebrook, filozofun karmaşık ontolojik projesini ve terminolojisini daha anlaşılabilir hale getirmeye çalışıyor.

Yazar, Deleuze’ün felsefeci olarak ne önerdiğini anlamanın, felsefenin sanat ve bilimle ilişkisini anlamaktan geçtiğini savunuyor.

Colebrook, Deleuze’ün felsefi fikirlerini, bilim ve sanattan yararlanarak geliştirdiğini söylüyor.

Yazar buradan hareketle, edebiyat, sanat, psikanaliz, felsefe, genetik bilimi, sinema, toplumsal teori gibi farklı alanlar ekseninde, Deleuze’ün dünyasına iniyor.

  • Künye: Claire Colebrook – Gilles Deleuze, çeviren: Cem Soydemir, Doğu Batı Yayınları, felsefe, 215 sayfa

Alain Badiou – Biliyorum, Çok kalabalıksınız (2019)

Bu kitabı oluşturan iki metin, Alain Badiou’nun çoğunlukla gençlerden oluşan bir kitleye hitap ettiği iki ayrı konferansa dayanıyor.

İlk metin “Öteki”, ikincisi ise “Siyaset” üzerine ve Badiou, bu iki konu arasında incelikli ve sıkı bağlar kuruyor.

Badiou’nun ‘Gerçek Yaşam’ adlı kitabının devamı olarak da okunabilecek bu eser, kendisinin deyimiyle “gençliği yoldan çıkarmak” amacını güdüyor.

Badiou burada, insanlığın tüm farklılıklarına rağmen müşterek özelliklere sahip olduğunun altını ısrarla çiziyor ve devamında da,

  • Irkçılık belasının müşterekliklerimizi nasıl aşındırdığını,
  • “Fark”ın kutsanıp “aynı”nın düşünce sahasının dışında bırakılmasına neden itiraz etmemiz gerektiğini,
  • Birini diğerine tercih etmektense ikisinin birlikte hareketine odaklanan bir düşünce kurmanın gerekliliğini ve özgürlüğe giden yolun neden bu diyalektik sayesinde inşa edilebileceğini,
  • Sermayenin ayakta kalmak için savaşa nasıl muhtaç olduğunu,
  • Ve olumsuz sloganlara sıkışmış muhalefetin eylem kapasitesini arttırmak için ne gibi taktikler geliştirilebileceğini tartışıyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Umut edelim, eyleme geçelim. Dünyanın herhangi bir yerindeki herhangi bir kişi –mevcut metnin belirttiği anlamda– doğru siyaseti yapmaya başlayabilir. Sonra da bunun etrafında, yaptığının etrafında konuşabilir.”

“Devlet, hangi biçimde olursa olsun, hiçbir durumda özgürleşme siyasetini temsil edemez ya da tanımlayamaz.”

“Siyaset her koşulda insanlarla birlikte yapılır. Kapitalizmin örgütlediği çeşitli toplumsal ayrımcılık biçimlerine boyun eğilmesi kabul edilemez.”

“Yakın geçmişin en önemli deneyimlerini hatırlamak ve bunların yenilgileri üzerinde düşünmek gerekir.”

  • Künye: Alain Badiou – Biliyorum, Çok kalabalıksınız, çeviren: Işık Ergüden, Sel Yayıncılık, siyaset, 64 sayfa, 2019

Erich Auerbach – Mimesis’i Okumaya Başlarken (2015)

Kısa adıyla ‘Mimesis’, Erich Auerbach’ın karşılaştırmalı edebiyat ve edebiyat yorumu anlayışında çığır açan bir kitabıydı.

Erich Auerbach’ın ‘Mimesis’i, karşılaştırmalı edebiyat ve edebiyat yorumu anlayışında çığır açan çalışmalardandır.

‘Mimesis’, kronolojik olarak ilerleyen yirmi bölümden oluşur.

Her bölüm, yazıldığı dönemin ruhunu yansıtan bir kitaptan alıntılanan bir metin parçasıyla başlar.

Auerbach, bu metinleri çoğunlukla önce üslup özellikleri açısından ele alır, üslupla içerik arasında bağlantılar kurar.

Üzerinde durduğu önemli bir nokta da, bu metinlerin kendi dönemlerine, içinde gerçekleştikleri toplumsal ve siyasal ortama nasıl bir bilinçle baktıklarıdır.

İşte bu meşhur eserin bir özeti olan eldeki çalışma ise, okurunu ‘Mimesis’i okumaya hazırlayan bir kitap.

Auerbach’ın düşünce dünyasını daha iyi kavramak için iyi bir fırsat.

  • Künye: Erich Auerbach – Mimesis’i Okumaya Başlarken, hazırlayan: Fatma Erkman-Akerson, İthaki Yayınları, edebiyat kuramı, 232 sayfa, 2015

Aristoteles – Kategoriler (2019)

‘Kategoriler’, Aristoteles’in külliyatının temel eserlerinden biri.

Filozofun ‘Organon’ eserinin başına yerleştirilmiş ‘Kategoriler’, kısa olmakla birlikte, varlık, nitelik, nicelik, göreli ilişki, karşıtlık, hareket gibi hem Aristoteles terminolojisi içinde önemli yer tutan hem de genel olarak felsefecilerin uzun zamandır üzerinde düşünegeldikleri konuları tartışıyor.

Felsefe tarihinde önemli yeri olan, tarihlendirme olarak Aristoteles’in ilk eseri olduğu düşünülen kitap, Yunan felsefesini özellikle de Aristoteles felsefesini anlamak açısından vazgeçilmez bir kaynak.

Kitaptan iki alıntı:

“Bilinir olan olmadığında bilgi de yoktur.”

“Hareketin altı türü var: Oluş, bozuluş, büyüme, küçülme, başkalaşma ve yer değiştirme.”

  • Künye: Aristoteles – Kategoriler, çeviren: Y. Gurur Sev, Pinhan Yayıncılık, felsefe, 88 sayfa, 2019

Michel Foucault – Öznenin Yorumbilgisi (2019)

Michel Foucault’nun 1970-1984 arasında Collège de France’ta verdiği dersler, burada.

Bizde şimdi ikinci baskısına ulaşan bu dersler, Foucault’nun felsefe ve tarih arasında kurduğu dikkat çekici bağlarla özellikle öne çıkıyor diyebiliriz.

Burada,

  • Kendilik kaygısı,
  • Antik Yunan’da paranın tesisi,
  • Neoliberalizmin insan kavrayışı,
  • yüzyıl Fransa şehirciliği,
  • Antik felsefi ve ahlâki yaşam buyruğu olarak kendilik kaygısı,
  • Kendilik kaygısının modernite tarafından kendilik bilgisi lehine devre dışı bırakılmasının nedenleri,
  • Kendiliğin belirlenimsiz doğası ile siyasi getirisi,
  • Çağdaş Batı felsefe tarihçiliğinin yanılsamaları,
  • Psikiyatrik iktidar,
  • Modern devlet aklı,
  • Ve Hıristiyan öznellik biçimleri gibi pek çok önemli konu tartışılıyor.

Kitabın Türkçe çevirisinde, Foucault’un sistemi hakkında aydınlatıcı bir önsözün de yer aldığını ayrıca belirtelim.

  • Künye: Michel Foucault – Öznenin Yorumbilgisi, çeviren: Ferda Keskin, İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, felsefe, 522 sayfa, 2019

Lee McIntyre – Hakikat Sonrası (2019)

Hakikat-sonrası mefhumu, hakikatin gölgede bırakılması anlamına gelir.

Hakikat kavramının kendisine yönelik pek çok ciddi meydan okumayla geçmişte de karşılaştık, fakat bu meydan okumaların hiçbiri, gerçekliğin siyaseten ikincil konuma itilmesini öngören bir strateji olarak bu kadar açık biçimde benimsenmemişti.

Özetle, olgular ve hakikat, günümüz siyaset alanında büyük tehlike altındadır.

İşte Lee McIntyre’ın bu önemli çalışması, her şeyin birkaç günde olup bitiverdiği, olguların yerini duyguların aldığı kapitalist modernite çağının hakikat-sonrası rejiminin ne olduğunu, nesnel gerçekleri göz ardı etmenin yarattığı tehlikeleri ve bunlara karşı nasıl mücadele edebileceğimizi tartışıyor.

Ampirik meseleler hakkındaki inançlarımızın şekillenmesinde olguların hislerimize nazaran daha önemsiz olduğu gerçeğinin altını çizen McIntyre, buradan yola çıkarak hakikat-sonrasına gelişimizin felsefi, sosyolojik ve tarihsel dinamiklerini irdeliyor.

Yazar, kapitalist modernite çağında, devlet aklına ve onun otoriter siyasal tahayyüllerine muhtaç olmayan bir karşı duruş geliştirebilmenin yolları, başka bir deyişle, sosyal adaletin, özgürlüğün ve demokrasinin özüne tehdit oluşturan popülizm ve yalanlarla nasıl baş edebileceğimiz üzerine düşünüyor.

Kitaptan birkaç alıntı:

“Sokrates’e göre cehalet tedavi edilebilirdir; eğer kişi cahilse tedris edilebilir. Asıl tehdit, hakikati zaten bildiğini düşünecek kadar kibirli olanlardan gelir çünkü o zaman yanlışa dayanarak harekete geçecek kadar fevri olabilirler.”

“Bir düzeyde hepimiz, içinde yer aldığımız grup tarafından kabul edilmeyi gerçeklikten daha çok önemsiyoruz. Ama derdimiz hakikat ise, buna karşı durmak da boynumuzun borcudur.”

“Neye inanacağımızı bilemez hale geldiğimizde, suistimale açığız demektir artık. Hakiki propaganda belki de daha sonra, ona inanıp inanmamamızın herhangi bir önemi kalmadığında gelecektir.”

“Hakikat-sonrasıyla savaşmak için atılacak ilk adım, onun kökenini kavramakta yatar.”

  • Künye: Lee McIntyre – Hakikat Sonrası, çeviren: Mehmet Fahrettin Biçici, Tellekt Kitap, felsefe, 168 sayfa, 2019

Ivan Illich ve Barry Sanders – ABC: Aklın Modernleşmesi (2015)

Ivan Illich’in ‘Gölge İş’te ele aldığı vernaküler alanın yok edilmesi ve öğretilmiş anadilin hâkim kılınması temasını devam ettiren bir çalışma.

Illich ve Barry Sanders burada, dil, metin ve bunların tarihsel ve dinsel kaynakları ile modernleşmenin kaynağındaki yerini derinlemesine tartışıyor.

  • Künye: Ivan Illich ve Barry Sanders – ABC: Aklın Modernleşmesi, çeviren: İsmail Avcı ve Ümit Şahin, Yeni İnsan Yayınevi, felsefe, 176 sayfa, 2015