André Clot – Fatih Sultan Mehmed (2012)

  • FATİH SULTAN MEHMED, André Clot, çeviren: Necla Işık, Doğan Kitap, biyografi, 283 sayfa

 

André Clot elimizdeki çalışmasında, gerek Eski Kıta’nın ve gerek Ortadoğu’nun, beş yüzyıl önce yaşamış en güçlü simalarından birinin yaşamını ve gerçekleştirdiği işleri anlatıyor. Fatih Sultan Mehmed’in, on iki yaşında genç bir veliaht olarak tahta çıkışıyla başlayan kitap, padişahın İstanbul’un fethinden Mora’da kazandığı zafere, son Bizans topraklarının, Bosna’nın, iki kıtanın ve iki denizin fethine uzanan fetih ve hakimiyet dönemini kapsamlı bir bakışla ele alıyor. Kitap, sultanı, yalnızca bir siyaset adamı olarak değil, şairliği ve sanatçılarla ilişkileri üzerinden değerlendirmesiyle de önemli bir boşluğu dolduruyor.

Yves Lacoste – İbni Haldun (2012)

  • İBNİ HALDUN, Yves Lacoste, çeviren: Mehmet Sert, Ayrıntı Yayınları, inceleme, 226 sayfa

Yves Lacoste elimizdeki çalışmasında, İslam dünyasının önde gelen tarihçi ve filozoflarından İbni Haldun’un fikirlerine, en önemli güncel sorunlarımızın temelindeki nedenleri çözümlemek için başvuruyor. Lacost’a göre İbni Haldun, 14. yüzyılda ortaçağ, Kuzey Afrika’nın iktisadi, toplumsal ve siyasi koşullarının bilimsel bir çözümlemesini yaparken, bir takım temel tarihsel sorunları ortaya koymuştu. Yazar, İbni Haldun’un betimlediği toplumsal ve siyasal yapıların geçirdikleri evrim neticesinde, 19. yüzyıldaki sömürgeci egemenliğini olanaklı kıldığını, bu egemenliğin de azgelişmişlik durumuna yol açtığını savunuyor.

Robert Edgar-Hunt – Kurmaca Yönetmenliği (2012)

  • KURMACA YÖNETMENLİĞİ, Robert Edgar-Hunt, Literatür Yayıncılık, sinema, 184 sayfa

 

‘Kurmaca Yönetmenliği’, bir sanat ve zanaat olarak film çekme işini kapsamlı bir bakışla ele alıyor. Kitapta, yapım ekibinin hazırlanmasından senaryo üzerinde çalışmaya, planları oluşturmaktan oyuncu yönetimine ve kurgunun yapılmasından filmin gösterimi ve dağıtımına kadar, film yapma süreci adım adım anlatılıyor. Sergei Eisenstein , Mike Leigh, Robert Rodriguez ve Martin Scorsese gibi yönetmenlerin çalışmalarının da incelendiği kitapta, film üretme sürecinde, yönetmen adayını yaratıcı olmaya itecek ve zorlukları aşmasında ona faydalı olabilecek ipucu ve  alıştırma ile uzmanlardan teknik ve mesleki öneriler de yer alıyor.

Jheni Osman – Dünyayı Değiştiren 100 Fikir (2012)

  • DÜNYAYI DEĞİŞTİREN 100 FİKİR, Jheni Osman, çeviren: Orhan Düz, Kolektif Kitap, bilim, 398 sayfa

 

Karmaşık bilimsel konuları, okurları için anlaşılabilir hale getiren bilim muhabiri Jheni Osman ‘Dünyayı Değiştiren 100 Fikir’de, doğal dünyadan teknoloji dünyasına kadar pekçok bilimsel konu ve icadı açıklıyor. Kitapta, dünyanın yaşı, radyokarbon yöntemiyle tarihlendirme, güneş sistemi dışındaki gezegenler, kuantum kuramı, hareket yasaları, radyo dalgaları, türlerin sınıflandırılması, doğal seleksiyon, Mendel kalıtımı, DNA’nın yapısı, antibiyotikler, röntgen cihazı, kök hücreler, klonlama, sıvı kristal ekran (LCD), fiber optik, cep telefonu ve internet gibi hayatı değiştiren çok sayıda kuram ve buluş anlatılıyor.

Makoto Itoh ve Costas Lapavitsas – Para ve Finansın Ekonomi Politiği (2012)

  • PARA VE FİNANSIN EKONOMİ POLİTİĞİ, Makoto Itoh ve Costas Lapavitsas, çeviren: Tuncel Öncel, Yordam Kitap, iktisat, 285 sayfa

 

İki yazarlı ‘Para ve Finansın Ekonomi Politiği’, Marksist ekonomi politik yaklaşımın tarihe yaptığı analitik temelli vurgusunu esas alarak, günümüzün parasal ve finansal istikrarsızlığını analiz ediyor. Para ve finansın mekanizmaları ile reel birikim arasındaki karmaşık etkileşime odaklanan ve bunu yaparken neoklasik bakış açısını eleştirel bir gözle değerlendiren çalışma, paranın mantıki ve tarihi doğuşu arasındaki ilişkiyi, faiz getiren sermaye kavramı ile bunu yaratan süreci, merkez bankasının doğası ile işlevleri ve kapitalist ekonomide parasal ve finansal istikrarsızlığın tarihi niteliği gibi konuları tartışmaya açıyor.

Loïc Wacquant – Ruh ve Beden (2012)

  • RUH VE BEDEN, Loïc Wacquant, çeviren: Nazlı Ökten, Boğaziçi Üniversitesi Yayınları, sosyoloji, 275 sayfa

Loïc Wacquant, daha önce Türkçeye kazandırılan ‘Kent Paryaları’nda, Amerikan gettosu “Kara Kuşak” ile Fransa’da “Kızıl Kuşak” denen işçi sınıfının sanayisizleştirilen kenar mahalleleri üzerinden, kimi toplumsal kesimlerin mülksüzleştirilme sürecinin dinamiklerini irdelemişti. Yazarın elimizdeki kitabı da, Chicago’nun siyahi gettolarından Woodlawn’da yer alan bir boks salonu üzerine aldığı notlar ve değerlendirmelerden oluşan, nitelikli bir etnografi çalışması. Tesadüfen yolunun düştüğü bu boks salonunda, bizzat boks yaparak bu zanaati deneyimleyen Wacquant, çalışmasını bir tür “sosyolojik-yumruk dövüşü” olarak tanımlıyor.

İlhan Başgöz – Türkülü Aşk Hikâyeleri (2012)

  • TÜRKÜLÜ AŞK HİKÂYELERİ, İlhan Başgöz, Pan Yayıncılık, folklor, 528 sayfa

 

İlhan Başgöz’ün uzun soluklu derlemelerine dayanan nitelikli eseri ‘Türkülü Aşk Hikâyeleri’, halk âşıklığı geleneğini kapsamlı bir biçimde ele alıyor. Ortadoğu ve Yunanistan’da aşk hikâyesi (Romans) geleneği ve âşığın kökeni, âşıkların hayat tarzı gibi konuları açıklayarak çalışmasına başlayan Başgöz, ardından, Anadolu halk hikâyelerinin biçimsel yapısını analiz edip çözümlüyor. Yazar kitabının devamında ise, bir dinleyici grubuna hikâye anlatma sürecini, bu süreçte baskın olan adetleri ve bu süreçte dinleyicinin nasıl bir rol aldığını analiz ediyor. Kitabın ekler bölümünde de, kimi hikâye örnekleri yer alıyor.

İyrec-i Pézéşkzâd – Dayıcan Napolyon (2012)

  • DAYICAN NAPOLYON, İyrec-i Pézéşkzâd, çeviren: A. Naci Tokmak, Ayrıntı Yayınları, roman, 551 sayfa

 

İyrec-i Pézéşkzâd, kesişen hikâyelerin ve renkli karakterlerin yer aldığı ‘Dayıcan Napolyon’da, İran toplumunun ilgi çekici bir panoramasını sunuyor. Öykü, bir zamanlar İngilizlere karşı mücadele etmiş ve kendini Napoléon Bonaparte’a benzeten Dayıcan Napolyon ve onun etrafındaki kişilerin ilişkilerini kapsıyor. Romanın güldürü boyutu, karakterlerinin Dayıcan’ın eğilimiyle kimi zaman dalga geçen kimi zaman bunu pohpohlayan tavırları üzerine inşa edilmiş. Karakterlerinin çelişkili kişilikleri, sınıfsal çatışmalar ve geleneğin insanlar üzerindeki etkilerini işleyen Pézéşkzâd, İran toplumunun nitelikli bir tasvirini sunuyor.

Theodor W. Adorno – Ahlak Felsefesinin Sorunları (2012)

  • AHLAK FELSEFESİNİN SORUNLARI, Theodor W. Adorno, hazırlayan: Thomas Schröder, çeviren: Tuncay Birkan, Metis Yayınları, felsefe, 202 sayfa

 

‘Ahlak Felsefesinin Sorunları’, Theodor W. Adorno’nun 1963 yılında verdiği on yedi dersten oluşuyor. Ahlak felsefesini teorik bir yaklaşımla ele alan Adorno, konuya, Kant’ın ahlak felsefesini analiz ederek başlıyor. Ahlak felsefesi bağlamında teori ile pratik arasındaki gerilim, kendiliğindenlik ve direniş, vicdan azabı olarak etik, ethos ve kişilik sorunu, ahlak ve toplumsal kriz, baskıcı karakterin sosyolojisi, özgürlük sorunu, nedensellik ve özgürlük, Kant’ta aklın ikili karakteri, burjuva iyimserliği, ahlakın akılda temellendirilmesi ve özgürlük ile yasa arasındaki dengesizlik, Adorno’nun tartıştığı kimi konular.

Haluk Gerger – Kan Tadı (2012)

  • KAN TADI, Haluk Gerger, Yordam Kitap, siyaset, 496 sayfa

 

ABD’nin, bütün dünyada pervasız bir saldırganlık sergilediği görülüyor. Haluk Gerger de, yeni bir baskıyla yayımlanan elimizdeki kitabında, belgelere dayanarak söz konusu saldırganlığın kökenlerine iniyor, başka bir deyişle, ABD’nin kara tarihini aydınlatıyor. ABD saldırganlığının, bu ülkenin ideolojik hegemonyası nedeniyle dünya kamuoyunun geniş kesimleri tarafından bir sapma olarak değerlendirildiğini ya da Bush gibi zihniyetlere atfedildiğini belirten Gerger, ABD’nin saldırganlık dürtüsünü anlamak için, kapitalizmin doğuşuna, beyaz adamın Amerika kıtasına ayak basışına uzanıyor, şiddetin nitelikli bir öyküsünü anlatıyor.