Kolektif – Max Stirner (2021)

Bizde maalesef hak ettiği kadar tanınmamış Max Stirner ve O’nun düşünsel mirası üzerine çok güzel bir derleme.

Kitaba katkıda bulunan yazarlar, sosyal ve politik kuram, anarşizm, varoluşçuluk ve avangard sanat akımlarını derinden etkilemiş Stirner’in kişisel dünyasını ve düşüncelerini, O’nun içinde yaşadığı tarihsel bağlamı da ihmal etmeden ele alıyor.

Kitapta,

  • Stirner ve Karl Marx arasındaki ilişki,
  • Stirner’in münzevi yaşamının bilinmeyenleri,
  • Felsefi gericilerle savaşı,
  • Gönüllü başkaldırı etiği,
  • Fikirlerinin tarihsel bağlamsallığı,
  • Genç Hegelciler içindeki konumu,
  • Ve radikal politikaya olan katkıları gibi pek çok ilgi çekici konu tartışılıyor.

Kitaba makaleleriyle katkıda bulunan isimler ise şöyle: Saul Newman, David Leopold, Ruth Kinna, Riccardo Baldissone, Kuno Fischer, Paul Thomas, Widuking de Ridder ve Kathy E. Ferguson.

  • Künye: Kolektif – Max Stirner, derleyen: Saul Newman, çeviren: Güney Çeğin ve Seher Özkaya, Nika Yayınevi, felsefe, 264 sayfa, 2021

Emmanuel Levinas – Zaman ve Başka (2021)

Zaman kendi başına, yalıtılmış bir olgu değildir.

Emmanuel Levinas, zamanı, öznenin başkasıyla kurduğu ilişki olarak okuyor.

Levinas’ın zaman üzerine verdiği 1948 tarihli konferans dizisine dayanan kitap, varolmanın yalnızlığından ıstırap ve ölüme, aklın aşkınlığından iktidar ve başkasıyla ilişkiye uzanarak konuyu geniş bir çerçevede irdeliyor.

Düşünür burada bir yandan yaşantıların edebî bir betimlemesini yapıyor, öte yandan da bunların bize çağrıştırdıkları felsefi soruları, uğraşları ve yanıtları ele alıyor.

Levinas’ın o kendine has üslubuyla öne çıkan kitap, bilhassa modern bireyin gündeminden hiç düşmeyecek yalnızlık kavramı üzerine düşünmesi ve zamanın yalnızlığa sunduğu olanakları irdelemesiyle dikkat çekiyor.

  • Künye: Emmanuel Levinas – Zaman ve Başka, çeviren: Özkan Gözel, Fol Kitap, felsefe, 2021

Ercüment Akdeniz – Sekizinci Kıta (2021)

Bugün dünya üzerinde hareket eden tam 272 milyonluk göçmen nüfus var.

Ercüment Akdeniz de, atıkların biriktiği ‘Yedinci Kıta’dan yola çıkarak sermayenin ürettiği felaketlerden kaçan bu göçmenleri tanımlamak için ‘Sekizinci Kıta’ kavramını kullanıyor.

Daha önce mülteci işçiler ve sığınmacılar üzerine yaptığı çalışmalarla bildiğimiz Akdeniz, dünyanın on farklı ülkesinden kaçarak Türkiye’ye gelen göçmenlerin yaşam ve çalışma koşullarını gözler önüne seriyor.

Kitap, bu göçmenlerin neden ülkelerinden göç etmek zorunda kaldıkları, Türkiye’ye gelene kadar yaşadıkları, onları Türkiye’de hapseden politik ve sosyal koşulların neler olduğu ve işçileşme deneyimleri hakkında dört dörtlük bir belgesel.

Kıtalar arası göçmen hareketinin Türkiye durağı üzerine aydınlatıcı bir inceleme.

  • Künye: Ercüment Akdeniz – Sekizinci Kıta, Kor Kitap, inceleme, 196 sayfa, 2021

Celal Sabancı – Ölümün Öznesi (2021)

Klişe tabirle, ölüm ve yaşam iç içedir.

Peki, özne ölüm üzerine düşünürken kendini nasıl yeniden ve yeniden kurar?

Celal Sabancı bu ilgi çekici çalışmasında, üç büyük filozofun, Hegel, Heidegger ve Levinas’ın ölüme dair anlam arayışları üzerine çok yönlü düşünüyor.

Ölümün özneyi biçimlendirdiği iddiasını bu üç düşünürün felsefelerinden hareketle tartışan Sabancı, önce her üç filozofun birbirinden farklılık arz eden ölüm kavrayışlarına serimliyor, ardından da bu fikirlerin ölümü farklı biçimlerde kurucu bir unsur olarak görmemize ne gibi olanaklar sağlayacağını irdeliyor.

  • Künye: Celal Sabancı – Ölümün Öznesi: Hegel, Heidegger, Levinas, Çizgi Kitabevi, felsefe, 184 sayfa, 2021

Büşra Cebeci ve Nevşin Mengü – “Herkes İstediği Gibi Yaşasın” (2021)

Bir zamanlar Türkiye’de başörtüsü takma sorunu vardı.

Şimdi de çıkartma.

İşin kötü tarafı ise, bunu kadınlardan çok, kadınlar adına söz alma ve karar verme hakkını rahatlıkla kendinde görebilen erkeklerin gündem haline getirmesi.

Bu güzel çalışma ise, başörtüsünü çıkarmak isteyip ailenin ve çevrenin baskısı nedeniyle bu kararlarını hayata geçiremeyen, üstelik bu nedenle şiddet gören, psikolojileri bozulan kadınların tanıklıklarını barındırıyor.

Kitabın bir bölümünde içinde bulundukları açmazları ve yaşadıkları zorlukları anlatan Türkiye’den kadınlar, diğer bölümünde de başörtüsü takmanın zorunlu olduğu İran’da kadınların yaşadıklarını, burada kadınlara yönelik baskıyı ve kadınların buna karşı geliştirdiği direniş yer alıyor.

Büşra Cebeci ve Nevşin Mengü’nün kitabı, başını açmak ya da örtmek kararının bir zorlama olduğu her durumun, tıpkı tüm mecbur bırakılmalarda olduğu gibi, bir şiddet olduğunu çarpıcı bir biçimde ortaya koymasıyla önemli.

İster Türkiye’de ister İran’da ya da başka bir yerde olsun, değişme inadını sürdüren ve değişebilmek, benzerliğe, aynılığa mahkûm kalmamak için başka bir dünya hayalini gerçek kılmaya çalışan bu kadınların hikâyeleri bize çok şey öğretiyor.

  • Künye: Büşra Cebeci ve Nevşin Mengü – “Herkes İstediği Gibi Yaşasın”: Türkiye ve İran’daki Kadınların Başörtüsünü Çıkarma Pratikleri, İletişim Yayınları, kadın, 163 sayfa, 2021

Yascha Mounk – Demokrasinin Halkla İmtihanı (2021)

Liderlerin halkla dalga geçtiği, halkın da buna karşılık yöneticilere öpücük gönderdiği bir dönemde yaşıyoruz.

Bunun literatürdeki havalı adı da, otoriter popülizm.

Peki, o öve öve bitiremediğimiz halk bilgeliği ve “halk iradesi”, nasıl oluyor da otokrat liderlere yöneliyor?

İşte Yascha Mounk bu kitabında, demokrasinin bugün içinde bulunduğu büyük krizi çözümleyerek bu soruyu yanıtlıyor.

Amerika’dan Fransa’ya, Polonya’dan Macaristan’a, Hindistan’dan Filipinler’e, Venezuella’dan Türkiye’ye uzanan Mounk, “seçmen çoğunluğu”nun siyasal tercihleri ile demokrasi arasında bir karşıtlık olup olmadığını sorguluyor.

Mounk bunu yaparken de, “Demokrasi eğer ‘halk iradesi’nin vücut bulması değilse nedir?” gibi, demokrasi üzerine zorlu sorular soruyor.

Mounk yalnızca bu soruları yanıtlamak ve günümüz demokratik sistemlerinin içinde bulunduğu çıkmazı analiz etmekle kalmıyor, aynı zamanda haklar ve özgürlüklerin korunduğu ama aynı zamanda “halk iradesinin kamu politikalarına yansıdığı,” uzun bir demokrasi mücadelesinin sonucu olan demokratik kurumların ve bir bütün olarak özgürlüğün ve insan haklarının korunduğu bir demokrasinin nasıl inşa edilebileceği üzerine kimi önerilerde de bulunuyor.

  • Künye: Yascha Mounk – Demokrasinin Halkla İmtihanı, çeviren: İnanç Özekmekçi, h2O Kitap, siyaset, 344 sayfa, 2021

Dawn Field ve Neil Davies – Biyokod (2021)

Dünyanın biyokodunu keşfedeceğimiz olağanüstü bir eşikteyiz.

Çünkü genombilim çağı olarak adlandırılan bu dönemde, DNA dizileme hız kazanıp ucuzladı.

Bu sayede gitgide daha fazla insan kendi genomunu, hatta evcil hayvanının genomuna diziletme imkânına kavuştu.

Sırada da, genetik yapımızın özellikleri ve hastalıklara yatkınlığını öğrenmek gibi daha zorlu bir yol var.

İşte Dawn Field ve Neil Davies de, genomlar hakkındaki son araştırmalardan yola çıkarak okurunu aydınlatıyor.

Kitap, sırf bir organizmanın ya da organizma grubunun genomlarını değil, büyük ekosistemlerin ve bölgelerin genomlarını, genom havuzlarını ve nihayetinde bütün gezegenin biyokodunu karşılaştırarak incelemesiyle büyük önem arz ediyor.

Genombilimdeki en son gelişmeleri anlatan iyi bir rehber kitap arayanlar muhakkak edinmeli.

  • Künye: Dawn Field ve Neil Davies – Biyokod: Genombilimin Yeni Çağı, çeviren: Mehmet Doğan, Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi, bilim, 238 sayfa, 2021

Bob Jessop – Devlet: Dün, Bugün, Gelecek (2021)

Devletin rolü ve niteliği hakkında tartışmalar modern politikaların merkezinde yer alsa da, devletin kendisini tanımlamak zordur, zira devlet kavramı bir dizi tarihsel yoruma tabidir.

Bob Jessop’ın 5 Mart’ta yeni bir baskıyla raflardaki yerini alacak değerli incelemesi, tam da böylesi bir tarihsel yorum ekseninde devleti anlamaya çalışmasıyla önemli bir boşluğu dolduruyor.

Kitapta, devletin soy kütüğü, ulus-devlet, devlet formasyonları, devletlerin dönemleştirilmesi, çağdaş devletler ve mevcut devlet yapılarının geleceği gibi önemli konular irdeleniyor.

Kitabın devamında ise,

  • Devletin en iyi şekilde; zor kullanma kapasiteleri, kurumsal mahiyeti, sınırları, içsel işleyişleri ve uluslararası sistem içerisindeki egemen konumu üzerinden tanımlanıp tanımlanmayacağı,
  • Devletin sosyal ilişki ya da siyasal eylem yönelimine yardımcı olup olmadığı,
  • Ve devlet ve siyaset, devlet ve hukuk, devlet ve sivil toplum, özel ve kamu, devlet iktidarı ve mikro iktidar ilişkileri arasında ne tür bağların olduğu gibi konular tartışılıyor.

Her yerde olan devleti anlamak, bilmek ve bunu daha iyi yorumlamak için, yaşayan en önemli devlet kuramcılarından biri olan Bob Jessop’ın bu incelemesine muhakkak bakılmalı.

Kitap, Jessop’ın daha önce yayınlanmış ‘Kapitalist Devletin Geleceği’ ve ‘Devlet Teorisi’ adlı kitaplarıyla başladığı üçlemenin son cildi.

  • Künye: Bob Jessop – Devlet: Dün, Bugün, Gelecek, çeviren: Atilla Güney, Nika Yayınevi, siyaset, 408 sayfa, 2021

Kemal Kirişçi ve Gareth M. Winrow – Kürt Sorunu (2021)

Kürt sorununun kökenini ve olası çözümlerini geçmişten bugüne uzanan bir zaman aralığında irdeleyen, konu üzerine çok önemli bir yapıt.

Kemal Kirişçi ve Gareth Winrow, yeni bir baskıyla raflardaki yerini alan çalışmalarında, hem “etnisite”, “ulus” “azınlık”, “halk”, “azınlık hakları” gibi konunun temelinde yer alan kavramları duru bir şekilde açıklıyor, hem de Türk ve Kürt milliyetçiliklerinin farklı gelişim çizgileri hakkında okurunu aydınlatıyor.

Konu üzerine hem akademik yönden yetkin hem de farklı görüşlerin ustaca tartışıldığı bir çalışma arayanlar, bu kitabı muhakkak edinmeli.

  • Künye: Kemal Kirişçi ve Gareth M. Winrow – Kürt Sorunu: Kökeni ve Gelişimi, çeviren: Ahmet Fethi Yıldırım, Islık Yayınları, siyaset, 352 sayfa, 2021

Aydın Cıngı – Siyasal İslamın Cumhuriyet ile Kavgası (2021)

AKP 2002’de tek başına iktidara geldiğinde, bu sürecin ülkeyi nereye götüreceğini pek kimse tahmin edememişti.

Bugünü öngörenleri ise, maalesef pek kimse dikkate almamıştı.

AKP’nin özellikle 2010-2020 zaman aralığını kapsayan iktidarını, Cumhuriyet’in en karanlık dönemi olarak tanımlayan siyasetbilimci Aydın Cıngı, AKP’nin bu dönemde İslam sosuna bulayarak tedavüle soktuğu neoliberal politikaların yıllar içinde nasıl geliştiğini adım adım açıklıyor.

Cıngı kitabında, henüz bitmemiş olan bu sürecin derli toplu bir tarihini yazdığı gibi, geleceğe dair kimi öngörülerde de bulunuyor.

  • Künye: Aydın Cıngı – Siyasal İslamın Cumhuriyet ile Kavgası (2010-2020), Tekin Yayınevi, siyaset, 336 sayfa, 2021